12. Ayet
وَيَوْمَ تَقُومُ السَّاعَةُ يُبْلِسُ الْمُجْرِمُونَ
Kıyametin kopacağı günde, suçlular hayal kırıklığı içinde ümitsizliğe düşeceklerdir.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
وَيَوْمَ تَقُومُ السَّاعَةُ يُبْلِسُ الْمُجْرِمُونَ
Kıyametin kopacağı günde, suçlular hayal kırıklığı içinde ümitsizliğe düşeceklerdir.
Ve kıyametin koptuğu gün, suçlular, rahmetten meyus olurlar.
Kıyamet kopunca, günahlılar da umutların keserler
Kıyamet koptuğu zaman, suçlular ümitlerini bütünüyle yitirecekler.
) Gün ve sâ’at geldiği vakit mücrimler sükût idecekler.
Kıyametin kopacağı gün, günahkârlar (ümitsizlik içinde) susacaklardır.
Saatin gerçekleştiği gün suçlular şoke olurlar.
O saat çattığı gün mücrimler her ümidi keserler
Kıyamet saatinin gelip çattığı gün suçlular, her ümidi keserler.
Suçlular (müşrikler), hesap gününde (pişmanlıklar içerisinde, ne yapacaklarını şaşırmış perişan bir durumda, suskun ve) ümitsiz bir halde olurlar.
Kıyamet-saatinin kopacağı gün, suçlu-günahkârlar umutsuzca yıkılıp (şaşkınlık ve perişanlık içinde kalacaklardır).
Saatin gerçekleştiği gün¹, mücrimler umutlarını kaybederler.
daħı ol gün kim ŧura ķıyāmet güni nevmįd ola yazuķlular.
Kıyametin kopacağı gün günahkârlar (huccetden ümîdlerini keserek) susacak (lar) dır.
Kıyâmetin kopacağı gün, günahkârlar (ümidsizlik içinde) susar.
Ve kıyamet koptuğu gün (zaman), suçlular tüm umutlarını yitirecekler. *
Kıyamet saatinin olduğu gün, günahkârlar ümitsizliğe düşerler.
Kalkış günü suçlular susup kalacaklardır.
Kıyamet kopacağı gün günahkârlar şaşkınlıklarından susup kalacaklar.
O saat geldiği/Kıyamet koptuğu gün, günahkârlar umutlarını yitirirler/derin bir üzüntüye kapılırlar.
Kıyametin kopacağı gün, suçlu günahkârlar umutsuz kesilirler.
Kıyamet koptuğu gün, günahlara batmış olanlar, hayal kırıklığına uğrayacaklardır.
Kıyamet koptuğu gün, günahkârlar ümitsiz ve şaşkın kalıverecekler.
Yeniden diriliş ve yargılanma Saati gelip çattığı Gün, suçlular müthiş bir pişmanlık ve hayal kırıklığına uğrayarak tüm ümitlerini yitirecekler!
Saat’in kıyam edeceği / gelip çatacağı gün Mücrimler / Suçlular ümitsiz kalırlar.
Kıyametin kopmasına yakın tüm suçlular, durgunlaşırlar.
Kıyametin kopacağı gün suçlular hayal kırıklığıyla ümitsizliğe düşer.
O (Son) Saat’in yaşanacağı gün, suçlular ümitsizlik içinde olacaklardır.
Kıyamet kopacağı gün, günâhkârlar ümitlerini yitirerek (ne yapacaklarını şaşırıp) kalırlar.
Ve Son Saat gelip çattığında günaha saplanmış olanlar hayal kırıklığına uğrayacaklardır:
O saatin bu dünyanın sonunun geldiği gün, suçlular susup kalacaklar ve umutlarını büsbütün yitirecekler. 7/53, 36/51...67
Kıyametin kopacağı ânın gerçekleşeceği gün, İslâm'a planlı cephe alarak, müslümanlığı, müslüman nesilleri yozlaştırma, yok etme suçu işleyen güç ve iktidar sahibi âsiler, suçlular, günahkârlar, ümitsizlik içinde susacaklar.
Ve Son Saat’in gelip çattığı gün, suçlular tüm umutlarını yitirecekler:[³⁵⁷⁰]
Ve o gün ki, Kıyamet kopar, günahkârlar susup duracaklardır.
Kıyametin kopacağı gün, günahkarlar (korku ve dehşetten) suspus olacaklardır. (Kendilerini savunacak bir özür bulamayacaklardır.)
Kıyametin kopacağı günde, suçlular ümitsizliğe düşerler.
Kıyametin koptuğu gün, suçlular susup kalacaklardır.
Daḫı ḳıyāmet ḳopduġı gün dili dutulup nevmīz olur yaman kişiler, ya‘nīkāfirler.
Kıyamet koptuğu gün, o suçlu kâfirler ümitlerini tamamen kesip susarlar.
(Duruşma) Sa'at(i) başladığı gün, suçlular (umutsuzluk içinde) susarlar.
Kıyâmet kopdığı günde beht ve hayretle sükût iderler.
Kıyamet saati geldiğinde suçluların umutları bitecektir.
Kıyametin koptuğu gün suçlular umutsuz kalırlar.
Kıyametin koptuğu gün mücrimlerin hiçbir ümidi kalmaz.
Kıyametin kopacağı gün, günahkârlar sus-pus olacaklardır.
Kıyamet-saatinin kopacağı gün, suçlu-günahkarlar umutsuzca yıkılırlar.
Kıyamet koptuğu gün, günahkârlar (hayretler içinde) ümidlerini kesib susarlar.
İşte kıyametin koptuğu gün, suçlu ve azgın olanlar mahrum ve perişan kalacaklardır.
Kıyametin kopacağı gün, günahkârlar büsbütün ümitlerini kaybedeceklerdir.