Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Kitap ehlinin bir bölüğü, yolunuzu sapıtmak ister. Halbuki sizi değil, ancak kendilerini yoldan çıkarırlar, kendileri sapıklığa düşerler de farkında değillerdir.
Besim Atalay (1965)
Kitaplı olanların birtakımları, sizi yoldan azdırmayı özlerler, onlarsa yalnız kendilerin yoldan azdırır, anlamazlar da
Cemal Külünkoğlu
Kitap ehlinden bir grup sizi saptırmak (ve kendi dinlerine çevirmek) isterler. Oysa onlar ancak kendilerini saptırırlar da farkına varamazlar.
Cemil Said (1924)
Ehl-i kitâbdan ba’zı tâife sizi dalâlete sevk itmek istiyorlar halbuki yalnız nefislerini dalâlete sevk idiyorlar, fakat anlamıyorlar.
Diyanet Vakfı
Ehl-i kitaptan bir kısmı istediler ki, ne yapıp edip sizi saptırabilsinler. Oysa onlar sadece kendilerini saptırırlar da farkına bile varmazlar.
Edip Yüksel
Kitap halkından bir grup sizi saptırmak ister. Onlar sadece kendilerini saptırıyor. Farkında bile değiller.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ehli kitabdan bir taife arzu etti ki sizi şaşırtsalar, halbuki sırf kendilerini şaşırtıyorlar da farkına varmıyorlar
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
Kitap ehlinden bir grup sizi saptırmak istediler, halbuki sırf kendilerini saptırıyorlar da farkına varmıyorlar.
Emrah Demiryent
Ehl-i kitaptan bir grup sizi saptırmak (ve kendi bozuk inançlarına) çevirmek istediler. Oysaki onlar ancak kendilerini saptırıyorlar da farkında değiller.
Abdullah-Ahmet Akgül
Kitap Ehlinden bir grup, sizi şaşırtıp saptırmayı arzu edecek (çeşitli girişimler deneyecekler)dir, fakat onlar ancak kendi nefislerini şaşırtıp-saptırırlar da bunun şuurunda (ve farkında) değillerdir.
Erhan Aktaş
Ehli Kitap'tan bazı kimseler, sizi yolunuzdan saptırmak ister. Onlar, ancak kendilerini saptırıyorlar. Fakat bunu idrak edemiyorlar.
Eski Anadolu Türkçesi
sevdi bir bölük kitāb ehli’nden kim azduralar sizi. daħı azdurmazlar illā gendüzilerini; daħı bilmezler.
Hasan Basri Çantay
Kitablılardan bir zümre arzu etdi ki sizi bir şaşırtsalar. Halbuki onlar kendilerinden başkasını şaşırtıb sapıtamazlar da farkına bile varmazlar.
Hayrat Neşriyat
Ehl-i kitabdan bir tâife arzu ettiler ki, keşke sizi dalâlete düşürseler! Hâlbuki sâdece kendilerini dalâlete düşürürler de farkına varmazlar.(2)
İhsan Aktaş
(Ey iman edenler!) Ehl-i kitaptan bir kısmı istediler ki, ne yapıp edip sizi (doğru yoldan) saptırabilsinler. Oysa onlar (sapıklığı tercih ettikleri için) sadece kendilerini saptırırlar da farkına bile varmazlar.
İlyas Yorulmaz
Kitap ehlinden bir bölümü isterler ki sizi dininizden saptırsınlar. Onlar ancak kendi kendilerini saptırırlar, fakat bunu bilmezler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Kitaplılardan bir takımı istediler ki sizi yoldan çıkarsınlar. Oysaki onlar kendilerinden başkalarını yoldan çıkaramazlar. Yine de bunu bilmezler.
İsmail Hakkı İzmirli
Ehl-i Kitaptan bir güruh sizi yoldan çıkarmak isterler. Onlar farkına varmaksızın yalnız kendilerini yoldan çıkarırlar.
İsmail Yakıt
Kitap ehlinden bir grup sizi doğru yoldan saptırmayı gönülden arzulamaktadır [veddet]. Oysa onlar ancak kendilerini saptırırlar ama farkında değildirler.
Kadri Çelik
Kitab ehlinden bir takımı sizi saptırmak isterler; oysa sadece kendilerini saptırırlar da farkında değillerdir.
Abdullah Parlıyan
Bize de kitap verildi diyenlerden bazıları, sizi saptırmak isterler. Ama onlar kendilerinden başkasını saptıramazlar, üstelik bunun farkında da değiller.
Kuran Yolu
Ehl-i kitap’tan bir kısmı istediler ki sizi saptırsınlar. Oysa onlar ancak kendilerini saptırıyorlar da farkına varmıyorlar.
Mahmut Kısa
Kitap Ehli’nden bazıları, Kur’an’ı ve son Elçiyi inkâr etmekle kalmaz, gerek kendi sapık inançlarına çağırarak, gerekse kalplere şüphe tohumları ekerek sizi hak dinden saptırmak isterler. Oysa ancak kendilerini saptırırlar da, farkında değiller.
Mahmut Özdemir
Kitap ehlinden bir takımı arzu etti ki sizi saptırsınlar! Sadece kendilerini saptırıyorlar; farkında olmuyorlar.
Mehmet Çakır
Resulüm! Ehlikitaptan bazıları sizi yanıltmaya pek hevesliler. Farkında değiller ama, asıl yanılan kendileri.
Mehmet Çoban
Kitap verilenlerden bir kısmı isterler ki ne yapıp ne edip sizi saptırsınlar. Oysa onlar sadece kendilerini saptırıyorlar, farkında değiller.
Mehmet Okuyan
Kitap ehlinden bir kısmı, sizi saptırmak istemişlerdi. (Oysa) onlar sadece kendilerini saptırırlar [*] ve farkına (bile) varmazlar.
Mehmet Türk
Kitap ehlinden bir takım kimseler, sizi yoldan çıkarmayı arzu ettiler. Oysa onlar, farkına varmadan, sadece kendilerini yoldan çıkarırlar.¹
Muhammed Esed
Geçmiş vahyin izleyicilerinden bazıları sizi saptırmak isterler: Ama onlar kendilerinden başkasını saptıramazlar; üstelik bunu fark etmezler de.
Mustafa Çavdar
Kitap ehlinden bir kısmı sizi saptırmak isterler, fakat yalnızca kendilerini saptırırlar da bunun farkına bile varmazlar. 2/9-135, 4/44
Ahmet Tekin
Ehl-i kitaptan bir kısmı ne yapıp edip sizin, hak yoldan uzaklaşıp, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercihinizin önünü açmak istediler. Kendilerinden, birbirlerinden başkasının, hak yoldan uzaklaşıp dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercihlerinin önünü açamadılar. Bunun bile farkında değiller.
Mustafa İslamoğlu
Ehl-i Kitap’tan bir gurup sizi saptırmak isterler;[⁶¹¹] fakat onlar kendilerinden başkasını saptırmış olmazlar, üstelik bunun şuuruna da varmazlar.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ehl-i kitaptan bir tâife, arzu etmiştir ki, sizleri idlâl etsinler. Halbuki, onlar kendi nefislerinden başkasını idlâl edemezler. Ve farkına varamazlar.
Orhan Kuntman
Kitap ehlinden bir güruh (ne yapıp edip) sizi şaşırtmak (doğru yoldan saptırmak) istediler; oysa onlar ancak kendilerini şaşırtırlar da farkına varamazlar! (çünkü müminler onların sözlerine kanmazlar)
Osman Fırat
Kitap ehlinden bir grup sizi saptırabilmeyi çok arzu etti. Oysa sadece kendilerini saptırıyorlar, fakat şuurunda değiller
Şaban Piriş
Kitap ehlinden bir kısmı sizi yoldan çıkarmak isterler, fakat yalnızca kendilerini yoldan çıkarırlar da bunun farkına varmazlar.
Satıraltı Meal (1534)
Tañrıdan isterler bir ṭāyife Yehūdilerden Naṣrānilerden ki sizi azduralar.Daḫı azdurmazlar illā kendülerini. Līkin bilmezler.
Suat Yıldırım
Ehl-i kitaptan bir kısmı, sizi inancınızdan saptırmak istedi. Halbuki onlar sadece kendilerini saptırırlar da bunun farkına bile varmazlar.
Süleyman Ateş
Kitap ehlinden bir grup istedi ki sizi saptırsınlar. Oysa sadece kendilerini saptırıyorlar; fakat farkında değiller.
Süleyman Tevfik (1927)
Ehl-i Kitâb'dan bir tâife sizi dîninizden ızlâl idebilmeği istediler. Halbuki onlar ancak kendi nefislerini ızlâl itdiler (bunun günâh ve vebâlini üzerlerine aldılar) Onlar (onun böyle oldığını) bilmez ve anlamazlar [¹]
Süleymaniye Vakfı
Ehl-i Kitabın bir kesimi[*] "Ah sizi bir saptırabilsek!" diye fırsat kollarlar. Onlar sadece kendilerini saptırırlar, ama fark edemezler.
Ahmet Varol
Kitap ehlinden bir topluluk sizi saptırmayı arzuladı. Oysa onlar sadece kendilerini saptırıyorlar da bunun farkında değiller.
Ümit Şimşek
Kitap Ehlinden bir topluluk sizi saptırmak istedi. Oysa onlar kendilerini saptırıyorlar da farkına bile varmıyorlar.
Yaşar Nuri Öztürk
Kitap ehlinden bir zümre, sizi bir saptırabilseler diye arzu ettiler. Oysaki onlar, kendilerinden başkasını saptırmazlar. Ama bunu fark etmiyorlar.
Ali Bulaç
Kitap Ehlinden bir grup, sizi şaşırtıp saptırmayı arzuladı; fakat onlar ancak kendi nefislerini şaşırtıp-saptırırlar da şuuruna varmazlar.
Ali Fikri Yavuz
Yahudi'lerden bir topluluk, sizi şaşırtıp dinlerine çevirmek istediler. Halbuki onlar, kendilerinden başkasını şaşırtıp saptıramazlar. Bunun farkında bile değillerdir.
Bahaeddin Sağlam
Ehl-i kitaptan bir grup istediler ki, sizi saptırsınlar. Gerçekte onlar kendilerinden başka kimseyi saptırmıyorlar. Fakat farkında değiller.
Bayraktar Bayraklı
Kitap ehlinin bir kısmı sizi saptırmak istedi; oysa onlar ancak kendilerini saptırırlar da bunun farkına varamazlar.