76. Ayet
بَلٰى مَنْ اَوْفٰى بِعَهْدِه۪ وَاتَّقٰى فَاِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ الْمُتَّق۪ينَ
Hayır! (Gerçek, onların dediği değil.) Kim sözünü yerine getirir ve Allah’a karşı gelmekten sakınırsa, şüphesiz Allah da sakınanları sever.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
بَلٰى مَنْ اَوْفٰى بِعَهْدِه۪ وَاتَّقٰى فَاِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ الْمُتَّق۪ينَ
Hayır! (Gerçek, onların dediği değil.) Kim sözünü yerine getirir ve Allah’a karşı gelmekten sakınırsa, şüphesiz Allah da sakınanları sever.
Yok, öyle değil iş. Kim ahdine vefa eder ve ondan sakınırsa bilsin ki gerçekten de Allah sakınanları sever.
Evet, kim sözünde durursa, sakınç olursa, Allah sever sakınçları
Hayır! (Gerçek, onların dediği gibi değil.) Kim sözünü yerine getirir ve Allah'a karşı gelmekten sakınırsa, şüphesiz ki Allah, sakınanları sever.
Ta’ahhüdâtını îfâ idenleri ve Allâh’dan korkanları Allâh sever.
Hayır! (Gerçek onların dediği değil.) Her kim sözünü yerine getirir ve kötülükten sakınırsa, bilsin ki Allah sakınanları sever.
Kim sözünü yerine getirir ve erdemli bir yaşam sürerse, bilsin ki ALLAH erdemlileri sever.
Hayır yol var, Allah var, her kim ahdine vefa eder ve korunursa şüphe yok ki Allah o muttekileri sever
Hayır, kim sözünü yerine getirir ve kötülüklerden korunursa, şüphesiz Allah da korunanları sever.
Hayır, (gerçek o kâfirlerin söyledikleri gibi değil,) kim (Allah’a verdiği) ahdini yerine getirir de (şirkten uzak durursa) ve günahlardan da sakınırsa (bilsin ki) şüphesiz Allah, (harâmlardan) korunanları sever.
Hayır (söyledikleri doğru değildir), kim ahdine vefa eder (emanetini yerine getirir) ve Allah’tan korkarsa (zulüm, kötülük ve nankörlükten sakınırsa) şüphesiz Allah takva sahiplerini sever.
Hayır!¹ Kim sözünü yerine getirir ve takvalı² olursa, kuşkusuz Allah, takvalı olanları sever.
evet, her kim vefā eyleye ķavlına daħı śaķına; bayıķ Tañrı sever śaķnıcıları.
Hayır, kim ahdini yerine getirir ve sakınırsa şübhesiz Allah da o sakınanları sever.
Hayır! Kim sözünü yerine getirir ve (günahlardan) sakınırsa, hiç şübhesiz ki Allah, takvâ sâhiblerini sever.
(Doğrusu! Gerçek, onların dediği gibi değil.) Kim sözünü yerine getirir ve (inkâr, ihanet ve kötülükten) sakınmışsa, (bilsin ki) şüphesiz Allah sakınanları sever.
Evet! Kim ahdini yerine getirir ve kimde kendini korursa, Allah (azabına uğrayacak şeyleri yapmaktan) korunanları sever.
Öyle değil, herkim sözünü yerine getirir, Allah’tan sakınırsa gerçekten Allah da sakınanları sever.
Öyle değil, belki herkim ahtini yerine getirir ve sakınırsa Allah sakınanları sever.
Bilakis, kim ahde vefa gösterir ve sorumluluk bilinci taşırsa, Muhakkak ki Allah sorumluluk bilinciyle hareket edenleri [muttekîn] sever.
Evet, ahdini yerine getiren ve günahtan sakınan (kimseler bilsin ki), Allah şüphesiz sakınanları sever.
Ama Allah kendisine karşı verilen sözde duranları ve yolunu Allah ve kitabıyla bulanların farkındadır. Çünkü Allah yolunu kitap ve kendisiyle bulanları sever.
Hayır, öyle değil! Her kim ahdine vefa gösterir ve günah işlemekten sakınırsa, bilsin ki Allah o sakınanları sever.
Hayır, doğrusu şudur ki, hangi dinden ve hangi ırktan olursa olsun, her kim Allah’a vermiş olduğu söze bağlılık gösterir ve kötülükten, isyankârlıktan sakınırsa, hiç kuşkusuz Allah, sakınanları sever!
Evet, kim ahdini yerine getirdiyse ve sakınıp korunduysa, şüphesiz Allah, Müttakîler’i / Sakınıp Korunanlar’ı sever.
Sözünü tutup kendini sağlama alana can feda. Çünkü Allah sağlamcılara bayılır.
Hayır! Gerçek onların dediği gibi değil. Kim sözünü yerine getirir ve Allah’a karşı gelmekten sakınırsa şüphesiz Allah sakınanları sever.
Aksine kim sözünü yerine getirir ve [takvâ]lı (duyarlı) davranırsa, şüphesiz ki Allah [muttakî]leri (duyarlı olanları) sever.
Evet! (onlara, yaptıklarından dolayı bir sorumluluk vardır.)¹ Kim sözünde durur ve Allah’tan hakkıyla sakınırsa şüphesiz Allah, kendisinden hakkıyla sakınanları sever.
Ama [Allah,] Kendisine karşı taahhütlerine sadık kalanlar[ın] ⁵⁹ ve Kendisine karşı sorumluluk bilinci duyanlar[ın farkındadır]: ve Allah, Kendisine karşı sorumluluk bilinci taşıyanları sever.
Evet, kim ahdini yerine getirir ve emanete riayet ederse, şüphe yok ki, Allah emanete riayet eden muttakileri sever. 3/57, 7/169
Kesinlikle vebale giriyorlar ve yalan uyduruyorlar. Kimler taahhüdünü, sözünü yerine getirir, Allah'a sığınıp, emirlerine yapışarak, günahlardan arınıp, azaptan korunurlar, takvâ esaslarını benimserlerse, bilsinler ki, Allah kendisine sığınıp, emirlerine yapışarak günahlardan arınıp azaptan korunanları, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranan, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan takvâya dayalı düzeni benimseyen mü'minleri sever.
Bilakis, kim taahhütlerine sadık kalır ve sorumluluk bilinci taşırsa, iyi bilsin ki Allah sorumluluk bilinciyle hareket edenleri sever.
Hayır. Kim ahdini ifâ eder ve ittikada bulunursa şüphe yok ki Allah Teâlâ o muttakîleri sever.
Hayır!., (gerçek onların dediği gibi değildir.) Kim (emanete hıyanet etmez) sözünü yerine getirir ve kötülükten sakınırsa bilsin ki, Allah sakınanları sever, (fakat onların kullara karşı ahidlerinde durdukları gibi Rablerine karşı ahidlerinde de sadık kalmaları gerekir.)
Hayır, kim sözünü yerine getirir ve (günâhtan) korunursa, şüphesiz Allâh da korunanları sever.
Evet, kim verdiği sözü yerine getirir ve Allah'tan sakınırsa, şüphe yok ki, Allah muttakileri sever.
Evet, ‘ahdi kim tamām eylese, ve Tañrıdan ḳorḳsa, Tañrı Ta‘ālā müt‐taḳīleri sever.
Hakikat öyle değil, kim ahdini yerine getirir ve haramlardan sakınırsa, bilsin ki Allah da o sakınanları sever.
Hayır, kim sözünü yerine getirir ve (günahtan) korunursa, şüphesiz Allah da korunanları sever.
Evet, onlara bu işlerden dolayı günâh ve vebâl vardır. Allâh Te'âlâ'nın 'ahdine vefâ idüb hıyânet ve nakz-ı 'ahd ve küfürden sakınan kimseyi Allâh sever.
Hayır! Kim sorumluluğunu yerine getirir ve kendini bozmazsa bilsin ki Allah, kendini bozmayanları[*] sever.
Aksine, kim ahdine tam olarak uyar ve fenalıktan sakınırsa şüphesiz Allah fenalıktan sakınanları sever.
Hayır! Kim ahdine vefa gösterir ve kötülükten sakınırsa, Allah da o takvâ sahiplerini sever.
İş öyle değil! Kim ahdine vefa eder, takvaya sarılırsa hiç kuşkusuz, Allah takvaya sarılanları sever.
Hayır; kim ahdine vefa eder ve sakınırsa şüphesiz Allah da sakınanları sever.
Hayır, öyle inandıkları gibi değil, kim ahdini ve emanetini yerine getirir, Allah'dan korkarsa, şüphe yok ki, Allah takva sahiplerini sever.
Hayır, hiç şüphesiz Allah sözünü yerine getirenleri ve korunanları gerçekten sever.
Hayır, gerçek onların dediği gibi değil; her kim sözünü yerine getirir ve kötülükten sakınırsa, bilsin ki Allah sakınanları sever.