Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Rabbimiz, bizi doğru yola sevk ettikten sonra kalplerimizi saptırma ve kendi katından bize rahmet bağışla, şüphe yok ki sen, fazlasıyla bağışlayansın.
Besim Atalay (1965)
Ey Tanrımız! Doğru yolu gösterdikten sonra, gönlümüzü şaşırtma, bize kendi katından rahmet bağışla, ancak sensin bağışlayan
Cemal Külünkoğlu
(Onlar derler ki): “Ey Rabbimiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi saptırma! Bize katından rahmet ihsan et! Kuşkusuz Sen çok bağışlayansın.”
Cemil Said (1924)
7, 8.- Bu kitâbı sana inzâl iden odur. Ânın âyâtının ba’zısı esâs kitâb ve âyât-ı muhkemât ve diğerleri müteşâbihâtdır.[1] Kalbleri râh-ı müstakîmden inhirâf idenler fitne veyâ te’vîl arzusıyla müteşâbihâtı ta’kîb idiyorlar lâkin ânın tefsirini Allâh’dan başka kimse bilmez. ’İlm-i metîn sâhibleri "Bu kitâba îmân ideriz ve münderecâtı kâmilen dinimizden geliyor" dirler. Filhakika ancak ashâb-ı ’akıl ve iz’ân tefekkür idebilürler ve "Yâ rabbi sen bizi bir kere tarîk-i hidâyete sevk itdikden sonra kalblerimizin inhirâfına müsâ’ade itme, bizden rahmetini diriğ iyleme. İhsanını âdilâne tevzî’ idersin.
Diyanet Vakfı
(Onlar şöyle yakarırlar:) Rabbimiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi eğriltme. Bize tarafından rahmet bağışla. Lütfu en bol olan sensin.
Edip Yüksel
"Rabbimiz, bizi doğruya ulaştırdıktan sonra kalplerimizin eğrilmesine izin verme. Üzerimize rahmetini yağdır; kuşkusuz sen Bağışta Bulunansın."
Elmalılı Hamdi Yazır
Ya rabbena bizleri hidayetine irdirdikten sonra kalblerimizi yamıltma da ledünnünden bize bir rahmet ihsan eyle, şüphesiz sensin bütün dilekleri veren vehhab sen
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
Ey Rabbimiz! Bize ihsan ettiğin hidayetten sonra kalblerimizi haktan saptırma, bize kendi katından rahmet ihsan eyle! Şüphesiz ki, Sen bol ihsan sahibisin.
Emrah Demiryent
8-9. (Müteşabih âyetlerin peşine düşerek onlara bâtıl manalar verenleri gören, ilimde derinleşmiş olan kimseler şöyle dua ederler,) “Rabbimiz! Bizi hidâyete erdirdikten sonra kalplerimizin (haktan) çevrilmesine müsaade etme. Bize tarafından bir rahmet bahşet. Şüphesiz ki sen, kullarına, karşılıksız olarak ihsanlarda bulunan, sonsuz lütuf ve ikram sahibisin. Rabbimiz (gerçekleşmesi hususunda) kendisinde şüphe olmayan bir günde (hesap gününde), insanları (bir araya) toplayacak olan da sensin. Şüphesiz Allah vaadinden dönmez.”
Abdullah-Ahmet Akgül
"Rabbimiz, bizi hidayete erdirdikten sonra, bir daha kalplerimizi caydırma (ayaklarımızı kaydırma), bize katından rahmet ve inayet bağışla. Şüphesiz, bağışı en çok olan Sensin Sen."
Erhan Aktaş
Onlar derler ki: Rabb'imiz! Verdiğin hidayetten sonra kalplerimizi saptırma. Bize katından rahmet bağışla. Çünkü bağışlayıcı olan yalnız Sen'sin.
Eski Anadolu Türkçesi
iy çalabumuz! egme göñüllerümüzi andan śoñra kim ŧoġru yol gösterdim bize. daħı baġışla bize ķatıñdan raḥmet bayıķ sen baġışlayıcısen.
Hasan Basri Çantay
Ey Rabbimiz, bizi doğru yola iletdikden sonra kalblerimizi (Hakdan) sapdırma. Bize kendi canibinden bir rahmet ver. Şübhesiz bağışı en çok olan Sensin Sen.
Hayrat Neşriyat
(Hem onlar derler ki:) “Rabbimiz! Bizi hidâyete erdirdikten sonra kalblerimizi(haktan) eğriltme! Ve bize, tarafından bir rahmet ihsân eyle! Şübhesiz ki Vehhâb (çok ihsân edici) olan, ancak sensin!”
İhsan Aktaş
Onlar, (o ilimde derin kavrayış sahipleri olanlar şöyle yakarırlar) Ey Rabbimiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra, akıllarımızı (gönül ve düşüncelerimizi) haktan bir daha saptırma ve bize rahmetini bağışla. Şüphesiz sen çok bahşedensin.
İlyas Yorulmaz
Akıl sahipleri “Ey Rabbimiz! Bizi doğru yola ulaştırdıktan sonra, kalplerimizi kaydırma, katından bize rahmet bağışla, en çok bağışlayan sensin” diye dua ederler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Ey çalabımız! Sen bizi doğru yola ilettikten sonra gönlümüzü artık oradan kaydırma. Sen bize kendi katından bir esirgeyicilik bağışla. Çünkü bağışlayıcı olan yalnız sensin.
İsmail Hakkı İzmirli
8, 9. Ey Rabbimiz! Bizi doğru yola götürdükten sonra kalplerimizi oradan ayırma, bize kendi yanından rahmet te bağışla. İstemeden bağışlayan sensin. Muhakkak ki Allah vâitlerinin hiçbirinden caymaz.
İsmail Yakıt
(Onlar), “Ey Rabbimiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi saptırma. Bize katından bir rahmet bağışla. Muhakkak ki Sen Vehhâb’sın.”⁴
Kadri Çelik
Rabbimiz! Bizi doğru yola erdirdikten sonra kalplerimizi eğriltme ve katından bize rahmet bağışla. Şüphesiz çok bağışlayan sensin.
Abdullah Parlıyan
O derin kavrayış sahipleri şöyle yakarırlar: “Ey Rabbimiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi bu gerçeklerden bir daha saptırma, katından bize rahmet ver, şüphesiz bağışı ençok olan sensin sen.”
Kuran Yolu
Rabbimiz! Bizi doğru yola eriştirdikten sonra kalplerimizi saptırma, bize tarafından bir rahmet bağışla. Hiç kuşku yok, lütfu bol olan yalnız sensin.
Mahmut Kısa
“Ey Rabb’imiz, bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi eğriltme, bize katından bir rahmet bağışla! Çünkü sen, sonsuz nîmetleri cömertçe bağışlayansın!”
Mahmut Özdemir
-“Rabbimiz! Bizi doğru yola eriştirdikten sonra kalblerimizi yamultma / kaydırma / saptırma! Senin katından bize rahmet hibe et! Sen, Vehhâb / Sürekli Karşılıksız Veren’sin”.
Mehmet Çakır
Onlar: " Ya Rab! doğruyu yakalamışken şaşırtma bizi. Bize biraz ilgi göster. Artık karşılıksız veren sensin " derler.
Mehmet Çoban
Onlar müteşabih ayetleri anlama yolunda Rabbine şöyle yakarır: "Rabbimiz! Bizi hidayete erdirdikten sonra kalplerimizi eğriltme! Bize katından bir rahmet bahşet ki, biz doğru yolda iken şeytana uyup, müteşabih ayetlerin peşine düşüp şirke girmeyelim! Şüphesiz sen çok bahşedensin! Bize akıl, izan, muhakeme, irade ver! Bize hükmüne teslimiyet ver! Bizi zanlarımızdan koru! Alemlerin Rabbine sorgusuz sualsiz teslimiyet gücü idraki ver! Biz sana teslim olanlardan olmak istiyoruz!"
Mehmet Okuyan
(Şöyle dua ederler:) “Rabbimiz! Bizi doğru yola ulaştırdıktan sonra kalplerimizi eğriltme! Bize katından merhamet ver! Şüphesiz ki bolca veren yalnızca sensin.
Mehmet Türk
(Böyle kimseler): “Ey Rabbimiz! Bizleri doğru yola ulaştırdıktan sonra, kalplerimizi haktan saptırma, bize kendi katından rahmet bağışla. Şüphesiz, karşılıksız veren, sadece Sensin.”
Muhammed Esed
“Ey Rabbimiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi hakikatten (bir daha) saptırma ve bize rahmetini bağışla: Sensin (hakikî) Lütuf Sahibi.”
Mustafa Çavdar
Rabbimiz, bizi doğru yola ilettikten sonra, kalplerimizi kaydırma. Bize katından rahmet bahşet, şüphesiz sen bol bol verensin. 2/120, 61/5
Ahmet Tekin
“Ey Rabbimiz, bizi doğru yola ilettikten sonra, akıllarımızı, gönüllerimizi haktan ayırma. Bize kendi katından rahmet ihsan eyle. Şüphesiz Sen, bol ihsan sahibi Sensin”
Mustafa İslamoğlu
“Rabbimiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi saptırma[⁵⁵⁵] ve bize katından bir rahmet bahşet: çünkü yalnızca Sensin hiç karşılıksız sınırsızca lutfeden.”
Ömer Nasuhi Bilmen
Ey Rabbimiz! Bizlere hidâyet buyurduktan sonra kalplerimizi (haktan) saptırma ve kendi cânib-i izzetinden bizlere bir rahmet bağışla. Şüphe yok ki vehhâb olan ancak Sen'sin.
Orhan Kuntman
"Ey Rabbimiz; bizi doğru yola ilettikten sonra, kalblerimizi (haktan) saptırma, bize katından rahmet ihsan eyle, şüphe yok ki, lutfu keremi en bol olan Sensin.
Osman Fırat
(Onlar derler ki): ’’Rabbimiz, bizi doğru yola ilettikten sonra kalblerimizi kaydırma, bize katından bir rahmet ver, kuşkusuz sen çok bağışlayansın"
Şaban Piriş
Rabbimiz, bizi doğru yola ilettikten sonra, kalplerimizi eğriltme. Bize katından rahmet bahşet, şüphesiz sen, bol bol bağışlayansın.
Satıraltı Meal (1534)
Eydürler: İy Çalabumuz, yüregümüze şek bıraḳma bize hidāyet virgendenṣoñra, daḫı baġışla bize senüñ raḥmetüñden, taḥḳīḳ sensin ni‘metler baġış‐layıcı.
Suat Yıldırım
“Ey bizim kerîm Rabbimiz, bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi saptırma ve katından bize bir rahmet bağışla. Şüphesiz bağışı bol olan vehhab Sensin Sen! ”
Süleyman Ateş
(Onlar derler ki): "Rabbimiz, bizi doğru yola ilettikten sonra kalblerimizi eğriltme, bize katından bir rahmet ver, kuşkusuz sen çok bağış yapansın."
Süleyman Tevfik (1927)
('İlimde râsih olanlar) "Yâ Rabbî bizi hidâyet buyurdukdan (dîn-i İslâm'a tevfîk-i ihsânından) sonra kalblerimizi kaydırma (şübhe ve tereddüde düşürüb hakdan meyl itdirme) ve bize 'ind-i ilâhiyende rahmet bağışla. Zîrâ sen kullarına in'âm idici, tazarrû' idenlere bağışlayıcısın."
Süleymaniye Vakfı
(Onlar şöyle derler:) Sahibimiz! Bizi yoluna kabul ettikten sonra, kalplerimizin eğrilmesine izin verme[*]. Bize katından iyilikte bulun! Hep bağış yapan Sen'sin.
Ahmet Varol
"Ey Rabbimiz bizi hidayete eriştirdikten sonra kalplerimizi saptırma ve bize kendi katından bir rahmet ver. Şüphesiz ki, sen pek çok ihsan sahibi olansın."
Ümit Şimşek
Rabbimiz! Bizi doğru yola eriştirdikten sonra kalplerimizi tekrar sapıklığa meylettirme. Bize yüce katından bir rahmet bağışla. İstediklerimizi bize bağışlayan Sensin.
Yaşar Nuri Öztürk
Ey Rabbimiz! Bizi doğruya ve güzele yönelttikten sonra kalplerimizi bozup eğriltme ve bize katından bir rahmet bağışla! Sen, yalnız sen Vahhâb'sın, bol bol bağışta bulunansın.
Ali Bulaç
'Rabbimiz, bizi hidayete erdirdikten sonra kalplerimizi kaydırma ve katından bize bir rahmet bağışla. Şüphesiz, bağışı en çok olan Sensin Sen.'
Ali Fikri Yavuz
Rabbimiz! Bize hidayet verdikten sonra kalblerimizi saptırma; katından bize bir rahmet ihsan et! Şüphesiz ki sen, çok çok bağışlayansın.
Bahaeddin Sağlam
Onlar: “Ey Rabbimiz! Bize doğru yolu gösterdikten sonra kalbimizi kaydırma, bize kendi katından bir rahmet ver. Gerçekten her şeyi veren Sen’sin.” derler. (Yani, Allah’a gerçekten inanırlar. Yine onlar:)
Bayraktar Bayraklı
Ey Rabbimiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra, kalplerimizi haktan bir daha saptırma ve bize rahmetini bağışla, gerçek lütuf sahibi sensin.