Âl-i İmrân Suresi 103. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

103. Ayet

وَاعْتَصِمُوا بِحَبْلِ اللّٰهِ جَم۪يعًا وَلَا تَفَرَّقُواۖ وَاذْكُرُوا نِعْمَتَ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ اِذْ كُنْتُمْ اَعْدَٓاءً فَاَلَّفَ بَيْنَ قُلُوبِكُمْ فَاَصْبَحْتُمْ بِنِعْمَتِه۪ٓ اِخْوَانًاۚ وَكُنْتُمْ عَلٰى شَفَا حُفْرَةٍ مِنَ النَّارِ فَاَنْقَذَكُمْ مِنْهَاۜ كَذٰلِكَ يُبَيِّنُ اللّٰهُ لَكُمْ اٰيَاتِه۪ لَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ

Hep birlikte Allah’ın ipine (Kur’an’a) sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin. Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Hani sizler birbirinize düşmanlar idiniz de O, kalplerinizi birleştirmişti. İşte O’nun bu nimeti sayesinde kardeşler olmuştunuz. Yine siz, bir ateş çukurunun tam kenarında idiniz de O sizi oradan kurtarmıştı. İşte Allah size âyetlerini böyle apaçık bildiriyor ki doğru yola eresiniz.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Hep birden Allah'ın ipine sımsıkı sarılın, bölük bölük olmayın ve anın Allah'ın size verdiği nimeti, anın o zamanı ki düşmandınız birbirinize, kalplerinizi uzlaştırdı, nimetiyle kardeş oldunuz. İçinde ateş dolu bir çukurun tam kenarındaydınız, sizi kurtardı oradan. Allah, doğru yolu bulursunuz diye delillerini böyle açıklar işte.

Besim Atalay (1965)

Hepiniz de, Allahın yoluna sarılasınız, bölük bölük olmayın, Allahın size olan nimetini anınız, sizler birbirinize düşmandınız, Allahın nimetiyle gönüller birleşerek, kardeş oldunuz, ateşli bir uçurumun kıyısındaydınız, Allah kurtardı oradan sizi, Allah size, böylecene âyetlerin açıklar, umut olunur ki doğru yolu bulasınız

Cemal Külünkoğlu

Hep birlikte Allah'ın ipine (İslam'a/Kur'an'a) sımsıkı sarılın (hayatınızı ona göre düzenleyin) ve (İslam'la çelişen davranışlarınızla gruplara ayrılarak) birbirinizden kopmayın! Allah'ın üzerinizdeki (İslâm) nimetini düşünün ki, cahiliyet devrinde birbirinize düşmanlar iken O, sizin kalpleriniz arasında ülfet (yakınlık) meydana getirdi de O'nun nimeti sayesinde din kardeşleri oldunuz. Hem siz ateşten bir çukurun tam kenarında bulunuyordunuz da oraya düşmekten sizi (Kur'an ile) O kurtardı. İşte Allah size âyetlerini böylece açıklıyor ki, doğru yola eresiniz.

Cemil Said (1924)

Hepiniz Allâh’a sarılınız, ândan ayrılmayınız. Ânın ni’metlerini tahattur idiniz, siz biri birinize düşman iken Allâh kalblerinizi birleşdirdi ve sâyesinde birâderlerden mürekkeb bir kavim oldınız. Siz ateş hendekinin yanında idiniz, sizi kurtardı. Size âyât-ı mübeyyinesini beyân itdi ki tarîk-i hidâyetde rehberiniz olsun.

Diyanet Vakfı

Hep birlikte Allah'ın ipine (İslâm'a) sımsıkı yapışın; parçalanmayın. Allah'ın size olan nimetini hatırlayın: Hani siz birbirinize düşman kişiler idiniz de O, gönüllerinizi birleştirmişti ve O'nun nimeti sayesinde kardeş kimseler olmuştunuz. Yine siz bir ateş çukurunun tam kenarında iken oradan da sizi O kurtarmıştı. İşte Allah size âyetlerini böyle açıklar ki doğru yolu bulasınız.

Edip Yüksel

ALLAH'ın ipine topluca sımsıkı sarılın; ayrılığa düşmeyin. ALLAH'ın size olan nimetini anımsayın. Siz birbirinize düşmanlar idiniz de kalplerinizi birleştirdi ve O'nun nimeti sayesinde kardeşler oldunuz. Bir ateş çukurunun kenarında idiniz, sizi ondan kurtardı. Yola gelesiniz diye ALLAH ayetlerini böyle açıklıyor.

Elmalılı Hamdi Yazır

topunuz bir Allah ipine sım sıkı tutunun, biribirinizden ayrılmayın ve Allahın üzerinizdeki ni'metini düşünün, sizler birbirinize düşmanlar iken o sizin kalblerinizin arasında ülfet husule getirib yanaştırdı da ni'meti sayesinde uyanıb kardeş oldunuz, hem sizler ateşten bir çukurun tam kenarında bulunuyordunuz da o tuttu sizi ondan kurtardı, şimdi böyle size âyetlerini beyan ediyor ki Allaha doğru gidebilesiniz

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Hep birlikte Allah'ın ipine (kitabına, dinine) sımsıkı sarılın. Parçalanıp ayrılmayın. Allah'ın üzerinizdeki nimetini düşünün. Hani siz birbirinize düşmanlar idiniz de, O, kalplerinizi birleştirmişti. İşte O'nun (bu) nimeti sayesinde kardeşler olmuştunuz. Yine siz, bir ateş çukurunun tam kenarında iken oradan da sizi O kurtarmıştı. İşte Allah size âyetlerini böyle apaçık bildiriyor ki, doğru yola eresiniz.

Emrah Demiryent

(Ey îmân edenler!) Hep birlikte Allah’ın dinine (Kur’ân’ın hükümlerine) uyun (ve sakın, câhiliye devrinde yaptığınız gibi kavmiyetçilik güderek, savaşarak) ayrılığa düşmeyin. Allah’ın, üzerinizdeki (İslâm) nimetini hatırlayın. Hani sizler, birbirinize düşman (kabileler) idiniz de Allah, (lütfuyla) kalplerinizi birbirine ısındırıp kaynaştırdı ve onun (İslâm) nimetiyle (hepiniz dinde) kardeşler oldunuz. Siz, bir ateş (küfür) çukurunun kenarında idiniz de (Allah, Peygamber’ini ve vahyettiği Kur’ân’ı yollamakla) sizi (ölümüzden evvel) oradan (îmânsızlık çukurundan) kurtardı. İşte Allah, âyetlerini size böyle açıklıyor ki hidâyete eresiniz.

Abdullah-Ahmet Akgül

(Eğer gerçekten iman ediyorsanız) Allah’ın ipine (Kur’an hükümlerine) hepiniz birden (el birliği içinde) sımsıkı sarılın. (Sakın) Dağılıp ayrılmayın. Ve Allah’ın sizin üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani bir vakit sizler birbirinize düşmanlar idiniz. O, kalplerinizin arasını uzlaştırıp-ısındırdı ve siz O’nun nimetiyle kardeşler olarak sabahladınız. (Ümmet ve uhuvvet şuuruyla güç kazandınız.) Yine siz, tam ateş çukurunun kıyısındayken, (Kur’an ve Resulüllah sayesinde) oradan sizi kurtarmıştı. Umulur ki hidayete erersiniz diye, Allah size ayetlerini böyle açıklamaktadır.

Erhan Aktaş

Hep birlikte Allah'ın ipine sımsıkı tutunun ve ayrılığa düşmeyin. Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani bir zamanlar, birbirinize düşmandınız da O'nun kalplerinizi kaynaştırması sayesinde kardeş oldunuz. Ve yine ateş çukurunun tam kıyısında bulunuyorken, sizi ona düşmekten O korudu. İşte Allah ayetlerini böyle açıklıyor ki belki doğru yolu bulursunuz.

Eski Anadolu Türkçesi

daħı yapışuñ Tañrı ipine ya'nį dįnine, hep; daħı bölük bölük olmalı. daħı anuñ Tañrı ni'met ini, üzerüñüze, ol vaķt kim olduñuzıdı düşmānlar; pes dirdi göñüllerüñüz arasını pes olduñuz ni'met-i-y-ile ya'nį islām-la ķarındaşlar. daħı olduñuz-ıdı çuķur ķırañ üzere oddan pes ķurtardı sizi andan. [32a] ancılayın bellü eyler Tañrı size āyetlerini anuñ-içün kim siz ŧoġru yol dutasız.

Hasan Basri Çantay

Hepiniz, topdan sımsıkı Allah'ın ipine sarılın. Parçalanıb ayrılmayın. Allahın, üzerinizdeki nimetini düşünün. Hani siz (birbirinizin) düşmanlar (ı) idiniz de O, kalblerinizi (İslama ısındırıb) birleşdirmişdi. İşte Onun (bu) nimeti sayesinde (dîn) kardeşler (i) olmuşdunuz ve yine siz, bir ateş çukurunun tam kenarında iken oradan da sizi O kurtarmışdı. İşte Allah size âyetlerini böylece apaçık bildiriyor. Tâki doğru yola eresiniz.

Hayrat Neşriyat

O hâlde hep birlikte Allah'ın ipine (Kur'ân'a) sımsıkı sarılın ve parçalanmayın!(3)Hem Allah'ın size olan ni'metini hatırlayın! Hani (siz) (birbirinize) düşmanlar idiniz de (Allah)kalblerinizin arasını (İslâm ile) birleştirdi; böylece O'nun ni'meti sâyesinde kardeşler oldunuz. Hem ateşten bir çukurun kenarında (küfür içinde) idiniz de sizi oradan kurtardı. Allah, size âyetlerini böyle açıklar, tâ ki hidâyete eresiniz.

İhsan Aktaş

(Ey inanmış olanlar!) O hâlde hep birlikte Allah’ın ipine (Kur’an’a ve ihtiva ettiği bütün mesajlara) sımsıkı sarılın ve (fırkalar, mezhepler hâlinde) bölünüp parçalanmayın. Hem Allah’ın size olan nimetini hatırlayın! Hani bir zaman (birbirinize) düşmanlar idiniz de (Allah) gönüllerinizin arasını (barış dini olan İslâmla) birleştirdi; böylece O’nun nimeti (olan İslâm) sayesinde kardeşler oldunuz. Yine siz, ateşten bir çukurun kenarında idiniz de, O sizi (İslâm ile) oradan kurtarmıştı. İşte Allah size âyetlerini böyle açıklıyor ki doğru yola eresiniz. *

İlyas Yorulmaz

Allah’ın gönderdiği kitabına (ipine) sımsıkı sarılın, (aranızda) ayrılığa düşmeyin, Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Hani bir zamanlar siz kendi aranızda birbirlerinize düşmanlardınız, sonra Allah kalplerinizi birbirinize ısındırdı da kardeşler olmuştunuz ve siz o zamanlar ateşten bir uçurumun kenarında (müşrik veya ehli kitaptan) idiniz ve Allah bu durumdan sizi kurtarmıştı. Allah ayetlerini böyle açıklıyor ki, belki doğru yola girersiniz.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Hepiniz birden Allah’ın dinine sımsıkı sarılın. Birbirinizden ayrılmayın. Allah’ın size karşı olan bunca iyiliğini bir düşünün. Bir ara siz birbirinize düşman idiniz de Allah gönüllerinizi birleştirdi. Yine Allah’ın iyiliği yüzünden birbirinizle kardeş oldunuz. Yine bir ara ateş çukurunun ta kıyısında idiniz de sizi oradan yine Allah kurtardı. İşte Allah size belgelerini böyle açıklıyor, doğru yolu tutasınız diye.

İsmail Hakkı İzmirli

Hepiniz birden Allah/ın ipine [²] sımsıkı sarılın, birbirinizden ayrılmayın, Allah/ın size olan nimetini yâdedin. Hani sizler yekdiğerinize düşman idinizdi. Allah sizin kalplerinizi İslâm ile birleştirdi de onun nimeti sayesinde kardeş oldunuzdu. Siz, bir zaman ateş çukurunun kenarına kadar gelmiştiniz de Allah sizi oradan kurtarmıştı. Artık Allah hidayet bulasınız diye âyetlerini böyle beyân ediyor.

İsmail Yakıt

Hep birlikte Allah’ın ipine yapışınız ve sakın ayrılığa düşmeyiniz. Allah’ın size olan nimetini hatırlayınız. Hani bir zamanlar sizler birbirinize düşmandınız. O kalplerinizi birleştirdi ve O’nun nimetiyle/lütfuyla kardeş oldunuz. Siz ateşten bir çukurun tam kenarındaydınız, Allah sizi oradan kurtardı. Allah ayetlerini size böylece açıklıyor ki doğruyu bulasınız.

Kadri Çelik

Toptan Allah'ın ipine sarılın da ayrılmayın. Allah'ın size olan nimetini anın. Hani düşmandınız, kalplerinizin arasını uzlaştırdı da onun nimeti sayesinde kardeşler oldunuz. Bir ateş çukurunun kenarında idiniz de sizi oradan kurtardı. Allah, hidayete erişesiniz diye size ayetlerini böylece açıklar.

Abdullah Parlıyan

Hepiniz birden Allah'ın ipine yani Allah'ın kitabına sımsıkı sarılın, sakın ayrılıp bölünerek kitap bir yerde siz bir yerde olmayın. Allah'ın size verdiği nimetlerini hatırlayın. Siz birbirinize düşman iken, kalplerinizi nasıl uzlaştırdı da O'nun bu nimeti sayesinde kardeşler oldunuz. Siz ateşten bir çukurun kenarında bulunuyordunuz da, sizi ondan kurtardı. İşte cennete götüren doğru yolu bulasınız diye, Allah ayetlerini böylece açıklar.

Kuran Yolu

Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı yapışın; bölünüp parçalanmayın. Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Hani siz birbirinize düşman idiniz de Allah gönüllerinizi birleştirdi ve O’nun nimeti sayesinde kardeş oldunuz. Siz bir ateş çukurunun tam kenarında iken oradan da sizi Allah kurtarmıştı. İşte Allah size âyetlerini böyle açıklıyor ki doğru yolu bulasınız.

Mahmut Kısa

Hep birlikte, Allah’ın yeryüzüne uzatmış olduğu Kur’an ipine ama tümüne sımsıkı sarılın; sakın ondan ayrılmayın! Allah’ın size olan nîmetini hatırlayın: Hani birbirinize düşman idiniz fakat Allah kalplerinizi kaynaştırıp birleştirdi de, O’nun nîmeti sayesinde hepiniz kardeş oldunuz. Ve hani, ateş dolu bir uçurumun tam kenarında idiniz de, Allah sizi oradan kurtardı. İşte Allah, öğüt alıp doğru yolu bulasınız diye ayetlerini size böyle açıkça bildiriyor. Fakat düzensiz, başıboş ve dağınık bir toplum bu hedefleri gerçekleştiremez. Öyleyse:

Mahmut Özdemir

Allah’ın ipine topluca tutunun; parçalanmayın! Sizin üzerinizdeki Allah’ın nimetini anın! Hani, siz düşmandınız; kalblerinizi uzlaştırdı. O’nun nimeti sayesinde kardeşler oldunuz. Ateş’ten bir çukurun kenarındaydınız; sizi ondan kurtardı. Doğru yol bulmanız için Allah size âyetlerini böyle açıklıyor.

Mehmet Çakır

Hepiniz Allah'ın ipine sımsıkı sarılın, dağılmayın. Allah'ın size verdiği nimetin kadrini bilin: Çünkü sizler birbirinize düşman iken, Allah kalplerinizi kaynaştırmış, ve bu iyiliği sayesinde hepiniz kardeş olmuştunuz. Tam da lav çukurunun kenarında iken, sizi oraya düşmekten yine o kurtarmıştı. Allah sözlerini size bu şekilde açıklıyorsa bu, sizin düze çıkabilmeniz içindir.

Mehmet Çoban

Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı sarılarak parçalanmayın! Allah’ın size olan nimetini hatırlayın! Hani siz birbirinize düşman idiniz. O, kalplerinizi birleştirdi. Onun nimeti sayesinde kardeş oldunuz. Siz bir ateş çukurunun kenarında iken sizi oradan kurtardı. Allah size ayetlerini böyle açıklıyor ki belki doğru yola gelirsiniz.

Mehmet Okuyan

Hep birlikte Allah’ın ipine (Kur’an’a) sımsıkı sarılın; [*] ayrılmayın! [*] Allah’ın size olan nimetini hatırlayın: Hani siz birbirinize düşmandınız da kalplerinizi birleştirmişti [*] ve O’nun nimeti sayesinde kardeşler olmuştunuz. Ateşten bir çukurun tam kenarındayken oradan da sizi kurtarmıştı. Allah doğru yolu bulasınız diye ayetlerini size işte böyle açıklıyor.

Mehmet Türk

Hep birlikte asla ayrılığa düşmeden, Allah’ın ipi¹ (olan İslâm Dini)ne sımsıkı sarılın ve Allah’ın bu nîmetini sakın unutmayın. Zîrâ Allah, o nîmetiyle kalplerinizi uzlaştırarak sizi, bir zamanlar birbirinize düşman iken kardeş yaptı. Hatta siz, bir ateş çukurunun tam kenarındayken O, sizi oraya düşmekten kurtardı. Allah size, en doğru yola ulaşasınız diye âyetlerini işte böyle açıklıyor.

Muhammed Esed

Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı tutunun ve birbirinizden kopmayın. Ve Allah’ın size verdiği nimetleri hatırlayın: Siz birbirinize düşman iken kalplerinizi nasıl uzlaştırdı da O’nun lütfu ile kardeş oldunuz; ve ateşli bir uçurumun ⁷⁹ kenarında [iken] sizi ondan [nasıl] korudu. Bu şekilde Allah mesajlarını size açıklar ki hidayet bulasınız,

Mustafa Çavdar

Ve topluca Allah’ın ipi Kuran’a sımsıkı bağlanın ve bölünüp parçalanmayın! Allah’ın sizin üzerinizdeki nimetini hatırlayın! Hani siz, bir zamanlar birbirinize düşmanlar idiniz. O, kalplerinizin arasını uzlaştırdı. O’nun bu Kuran nimeti sayesinde kardeşler oldunuz. Siz, bir ateş çukurunun kenarında idiniz de O, sizi oradan kurtardı. Doğru yolu bulasınız diye Allah, size ayetlerini işte böyle açıklıyor. 6/159, 30/32, 42/13, 23/52-53, 21/92-93-94

Ahmet Tekin

Hepiniz, Allah'a olan bağınıza, taahhüdünüze, Kur'an'a, İslâm'a sadakatle sarılarak, Allah'ın himayesine sığının. Birbirinize düşmeyin, bölük pörçük olmayın, parçalanmayın. Allah'ın size ihsan ettiği nimetleri, size tevdî ettiği ilâhî değerleri, şeriatı koruyun, kollayın, zâyi etmeyin. Hani siz, birbirinize düşman idiniz de, O gönüllerinizi, akıllarınızı birleştirip, sizi birbirinize kaynaştırmıştı. O'nun nimeti, İslâm dini sayesinde kardeş olmuştunuz. Ateşten bir çukurunun kenarında, ateşe düşmek üzere iken, oradan da, sizi O kurtarmıştı. Böylece Allah iyiliği, birliği emreden, yahudilerin ve diğerlerinin tuzaklarından sakındıran âyetlerini size açıklıyor. Umulur ki, doğru yolu bulur, İslâm'da sebat etmiş olursunuz.

Mustafa İslamoğlu

Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı yapışın ve birbirinizden ayrılmayın![⁶³⁶] Ve Allah’ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın: Hani siz birbirinize düşman iken kalplerinizin arasını uzlaştırdı da, O’nun lutfu sayesinde kardeş oldunuz; ve siz ateşten bir çukurun kenarındaydınız da, sizi oradan kurtardı! İşte bu şekilde Allah size mesajlarını açıklar ki doğruyu bulasınız.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve hepiniz Allah Teâlâ'nın ipine sımsıkı sarılınız ve birbirinizden ayrılmayınız. Ve Allah Teâlâ'nın üzerinizde olan nîmetini de yâdediniz ki, siz birbirinize düşmanlar iken sonra Allah Teâlâ kalplerinizi birleştirdi de O'nun nîmeti sebebiyle kardeşler oluverdiniz de sizler ateşten bir çukur kenarında iken sizi ondan çekip kurtardı. İşte Allah Teâlâ âyetlerini sizlere açıklar, tâ ki hidâyete erebilesiniz.

Orhan Kuntman

Hepiniz, toptan sımsıkı Allah'ın ipine (Kur'an'a) sarılın, parçalanıp (birbirinizden sakın) ayrılmayın. Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın ki, sizler birbirinizin düşmanları idiniz de O; kalblerinizi (İslam’a ısındırıp) birleştirmişti. O'nun bu nimeti sayesinde sizler din kardeşi olmuştunuz! Yine (hatırlayın ki) siz, bir ateş çukurunun tam kenarında iken (putlara taptığınız için cehenneme sürüklenirken) sizi O kurtarmıştı! (Size doğru yolu göstermişti) İşte Allah ayetlerini size böyle açıklıyor ki, (ibret alıp) hidayete eresiniz.

Osman Fırat

Hep birlikte Allah’ın ipine (Kur’an’a) sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin. Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Hani sizler birbirinize düşmanlar idiniz de O, kalplerinizi birleştirmişti. İşte O’nun bu nimeti sayesinde kardeşler olmuştunuz. Yine siz, bir ateş çukurunun tam kenarında idiniz de O sizi oradan kurtarmıştı. İşte Allah size âyetlerini böyle apaçık bildiriyor ki doğru yola eresiniz.

Şaban Piriş

Topluca Allah'ın ipine sımsıkı sarılın ve parçalanmayın! Allah'ın üzerinizdeki nimetini düşünün, hani siz düşman idiniz de O, kalplerinizi birleştirdi. O'nun bu nimeti ile kardeşler oldunuz. Siz, bir ateş çukurunun kenarında idiniz de sizi oradan kurtardı. Doğru yola çıkasınız diye, Allah size ayetlerini işte böyle açıklıyor.

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı yitişüñüz barçañuz Tañrı ipine ki Ḳur’āndur. Daḫı ayrılmañuz ḥaḳdan, daḫı añuñuz Tañrınuñ ni‘metlerini ki size virüpdür siz düşmanlar‐iken yü‐reklerüñüze muḥabbet bıraḳdı, pes Tañrınuñ ni‘meti‐y‐le ḳardaşlar ol‐duñuz. Daḫı durmış‐ıduñuz ḳırañında bir çuḳur ki ṭamu odından, pes ḳur‐tardı Tañrı sizi anda[n]. Anuñ gibi beyān eyler Tañrı Ta‘ālā size āyetlerini, olakim doġru yol dutasız. |

Suat Yıldırım

Hepiniz toptan, Allah'ın ipine (dinine) sımsıkı sarılın, bölünüp ayrılmayın. Allah'ın sizin üzerinizdeki nimetini hatırlayın: Hani siz birbirinize düşman idiniz de Allah kalplerinizi birbirine ısındırmış ve onun lütfu ile kardeş oluvermiştiniz. Siz bir ateş çukurunun tam kenarında iken oraya düşmekten de sizi O kurtarmıştı. Allah size âyetlerini böylece açıklıyor, ta ki doğru yola eresiniz. [8, 63]

Süleyman Ateş

Ve topluca Allah'ın ipine yapışın, ayrılmayın; Allah'ın size olan ni'metini hatırlayın: Hani siz birbirinize düşman idiniz, (Allah) kalblerinizi uzlaştırdı. O'un ni'metiyle kardeşler haline geldiniz. Siz ateşten bir çukurun kenarında bulunuyordunuz, (Allah) sizi ondan kurtardı. Allah size ayetlerini böyle açıklıyor ki, yola gelesiniz.

Süleyman Tevfik (1927)

Allâh'ın ipine cümleniz sımsıkı yapışınız [¹] ve birbirinizden ayrılub tefrikaya düşmeyiniz, Allâh Te'âlâ'nın size olan ni'metlerini hâtırlayınız. Siz (İslâm'dan evvel) birbirinizin düşmanı iken kalblerinizin arasını barışdırdı. Ve onun ni'meti sâyesinde yekdiğerinizin kardaşı oldınız. Ve siz cehennem girdâbının kenarında (içine yuvarlanmak üzere) iken sizi kurtardı. İşte hidâyete vâsıl olmanız içün Allâh Te'âlâ size âyâtını beyân ider.

Süleymaniye Vakfı

Allah'ın ipine (Kur’an’a)[*] hep beraber sıkı sarılın, uzakta kalmayın. Allah'ın üzerinizdeki nimetini aklınızdan çıkarmayın. Bir zamanlar aranızda düşmanlıklar vardı; Allah, kalplerinizi birbirine ısındırdı da O’nun nimeti sayesinde kardeşler oldunuz. Bir ateş çukurunun kenarındaydınız, oradan sizi O kurtardı. Allah, âyetlerini böyle açıklar ki doğru yolu bulasınız.

Ahmet Varol

Hep birlikte Allah'ın ipine sarılın ve ayrılığa düşmeyin. Allah'ın size olan nimetini anın. Hani siz birbirinize düşmandınız Allah gönüllerinizi birbirine yaklaştırdı da O'nun nimetiyle kardeşler oldunuz. Bir ateş çukurunun kenarında idiniz Allah sizi oradan kurtardı. Doğru yola erişmeniz için Allah size ayetlerini böyle açıklıyor.

Ümit Şimşek

Hep birden sımsıkı Allah'ın ipine sarılın ve ayrılığa düşmeyin. Allah'ın üzerinizdeki nimetini de hatırlayın ki, siz birbirinize düşman iken, kalplerinizi kaynaştırdı da Onun nimeti sayesinde kardeş oluverdiniz. Siz ateşten bir çukurun kenarındaydınız; O sizi oraya düşmekten kurtardı. Doğru yola erişmeniz için, Allah size âyetlerini işte böyle açıklıyor.

Yaşar Nuri Öztürk

Hep birlikte Allah'ın ipine yapışın, fırkalara bölünüp parçalanmayın; Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Birbirinizin düşmanı idiniz, Allah kalplerinizi uzlaştırıp kaynaştırdı da O'nun nimeti sayesinde kardeşler haline geldiniz. Ateşten bir çukurun kenarında idiniz; sizi oradan kurtardı. Allah size ayetlerini bu şekilde açıklıyor ki, doğruya ve güzele yol bulasınız.

Ali Bulaç

Hepiniz Allah'ın ipine sımsıkı sarılın. Dağılıp ayrılmayın. Ve Allah'ın üzenizdeki nimetini hatırlayın. Hani siz düşmanlar idiniz. O, kalplerinizin arasını uzlaştırıp-ısındırdı ve siz O'nun nimetiyle kardeşler olarak sabahladınız. Yine siz, tam ateş çukurunun kıyısındayken, oradan sizi kurtardı. Umulur ki hidayete erersiniz diye, Allah, size ayetlerini böyle açıklar.

Ali Fikri Yavuz

Elbirlik Allah'ın dinine (şeriatına) sımsıkı sarılın. Birbirinizden ayrılıp dağılmayın. Allah'ın üzerinizdeki (İslâm) nimetini düşünün ki, cahiliyet devrinde birbirinize düşmanlar iken o, sizin kalbleriniz arasında üflet (yakınlık ve sıcaklık) meydana getirdi de onun nimeti sayesinde din kardeşleri oldunuz. Hem siz ateşten bir çukurun tam kenarında bulunuyordunuz da Allah, İslâmınız sebebiyle o ateşe (cehenneme) düşmekten sizi kurtardı. İşte Allah size âyetlerini böylece açıklıyor ki, doğru yola eresiniz.

Bahaeddin Sağlam

Ve hepiniz Allah’ın ipine (Kur’ana) sımsıkı sarılın. Ve sakın dağılmayın. Allah’ın size olan nimetini hatırlayın ki siz birbirlerinize düşman iken, O, kalplerinizi birleştirdi. Onun nimetiyle kardeşler oldunuz. Ayrıca ateşten bir çukurun ağzında iken, O, sizi ondan kurtardı. Böylece Allah ayetlerini size açıklıyor ki, doğru yolu bulasınız.

Bayraktar Bayraklı

Topluca Allah'ın ipine sımsıkı sarılınız, ayrılığa düşmeyiniz, Allah'ın size olan nimetini hatırlayınız; hani birbirinize düşmandınız da, O kalplerinizi kaynaştırdı ve O'nun lütfu ile kardeş oldunuz. Ateşli bir çukurun kenarındayken, ondan sizi O kurtardı. İşte Allah, âyetlerini size böyle açıklıyor ki doğru yolu bulasınız.[58]