171. Ayet
يَسْتَبْشِرُونَ بِنِعْمَةٍ مِنَ اللّٰهِ وَفَضْلٍۙ وَاَنَّ اللّٰهَ لَا يُض۪يعُ اَجْرَ الْمُؤْمِن۪ينَۚۛ۟
(Şehitler) Allah’ın nimetine, keremine ve Allah’ın, mü’minlerin ecrini zayi etmeyeceğine sevinirler.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
يَسْتَبْشِرُونَ بِنِعْمَةٍ مِنَ اللّٰهِ وَفَضْلٍۙ وَاَنَّ اللّٰهَ لَا يُض۪يعُ اَجْرَ الْمُؤْمِن۪ينَۚۛ۟
(Şehitler) Allah’ın nimetine, keremine ve Allah’ın, mü’minlerin ecrini zayi etmeyeceğine sevinirler.
Allah'ın nimet ve ihsanına nail olduklarından dolayı sevinç içindedir onlar ve Allah, inananların ecrini zayi etmez.
Allahın erdemiyle, nimetlerini müjdelerler, Allah inananların sevapların yitirmez
Onlar (ayrıca) Allah'ın (şehitler için hazırladığı muhteşem) nimeti ve lütfu haber vermek ve Allah'ın müminlerin çabalarını boşa çıkarmayacağını müjdelemek isterler.
Allâh’ın ihsân itdiği ni’met ve lütufdan ve mü’minlerin mükâfâtsız kalmamaları(ndan) dolayı memnûndurlar.
Onlar, Allah'tan gelen nimet ve keremin; Allah'ın, müminlerin ecrini zayi etmeyeceği müjdesinin sevinci içindedirler.
ALLAH'ın bol nimetini ve ALLAH'ın inananların ödülünü yitirmeyeceği gerçeğini müjdelemek isterler
Allahın bir ni'metini bir de fazlını ve Allah mü'minlerin ecrini zayi' etmiyeceğini istibşar ederler
Onlar, Allah'ın nimetini, keremini ve Allah'ın, müminlerin ecrini zayi etmeyeceğini müjdelerler.
(Ve ayrıca şehitler) Allah’ın nimetini, lütfunu ve Allah’ın mü’minlerin ecirlerini zayi etmeyeceğini müjdelemek isterler.
Onlar (şehit olanlar ve Allah’ın rızasına ulaşanlar), Allah’tan bir nimeti, bir fazilet ve bereketi ve kesinlikle Allah’ın mü’minlerin ecrini asla boşa vermeyeceği (gerçeğini) müjdeleyip durmaktadırlar.
Onlar; Allah'ın nimetini, lütfunu ve Allah'ın mü'minlerin ecirlerini¹ zayi etmeyeceğini müjdelemek isterler.
şād olurlar-iken bir ni'mete Tañrı’dan, daħı eylük; [36b] daħı bayıķ Tañrı żāyı' eylemez mü’minler müzdini.
Onlar Allahdan (gelen) bir ni'metle, (hattâ) daha fazlasıyle ve Allah'ın, mü'minlere olan mükâfatını zaayi etmeyeceği müjdesiyle de sevinirler.
(Onlar) Allah'dan (gelen) bir ni'meti ve bir ihsânı ve şübhesiz Allah'ın, mü'minlerin mükâfâtını zâyi' etmeyeceğini (de) müjdelemek isterler.
Onlar, Allah’tan olan bir nimet, lütuf ve şüphesiz Allah’ın mü’minlerin ecirlerini zayi etmeyeceği müjdesiyle sevinirler. *
Onlar, Allah’ın verdiği nimetler ve lütfundan bağışladıkları ile (henüz hayatta olanları) müjdeleme isteği duyarlar. Allah inananların hak ettikleri karşılığı zayi etmez.
Onlara Allah’dan bol iyilik gelecektir. "Gerçekten Allah inananların karşılığını yitirmiyecektir." Müjdesini alınca da sevinirler.
Allah tarafından verilen nimet ve inayet ve Allah/ın müminlere olan mükâfatı zayi etmeyeceği müjdesiyle mesrur olurlar [⁸].
Ayrıca onlar, Allah’ın nimetini, lütfunu müjdelemeye de can atarlar. Allah elbette inananların ecrini zayi etmez.
Onlar Allah'tan olan nimet ve bol bağışa sevinirler ve şüphesiz Allah iman edenlerin ecrini asla zayi etmez.
Allah'ın nimet ve ikramıyla ve bir de Allah'ın, inananların hak ettiği ödülü zayi etmeyeceği gerçeğini müjdeleyerek sevinirler.
Onlar Allah’tan gelen bir nimet, bir lütuf sebebiyle ve Allah’ın, müminlerin ecrini zayi etmeyeceği müjdesi ile de sevinç içerisindedirler.
Allah’ın şehitler için hazırladığı muhteşem lütuf ve nîmetlerini onlara haber vermek ve Allah’ın, inananların çabalarını boşa çıkarmadığını, onların mükâfâtını asla zayi etmediğini müjdelemek isterler.
Allah’tan bir nimeti ve lütfu müjdelemek isterler. Müminler’in ücretini / ödülünü Allah yitirmez.
şehitlik Allah tarafından hem bir nimet hem de ayrıcalıkmış, Allah, inananların ecrini zayi etmiyormuş derler...
Onlar bilgileriyle, bilinçleriyle, inançlarıyla Allah’ın nimetine ulaşacaklarına, yaptıkları hiçbir şeyin Allah katında karşılıksız kalmayacağına inanırlar.
Onlar, Allah’tan gelen nimet ve iyiliğin, (yani) Allah’ın, müminlerin ödülünü elbette ziyan etmeyeceği müjdesinin sevinci içindedir.
171,172. Onlar, (ayrıca) Allah’tan bir nîmet ve bir lütuf olarak Allah’ın; yaralandıktan sonra Allah ve Peygamberin davetine uyan mü’minlerin, (yaptıklarının) karşılığını kesinlikle boşa çıkarmayacağını ve onlardan Allah’ı görüyormuş gibi ibâdet edenlere ve Allah’tan hakkıyla sakınanlara büyük bir mükâfatın olduğunu da müjdelerler.¹
Onlar, Allah katından ulaşan bir lütfu, bir nimeti ve Allah’ın inananların hak ettiği ödülü zayi etmeyeceği [vaadini] müjdelemek isterler.
Ve bunlar, Allah’ın nimeti ve lütfu ile Allah’ın inananların ödülünü zayi etmeyeceğini de müjdelemek isterler. 11/115, 18/30
Onlar Allah'tan gelen nimet ve lütfun, Allah'ın, mü'minlerin mükâfatını zâyi etmeyeceği müjdesinin sevincini duymaktadırlar.
Onlar, Allah’ın nimeti ve keremiyle, Allah’ın mü’minlere ait ecri zayi etmeyeceğini müjdelerler.
Ve onlar Allah Teâlâ'dan bir nîmet ile ve bir fazl ile mü'minlerin mükâfaatını Allah Teâlâ'nın elbette zâyi etmeyeceği ile müjdelenip mesrûr bir halde bulunurlar.
Onlar (Ayrıca), Allah'tan gelen nimet ile Allah'ın müminlerin mükâfâtını zayi etmeyeceği müjdesi ile sevinirler.
Allâh’ın nimetine, lutfuna ve Allâh’ın mü’minlerin ecrini zayi etmeyeceğine sevinirler.
Onlar, Allah'ın nimetini ve fazlını ve Allah'ın müminlerin ecrini zayi etmeyeceğini de müjdelemek isterler.
Beşāret iderler Tañrı Ta‘ālā ni‘metlerini, fażlını ve keremini. Daḫı TañrıTa‘ālā żāyi‘ eylemez ẟevābını mü’minlerüñ.
Onlar Allah'ın nimeti ve lütfu ile ve Allah'ın müminlere olan mükâfatını zayi etmeyeceği müjdesiyle de sevinirler.
Allah'ın ni'metine, lutfuna ve Allah'ın mü'minlerin ecrini zayi etmeyeceğine sevinirler.
Allâh Te'âlâ tarafından fazl ve ni'met ile istibşâr iylerler ve Allâh Te'âlâ'nın, mü'minlerin ecir ve mükâfâtını zâyi' iylemediğini anlarlar.
Allah'ın nimetini ve ikramını da müjdelemek isterler. Allah, inanıp güvenenlerin ödülünü azaltmaz.
Allah'tan olan bir nimet, lütuf ve Allah'ın mü'minlerin ecirlerini zayi etmeyeceği müjdesiyle sevinirler.
Onlar, Allah'ın nimetini ve lütfunu, bir de mü'minlerin ecrini Allah'ın asla zayi etmeyeceğini müjdeliyorlar.
Allah'tan bir nimeti, bir lütfu ve Allah'ın müminlerin ödülünü vermezlik etmeyeceğini de müjdelerler.
Onlar, Allah'tan bir nimeti, bir fazlı (bolluğu) ve gerçekten Allah'ın mü'minlerin ecrini boşa çıkarmadığını müjdelemektedirler.
Onlar, Allah'dan gelen bir nimet ve daha üstün bir ihsan sebebiyle sevinirler ve müminlerin mükâfatını Allah'ın zayi etmediği neş'esi içinde bulunurlar.
Allah’ın nimet ve ikramından ve Allah’ın inananların ücretini zayi etmediğinden dolayı sevinirler. (Ve sevindirirler.)
Onlar Allah'tan gelecek olan nimet ve keremin, Allah'ın müminlerin ecrini zayi etmeyeceği müjdesinin sevinci içinde olacaklardır.