158. Ayet
وَلَئِنْ مُتُّمْ اَوْ قُتِلْتُمْ لَاِلَى اللّٰهِ تُحْشَرُونَ
Andolsun, ölseniz de öldürülseniz de, Allah’ın huzurunda toplanacaksınız.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
وَلَئِنْ مُتُّمْ اَوْ قُتِلْتُمْ لَاِلَى اللّٰهِ تُحْشَرُونَ
Andolsun, ölseniz de öldürülseniz de, Allah’ın huzurunda toplanacaksınız.
Andolsun ki ölseniz de mutlaka Allah tapısında toplanacaksınız, öldürülseniz de.
Ölürseniz, ya da öldürülürseniz Allahın katında toplanırsınız
Andolsun ki ölseniz de öldürülseniz de sonunda Allah'ın huzurunda toplanacaksınız.
Gerek maktûl olunuz, gerek vefât idiniz. Allâh sizi rûz-ı mahşerde toplayacakdır.
Andolsun, ölseniz de öldürülseniz de Allah'ın huzurunda toplanacaksınız.
Ölürseniz de öldürülürseniz de ALLAH'ın huzuruna çıkarılacaksınız.
celâlim hakkı için: ölseniz de katlolunsanız da her halde hep Allaha haşrolunacaksınız
Andolsun, ölseniz de, öldürülseniz de Allah'ın huzurunda toplanacaksınız.
Elbette (siz), (o yoldayken) ölseniz de (cihat ederken düşman tarafından) öldürülseniz de muhakkak sonunda (hesap gününde) Allah’ın (manevi) huzurunda toplanacaksınız.
Andolsun, (yatağınızda) ölseniz de, (Hakk yolunda) öldürülseniz de; şüphesiz (her halde mutlaka) Allah’a (varıp) toplanacaksınız (bu kesindir).
Elbette ölseniz de öldürülseniz de muhakkak sonunda Allah'ın huzurunda toplanacaksınız.
daħı eger ölesiz, yā depelenesiz Tañrı yaña ķoparınılasız.
Andolsun, ölseniz de, yahud öldürülseniz de muhakkak ki hepiniz Allah (ın huzuruna gidib) toplanacaksınız.
And olsun ki, ölseniz de öldürülseniz de, muhakkak Allah'ın huzûruna toplanacaksınız!
Ve gerçekten eğer ölseniz de (meşru müdafaa savaşında düşman tarafından) öldürülseniz de mutlaka Allah’ın huzurunda toplanacaksınız.
Eğer ölür veya öldürülürseniz, Allah’ın huzurunda toplanacaksınız.
Ölseniz de, öldürülseniz de besbelli ki Allah’tan yana derleneceksiniz.
Ölseniz de, öldürülseniz de nihayet Allah huzurunda toplanacaksınız.
Ölseniz de öldürülseniz de elbette Allah’ın huzurunda toplanmaya sevk edileceksiniz [tuhşerûn].
Hiç şüphesiz ölseniz de öldürülseniz de Allah katında toplanacaksınız.
Çünkü ölseniz de, öldürülseniz de sonunda Allah katında toplanacaksınız.
Andolsun ki, ölseniz de öldürülseniz de Allah’ın huzurunda mutlaka toplanacaksınız.
Zaten Karunlar gibi yaşayıp ölseniz de, İslâm yolunda savaşıp öldürülseniz de, sonuçta hepiniz ister istemez Allah’ın huzurunda toplanacaksınız. O hâlde, günah işleyen kardeşlerinizi güzelce uyarın, zira kardeşlik bunu gerektirir. Fakat onları, yaptığı bir hatâdan dolayı aşağılayarak şeytanın kucağına itmeyin, onlara dâimâ şefkat ve merhametle yaklaşın. İşte bu konuda Allah’ın elçisi, size örnek olacak güzel bir davranış sergiledi:
And olsun öldüyseniz de, öldürüldüyseniz de, Allah’a doğru bir araya toplanacaksınız.
Unutmayın, ölseniz de öldürülseniz de eninde sonunda Allah'ın huzuruna getirileceksiniz.
Elbette ölseniz de öldürülseniz de Allah’a döneceksiniz.
Ölseniz de öldürülseniz de Allah’ın huzurunda elbette toplanacaksınız.
(Çünkü) ölseniz de öldürülseniz de hepiniz mutlaka, Allah’ın huzurunda toplanacaksınız.
Çünkü ölseniz de, öldürülseniz de sonunda Allah katında toplanacaksınız.
Ölseniz de öldürülseniz de nihayetinde, Allah’ın huzurunda toplanacaksınız. 2/154, 22/58
Andolsun ki, ölseniz de öldürülseniz de, toplanıp Allah'ın huzuruna getirileceksiniz.
Zira ölseniz de öldürülseniz de, sonunda Allah’a (hesap vermek üzere) toplanacaksınız.
Ve şüphe yok ki ölseniz de öldürülseniz de her halde Allah Teâlâ'ya haşrolunacaksınızdır.
Şüphe yok ki, ölseniz de öldürülseniz de, (sonunda) Allah’ın huzurunda toplanacaksınız.
Ve ölseniz veya öldürülseniz de, Allah’ın huzurunda toplanacaksınız.
-Ölseniz de öldürülseniz de şüphesiz Allah'ın huzurunda toplanacaksınız.
Eger ölseñüz yā sizi öldürseler Tañrı Ta‘ālā ḥażretine ḥaşr olunursız.
Sizler ölseniz de, öldürülseniz de, sonunda Allah'ın huzurunda toplanacaksınız.
Ölür veya öldürülürseniz, elbette Allah'a götürüleceksiniz!
Siz vefât ider veyâ katl olunur iseniz 'âkıbet Allâh Te'âlâ'ya haşr olunursunuz (Onun ni'met ve rahmetine nâil olursunuz)
Ölseniz de öldürülseniz de toplanacağınız yer, Allah’ın huzurudur.
Andolsun, ölseniz de öldürülseniz de muhakkak ki Allah'ın huzurunda toplanacaksınız.
Ölseniz de, öldürülseniz de, Allah'ın huzurunda toplanırsınız.
Ölür yahut öldürülürseniz elbette ki Allah'a götürüleceksiniz.
Andolsun, ölseniz de, öldürülseniz de şüphesiz Allah'a (varıp) toplanacaksınız.
And olsun, eğer ölür veya Allah yolunda öldürülürseniz muhakkak ki Allah'ın huzurunda toplanacak, hesaba çekileceksiniz.
Evet, eğer ölür veya öldürülürseniz, muhakkak Allah’ın huzurunda toplanacaksınız… (Allah’ın rahmeti, sizin dirilmenizi gerektirir. Yoksa rahmet, rahmet olmaktan çıkar.)
Çünkü ölseniz de öldürülseniz de Allah'ın huzurunda toplanacaksınız.