Rûm Suresi 16. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

16. Ayet

وَاَمَّا الَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَكَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا وَلِقَٓائِ الْاٰخِرَةِ فَاُو۬لٰٓئِكَ فِي الْعَذَابِ مُحْضَرُونَ

İnkâr edip âyetlerimizi ve ahirete kavuşmayı yalanlayanlara gelince, işte onlar azabın içine atılacaklardır.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve fakat kafir olanlara ve delillerimizi ve ahirete kavuşacaklarını yalanlayanlara gelince: Artık onlardır azap için hazırlananlar.

Besim Atalay (1965)

Bizim âyetlerimizi tanımayanlar, ahret günü kavuşmayı yalanlayanlar, İşte bunlar azaba hazırlanırlar

Cemal Külünkoğlu

Ayetlerimizi inkâr eden ve ahirete kavuşmayı yalanlayanlara gelince, işte onlar azabın içine atılacaklardır.

Cemil Said (1924)

Fakat küfür idenler ve âyâtımızı tekzîb ve âhiretde huzûrımıza çıkacaklarını inkâr idenler ’azâba dûçâr olacaklardır.

Diyanet Vakfı

İnkâr edenler, âyetlerimizi ve ahiret buluşmasını yalan sayanlar ise, işte onlar azapla yüzyüze bırakılacaklardır.

Edip Yüksel

İnkar edip, ayetlerimizi ve ahiret buluşmasını yalanlayanlar da azabın içine sokulurlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Âyetlerimize ve Âhıret likasına yalan deyib de küfredenlere gelince işte bunlar o vakıt azâb içinde ihzar olunurlar

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Âyetlerimizi ve âhiret buluşmasını yalan sayıp da küfredenlere gelince, işte onlar o zaman azab içinde hazır bulundurulurlar.

Emrah Demiryent

Ancak (hakkı) inkâr ederek, âyetlerimizi ve âhirete kavuşmayı yalanlayanlara gelince... Artık onlar da azap için (cehennemde) hazır bulundurulurlar.

Abdullah-Ahmet Akgül

Amma inkâr edip ayetlerimizi ve ahirete kavuşmayı yalanlayanlar ise; artık onlar da azap için (cehenneme atılmaya) hazır bulundurulacaktır.

Erhan Aktaş

Gerçeği yalanlayarak nankörlük eden, ayetlerimizi ve ahiret kavuşmasını yalanlayan kimselere gelince; onlar, azap içinde hazır bulundurulurlar.

Eski Anadolu Türkçesi

daħı anlar kim kāfir oldılar daħı yalan duttılar āyetleremüzi daħı görmegi āħireti anlar 'aźāb içinde ḥāżır olınmışlardur.

Hasan Basri Çantay

Amma küfr (ve inkâr) edib de âyetlerimizi ve âhiret mülâkaatını yalan sayanlar, onlar da azâbda (kalmak üzere) ihzaar olunmuşlardır.

Hayrat Neşriyat

Fakat inkâr edip âyetlerimizi ve âhirete kavuşmayı yalanlayanlara gelince, işte onlar azâb içinde hazır bulundurulacak olan kimselerdir.

İhsan Aktaş

Ama (hakikati) inkâr edip, ayetlerimizi (mesajlarımızı) ve ahiret buluşmasını yalanlamış olanlar ise; işte onlar da (o gün) azap içinde hazır tutulurlar.

İlyas Yorulmaz

Doğruları inkâr edenler, ayetlerimizi ve ahiret gününe kavuşmayı yalanlayanlara gelince, onlar, azab içinde hükümlerinin verilmesi için, hazır durumda bekletileceklerdir.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Tanımazlık edip de belgelerimizi, bize kavuşmayı yalan sayanlar, işte onlar da azaba çarpılmak için getirileceklerdir.

İsmail Hakkı İzmirli

Kâfir olup âyetlerimizi ve âhirete kavuşmayı yalan sayanlara gelince onlar azaba hazırlanacaklar.

İsmail Yakıt

Fakat inkâr edip ayetlerimizi ve ahirete kavuşmayı yalanlayanlara gelince, işte onlar azapla yüz yüze bırakılacak [muhdarûn] olanlardır.

Kadri Çelik

Ancak küfre sapıp ayetlerimizi ve ahirete kavuşmayı yalan sayanlar (var ya), artık onlar da azap için hazır bulundurulanlardır.

Abdullah Parlıyan

Gerçekleri reddedip, mesajlarımızı inkâr edenlere ve böylece ahirete kavuşmayı yalanlayanlara gelince, artık onlardır azap için hazırlananlar.

Kuran Yolu

İnkâr edenlere, âyetlerimizi ve âhiret buluşmasını yalan sayanlara gelince, onlar da azabın içine bırakılırlar.

Mahmut Kısa

Hakikati inkâr ederek ayetlerimizi ve dolayısıyla, âhiret buluşmasını yalanlayan kimselere gelince; onlar da korkunç bir azâbın içine atılacaklar!

Mahmut Özdemir

Her neyse inkâr etmiş ve Âhiret’in buluşmasını ve bizim âyetlerimizi yalanlamış kimselere gelince; işte onlar Azap’ta hazır tutulmuşlardır.

Mehmet Çakır

vaktiyle ayetlerimizi ve ahretteki sorgulamayı inkar edenler ise, ceza duruşmasına tutuklu getirileceklerdir...

Mehmet Çoban

İnkâr edip ayetlerimizi ve ahireti inkâr edenlere gelince onlar azabın içine atılacaklardır.

Mehmet Okuyan

Kâfir olanlar (yani) ayetlerimizi ve ahiret buluşmasını yalanlamış olanlar ise işte onlar azapta hazır bulundurulacaklardır.

Mehmet Türk

Âyetlerimizi ve âhirete kavuşmayı yalanlayarak, kâfir olanlara gelince; onlar da azapla yüz yüze bırakılırlar.

Muhammed Esed

Hakikati reddedip mesajlarımızı inkar edenlere -ve [böylece] öteki dünyanın varlığını yalanlayanlara- gelince, ¹² onlar azabın içine atılıvereceklerdir.

Mustafa Çavdar

Ama gerçeği örtbas ederek ayetlerimiz karşısında yalana sarılan ve ahiret buluşmasını hesaba katmayan kâfirler; işte onlar da azabın içinde, yaptıklarıyla yüzleşirler. 39/68...7243/74...80

Ahmet Tekin

Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, küfre saplananlar, âyetlerimizi ve âhirette, ebedî yurtta hesaba çekilmeyi mükâfat ve cezayı yalanlayanlar, işte onlar da, azaptadırlar, ihzarlı getirilmişlerdir.

Mustafa İslamoğlu

ama inkâr eden, âyetlerimizi ve âhiret buluşmasını yalanlayan kimselere gelince: işte böyleleridir azabın içerisinde (yaptıklarıyla) yüzleşecek olanlar.[³⁵⁷³]

Ömer Nasuhi Bilmen

Fakat o kimseler ki, kâfir olmuşlar ve Bizim âyetlerimizi ve ahirete kavuşmayı yalan saymışlardır, artık onlar da azap içinde kalmaya hazırlanmış olurlar.

Orhan Kuntman

Kafirler! Ayetlerimizi ve ahirete kavuşmayı (haşr, mahşer ve hesabı) yalan sayanlar ise; azapta kalmak üzere, yakalanıp getirilmişlerdir.

Osman Fırat

Fakat inkâr edip âyetlerimizi ve âhiret buluşmasını yalanlayanlara gelince, onlar da azâbın içine getirilirler.

Şaban Piriş

Ya birde inkar etmiş ve ayetlerimizi ve ahiret buluşmasını yalanlamış olanlar ise; işte onlar da azap içinde hazır tutulurlar.

Satıraltı Meal (1534)

Ammā ol kişiler ki kāfir oldılar ve yalanladılar bizüm āyetlerümüzi veāḫiret görmegini. Anlar ‘aẕāb içinde ḥāżır olurlar.

Suat Yıldırım

İnkâr edip âyetlerimizi ve öldükten sonra dirilmeyi, Allah'ın huzuruna çıkmayı yalan sayanlar ise, azaba atılmak üzere getirilirler.

Süleyman Ateş

Fakat inkar edip ayetlerimizi ve ahiret buluşmasını yalanlayanlara gelince, onlar da (tutuklanıp) azabın içine getirilirler.

Süleyman Tevfik (1927)

Küfür iden ve âyetlerimizi ve âhireti tekzîb iyleyenler 'azâbda hâzır bulundırılur.

Süleymaniye Vakfı

Görmezlikten gelerek ayetlerimiz karşısında ve Ahiretteki yüzleşme konusunda yalan söyleyenler var ya, onlar azab içinde tutuklu kalacaklardır.

Ahmet Varol

İnkar eden, ayetlerimizi ve ahiret buluşmasını yalanlayanlara gelince, işte onlar da azabın içine getirilirler.

Ümit Şimşek

İnkâr eden ve âyetlerimizi ve âhiret gününe kavuşmayı yalanlayanlar ise azap için getirilmişlerdir.

Yaşar Nuri Öztürk

İnkâr edip ayetlerimizi ve âhiret buluşmasını yalanlayanlara gelince, onlar azabın içinde hazır bulundurulurlar.

Ali Bulaç

Ancak inkâr edip ayetlerimizi ve ahirete kavuşmayı yalanlayanlar ise; artık onlar da azab için hazır bulundurulurlar.

Ali Fikri Yavuz

Kâfir olup da âyetlerimizi ve öldükten sonra dirilmeyi inkâr edenler ise, işte bunlar azap içinde (Cehennem'de) hazır bulundurulurlar.

Bahaeddin Sağlam

Kâfir olup da ayetlerimizi ve ahiret hayatı ile buluşmayı inkâr edenler ise, işte onlar azap içinde bırakılacaklar.

Bayraktar Bayraklı

Âyetlerimizi ve âhiret buluşmasını inkar edenlere gelince, işte onlar azapla yüz yüze bırakılacaklardır.