Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Kitap ehlinin bir bölüğü de dedi ki: İman edenlere indirilene gündüzün inanın, akşam üstü inanmayın, kafir olun, belki iman edenler de inançlarından dönerler.
Besim Atalay (1965)
Kitaplı olanlardan birtakımı diyor ki: «inanmış olanlara inmiş bulunan şeye, sabahleyin inanın, akşamleyin tanımayın, olur onlar da döner
Cemal Külünkoğlu
Kitap ehlinden bir grup (kendilerinden olan diğerlerine) dediler ki: “İman edenlere indirilen Kur'an'a günün evvelinde inanın, günün sonunda ise (bir bahane uydurarak) inkâr edin. Belki (şüpheye düşerler de) onlar da (dinlerinden) dönerler.”
Cemil Said (1924)
Ehl-i kitâbdan bir tâife didi ki: "Sabahleyin mü’minlere nâzil olan kitâba îmân idiniz ve akşam ânların i’tikâdını terk idiniz bu vechile ânlar da dinlerini terk iderler.
Diyanet Vakfı
Ehl-i kitaptan bir gurup şöyle dedi: «Müminlere indirilmiş olana sabahleyin (görünüşte) inanıp akşamleyin inkâr edin. Belki onlar (böylece dinlerinden) dönerler.
Edip Yüksel
Kitap halkından bir grup dedi ki: "İnananlara indirilmiş olana gündüzün başında inanın ve sonunda inkar edin. Böylece belki dinlerinden dönerler."
Elmalılı Hamdi Yazır
Ehli kitabdan bir taife de şöyle dedi: «Varın o mü'minlere indirilene güpe gündüz iyman edin, Âhırinde de dönüb küfredin belki onlar da dönerler
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
Kitap ehlinden bir grup: "Müminlere indirilene günün başlangıcında inanın, sonunda da inkâr edin, belki onlar da dönerler." dedi.
Emrah Demiryent
Ehl-i kitaptan bir grup, (diğerlerine) şöyle dedi: “Müslümanların inandıkları (Kur’ân’a) gündüzün başında (görünüşte) inanın, günün sonunda (bir bahane ile) inkâr edin. Olur ki (şüpheye düşerler de) onlar da dönerler.”
Abdullah-Ahmet Akgül
Kitap Ehlinden (sapkın ve münafık) bir grup (birbirlerine): "İnananlara (Müslümanlara) indirilmiş olana, (Kur’an’a ve kurallarına) gündüzün önünde (başında) inanmış (gibi yapıverin), sonunda (akşama ise) inkâr edin; belki (bu hareketlerinizle onlar da şüpheye düşer ve) dönerler" demişlerdir.
Erhan Aktaş
Ehli Kitap'tan bir grup dedi ki: “İnananlara indirilene günün başında iman edin, günün sonunda da inkâr edin. Belki dinlerinden dönerler.”
Eski Anadolu Türkçesi
daħı eyitti bir bölük kitāb ehlinden: “imān getürüñ aña kim indürinildi anlaruñ üzere kim įmān getürdiler gündüzüñ ilkinde daħı kāfir oluñ śoñında ola kim anlar ya'nį müsülmānlar döneler.”
Hasan Basri Çantay
Kitablılardan bir güruh (şöyle) dedi: «Kendilerine indirilen (Kur'ân-ı kerîm) e îman edenlere gündüzün evvelinde inanın, âhirinde küfr (-ü inkâr) edin. Olur ki (mü'minler dînlerinden) dönerler»!.
Hayrat Neşriyat
Ehl-i kitabdan bir tâife de şöyle dedi: “Îmân edenlere indirilmiş olan (Kur'ân')a günün evvelinde (sabahleyin yalandan) îmân edin, sonunda (akşam üstü) de inkâr edin; umulur ki (dinlerinden) dönerler.”(1)
İhsan Aktaş
Kitap Ehlinden bir grup da (ayak takımlarına) dediler ki: İman etmiş olanlara indirilmiş olan (kitab)a sabah iman edip akşam (vakti) onu inkâr edin ki, onlar da (şüpheye düşüp önceki inançlarına) dönsünler. *
İlyas Yorulmaz
Kitap ehlinden bir gurup dedi ki “İman edenlere indirilen (kitab)a gündüzleri iman edin, günün sonunda da inkâr edin ki, belki onlar (dinlerinden) dönerler.”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Kitap’lılardan bir takımı şöyle dedi: «Onlara bildirilen Kitap’a gün doğunca inanın, gün batınca da onu tanımayın ki böylelikle onlar dinlerinden dönsünler.»
İsmail Hakkı İzmirli
72, 73. Ehl-i Kitaptan bir güruh diğerlerine demişlerdi: «İman edenlere inzâl olunan Kur/an/a sabahleyin inanın, akşam üzeri onu tanımayın. Olabilir ki onlar dinlerinden dönerler kendi dininize tâbi olan kimseden başkasına inanmayın» onlara de ki «yol Allah yoludur» [¹]. «Size verilen şeylerin [²] başka birine de verildiğine, yahut onların size karşı Rabbileri nezdinde hüccet getireceklerine inanmayın» [³] Onlara de ki «nimet ve inayet Allah/ın elindedir. Allah onu dilediğine verir. Allah vâsi/dir, hakkiyle âlimdir.
İsmail Yakıt
Kitap ehlinden bir grup (birbirlerine), “İnananlara indirilmiş olana günün başında inanın, o günün sonunda da inkâr edin; ola ki onlar da (size bakarak) geri dönerler.”²⁰
Kadri Çelik
Kitab ehlinden bir takımı şöyle dedi: “İman edenlere indirilene günün başında iman edin, sonunda ise inkâr edin; umulur ki onlar (şekke düşüp gerisin geriye) dönerler.”
Abdullah Parlıyan
Bize de kitap verildi diyenlerden bazısı birbirlerine şöyle der: “Muhammed'e indirilene inananlara günün başında inandığınızı söyleyin, daha sonra geleni inkâr edin ki, belki o mü'minler dinlerinden dönerler.”
Kuran Yolu
Ehl-i kitap’tan bir grup şöyle dedi: “Gün başlarken müminlere indirilmiş olana iman edip günün sonunda inkâr edin. Belki onlar da dinlerinden dönerler.
Mahmut Kısa
Kitap Ehli’nden bazıları, halkın İslâma yönelişlerini engellemek için sinsice bir plân hazırlayarak kendi aralarında dediler ki: “Müslümanlara indirilen Kur’an ayetlerine —sırf onları kandırmak için— sabahleyin iman edin; akşam olunca da “Görüyorsunuz ya, aslında size ve Peygamberinize karşı hiçbir önyargımız yok. Ne var ki, dininizi iyice araştırıp öğrendikçe, Muhammed’in Tevrat’ta bize müjdelenen son Peygamber olmadığını anladık, en güvenilir âlimlerimize de danıştık, meğer sizin inancınız doğru değilmiş!” diyerek onu inkâr edin, belki böylece şüpheye kapılıp dinlerinden dönerler.”
Mahmut Özdemir
Kitap ehlinden bir takımı dedi ki: -“İman edenlere indirilmiş olana Gündüz yüzü inanın; sonunda inkâr edin! Umulur ki geri dönerler”.
Mehmet Çakır
Yahudilerden bazıları şöyle diyorlar: " Müslümanlara indirilen Kurana, öğleye doğru inanın; akşama doğru inkar edin, belki de bu sayede geri adım atabilirler.
Mehmet Çoban
Kitap ehlinden bazıları: "Müminlere gönderilene günün başlangıcında inanın gün sonunda inkâr edin! Belki onlar size bakarak dönerler." dedi. Bu durum Müminlerin moralini bozmak için kitap ehlinin kurdukları tuzaktır. Sakın bu tuzağa düşmeyin!
Mehmet Okuyan
Kitap ehlinden bir grup şöyle demişti: “Müminlere indirilmiş olana gündüzün önünde (sabah) inanıp, sonunda (akşam) inkâr edin! (Böylece) belki onlar (dinlerinden) dönerler.
Mehmet Türk
72,73. Kitap ehlinden bir takım kimseler de: “Mü’minlere indirilenlere, îmanlarından dönmeleri için günün başlangıcında inanın, sonunda da onu inkâr edin. Ancak kendi dininize uyan kimselere (gerçekten) inanın.” dediler. (Ey Muhammed!) Sen onlara: “Doğru yolun ta kendisi, Allah’ın gösterdiği yoldur.” de. (Bir de onlar, birbirlerine): “Size verilenin bir benzerinin başka bir kimseye de verildiğine yahut bunların Rabbinizin huzurunda sizin aleyhinize delil getireceklerine de.” (inanmayın dediler).¹ Sen de onlara: “Lütuf tamamen Allah’ın elindedir ve onu dilediğine verir. Çünkü Allah, geniş (nîmet sahibi)dir, (her şeyi) hakkıyla bilendir.” de.
Muhammed Esed
Geçmiş vahyin izleyicilerinden bazısı [birbirlerine] şöyle der: “[Muhammed’e] inananlara günün başında vahyedilene inandığınızı söyleyin, daha sonra geleni ise inkar edin ⁵⁴ ki [inançlarından] belki geri dönerler;
Mustafa Çavdar
Kitap ehlinden bir kısmı derler ki; “İman edenlere indirilen Kuran’a günün başında inanın; sonunda inkâr edin, belki onlar da dönerler.” 2/14, 3/119
Ahmet Tekin
Ehl-i kitaptan bir grup: “İman edenlere indirilene, Kur'ân'a, günün başlangıcında sözde iman edin, günün sonunda da inkâr edin. Belki onlar da dinlerinden dönerler.” dediler.
Mustafa İslamoğlu
Kitap ehlinden bir gurup dedi ki: “İman edenlere indirilen vahye günün başında inandığınızı söyleyin, o günün sonunda[⁶¹²] inkâr edin;[⁶¹³] bu sayede belki (imanlarından) dönerler;
Ömer Nasuhi Bilmen
Ehl-i kitaptan bir gürûh dedi ki: «Mü'minlere indirilmiş olana sabahleyin imân ediniz, akşamleyin de onu inkâr eyleyiniz. Olabilir ki dönüverirler.»
Orhan Kuntman
Kitap ehlinden bir gurup (elebaşları, müslümanları şaşırtmak için, dindaşlarına) 'Müminlere indirilmiş olana (Kur ana) sabahleyin iman ediniz, (öyle görününüz) akşamleyin ise onu inkar ediniz, olabilir ki dinlerinden dönerler" dediler.
Osman Fırat
Kitap ehlinden bir grup dedi ki: "İman edenlere indirilmiş olana, günün önünde inanın, sonunda inkâr edin; belki böylece dönerler
Şaban Piriş
72,73. -Kitap ehlinden bir kısmı:-İman edenlere indirilene günün başında inanın, sonunda inkar edin, belki dönerler. Dininize uyanlardan başkasına inanmayın, dediler. De ki:-Doğru yol, sadece Allah'ın gösterdiği yoldur. Size verilen bir başkasına da verildi veya Rabbiniz katında size üstün gelecekler diye mi (telaşlanıyorsunuz)? De ki:-Nimet ve ihsan Allah'ın elindedir. Onu dilediğine verir. Allah, ihsanı bol olan, her şeyi bilendir.
Satıraltı Meal (1534)
Eyitdi bir ṭāyife Yehūdilerden Naṣrānilerden: Īmān getürüñüz ol kitāba kiindi īmān getürenler üstine gün evvelinde. Daḫı kāfir oluñuz gün āḫirinde, ola kim īmān getürenler ḳaytalar.
Suat Yıldırım
72, 73. Ehl-i kitaptan bir güruh birbirlerine, şöyle dediler: “Şu Müslümanlara indirilen kitaba günün başlangıcında (zahiren) iman edin, sonunda da inkâr edin, olur ki onlar da şüpheye düşüp dinlerinden dönerler. Ve bir de kendi dininize tâbi olandan başkasına sakın ha güvenmeyin! ” Ey Resulüm, de ki: “Doğru yol, Allah'ın yoludur, ” Yine onlar kendi aralarında: “Size verilen vahyin, başkalarına da verildiğine veya Rabbinizin huzurunda Müslümanların karşı delil getirip sizi mağlup edeceklerine inanmayın! ” derler. De ki: “Lütuf Allah'ın elindedir, dilediğine ihsan eder. Allah vâsi ve alîmdir (lütfu boldur, her şeyi hakkıyla bilir). [57, 29]
Süleyman Ateş
Kitap ehlinden bir grup dedi ki: "İnananlara indirilmiş olana, günün önünde inanın, sonunda inkar edin; belki (size bakarak onlar da) dönerler;"
Süleyman Tevfik (1927)
Ehl-i Kitâb'dan bir tâife (diğerlerine) mü'minlere indirilen kitâb ve dîne günün ibtidâsında îmân idin ve günün âhirinde onı inkâr ve küfr iyleyin, belki bu sâyede (evvel îmân sonra inkârınızla İslâmları dînlerinde şübhe ve tereddüde düşürirsiniz de) İslâmdan ric'at iderler, didiler.
Süleymaniye Vakfı
Ehl-i Kitaptan[*] bir kesim de der ki "Şu müminlere indirileni günün başında kabul edin, sonunda reddedin, belki vazgeçerler.
Ahmet Varol
Kitap ehlinden bir topluluk dedi ki: "İman edenlere indirilen şeylere günün başında inanın ve sonunda inkar edin; belki dönerler." [12]
Ümit Şimşek
Kitap Ehlinden bir güruh da birbirine şöyle dedi: “İman edenlere indirilmiş olan kitaba sabah iman edip akşam vakti onu inkâr edin ki, onlar da dönsünler.
Yaşar Nuri Öztürk
Ehlikitap'tan bir zümre şöyle dedi: "Şu iman edenlere indirilene günün başlangıcında inanın, günün sonunda karşı çıkın. Belki bu sayede geriye/eskiye dönerler.
Ali Bulaç
Kitap Ehlinden bir bölümü, dedi ki: 'İman edenlere inene gündüzün başlangıcında inanın, bitiminde inkar edin. Belki onlar da dönerler.'
Ali Fikri Yavuz
Yahudîlerden bir topluluk diğerlerine şöyle dedi: “- Müminlere indirilen Kur'ân'a, gündüzün evvelinde inanın ve sonunda inkâr edin (ki müminler şüpheye düşer de) olur ki, dinlerinden dönerler.
Bahaeddin Sağlam
Ehl-i kitaptan bir grup dediler: “Müminlere inen Kur’ana gündüzleyin inanın (inanmış görünün,) akşamleyin inkâr edin. (İslam’a girin, çıkın.) Belki Müslümanlar dinlerinden dönerler.
Bayraktar Bayraklı
Kitap ehlinin bazısı şöyle der: “Müminlere indirilmiş olana sabahleyin inanıp akşamleyin inkâr edin. Belki onlar da dinlerinden dönerler.”