Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Kitap ehlinin bir bölüğü de kitaptan bir şey okuyorlarmış zannına kapılmanız için dillerini oynatıp dururlar, halbuki okudukları, kitapta yoktur. Bu, Allah katındandır derler, değildir Allah katından ve bile bile Tanrıya bühtan ederler.
Besim Atalay (1965)
Onlardan birtakımları, kitaptan sanmanızçin —dillerin bükerek — kitaptan okurlar, o, kitaptan değildir, bir de derler ki: «Bu, Allah katındandır», o, Allah katından değil, bile bile Allaha karşı yalan söylerler
Cemal Külünkoğlu
Onlardan bir grup vardır ki, Kitap'tan olmadığı hâlde Kitap'tan sanasınız diye (okudukları metinleri ayetler arasına karıştırarak) Kitap'tanmış gibi dillerini eğip bükerler ve: “Bu, Allah katındandır” derler. Hâlbuki o, Allah katından değildir. Bile bile Allah'a karşı yalan söylerler.
Cemil Said (1924)
Ânlardan bir fırka lisânları ile kitâbın sözlerini tebdîl idiyorlar. Ve size beyân itdiklerinin kitâbda bulındığını söylüyorlar. Halbuki o sözler Allâh’dan gelmiyor, bildikleri halde Allâh’a karşu yalan söylüyorlar.
Diyanet Vakfı
Ehl-i kitaptan bir gurup, okuduklarını kitaptan sanasınız diye kitabı okurken dillerini eğip bükerler. Halbuki okudukları Kitap'tan değildir. Söyledikleri Allah katından olmadığı halde: Bu Allah katındandır, derler. Onlar bile bile Allah'a iftira ediyorlar.
Edip Yüksel
Onların bazısı, kitapta olmayanı kitaptan sanasınız diye dillerini bükerek kitabı taklit eder ve ALLAH katından olmadığı halde, "Bu ALLAH katındandır," derler. Bile bile, ALLAH adına yalan söylerler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bir de onlardan bir fırka vardır dillerini kitaba eğer büğerler: onu kitabdan sanasınız diye: halbuki kitabdan değildir, hem o Allah tarafındandır derler: halbuki Allah tarafından değildir, de Allah namına bile bile yalan söylerler
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
Kitap ehlinden öyle bir güruh da vardır ki, siz onu kitaptan sanasınız diye, dillerini kitaba doğru eğip bükerler. Halbuki o, kitaptan değildir. "Bu, Allah katındandır." derler; oysa o, Allah katından değildir. Allah'a karşı, kendileri bilip dururken, yalan söylerler.
Emrah Demiryent
Ve şüphesiz onlardan (ehl-i kitaptan) bir grup (var ki) kitaptan (Tevrât’tan) olmadığı hâlde okurken, kitaptan (Tevrât’tan) olduğunu sanasınız diye, dillerini eğip bükerler (kelimeleri çarpıtarak okurlar). Bu (okuduklarımız) Allah’ (ın kelâmı olan Tevrât) tandır derler, hâlbuki o (okudukları şeyler) Allah’ (ın kelâmı olan Tevrât) tan değildir. Onlar, bile bile Allah adına yalan söylüyorlar.
Abdullah-Ahmet Akgül
Onlardan (Yahudi ve Hristiyanlardan ve Müslüman görünen münafıklardan) öyleleri vardır ki, siz onu(n söylediklerini ve okur göründüklerini) kitaptan (Allah’ın kelâmından) sanasınız (ve kutsal kurallar gibi sarılasınız) diye dillerini kitaba doğru eğip bükerler; (veya kitapta olanı eksik ve değişik söylerler, onlar sadece istismar ve suistimal peşindedirler.) Oysa o (konuştukları), kitaptan değildir. (Ayrıca kendi uydurduklarını) "Bu Allah katındandır" derler; oysa o, Allah katından değildir. (Bunlar) Kendileri de (haksız ve dayanaksız olduğunu) bildikleri halde Allah’a karşı (O’nun adına böyle) yalan söyleyip (asılsız iddialar ileri sürmektedir).
Erhan Aktaş
Onlardan¹ bir kısım kimseler de Kitap'ta olmadığı halde, Kitap'tan sanasınız diye Kitap'ı dillerini eğip bükerek okurlar. Oysa o Kitap'tan değildir. “Bu Allah katındandır.” diyorlar, oysa o, Allah'tan değildir. Allah adına bile bile yalan söylüyorlar.
Eski Anadolu Türkçesi
daħı bayıķ anlardan bir bölük, egerler dillerini kitāb’ıla tā sanasız anı ya'nį tevrįt durur değil kitāb’dan daħı degül ol kitāb’dan. daħı eydūrler ol Tañrı ķatından.” daħı degül ol Tañrı ķatından. daħı eydürler Tañrı üzere yalanı anlar bilürlerken.
Hasan Basri Çantay
Ehl-i Kitabdan öyle bir güruh da vardır ki (bir şey okuyorlarmış gibi) dillerini Kitaba doğru eğib bükerler, siz onu Kitabdan sanasınız diye. Halbuki o, Kitabdan değildir. «Bu, Allah katındandır» derler, o ise, Allah katından değildir. Allaha karşı, kendileri bilib dururken, yalan söylerler.
Hayrat Neşriyat
Doğrusu onlardan (ehl-i kitabdan) elbette bir fırka da vardır ki, kendisi Kitab'dan olmadığı hâlde, onu Kitab'dan sanasınız diye, (doğru kelimeyi değiştirerek) dillerini Kitab'la eğip bükerler. Ve o, Allah tarafından olmadığı hâlde: “Bu, Allah katındandır!” derler. Bu sûretle onlar, Allah'a karşı (hakikati) bile bile yalan söylerler.(1)
İhsan Aktaş
Ve şüphesiz onlardan öyle bir grup vardır ki, kitapta olmayan bir şeyi siz kitaptan sanasınız diye, dilleriyle kitabı çarpıtırlar ve o Allah katından olmadığı hâlde, “Allah katındandır!’’ derler, böylece bile bile Allah adına yalan söyleyip dururlar. *
İlyas Yorulmaz
Onlardan öyle kimseler var ki, dillerini kitaba sokarlar. Siz onun söylediğini kitaptan zannedersiniz, ama söyledikleri kitabın içinde yoktur. (söyledikleri kitap dan çıkmayınca, bu defada) Söylediklerinin Allah’ın katından olduğunu söylerler, ama o söyledikleri de Allah’ın katından değildir. Onlar bile bile Allah adına yalan söylüyorlar.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Kitap’lılar arasında bir takımı da Kitap okurken ağızlarını eğip bükerler, bu okuduklarını Kitap’tan okuyor sanasınız diye. Oysaki bunlar Kitap’ta yoktur. «Bunlar Allah katındandır» derler. Oysaki Allah katından değildir. Onlar bile bile Allah’a karşı yalan söylerler.
İsmail Hakkı İzmirli
Ehl-i Kitaptan öyle bir güruh vardır ki o tahrif olunanı Kitaptan sanmanız için Kitabı, dillerini eğerek, bükerek okurlar [¹]. Kitaptan değil iken «Allah tarafındandır» derler. Halbuki o, Allah tarafından değildir. Onlar bile bile Allah/a karşı yalan söylerler.
İsmail Yakıt
Onlardan belli bir grup [ferîk] vardır ki, kitaptan olmayan şeyi, siz kitaptan sanasınız diye, dillerini kitapla eğip bükerler ve söyledikleri Allah’ın katından olmadığı hâlde “Bu, Allah’ın katındandır” derler. Böylece onlar bile bile Allah’a karşı yalan söylerler.
Kadri Çelik
Onlardan bir takımı (söyledikleri şeyler) kitapta olmadığı halde kitaptan zannedesiniz diye dillerini eğip bükerler. O, Allah katından olmadığı halde, “Allah katındandır” derler ve bile bile Allah'a karşı yalan söylerler.
Abdullah Parlıyan
Onlardan öyle bir gurup daha vardır ki, söyledikleri Allah'ın kitabından olmadığı halde ondan olduğunu sanasınız diye, dilleriyle kitabı çarpıtırlar. Ve Allah'tan olmadığı halde bu Allah'tandır derler. Böylece bile bile Allah'a karşı yalan uydururlar.
Kuran Yolu
Onlardan bir grup, kitapta olmayanı ondan sanasınız diye kitabı okurken dillerini eğip bükerler ve Allah katından olmadığı halde, “Bu Allah katındandır” derler. Onlar bile bile Allah hakkında yalan uydurmaktadırlar.
Mahmut Kısa
Onlardan bir kısmı da, söyledikleri Kitaptan olmadığı hâlde, siz onları Kitaba ait metinler sanasınız diye Kitabı okurken kendi uydurdukları sözleri ayetler arasına karıştırır, ilâhî üslûbu taklit etmeye çalışarak, dillerini eğip bükerler. Böylece, bâtıl teviller yaparak ilâhî hükümleri çarpıtırlar. O uydurdukları sözler Allah katından olmadığı hâlde, “Bunlar Allah katındandır!” diyerek Allah adına bile bile yalan söylerler. Hıristiyanlara gelince, onların “Bizzat İsa Mesih, kendisini tanrı edinmemizi bize emretmişti!” sözleri çirkin bir iftiradan başka bir şey değildir:
Mahmut Özdemir
Elbette, onlardan bir grup, o Kitap’tan değilken onu Kitap’tan saymanız için dillerini Kitap’la ilgili eğip büküyorlar. O Allah katından değilken o Allah katındandır” diyorlar. Onlar bile bile Yalan’ı Allah’a söylüyorlar.
Mehmet Çakır
Kimileri de sizi yanıltmak için kitaptan okuyormuş gibi ağız hareketleri yaparlar. Aslında kitaptan falan değildir. Bir de kalkıp aslında olmadığı halde: " Bunlar Allah kelâmı " diyorlar. kendi yalanlarını, Allah'ın üstüne atıyorlar. Hem de bile bile bunu yapıyorlar.
Mehmet Çoban
Kitap ehlinden bir grup var ki, kitaptan olmadığı halde kitaptan zannetmeniz için dillerini eğip bükerler. "Bu Allah katındandır!" derler. Kendi sözlerini ayetmiş gibi algılatmaya çalışırlar. Hâlbuki söyledikleri Allah katından değildir. Bilerek Allah’a karşı yalan söylerler.
Mehmet Okuyan
Şüphesiz ki onlardan (kitap ehlinden) bir grup, (okuduklarını) kitaptan sanasınız diye Kitab’ı (Tevrat’ı okurken) dillerini eğip bükerler. (Oysa) o (okudukları), Kitaptan (Tevrat’tan) değildir. (Söyledikleri) Allah katından olmadığı hâlde “O, Allah katındandır.” derler. Allah hakkında bilerek yalan söylerler. [*]
Mehmet Türk
Onlardan öyleleri de vardır ki kitapta olmayan bir şeyi, Allah’ın kitabından sanmanızı sağlamak için dilleriyle çarpıtırlar.¹ Ve ardından da Allah tarafından gönderilmeyen şeyler için: “Bu, Allah’ın katındandır.” derler. Böylece Allah adına bile bile, yalan söylerler.
Muhammed Esed
Onlardan öylesi de var ki, [söyledikleri] Kitâb-ı Mukaddes’den olmadığı halde ondan olduğunu düşünesiniz diye dilleriyle Kitâb-ı Mukaddes’i çarpıtırlar ve Allah’tan olmadığı halde, “Bu, Allah’tandır!” derler; böylece bile bile Allah hakkında yalanlar uydururlar. ⁶⁰
Mustafa Çavdar
Onların bir kısmı, kitaptan olmadığı halde sizin kitaptan zannetmeniz için dillerini eğip bükerler. Allah’ın kitabından okuyormuş gibi yaparlar, o Allah katından olmadığı halde “Allah katındandır” derler. Bile bile Allah hakkında yalan söylerler. 2/79, 6/93
Ahmet Tekin
Ehl-i kitaptan öyle bir grup da var ki, okuduklarını kitaptan sanasınız diye kitaptan okuyormuş gibi dillerini eğip bükerler. Halbuki okudukları kitaptan değildir. Bir de: “Bu Allah katındandır” derler. O Allah katından da değildir. Onlar bile bile Allah adına yalan söylüyorlar.
Mustafa İslamoğlu
Yine (Yahudilerden) öylesi de var ki, Tevrat’tan olmadığı hâlde ona ait olduğunu sanasınız diye dillerini eğip bükerek Tevrat’ı çarpıtırlar ve o Allah kelâmı olmadığı hâlde “Bu Allah kelâmıdır” derler: sonuçta onlar, bile bile Allah’a iftira etmiş olurlar.[⁶¹⁹]
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve onlardan bir fırka da vardır ki, kitap ile dillerini eğer bükerler. Onu kitaptan sanasınız diye. Halbuki o kitaptan değildir. Ve derler ki, «O Allah katındandır.» Halbuki, o Allah tarafından değildir. Ve onlar bildikleri halde Allah Teâlâ'ya karşı yalan söylerler.
Orhan Kuntman
Kitap ehlinden bir güruh da vardır ki, -okuduklarını kitaptan sanasınız diye- kitabı okurken dillerini eğip bükerler, oysa o kitaptan değildir... Söyledikleri Allah katından olmadığı halde, "Bu Allah katındandır" derler. Allah adına bile bile yalan söylerler.
Osman Fırat
Onlardan (Kitap Ehlinden) bir grup var ki, Kitab’dan olmadığı hâlde Kitab’dan sanasınız diye (okudukları) Kıtap’tanmış gibi dillerini eğip bükerler ve, "Bu, Allah katındandır" derler. Hâlbuki o, Allah katından değildir. Bile bile Allah’a karşı yalan söylerler.
Şaban Piriş
Onların bir kısmı, kitaptan olmadığı halde, sizin kitaptan zannetmeniz için kitaba bakarak dillerini eğip bükerler. O, Allah katından olmadığı halde “Allah katındandır” derler. Bile bile Allah hakkında yalan söylerler.
Satıraltı Meal (1534)
Daḫı anlardan bir bölük vardur dillerin depredürler, ḥattā siz anı kitābdanṣanasız, daḫı ol kitābdan degüldür. Daḫı eydürler ol Allāh ḳatındandur, olAllāh ḳatından degüldür. Daḫı söylerler Allāh ḥaḳḳında yalanı anlar bilür‐lerken.
Suat Yıldırım
Ehl-i kitaptan bir kısmı da, aslında kitaptan olmadığı halde, Sizin kitaptan zannetmeniz için, Okurken ağızlarını dillerini eğip bükerler (bazı kelimelerin telaffuzunu değiştirirler). Bir şeyler söyleyip, “Bu Allah tarafındandır. ” derler. Halbuki o, Allah tarafından değildir. Bile bile Allah adına yalan uydururlar. [2, 75]
Süleyman Ateş
Onlardan bir grup var ki, Kitapta olmayan bir şeyi, siz Kitaptan sanasınız diye dillerini Kitapla eğip büker(sözlerini, Kitabın sözü imiş gibi göstermek için kelimeleri dillerinde bükerek okur, onları, Kitabın sözlerine benzetmeğe çalışır)lar ve: "O, Allah katındandır." derler. Oysa o, Allah katından değildir. Bile bile Allah'a karşı yalan söylerler.
Süleyman Tevfik (1927)
Ehl-i Kitâb'dan bir tâife vardır ki okuduklarını size kitâbdan zan itdirmek içün lisânlarını imâle iderler (kelimelerini ezüb büzerek, uzadarak okurlar) Halbuki o okudukları şeyler kitâbdan değildir (kendi uydurdukları şeylerdir) Bunlar Allâh tarafındandır dirler halbuki onlar Allâh'dan değildirler, öyle oldığını bildikleri halde Allâh Te'âlâ'ya iftirâ idüb yalan söylerler.
Süleymaniye Vakfı
Onlardan bir takımı Kitaptan okur gibi dillerini eğip bükerler[*] ki Kitap’tan sanasınız. Ama Kitaptan değildir. “O Allah katındandır.” derler, ama Allah katından da değildir. Allah’a karşı bile bile yalan söylerler.
Ahmet Varol
Onlardan bir topluluk da, Kitap'tan olmayan bir şeyi Kitap'tan sanmanız için, Kitab üzerinde dillerini eğip bükerler ve "Bu Allah katındandır" derler. Oysa o Allah katından değildir. [14] Onlar bile bile Allah hakkında yalan söylemektedirler.
Ümit Şimşek
Kitap Ehlinden bir kısmı da var ki, kitabı okurken dillerini eğip bükerler—tâ ki, okudukları şeyi kitaptan sanasınız. Oysa o kitaptan değildir. Bir de derler ki, “Bu Allah katındandır.” Oysa o Allah katından değildir. Böylece, bile bile Allah hakkında yalan söyleyip dururlar.
Yaşar Nuri Öztürk
Onlardan bir zümre vardır, aslında Kitap'tan olmayan bir şeyi siz Kitap'tan sanasınız diye, dillerini Kitap'la eğip bükerler. O, Allah katında olmadığı halde, "Bu, Allah katındandır." derler. Bilip durdukları halde, Allah hakkında yalan söylerler.
Ali Bulaç
Onlardan öyleleri vardır ki, dillerini kitaba doğru eğip bükerler, siz onu (bu okur göründüklerini) kitaptan sanasınız diye. Oysa o kitaptan değildir. 'Bu Allah katındandır' derler. Oysa o, Allah katından değildir. Kendileri de bildikleri halde Allah'a karşı (böyle) yalan söylerler.
Ali Fikri Yavuz
Kitap ehlinden bir gürûh da vardır, dillerini kitaba doğru eğer bükerler ki, siz, o tahrif ettiklerini kitaptan sanasınız. Halbuki o, kitaptan değildir. Bir de: “- Bu Allah katındandır” derler; halbuki o, Allah katından değildir. Allah nâmına bile bile yalan söylerler.
Bahaeddin Sağlam
Onlardan bir fırka da, dillerini kitaba yaklaştırırlar ki, sen onların söylediklerini kitaptan sanasın. Hâlbuki o söyledikleri kitaptan (vahiyden) değildir. “Allah’ın katındandır” diyorlar. Hâlbuki o Allah’ın katından değildir. Bildikleri halde Allah’a karşı yalan söylüyorlar.
Bayraktar Bayraklı
Onlardan bir grup var ki, kitapta olmayan bir şeyi siz kitaptan sanasınız diye, dilleriyle kitabı çarpıtırlar ve Allah'tan olmadığı halde, “Bu, Allah katındandır!” derler, böylece bile bile Allah hakkında yalanlar uydururlar.