Âl-i İmrân Suresi 143. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

143. Ayet

وَلَقَدْ كُنْتُمْ تَمَنَّوْنَ الْمَوْتَ مِنْ قَبْلِ اَنْ تَلْقَوْهُۖ فَقَدْ رَاَيْتُمُوهُ وَاَنْتُمْ تَنْظُرُونَ۟

Andolsun, siz ölümle karşılaşmadan önce onu temenni ediyordunuz. İşte onu gördünüz, ama bakıp duruyorsunuz.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Andolsun, ölümle karşılaşmadan önce arzulamıştınız ölümü. İşte onu gördünüz, bakıp duruyordunuz ona.

Besim Atalay (1965)

Ölümle sizler karşılaşmadan, ölmeyi isterdiniz, imdi onu gördünüz, sizler bakıyordunuz

Cemal Külünkoğlu

Andolsun ki siz, savaşa tutuşmazdan önce, ölmeyi (şehit olmayı) arzu etmiştiniz. Fakat (Uhud gününde) onu gördüğünüz halde seyirci gibi bakıp duruyordunuz.

Cemil Said (1924)

Muhârebe oldığı vakit ânı arzu idiyor idiniz, fakat ânı görünce tereddüd itdiniz.

Diyanet Vakfı

Andolsun ki siz, ölümle yüzyüze gelmezden önce onu temenni ederdiniz. İşte şimdi onu karşınızda gördünüz.

Edip Yüksel

Siz ölümle karşılaşmadan önce onu arzuluyordunuz. Fakat şimdi onu gördüğünüz halde bekliyorsunuz.

Elmalılı Hamdi Yazır

celâlim hakkı için siz o ölümle karşılaşmadan evvel onu temenni ediyordunuz, fakat işte onu gördünüz bakıb duruyordunuz

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Andolsun ki siz ölümle karşılaşmadan önce onu arzuluyordunuz. İşte onu gördünüz, ama bakıp duruyorsunuz.

Emrah Demiryent

Kasem olsun ki, siz (Uhud’da düşman önünde) ölümle karşılaşmadan önce (hani) onu (şehit olmayı) temenni ediyordunuz, (haydi,) işte (şimdi) onu (cihadı ve şehit edilen arkadaşlarınızı) gördünüz, ama (hücum edeceğiniz yerde) bakıp duruyorsunuz.

Abdullah-Ahmet Akgül

Andolsun, siz (Uhud’da düşman önünde) ölümle karşılaşmadan önce (hani) onu (şehit olmayı güya) temenni ediyor (ve kahramanlık taslıyordunuz? Haydi) İşte şimdi onu gördünüz (düşmanla çarpışma ve cennete ulaşma fırsatı buldunuz), ama (hücum edeceğiniz yerde) bakıp duruyorsunuz. (Bu ne şaşkınlıktır?)

Erhan Aktaş

Siz, ölümle yüz yüze gelmeden önce, ölmeyi temenni ediyordunuz; ama onu görünce de bakakaldınız.

Eski Anadolu Türkçesi

daħı bayıķ olduñuz-ıdı arzularsız ölümi andan ileri kim göresiz anı. pes bayıķ gördüñüz anı ol ḥalde kim siz baķarsız.

Hasan Basri Çantay

Andolsun ki siz ölümle karşılaşmadan önce onu arzulamışdınız. İşte onu gerçekden gördünüz de. (Fakat) siz (seyirciler gibi) bakıyordunuz.

Hayrat Neşriyat

Ve and olsun ki (siz) onunla karşılaşmadan önce ölümü (şehâdeti) temennî ediyordunuz; işte siz (kardeşleriniz şehîd edilirken) bakakaldığınız bir hâlde, yakinen onu(ölümü) gördünüz.

İhsan Aktaş

Gerçekten onunla yüz yüze gelmeden önce ölümü (kendinizi savunmak amacıyla saldırganlara karşı mukavemet gösterip şehadeti) temenni ediyordunuz. İşte (Uhud’da kardeşleriniz şehit edilirken) onu (daha önce temenni ettiğiniz o şehadeti) kesin olarak gördüğünüz hâlde (seyirci gibi) bakıp duruyordunuz. *

İlyas Yorulmaz

Ölümle (düşmanla) karşılaşmadan önce ölümü temenni ediyordunuz. Sonra onu (düşmanı) gördünüz ve siz (korkudan) baka kaldınız.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Gerçekten, siz ölümle karşılaşmadan önce onu dileyip duruyordunuz. Ölümü görünce de baka kaldınız!

İsmail Hakkı İzmirli

Ölümle karşılaşmadan evvel ölmeyi temenni ediyordunuz. Haydi bakalım onu gözünüzle gördünüz [¹].

İsmail Yakıt

Andolsun ki siz ölümle karşılaşmadan önce ölümü/şehit olmayı temenni edip duruyordunuz. İşte savaşı görüyorsunuz, ne diye bakınıp duruyorsunuz?

Kadri Çelik

Şüphesiz ölümle (cihatla) karşılaşmadan önce onu temenni ediyordunuz; (ama şimdi) ölümü görünce (tedirgin gözlerle) bakıyorsunuz.

Abdullah Parlıyan

Siz ölümle yüz yüze gelmeden Allah yolunda ölmeyi arzuluyordunuz. İşte onu şimdi gözlerinizle görmektesiniz, ama ona atılmayıp bakıp duruyorsunuz.

Kuran Yolu

Gerçek şu ki, ölümle karşılaşmadan önce onu istiyordunuz; işte şimdi onu apaçık görmektesiniz.

Mahmut Kısa

Hani siz, ölümle yüz yüze gelmeden önce, şehit olmak için can atıyordunuz ya; işte şimdi o fırsatı yakaladınız, fakat kahramanca çarpışacağınız yerde, korku ve dehşete düşmüş, öylece bakıp duruyorsunuz! Üstelik, Peygamberin öldürüldüğünü zannederek, nasıl da ümitsizlik ve yılgınlığa kapılmıştınız! Oysa şunu bilmeniz gerekirdi ki:

Mahmut Özdemir

And olsun yüzyüze gelmeden önce Ölüm’ü temenni ediyordunuz! Siz bakıp dururken onu kesinlikle gördünüz.

Mehmet Çakır

Aslında siz, ölümle yüz yüze gelmeden önce ölmeye can atıyordunuz. Gerçekle yüz yüze gelince, bakakaldınız.

Mehmet Çoban

Ölüm size gelmeden önce Allah yolunda ölmeyi arzuluyordunuz. İşte şimdi siz ölümü gördünüz, ona bakıp duruyorsunuz.

Mehmet Okuyan

Yemin olsun ki siz onunla karşılaşmadan önce ölümü temenni etmiştiniz. Bakıp dururken onu (karşınızda) gördünüz.

Mehmet Türk

Siz, ölümle¹ karşılaşmadan önce onu arzulayıp duruyordunuz. Ama onunla karşılaşınca da baka kaldınız.¹

Muhammed Esed

Nitekim siz, ölümle yüzyüze gelmeden önce, [Allah yolunda] ölmeyi arzuladınız: işte şimdi kendi gözlerinizle onu görmektesiniz! ¹⁰³

Mustafa Çavdar

Oysa siz, ölümle yüz yüze gelmeden önce ölümü arzuluyordunuz. İşte şimdi onu gördüğünüz halde öylece bakıp duruyorsunuz. 2/146...253, 22/58

Ahmet Tekin

Andolsun ki siz, savaşa girmeden önce, zafere ulaşmak için şehitliği, ölümü temenni ediyordunuz. İşte âkıbetinizi gördünüz. Bunun sebeplerini düşünmeli, tahlil etmelisiniz.

Mustafa İslamoğlu

Oysa siz, ölümle yüz yüze gelmeden önce (Allah yolunda) can vermeyi arzuluyordunuz; işte şimdi onu gördüğünüz hâlde seyirci kalan da (yine) siz oluyorsunuz.[⁶⁶⁹]

Ömer Nasuhi Bilmen

Andolsun ki, siz ölümü onunla karşılaşmadan evvel temenni ediyordunuz. İşte siz bekleyip durduğunuz halde onu görüverdiniz.

Orhan Kuntman

Andolsun ki siz (Bedir'de şehit düşen kardeşlerinize imrenmiş, Uhud'da) ölümle karşılaşmadan önce (keşke biz de şehitlik mertebesine erebilseydik, diyerek) onu arzulamıştınız. İşte şimdi onu gördünüz. (Uhud savaşı başladı, şehitlik payesi karşınızda olduğu) halde; neden (seyirciler gibi) bakıp duruyorsunuz (savaşa katılsanıza! Şeytanın ortaya attığı "Muhammed öldürüldü!" dedikleri yalan habere kanarak savaştan kaçacak mısınız?)

Osman Fırat

Ve siz ölümle karşılaşmadan önce onu temenni ediyordunuz. İşte onu gördünüz, ama bakıp duruyorsunuz.

Şaban Piriş

Oysa siz, (Uhud'da) ölümle karşılaşmadan önce (Allah yolunda) ölmeyi arzuladınız. İşte şimdi onu gözlerinizle gördünüz.

Satıraltı Meal (1534)

Taḥḳīḳ siz ölmegi isterdüñüz ölmegi görmezden burun. Taḥḳīḳ siz ölmegigördüñüz siz gözüñüz‐ile baḳarken.

Suat Yıldırım

Siz ölümle yüzyüze gelmeden önce, şehid olmayı temenni etmiştiniz. İşte şimdi onu ayan beyan gördünüz.

Süleyman Ateş

Andolsun ki, siz ölümle karşılaşmadan önce onu arzuluyordunuz. İşte onu gördünüz, ama bakıp duruyorsunuz.

Süleyman Tevfik (1927)

(Şehîd olarak ölmeğe) kavuşmazdan evvel siz onı (ölümü) temennî itdiniz ve bunı da (o temennî itdiğiniz ölümü şehîd olub düşenlere) nazar iylediğiniz halde gördiniz.[²]

Süleymaniye Vakfı

Ölümle burun buruna gelinceye kadar, ölmek istiyordunuz. Ama ölümü görünce donup kaldınız!

Ahmet Varol

Siz ona kavuşmadan önce ölümü arzuluyordunuz. İşte onu gördünüz; ama öyle bakıp duruyordunuz. [18]

Ümit Şimşek

Oysa siz ölümle karşılaşmadan önce onu temenni ediyordunuz;(27) şimdi ise, onu beklemekteyken karşınızda görüverdiniz.

Yaşar Nuri Öztürk

Yemin olsun ki siz, onunla karşılaşmadan önce ölümü arzuluyordunuz. İşte gördünüz onu ve bakıp duruyorsunuz.

Ali Bulaç

Andolsun, siz onunla karşılaşmadan önce ölümü temenni ediyordunuz. İşte onu gördünüz, ama bakıp duruyordunuz.

Ali Fikri Yavuz

Gerçekten siz, savaşa tutuşmazdan önce, ölüp şehid olmayı arzu etmiştiniz. Fakat işte onu gördüğünüz halde bakıp duruyorsunuz. (Bu âyet-i kerime, Bedir savaşında bulunamayıp Medine'de kalanlar hakkında nâzil olmuştur. Bunlar Bedir savaşında bulunup şehid olmayı arzu etmişlerdi. Fakat daha sonra Uhud savaşında bulundukları halde, çokları savaşa karşı ayak direyememişti).

Bahaeddin Sağlam

And olsun! Siz ölümle karşılaşmadan onu arzuluyordunuz. İşte, karşılaştığınız halde ona bakıp durdunuz. (Ölüme atılmadınız.)

Bayraktar Bayraklı

Andolsun ki siz ölümle yüz yüze gelmeden önce, onu temenni ederdiniz. İşte şimdi onu kendi gözlerinizle görmektesiniz.