Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Sözleri ancak şuydu: Rabbimiz, yarlıga suçlarımızı, bağışla işlerimizde taşkınlık göstermemizi ve diret ayaklarımızı, yardım et bize kafir kavme karşı.
Besim Atalay (1965)
Onlar ancak: «Ey Tanrımız! Bizim günahlarımızı, işlerimizde yaptığımız taşkınlıkları bağışlayasın, bizi dayandır, kâfir olan ulusun üzerine bize yardım et!»
Cemal Külünkoğlu
(Bu çetin imtihandan geçerken bile) onların tek söyledikleri şuydu: “Ey Rabbimiz! Günahlarımızı ve işlerimizdeki taşkınlıklarımızı bağışla! (Savaş meydanlarında dizlerimize derman ver ve) adımlarımızı sağlamlaştır. İnkârcı (ve zalim) topluluklara karşı bize yardım et!”
Cemil Said (1924)
Yalnız: "Yâ rabbi günâhlarımızı ’afv it vazîfemizin îfâsında itdiğimiz kusurları ma’zûr gör akdâmımızı tesbît it ve kâfir kavmine karşu bize nusret ihsân iyle." dirler idi.
Diyanet Vakfı
Onların sözleri, sadece şöyle demekten ibaretti: Ey Rabbimiz! Günahlarımızı ve işimizdeki taşkınlığımızı bağışla; ayaklarımızı (yolunda) sabit kıl; kâfirler topluluğuna karşı bizi muzaffer kıl!
Edip Yüksel
Sözleri yalnızca şuydu: "Rabbimiz, günahlarımızı ve işlerimizdeki aşırılıklarımızı bağışla, ayaklarımızı sağlam tut ve inkarcı topluluğa karşı bize zafer ver."
Elmalılı Hamdi Yazır
başka bir söyledikleri de yoktu, sade: ya Rabbena bize günâhlarımızı ve işimizde taşkınlıklarımızı mağfiret buyur, cihad meydanında ayaklarımızı iyi dire ve kâfirlere karşı bizleri mansur kıl, diyorlardı
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
Onların sözleri ancak: "Rabbimiz! Bizim günahlarımızı ve işlerimizdeki taşkınlıklarımızı bağışla ve (yolunda) ayaklarımızı diret, Kâfirler güruhuna karşı da bize yardım et!" demekten ibaretti.
Emrah Demiryent
Onların (bu zor anlardaki) sözleri, “Ey Rabbimiz, bizim günahlarımızı ve işlerimizdeki taşkınlıklarımızı bağışla. (Cihat ederken) ayaklarımızı sabit kıl (bize sabru sebat ve cesaret ver) ve kâfirler gürûhuna karşı bize yardım et/ zafer ihsan eyle.” demekten başka bir şey değildi.
Abdullah-Ahmet Akgül
O (Rabbani âlimler) sadece şunu söylüyorlardı: "Rabbimiz, bizim günahlarımızı ve işlerimizdeki (cihad görevimizdeki ihmalkârlık ve) taşkınlıklarımızı bağışla. Ayaklarımızı (Hakk’ta ve cihad yolunda) sağlam tut (kaydırma). Kâfir (ve zalim) topluluk (ve teşkilat)lara karşı bize yardım et!"
Erhan Aktaş
Onların sözleri ancak şuydu: “Ey Rabbimiz! Suçlarımızı ve yaptığımız taşkınlıkları bağışla, ayaklarımızı sabit kıl, gerçeği yalanlayan nankörlere karşı bize yardım et.”
Eski Anadolu Türkçesi
daħı olmadı anlaruñ sözi, illā kim eyittiler: “iy çalabumuz!” yarlıġa bize yazuķlarumuzı daħı ḥaddan geçmegümüzi işümüz içinde. daħı yirinde durur ayaķlarumuzı. daħı arķa vir bize ķavm üzere kāfirler.”
Hasan Basri Çantay
İşte onların sözü : «Ey Rabbimiz, bizim günâhlarımızı ve işimizdeki taşkınlığımızı yarlığa. (Muharebede) ayaklarımızı iyice diret. Kâfirler güruhuna karşı bize yardım et» demelerinden başka bir şey değildi.
Hayrat Neşriyat
Bunun üzerine (onların:) “Rabbimiz! Bizim için günahlarımızı ve işimizdeki taşkınlıklarımızı bağışla, ayaklarımızı sâbit kıl ve kâfirler topluluğuna karşı bize yardım eyle!” demelerinden başka bir sözleri olmadı.
İhsan Aktaş
Ve onların (böyle zamanlardaki) tek söyledikleri şuydu: “Ey Rabbimiz! Günahlarımızı ve işlerimizdeki taşkınlıklarımızı bağışla! Ve (yolunda) ayaklarımızı diret, (bize saldıran) şu inkârcı topluluğa karşı da bize yardım et!” *
İlyas Yorulmaz
Ancak onların sözü her defasında “Rabbimiz bize günahlarımızı bağışla, işlerimizdeki taşkınlıklarımızı affet, ayaklarımızı sabitle ve inkârcı topluluklara karşı bize yardım et” demeleri olmuştur.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Onların sözleri yalnız şu oldu: " Ey çalabımız! Artık Sen bizim günahlarımızı, işlerimizdeki taşkınlıklarımızı yarlıga. Ayaklarımızı kaydırma. Seni tanımayanlar takımına karşı sen bize yardım et."
İsmail Hakkı İzmirli
Onların sözleri [⁶] «Ey Rabbimiz! Günahlarımızı, işlerimizdeki taşkınlıklarımızı yarlığa bizi sabit kadem et, kâfir cemaata karşı bize yardım et!» demelerinden başka bir şey değildi.
İsmail Yakıt
Onlar sadece, “Ey Rabbimiz! Günahlarımızı ve işimizdeki aşırılıkları [isrâfenâ] bağışla! Adımlarımızı sağlamlaştır ve kâfirler topluluğuna [kavm] karşı bize yardım et!” diyorlardı.
Kadri Çelik
Dedikleri ancak şu idi: “Rabbimiz! Günahlarımızı ve işimizdeki aşırılıklarımızı bize bağışla, ayaklarımızı sabit kıl ve kâfirlere karşı bize yardım et.”
Abdullah Parlıyan
Onların söyledikleri şuydu: “Ey Rabbimiz! Günahlarımızı ve işlerimizdeki aşırılıkları bağışla, ayaklarımızı yolunda ve savaşta sağlamlaştır, senden gelen gerçekleri örtbas edenlere karşı bize yardım et.”
Kuran Yolu
Onların sözü şunu demekten ibaretti: “Rabbimiz! Günahlarımızdan ve işimizdeki aşırılıklardan ötürü bizi bağışla, sebatımızı arttır, kâfir topluluğa karşı bize yardım et!”
Mahmut Kısa
Onlar bu çetin imtihânlardan geçerken bile, tek söyledikleri şuydu: “Ey Rabb’imiz, günahlarımızı ve işimizdeki aşırılıkları bağışla! Er meydanlarında dizlerimize derman, yüreğimize cesaret vererek adımlarımızı sağlamlaştır ve inkâr edenlere karşı bize yardım et!”
Mahmut Özdemir
Onların sözü sadece: “Rabbimiz! Günahlarımızı ve işlerimizdeki aşırılığımızı bağışla! Ayaklarımızı sabit kıl! İnkârcı Kavm’e karşı bize yardım et!” demek oldu.
Mehmet Çakır
Çünkü onların ağızlarından: " Allah’ım! günahlarımızı affeyle, aşırılığımızı hoş gör, dizlerimize derman ver, İnkarcı güçlere karşı bize kol kanat ol " demekten başka söz çıkmazdı.
Mehmet Çoban
Onların sözleri şöyle demekten başka olmaz: "Ey Rabbimiz! Günahlarımızı ve işimizdeki taşkınlığımızı bağışla! Ayaklarımızı sabit kıl! Kâfir kavme karşı bize yardım et!"
Mehmet Okuyan
Onların sözleri, sadece şöyle demekten ibaretti: “Rabbimiz! Günahlarımızı ve işimizdeki taşkınlığımızı bağışla. [*] Ayaklarımızı sabit tut! kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et!”
Mehmet Türk
Onlar sadece: “Ey Rabbimiz! Bizim günâhlarımızı ve yaptığımız işlerdeki aşırılıklarımızı bağışla, ayaklarımızı kaydırma ve kâfirler karşısında bize yardım et.” demişlerdir.
Muhammed Esed
Onların tek söyledikleri şuydu: “Ey Rabbimiz! Günahlarımızı ve işlerimizdeki aşırılıkları bağışla! Adımlarımızı sağlamlaştır ve hakikati inkar edenlere karşı bize yardım et!”
Mustafa Çavdar
Onların sözü sadece şuydu; “Rabbimiz, günahlarımızı ve haddi aşan tavırlarımızı bağışla ayaklarımızı sabit kıl, kâfirler toplumuna karşı bize yardım et!” 2/286, 3/173
Ahmet Tekin
Allah dostları: “Ey Rabbimiz, bizim günahlarımızı, işlerimizdeki aşırılıklarımızı, idaremizdeki şer'i-kanuni sınırları aşan uygulamalarımızı, meşru sınırları tecavüzlerimizi, hatalı ve cahilce davranışlarımızı bağışla. Allah yolunda milletimize, devletimize, ordumuza, ihtiyatlı, akıllı ve cesur kararlar almayı, icraatlar yapmayı nasip eyle, özgüvenimizi ve cesaretimizi artır, şerefimizi ve itibarımızı yücelt. Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfir kavimlere, nankör toplumlara karşı da bize yardım et” niyazından başka söz söylemezler.
Mustafa İslamoğlu
Onların söylediği yalnızca şuydu: “Rabbimiz! Günahlarımızı ve haddi aşan tavırlarımızı bağışla! Bizi sabitkadem kıl ve kâfirler güruhuna karşı Sen bize yardım et!”
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve onların sözleri başka değil, şöyle demekten ibaretti: «Ey Rabbimiz! Bizim için günahlarımızı ve işlerimizdeki israflarımızı mağfiret buyur ve ayaklarımızı sabit kıl ve bizlere kâfirler gürûhu üzerine nusret ver.»
Orhan Kuntman
(Savaşın en kızgın anlarında) Onlar sadece "Ey Rabbimiz, günahlarımızı ve yaptığımız taşkınlıkları bağışla (düşmana karşı) sebatımızı artır, kafirler topluluğuna karşı bize yardım et” diye niyaz ediyorlardı.
Osman Fırat
Sadece şöyle diyorlardı: "Rabbimiz, bizim günâhlarımızı ve işimizde taşkınlığımızı bağışla, ayaklarımızı (yolunda) sağlam tut, kâfir topluma karşı bize yardım eyle!"
Şaban Piriş
Onların sözü:-Rabbimiz, günahlarımızı ve işlerimizdeki aşırılığımızı bağışla ayaklarımızı sabit kıl, kafir topluma karşı bize yardım et! demekten başka bir şey değildi.
Satıraltı Meal (1534)
Daḫı anlaruñ sözi degül‐idi illā eyitmek: İy Çalabumuz baġışla bizeyazuḳlarumuzı, işlerümüzdeki isrāfı daḫı, daḫı berkit ayaḳlarumuzı dīn yo‐lında, daḫı nuṣret vir bize kāfir ḳavm üstine.
Suat Yıldırım
Evet onların bu durumda dedikleri sadece şu oldu: “Ey bizim kerîm Rabbimiz, günahlarımızı ve işlerimizdeki aşırılıklarımızı affet! Ayaklarımızı hak yolda sabit kıl ve kâfirler gürûhuna karşı bize yardım eyle! ”
Süleyman Ateş
Sadece şöyle diyorlardı: "Rabbimiz, bizim günahlarımızı ve işimizde taşkınlığımızı bağışla, ayaklarımızı (yolunda) sağlam tut, kafir topluma karşı bize yardım eyle!"
Süleyman Tevfik (1927)
Onların sözleri ancak, Yâ Rabbî! Günâhlarımızı, işlerimizdeki isrâfımızı bize 'afv it, ayaklarımıza sebât vir ve kâfir olan kavim üzerine bize nusret buyur dimek idi.
Süleymaniye Vakfı
Dedikleri sadece şuydu: "Rabbimiz (Sahibimiz)! Günahlarımızı ve davranışlarımızdaki aşırılıkları bağışla! Ayaklarımızı kaydırma! Şu kafirler topluluğuna karşı bize yardım et!”
Ahmet Varol
Onların sözleri ancak: "Ey Rabbimiz! Günahlarımızı ve işimizdeki aşırılıklarımızı bağışla, ayaklarımızı sağlam tut ve kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et!" demek olmuştur.
Ümit Şimşek
Onların söyledikleri de şu sözlerden başkası değildi: “Ey Rabbimiz! Günahlarımızı ve işlerimizdeki aşırılıkları bağışla. Bize sebat ver. Kâfirler güruhuna karşı bize yardım et.”
Yaşar Nuri Öztürk
Sözleri yalnız şu olmuştur: "Ey Rabbimiz! Bağışla bizim günahlarımızı, affet işlerimizdeki taşkınlığımızı, sağlam bastır ayaklarımızı ve yardım et bize küfre sapan topluma karşı!"
Ali Bulaç
Onların söyledikleri: 'Rabbimiz, günahlarımızı ve işimizdeki aşırılıklarımızı bağışla, ayaklarımızı (bastıkları yerde) sağlamlaştır ve bize kafirler topluluğuna karşı yardım et' demelerinden başka bir şey değildi.
Ali Fikri Yavuz
O âlimlerin sözü sadece şuydu: “- Ey Rabbimiz! Bize günahlarımızı ve işlerimizde yaptığımız taşkınlıklarımızı bağışla. Savaşta ayaklarımızı diret ve kâfirler topluluğuna karşı bize zafer ver.”
Bahaeddin Sağlam
Onların tek sözü şu idi: “Ey Rabbimiz! Günahlarımızı, işimiz konusundaki israfımızı affet. Bize direnç ver, kâfir topluma karşı bize yardım et.”
Bayraktar Bayraklı
Onların sözleri, sadece şöyle demekten ibaretti: “Ey Rabbimiz! Günahlarımızı ve işimizdeki taşkınlıklarımızı bağışla; ayaklarımızı sabit kıl; kâfirler topluluğuna karşı bizi muzaffer kıl!”