Âl-i İmrân Suresi 121. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

121. Ayet

وَاِذْ غَدَوْتَ مِنْ اَهْلِكَ تُبَوِّئُ الْمُؤْمِن۪ينَ مَقَاعِدَ لِلْقِتَالِۜ وَاللّٰهُ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌۙ

Hani sen mü’minleri (Uhud’da) savaş mevzilerine yerleştirmek için, sabah erken ailenden (evinden) ayrılmıştın. Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

An o zamanı, hani insanları savaş yerlerine yerleştirmek için sabahleyin erkenden ailenden ayrılmıştın ve Allah duyuyordu, biliyordu bunu.

Besim Atalay (1965)

Hani, sen çarpışmak için, inanlılara bir yer ayırmak üzere sabahleyin evinden dışarı çıkmıştın ya, Allah işitici, Allah bilici

Cemal Külünkoğlu

(Ey Muhammed!) Hani bir vakit, (Uhud muharebesinde) inananları savaş düzenine sokmak (ve savaşta duracakları yere yerleştirmek) için sabah erkenden ailenden/evinden ayrıldığında Allah (olup bitenleri) hakkıyla duyuyor ve biliyordu.

Cemil Said (1924)

[ Ayetin meali iki baskıda da bulunmuyor ]

Diyanet Vakfı

Hani sen, sabah erkenden müminleri savaş mevzilerine yerleştirmek için ailenden ayrılmıştın...-Allah, hakkıyle işiten ve bilendir.-

Edip Yüksel

Hani sen, sabah erkenden ailenden ayrılarak inananları savaşta tutacakları noktalara yerleştiriyordun. Elbette ALLAH İşitir, Bilir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hani bir vakit erkenden ehlinden çıkmıştın mü'minleri muharebe için elverişli mevki'lere yerleştiriyordun ve Allah idi bir işiden, bilen

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Hani sen sabah erkenden müminleri savaş mevzilerine yerleştirmek için ailenden ayrılmıştın. Allah, hakkıyla işiten ve bilendir.

Emrah Demiryent

(Resûlüm!) Hani, (vaktiyle) sen cihat için mü’minleri (uygun yerlere) yerleştirmek (ve istişare yapmak) üzere, ailenin yanından sabah erkenden ayrılmıştın. Allah, (muharebe ile ilgili olarak yapmış olduğunuz istişaredeki sözlerinizi) hakkıyla işiten ve (niyetlerinizi) bilendir.

Abdullah-Ahmet Akgül

(Ey Resulüm!) Hani Sen, (Uhud Muharebesi’nde) mü’minleri savaş için duracakları yerlere yerleştirmek üzere, erkenden evinden ve ailenden ayrılmıştın. Ki Allah (sizi her an takip eden ve her şeyi) hakkıyla İşiten, her şeyi Bilendir.

Erhan Aktaş

Hani! Sen, mü'minleri savaş düzenine sokmak için, sabah erkenden ailenden ayrılmıştın. Allah, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.

Eski Anadolu Türkçesi

daħı ol vaķt kim irte gittüñ ķavmuñdan; indüreseñ mü’minleri duraķ yirlere, çalış içün ya'nį uḥud śavaşı vaķtında. daħı Tañrı işidicidür bilicidür.

Hasan Basri Çantay

Hani sen, mü'minleri muhaarebeye elverişli yerlerde ta'biye etmek üzere erkenden ailenden (Medîneden) ayrılmışdın, Allah hakkıyle işidendi, (her şey'i) kemâliyle bilendi.

Hayrat Neşriyat

(Habîbim, yâ Muhammed!) Hani, mü'minleri (Uhud'da) savaş için mevzi'lere yerleştirmek üzere âilenden erkenden ayrılmıştın. Allah ise, Semî' (neler söylediğinizi işiten)dir, Alîm (ne düşündüğünüzü bilen)dir.

İhsan Aktaş

(Ey Resulüm!) Hani bir vakit sen (meşru müdafaa hakkını kullanmak üzere) inananları (Uhud’da saldırganlara karşı) savaş düzenine sokmak için sabah erkenden evinden çıkmıştın. Allah ise (hakkıyla) işiten ve (hakkıyla) bilendir. *

İlyas Yorulmaz

İnananları savaş düzeninde, yerlerine yerleştirmek için sabah erkence evinden ayrılmıştın. Allah en iyi işiten ve her şeyi bilendir.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

O gün sen erkenden, inananları şavaşta duracakları yerlere yerleştirmek üzere, seninkilerden ayrılıp yola çıkmıştın. Allah işticidir, bilicidir.

İsmail Hakkı İzmirli

Hani sen kıtal için [⁵] mü/minlere bir mahal [⁶] tertip etmek üzere bir sabah ailenin arasından ayrılmış idin. Allah sözlerinizi işitir, niyetlerinizi hakkiyle bilir.

İsmail Yakıt

Hani sen, inananları savaş mevzilerine yerleştirmek için sabah erkenden evinden [ehlik] çıkmıştın.²⁹ Muhakkak ki Allah, Semî’dir, Alîm’dir.

Kadri Çelik

Hani sen iman edenleri savaş için duracakları yerlere yerleştirmek üzere sabah erkenden ailenden ayrılmıştın. Allah da işitendi, bilendi.

Abdullah Parlıyan

Ey peygamber! Hatırla o günü ki; mü'minleri Uhud savaşı düzenine sokmak için, sabah erkenden evinden çıkmıştın. Allah konuştuklarınızı işitiyor ve her iki tarafın da durumlarını çok iyi biliyordu.

Kuran Yolu

Hani sen sabah erkenden savaşmak için müminleri mevzilere yerleştirmek üzere ailenden ayrılmıştın. Allah her şeyi hakkıyla işitendir, bilendir.

Mahmut Kısa

Ey Muhammed, hatırla: Hani sen Müslümanları Uhud dağının eteklerindesavaşa elverişli mevzilere yerleştirmek üzere, sabah erkenden hanımlarınla vedalaşarak ailenden ayrılıp yola çıkmıştın. Allah, bütün olup bitenleri işitmekte ve bilmekteydi.

Mahmut Özdemir

Hani, Savaş için uygun yerlere Müminler’i yerleştirmek üzere ailenden erkence ayrıldın. Allah bilen işitendir.

Mehmet Çakır

Hatırlarsın, hani o gün sen Müslümanları mevzilerine konuşlandırmak üzere sabahın köründe evden ayrılmıştın. Allah her şeyi bilip duyuyordu.

Mehmet Çoban

Hani sen Müminleri savaş mevzilerine yerleştirmek için sabah erkenden ailenden ayrılmıştın! Rabbinizin bundan haberi vardı. Çünkü Rabbiniz her şeyi hakkıyla işiten ve bilendir.

Mehmet Okuyan

Hani sen sabah erkenden müminleri savaş mevzilerine yerleştirmek için ailenden ayrılmıştın. Allah duyandır, bilendir. [*]

Mehmet Türk

(Ey Muhammed!) Sen, mü’minleri savaş mevzilerine yerleştirmek için sabah erkenden evinden (Uhud’a) doğru yola çıktığında, Allah her şeyi hakkıyla işitiyor ve biliyordu.¹

Muhammed Esed

VE [hatırla o günü ey Peygamber], inananları savaş düzenine sokmak için sabah erkenden evinden çıkmıştın. ⁹⁰ Allah her şeyi işitiyor, her şeyi biliyordu,

Mustafa Çavdar

Hani sen, müminleri savaş mevzilerine yerleştirmek üzere sabah evinden ayrılmıştın. Olup biten her şeyi Allah işitiyor ve biliyordu. 2/190, 8/4

Ahmet Tekin

Hani sen, sabah erkenden mü'minleri savaş mevzilerine yerleştirip savaş düzenine koymak için ailenden ayrılmıştın. Allah konuştuklarınızı işitiyor, yaptıklarınızı biliyordu.

Mustafa İslamoğlu

Hani, sabahleyin mü’minleri savaş düzenine sokmak için evinden çıkmıştın.[⁶⁵²] Allah da tarifsiz bir biçimde her şeyi duyuyordu, her şeyi biliyordu;

Ömer Nasuhi Bilmen

Hani bir vakit erkenden ehlinden ayrılmıştın. Mü'minler için savaşa elverişli mevziler hazırlıyordun. Ve Allah Teâlâ ise hakkıyla işiticidir, hakkıyla bilicidir.

Orhan Kuntman

(Ey Muhammed "onların hileleri size asla zarar veremez" çünkü Rabbin size yardım eder, onları ise perişan eder, nitekim) Hani sen (Uhud savaşında) -müminleri savaş mevzilerine yerleştirmek üzere- sabah erkenden evinden ayrılmıştın. (Kuvvetiniz az olduğu için endişeli idin) Allah, herşeyi hakkıyle işiten, herşeyi hakkıyle bilendir.

Osman Fırat

Hani sen, erkenden ailenden ayrılmıştın, (Uhud’da) mü’minleri savaş mevzilerine yerleştiriyordun. Allâh da işitendi, bilendi.

Şaban Piriş

Hani sen, savaş için müminleri elverişli yerlere yerleştirmek üzere evinden ayrılmıştın. Allah işiten ve bilendir.

Satıraltı Meal (1534)

Ẕikr eyle ol vaḳtı ki göçdüñ ehlüñden, yaraḳlarduñ mü’minleri oturacaḳyirlere ṣavaş içün. Tañrı Ta‘ālā işidicidür, bilicidür.

Suat Yıldırım

Hani bir vakit, ey Resulüm, sen ailenden sabah erken ayrılmış, müminlere savaş mevzileri hazırlamak için yola çıkmıştın. Allah, semî ve alîmdir (hakkıyla işitir ve bilir).

Süleyman Ateş

Hani sen, erkenden ailenden ayrılmıştın, (Uhud'da) mü'minleri savaş üslerine yerleştiriyordun. Allah da işitendi, bilendi.

Süleyman Tevfik (1927)

Şunı da yâd iyle ki: Mü'minlere kıtâl içün mevki'lerini hazırlamak üzere 'ale's sabah ehlinden (hamenden) çıkdın, Allâh Te'âlâ her şeyi işidir ve bilir.[¹]

Süleymaniye Vakfı

Bir sabah evinden çıkmış, müminleri savaşacakları yerlere yerleştiriyordun. Her şeyi dinleyen ve bilen Allah’tır.

Ahmet Varol

Hani sen, mü'minleri çarpışma yerlerine yerleştirmek üzere erkenden ailenin yanından ayrılmıştın. Allah işiten ve bilendir.

Ümit Şimşek

Hani bir sabah erkenden ailenden ayrılmış, mü'minleri savaş mevzilerine yerleştirmek için yola çıkmıştın.(22) Allah ise herşeyi işitiyor, herşeyi biliyordu.

Yaşar Nuri Öztürk

Hani, sen ailenden erkenden ayrılmıştın da müminleri savaş için tutulması gereken noktalara yerleştiriyordun. Allah her şeyi çok iyi duyar, çok iyi bilir.

Ali Bulaç

Hani sen, mü'minleri savaşmak için elverişli yerlere yerleştirmek için evinden erkenden ayrılmıştın. Allah işitendir, bilendir.

Ali Fikri Yavuz

(Ey Rasûlüm), bir vakit erkenden Medîne'deki ailenden çıkmış, savaş için müminleri elverişli yerlere yerleştiriyordun. Allah, sözlerinizi işitir ve niyyetlerinizi bilir.

Bahaeddin Sağlam

Hatırla o anı ki; sabahleyin evinden çıkıp müminleri savaş için uygun yerlere yerleştiriyordun. Ve Allah (konuştuklarınızı) işitiyor (ve iki grubun fikir ayrılığını) biliyordu.

Bayraktar Bayraklı

Hatırla o günü, ey Peygamber, inananları savaş düzenine sokmak için sabah erkenden evinden çıkmıştın. Allah her şeyi işitendir; her şeyi bilendir.