Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Onlar, Allah'ı ayaktayken, otururken ve yan üstü yatarken anarlar ve göklerle yeryüzünün yaratılışını düşünürler de Rabbimiz derler, bunları boş yere yaratmadın, noksan sıfatlardan arısın sen, koru bizi ateşin azabından.
Besim Atalay (1965)
Dururlarken, otururlarken, uzanırlarken hep Allahı anarlar, göklerin, yerin yaradılışın düşünürler de: «Ey Tanrımız! Bunları sen boş yere yaratmadın, sen kutsalsın, bizi ateş azabından saklayasın» demektedirler
Cemal Külünkoğlu
Onlar ki ayakta dururken, otururken ve yatarken Allah'ı anar, göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde inceden inceye düşünürler ve derler ki: “Ey Rabbimiz! Sen bunların hiçbirini anlamsız ve amaçsız yaratmadın. Sen yücelikte sınırsızsın! Bizi ateş azabından koru!”
Cemil Said (1924)
Ayakda iken oturur iken yatarken dâimâ Allâh’ı ve ’arzın yaradılmasını düşünenler "Yâ rabbi bunları bâtıl olarak halk itmedin ya, seni takdîs ideriz dirler, bizleri ateş ’azâbından kurtar"
Diyanet Vakfı
Onlar, ayakta dururken, otururken, yanları üzerine yatarken (her vakit) Allah'ı anarlar, göklerin ve yerin yaratılışı hakkında derin derin düşünürler (ve şöyle derler:) Rabbimiz! Sen bunu boşuna yaratmadın. Seni tesbih ederiz. Bizi cehennem azabından koru!
Edip Yüksel
Onlar ki ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken ALLAH'ı anarlar. Göklerin ve yerin yapısı ve yaratılışı hakkında düşünürler: "Rabbimiz, sen bunları boş yere yaratmadın, sen yücesin, bizi ateş azabından koru.
Elmalılı Hamdi Yazır
onlar ki gerek kıyâm-u kuudde ve gerek yanları üzerinde hep Allahı zikrederler ve Göklerin, Yerin yaradılışında fikr ederler: ya Rabbena, derler: bunu sen boşuna yaratmadın sübhansın, o halde bizleri o ateş azabından kour
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
Onlar ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah'ı anarlar; göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünürler. Ve "Rabbimiz! Sen bunu boş yere yaratmadın, Sen yücesin, bizi ateşin azabından koru." derler.
Emrah Demiryent
(İşte) Onlar (mü’minler), ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken (hep) Allah’ı zikrederler, göklerin ve yerin yaratılışı hakkında tefekkür ederler (ve derler ki): “Rabbimiz! Sen bunu boşuna yaratmadın. Seni her türlü noksan sıfattan tenzih ederiz, bizi (cehennem) ateş (inin) azabından koru!
Abdullah-Ahmet Akgül
(Aklı ve basireti olanlar ki) Onlar ayakta iken, otururken ve yanları üzere yatarken (devamlı) Allah’ı hatırlar (O’nu zikreder ve O’na yalvarırlar), göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde (dikkat ve ibretle) düşünür (eşyanın hikmet ve hakikatini anlamak üzere ilmi ve fikri araştırma yaparlar) ve "Rabbimiz, Sen (bütün) bunları hâşâ (gayesiz ve hikmetsiz) boş yere ve bâtıl sebeplerle yaratmadın (ve asla başıboş bırakmadın), Sen (böyle yersiz ve yararsız iş yapmaktan) Yücesin. Bizi ateşin azabından koru" (diye yalvarırlar).
Erhan Aktaş
Onlar; ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarlarken, Allah'ı anarlar.¹ Göklerin ve yerin yaradılışı hakkında düşünürler: “Rabb'imiz! Sen, bunu boşuna yaratmadın, Seni her türlü noksanlıktan tenzih ederiz. Bizi ateşin azabından koru.”
Eski Anadolu Türkçesi
anlar kim añarlar Tañrı’yı, örü ŧururken daħı otururken, daħı yanları üzere- y-iken; daħı endįşe eylerler gökler yaratmaġında daħı yirüñ. “iy çalabumuz ya'nį eydürler yaratmaduñ uşbunı fayıdasuz. arulıġuñ senüñ pes śaķla bizi od 'aźābından.”
Hasan Basri Çantay
Onlar (o salim akıl saahibleri öyle insanlardır ki) ayakda iken, otururken, yanları üstünde (yatar) iken (hep) Allahı hatırlayıp anarlar ve göklerin, yerin yaradılışı hakkında inceden inceye düşünürler. (İmâl-i fikr edenler ve şöyle derler:) «Ey Rabbimiz. Sen bunları boşuna yaratmadın. Sen (bundan) pâk ve münezzehsin. Bizi ateşin azabından koru».
Hayrat Neşriyat
Onlar ki, ayakta dururken, otururken ve yanları üzerine (yatar) iken Allah'ı zikrederler ve gökler ile yerin yaratılışı hakkında (derin derin) düşünürler. (Ve şöyle duâ ederler:) “Rabbimiz! (Sen) bunları boş yere yaratmadın; sen (bundan) münezzehsin, artık bizi ateşin azâbından muhâfaza eyle!”(2)
İhsan Aktaş
Onlar ki ayakta iken, otururken, yan yatarken (her vakit) Allah’ı anarlar; göklerin ve yerkürenin (evrenin) yaratılışı konusunda (araştırma yapıp inceden inceye) düşünürler (ve derler ki:) “Ey Rabbimiz! Sen bunların hiç birini anlamsız ve amaçsız yaratmadın. Seni (eksiklikten ve boş şeyler yapmaktan) tenzih ederiz. Bizi (ahirette) ateş azabından koru!*
İlyas Yorulmaz
O akıl sahipleri, ayakta iken, otururken ve yanları üzerine uzanmış yatarken Allah’ı anarlar. Göklerin ve yerin yaratılışı hakkında tefekkür ederek “Rabbimiz! Sen bunları boşa yaratmadın, sen her şeylerden yücesin, bizi ateşin azabından koru” derler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
O kimseler ki ayakta iken, otururken, yan yatarken Allah’ı anarlar, yerlerin, göklerin yaratılması üzerinde derin derin düşünürler de derler: " Ey çalabımız! Sen bunları boşuna yaratmadın. Seni ulularız. Sen bizi ateşin azabından koru.
İsmail Hakkı İzmirli
Onlar ki ayakta iken, otururken, yatarken [³] Allah/ı anarlar; Göklerin ve yerin yaratılmasını düşünürler de derler: «Ey Rabbimiz! Bunu boş yere yaratmadın. Sen tamamiyle münezzehsin [⁴]. Artık bizi ateş azabından koru»
İsmail Yakıt
Onlar, ayakta iken, otururken ve yanları üzere yatarken Allah’ı anarlar ve göklerin ve yerin yaratılışı üzerine düşünürler (ve şöyle yakarırlar): “Rabbimiz Sen bunu boş yere yaratmadın. Sen’i tenzih ederiz. Bizi ateşin azabından koru.”
Kadri Çelik
Onlar ayakta iken, otururken ve yan yatarken Allah'ı anarlar; göklerin ve yerin yaratılışını düşünürler de, “Rabbimiz! Sen bunu boşuna yaratmadın, sen münezzehsin. Bizi ateşin azabından koru” derler.
Abdullah Parlıyan
Onlar ki; ayakta, oturarak ve yanları üzerinde iken hep Allah'ı hatırlayıp anarlar. Göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde inceden inceye düşünürler ve şöyle derler: “Ey Rabbimiz! Sen bunların hiçbirini anlamsız ve amaçsız yaratmadın. Sen yücelikte sınırsızsın, bizi ateş azabından koru.”
Kuran Yolu
Onlar ayakta dururken, otururken, yatarken hep Allah’ı anarlar; göklerin ve yerin yaratılışını düşünürler (ve şöyle derler:) “Rabbimiz! Sen bunu boş yere yaratmadın, seni tenzih ve takdis ederiz. Bizi cehennem azabından koru!
Mahmut Kısa
O sağduyu sahipleri ki, ayaktayken, otururken ve hattâ dinlenmek için uzanıp yatarken, sürekli olarak Allah’ı anarlar; göklerin ve yerin akıllara durgunluk veren o muhteşem yaratılışındaki hikmet ve anlamı üzerinde derinden derine düşünür ve Allah’a şöyle niyaz ederler: “Ey Rabb’imiz! Sen bütün bunları hikmet ve amaçtan yoksun olarak yaratmış olamazsın. Çünkü Sen, abesle iştigal etmekten uzaksın, yüceler yücesisin! Hikmet ve adâletinin gereği olarak, cennet de haktır, cehennem de haktır; o hâlde, bizi cehennem azâbından koru yâ Rab!”
Mahmut Özdemir
Onlar ki ayakta iken, otururken, yan üzeri yatarken Allah’ı anarlar. Yer’in ve Gökler’in yaratılışı hakkında düşünürler: “Rabbimiz! Bunu boşuna yaratmadın. Sen sübhansın; bizi Ateş’in azabından koru!”.
Mehmet Çakır
Çalışırken, otururken, dengilip yatarken Allah adını dilinden düşürmeyen bilginler, göklerin ve yerin nasıl yaratıldığını düşünürken şöyle mırıldanırlar: " Ya Rab! Bütün bunları boşuna yaratmadın. Sen muhteşemsin. N'olur ateşe atma bizi.
Mehmet Çoban
Onlar ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah’ı anarlar. Göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünerek: "Rabbimiz! Bunu boş yere yaratmadın! Seni eksikliklerden uzak tutarız! Bizi ateş azabından koru!"
Mehmet Okuyan
Onlar, ayakta dururken, otururken, yanları üzerineyken (her zaman) Allah’ı hatırlar; göklerin ve yerin yaratılışı hakkında düşünür (ve şöyle derler:) “Rabbimiz! Sen bunu [batıl] olarak (boş yere) yaratmadın. [*] Sen yücesin. [*] Bizi cehennem azabından koru!
Mehmet Türk
O (akıl sahipleri) ayaktayken, otururken ve uzanmışken (her hallerinde) Allah’ı dillerinden düşürmezler,¹ göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde inceden inceye düşünürler.² Ve: “Ey Rabbimiz! Sen, bütün bunları boşuna yaratmadın. Biz Seni bütün eksikliklerden uzak tutarız, bizi Cehennem azabından koru.” (derler.)
Muhammed Esed
Onlar ki ayakta dururken, otururken ve uyumak için uzandıklarında ¹⁴⁶ Allah’ı anar, [ve] göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde inceden inceye düşünürler: “Ey Rabbimiz! Sen bunları[n hiç birini] anlamsız ve amaçsız ¹⁴⁷ yaratmadın. Sen yücelikte sınırsızsın! Bizi ateşin azabından koru!”
Mustafa Çavdar
Onlar ki, ayakta, otururken ve yanları üzere yatmış durumdayken Allah’ı anarlar, göklerin ve yerin yaratılışı hakkında derin derin düşünerek şöyle dua ederler: “Rabbimiz, bunların hiçbirini anlamsız ve amaçsız yaratmadın. Sen yüceler yücesisin. Bizi ateşin azabından koru!” 2/186, 10/12
Ahmet Tekin
Akıl ve vicdan sahipleri, kıyamda, namaz kılarken, yürürken, meclislerde otururken, yanları üzerinde yataklarında yatarken, Allah'ı zikredenler, ibadet edenler, Allah'ın, dinini, şeriatını anlatanlardır, göklerin ve yerin yaratılması konusunda düşünenler, inceleme yapanlardır. “Ey Rabbimiz, sen bunu boşuna yaratmadın. Seni tesbih ve tenzih ederiz. Bizi Cehennem azabından koru” diyenlerdir.
Mustafa İslamoğlu
Onlar ki; ayaktayken, otururken ve yatar haldeyken[⁷⁰⁶] Allah’ı anar, göklerin ve yerin yaratılışı üzerine tefekkür ederler: “Rabbimiz! Bütün bunları anlamsız ve amaçsız yaratmadın![⁷⁰⁷] Yücelikte eşsizsin! Bizi ateşin azabından koru!”
Ömer Nasuhi Bilmen
Onlar ki, ayakta iken de ve yanları üzerine yatarlarken de Allah Teâlâ'yı zikrederler ve göklerin ve yerin yaradılışı hakkında tefekkürde bulunurlar. İşte onlar şöylece tesbih ve niyazda bulunur dururlar: «Rabbimiz! Sen bunları boşuna yaratmadın, Sen münezzehsin, artık bizleri ateş azabından koru...»
Orhan Kuntman
Onlar ki, ayakta dururken, otururken, yan üstü yatarlarken (her vakit) Allah'ı anarlar, göklerin ve yerin yaratılışını düşünürler ve "Ey Rabbimiz, sen bunları elbet boşuna yaratmadın, noksan sıfatlardan münezzehsin Sen, Cehennem azabından koru bizi Yarabbi!
Osman Fırat
Onlar ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah’ı anarlar. Göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünürler. "Rabbimiz! Bunu boş yere yaratmadın, seni eksikliklerden uzak tutarız. Bizi ateş azabından koru" derler.
Şaban Piriş
O akıl sahipleri, ayakta da, otururken de, yanları üzere yatarken de Allah'ı düşünürler/anarlar, göklerin ve yerin yaratılışını düşünerek şöyle dua ederler:-Rabbimiz, bunları boşuna yaratmadın. Seni (eksiklikten ve boş şeyler yapmaktan) tenzih ederiz. Bizi ateşin azabından koru!
Satıraltı Meal (1534)
Ol kişiler kim ẕikr iderler Tañrı Ta‘ālā[yı] ayaḳ üstine dururken ve oturur‐ken ve yanları üstine yatarken. Daḫı fikr iderler yaradılmaġında gök‐lerüñ ve yirlerüñ. Eydürler: İy bizi yaradan Allāh, yaratmaduñ sen bunı bāṭılüstine, münezzehsin barça ‘ayblardan, ḳurtar bizi cehennem odınuñ‘aẕābından.
Suat Yıldırım
Onlar ki Allah'ı gâh ayakta divan durarak, gâh oturarak, gâh yanları üzere zikreder, göklerin ve yerin yaratılışı hakkında düşünürler ve derler ki: “Ey Yüce Rabbimiz! Sen bunları gayesiz, boşuna yaratmadın. Seni bu gibi noksanlardan tenzih ederiz. Sen bizi o ateş azabından koru! ” [4, 103; 38, 27] {KM, Tesniye 6, 7; 11, 19}
Süleyman Ateş
Onlar ayakta, oturarak ve yanları üzerine yatarken Allah'ı anarlar, göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünürler: "Rabbimiz (derler), bunu boş yere yaratmadın, sen yücesin, bizi ateş azabından koru!"
Süleyman Tevfik (1927)
Öyle 'akl-ı kâmil sâhibleri ki Allâh Te'âlâ'yı ayakda, otırdukları ve yatdıkları halde (her zamân) zikr iderler ve göklerin ve yerin yaradılmasında tefekkür idüb düşünerek: "Yâ Rabbî! Bütün bunları 'abes ve beyhûde halk itmedin, sen lüzûmsuz ve bâtıl bir şey yaratmakdan münezzehsin, bizi cehennem 'azâbından sakla" dirler.
Süleymaniye Vakfı
Onlar; ayakta, otururken ve yanları üstünde iken[*] Allah’ı zikreder (anlayarak Kur’an okur) göklerin ve yerin yaratılışını düşünürler. Derler ki "Rabbimiz (Sahibimiz)! Sen bunu boşuna yaratmadın, sana içten boyun eğeriz, bizi o ateşin azabından koru!"
Ahmet Varol
Onlar ayakta, otururken, yanları üstüne yatarken Allah'ı anar ve göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünürler. "Ey Rabbimiz! Sen bunları boşuna yaratmadın. Sen çok yücesin. Bizi ateşin azabından koru!"
Ümit Şimşek
Onlar ayaktayken de, otururken de, yatarken de Allah'ı anarlar ve göklerin ve yerin yaratılışını tefekkür ederler: “Bunları boşuna yaratmadın, ey Rabbimiz! Seni bütün noksanlardan uzak tutarız. Sen de bizi ateş azabından koru.
Yaşar Nuri Öztürk
Onlar o kişilerdir ki, ayakta, otururken, yan yatarken hep Allah'ı zikrederler; göklerin ve yerin yaratılışı hakkında derin derin düşünürler: "Ey Rabbimiz! Sen bunu boşuna yaratmadın. Şanın yücedir senin! Ateş azabından koru bizi!"
Ali Bulaç
Onlar, ayakta iken, otururken, yan yatarken Allah'ı zikrederler ve göklerin ve yerin yaratılışı konusunda düşünürler. (Ve derler ki:) 'Rabbimiz, sen bunu boşuna yaratmadın. Sen pek yücesin, bizi ateşin azabından koru.'
Ali Fikri Yavuz
Sağ duyulular o kimselerdir ki, ayakta iken, otururken ve yatarken (dâima) Allah'ı anarlar; göklerin ve yerin yaratılışı hakkında Allah'ın varlığını isbat için iyice düşünürler ve şöyle derler: “-Ey Rabbimiz, sen bunları boşuna yaratmadın. Sen batıl şey yaratmaktan münezzehsin (berîsin). Artık bizi cehennem ateşinden koru.
Bahaeddin Sağlam
Öyle öz sahipleri ki; ayakta, oturarak ve yatarak Allah’ı anarlar, göklerin ve yerin yaratılmasında tefekkür ederler. “Ey Rabbimiz! Sen bu kâinatı boşuna yaratmış değilsin. Seni böyle bir kusurdan tenzih ederiz. Sen bizi Cehennem azabından koru!”
Bayraktar Bayraklı
Aklı selim sahipleri ayakta dururken, otururken, yanları üzerine yatarken Allah'ı anarlar, göklerin ve yerin yaratılışı hakkında derin derin düşünürler ve şöyle derler: “Ey Rabbimiz! Sen bunu, boşuna yaratmadın; seni noksan sıfatlardan uzak tutarız. Bizi cehennem azabından koru!”