182. Ayet
ذٰلِكَ بِمَا قَدَّمَتْ اَيْد۪يكُمْ وَاَنَّ اللّٰهَ لَيْسَ بِظَلَّامٍ لِلْعَب۪يدِۚ
“Bu, kendi ellerinizin (önceden yapıp) gönderdiklerinin karşılığıdır.” Allah, kullara asla zulmedici değildir.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
ذٰلِكَ بِمَا قَدَّمَتْ اَيْد۪يكُمْ وَاَنَّ اللّٰهَ لَيْسَ بِظَلَّامٍ لِلْعَب۪يدِۚ
“Bu, kendi ellerinizin (önceden yapıp) gönderdiklerinin karşılığıdır.” Allah, kullara asla zulmedici değildir.
Bu da, ancak elleriyle kazandıklarının cezası ve Allah, şüphe yok ki kullarına zulmetmez.
İşte bunlar elinizle yaptığınız şeydendir, kullarına karşı Allah zalim değildir
İşte bu, dünyada iken kendi ellerinizle (iradenizle) yaptıklarınızın karşılığıdır. Yoksa Allah, (ödüllendirmede de cezalandırmada da) kullarına hiçbir şekilde haksızlık etmez!
181, 182. "Allâh fakirdir biz zenginiz" diyenlerin kavlini işitdik bu kavillerinin ve bi-gayr-i hakkın katl itdikleri enbiyânın hesâblarını soracağız ve "Ateş ’azâbını çekiniz, bu ’azâb a’mâlinizin karşılığı olacakdır. Zîrâ Allâh kullarına zulüm itmez" diyeceğiz.
Bu, dünyada iken kendi ellerinizle yapmış olduğunuzun karşılığıdır. Yoksa Allah kullarına zulmetmez.
"Bu, kendi yaptıklarınızın bir sonucudur." Kuşkusuz ALLAH kullara karşı zalim değildir.
bu sizin ellerinizin takdim ettiği ve Allahın zulümkâr olmaması yüzündendir o kullara
"Bu, kendi ellerinizin yapıp öne sürdüğünün karşılığıdır". Allah kullar(ın)a asla zulmetmez.
Bu (azap, dünyada iken) kendi ellerinizle (cüz’î irâdenizle) yapmış olduklarınızın (günahlarınızın) karşılığıdır. Ve hiç şüphesiz ki Allah, kullarına asla zulmetmez.
Bu (azap), ellerinizin önden sundukları (ve kötü amellerinizin sonuçları)dır. Allah, kesinlikle kullara zulmedici değildir.
Bu, ellerinizle yaptığınızın karşılığıdır. Yoksa Allah, kullarına, asla haksızlık edici değildir.
şol andan ötürüdür kim ilerü duttı ellerüñüz. daħı bayıķ Tañrı. degül žulm eyleyici ķullara.
Bu, ellerinizin öne sürdüğünün (yapdığınız günâhların) karşılığıdır. Şüphesiz ki Allah kullarına haksızlık edici değildir.
Bu (azab), ellerinizin işlediği (günahlar) yüzündendir; yoksa muhakkak ki Allah, kullar(ın)a zulümkâr değildir.(2)
İşte (hesap gününde onlara) bu kendi ellerinizle (kendi iradelerinizle) yapmış olduğunuzun karşılığıdır. Ve kuşkusuz Allah, (ödüllendirmede de cezalandırmada da) kullarına en ufak bir haksızlık yapacak değildir!
Bu azap, sizin kendi ellerinizle kazandıklarınızın karşılığı, Allah asla kullarına haksızlık yapmaz.
Bu azap işlediklerinizin karşılığıdır. Yoksa Allah kullarına karşı kıyıcı değildir.
Bu azap elinizin emeğindendir [³]. Yoksa Allah hiçbir zaman zulümkâr değildir.
Bu, sizin kendi ellerinizle takdim ettiklerinizin karşılığıdır. Hiç şüphesiz Allah kullarına hiçbir şekilde zulmedici değildir.
İşte bu, sizin ellerinizle işlediğiniz günahların karşılığıdır. Şüphesiz Allah kullara asla zulmetmez.
Bu sizin ellerinizle öne sürdüğünüzün karşılığıdır, zira Allah kullarına en ufak bir haksızlık yapmaz.
Bu, ellerinizle yapmış olduğunuzun karşılığıdır. Yoksa Allah kullara asla zulmedici değildir.
“İşte bu ceza, bizzat kendi ellerinizle işlediğiniz kötülüklerin karşılığıdır. Çünkü Allah, ödüllendirmede de, cezalandırmada da kullarına hiçbir şekilde haksızlık etmez!”
“Bu, ellerinizin önceden yapıp sunduğu şeyler sebebiyledir. Allah, zulmedici değildir Kullar’a!”.
Bu ceza, dünyada iken yaptıklarınızın karşılığıdır. Herhalde Allah, kullarına haksızlık edecek değildir.
"Bu ateş kendi ellerinizle yeryüzünde yaşarken işlediğiniz suçların karşılığıdır!" denilir. Rabbiniz hiçbir zaman insanlara zulmedici değildir. Rabbiniz her zaman insanları uyarmış, azaptan korunmaları için açıklamalarda bulunmuştur.
“İşte bu, ellerinizin öne sunduğu şeyler yüzündendir.” (denecektir). Elbette Allah kullara asla haksızlık edici değildir. [*]
(Ey kâfirler!) İşte bu azap sizin ellerinizle kazandığınız (günâhlar) sebebiyledir. Çünkü Allah, kesinlikle kullara zulmedici değildir.¹
ellerinizle işlediklerinizin karşılığı olarak; zira Allah, kullarına en ufak bir haksızlık yapmaz!”
Bu, kendi ellerinizle yaptıklarınızın karşılığıdır, zira Allah kullarına asla haksızlık yapacak değildir. 4/79, 28/47, 42/30
Bütün bunlar, dünyada ellerinizle, bizzat yapmış olduğunuz şeyler, kötülükler sebebiyledir. Allah kullarına zâlimce davranmaz.
Bu, kendi ellerinizle yaptıklarınızın karşılığıdır.[⁶⁹⁴] Unutmayın ki Allah’ın kullarına zulmetme ihtimali bulunmamaktadır!”[⁶⁹⁵]
Bu, sizin ellerinizin takdim ettiği şey sebebiyledir. Ve şüphe yok ki, Allah Teâlâ kullarına zulümkar değildir.
Bu (azap dünyadayken) yapmış olduğunuz (kötü) amellerin karşılığıdır, Allah kullarına asla haksızlık etmez.
Bu, sizin ellerinizin yapıp öne sürdürdüğünün karşılığıdır. Allâh, kullara asla zulmedici değildir.
Bu sizin ellerinizle hazırladığınızdır. Allah kullarına zulmedici değildir.
Ol işledügüñüz işler sebebi biledür, daḫı Tañrı Ta‘ālā ẓulm eyleyici degül‐dür ḳullarına.
İşte bu, sizin ellerinizle işlediğiniz günahların karşılığıdır. Çünkü Allah kullarına haksızlık edecek değildir. [2, 95]
Bu, sizin ellerinizin yapıp öne sürdürdüğünün karşılığıdır. Allah, kullara asla zulmedici değildir.
Size bu 'azâb kendi ellerinizle evvelce gönderdiğiniz şeyler sebebiyledir. (Sağ iken işlediğiniz işlerdendir) Allâh Te'âlâ kullarını zulüm idici değildir diriz.
Bu, yaptıklarınıza karşılıktır. Allah kullarına haksızlık etmez”.
"Bu sizin kendi ellerinizle işlediklerinizin karşılığıdır. Yoksa Allah kullara haksızlık edici değildir."
Bu sizin kendi elinizde hazırlamış olduğunuz şeydir; yoksa Allah asla kullarına haksızlık etmez.
Bu, kendi, ellerinizin üretip önden gönderdiği yüzündendir. Allah, kullara asla zulmedici değildir.
Bu, ellerinizin önden sunduklarıdır. Allah, gerçekten kullara zulmedici değildir.
Size bu azap, yaptığınız günahların karşılığıdır; ve Allah kullarına zulmedici değildir.
Bu kendi ellerinizle hak ettiğiniz bir sonuçtur. Hiç şüphesiz Allah kullarına zulmedici değildir.
“Bu, dünyada iken kendi ellerinizle yapmış olduğunuzun karşılığıdır. Yoksa Allah, kullarına zulmetmez.”