Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Hayır, o zulmedenler, bilgisizce kendi havalarına uydular; Allah'ın saptırdığı kişiyi kim doğru yola sevkedebilir? Ve onlara bir yardımcı da yoktur.
Besim Atalay (1965)
Hayır, zalim olan uluslar —bilmeksizin— uydular kendi havalarına, Allahın saptırdığın doğru yola kim iletir? Yoktur yardımcıları
Cemal Külünkoğlu
Fakat (inkâr ederek nefsine) zulmedenler hiçbir bilgiye dayanmaksızın kendi heveslerine uymuşlardır. (İnatları yüzünden) Allah'ın sapıklıkta bıraktığı kimseyi kim doğru yola iletebilir ki? Onların (Allah'ın azabından koruyacak) yardımcıları da olmayacaktır!
Cemil Said (1924)
Bilmeksizin hevâ ve hevesine tâbi’ olanlar ancak zâlimlerdir, Allâh’ın dalâlete sevk itdiğini kim hidâyete sevk idebilür, kim âna zahîr olabilür?
Diyanet Vakfı
Gel gör ki haksızlık edenler, bilgisizce kötü arzularına uydular. Allah'ın saptırdığını kim doğru yola eriştirebilir? Onlar için herhangi bir yardımcı yoktur.
Edip Yüksel
Aslında, zalimler bilgisizce kendi kafalarına uydular. ALLAH'ın saptırdığını kim doğruya iletebilir? Onlara hiç kimse yardım etmez.
Elmalılı Hamdi Yazır
Fakat zulmedenler hiç bir ılimsiz hevâlarına uydular, artık Allah'ın şaşırtdığını kim yola getirebilir? onlara yardımcılardan eser de yoktur
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
Fakat zulmedenler, bilgisizce hevalarına uydular. Artık Allah'ın şaşırttığını kim yola getirebilir? Onların yardımcıları da yoktur.
Emrah Demiryent
Fakat (Allah’a şirk koşarak kendi nefislerine) zulmedenler hiçbir (ilâhî) bilgiye dayanmaksızın kendi hevâlarına uymuşlardır. Allah’ın, (ısrarla hakkı inkâr ettiği ve hidâyete ulaşmak üzere gayret sarf etmediği için cüz’î irâdesi ile tercih etmiş olduğu) sapkınlıkta bıraktığı kimseyi, doğru yola kim iletebilir ki? Onların (Allah’ın azabından koruyacak) yardımcıları da olmayacaktır!
Abdullah-Ahmet Akgül
Hayır, (asıl) zalimler; hiçbir bilgiye (akli ve vicdani belgeye) dayanmaksızın kendi hevâ (istek ve tutku)larına uymuş (ve Allah’ın sözlerini kendi heveslerine uydurmuş olan)lardır. (Bunlar Kur’an’ı ve Resulüllah’ı değil, kendi kuruntularını esas almışlardır. Oysa bir bilgi ve belgeye dayanarak ilmi tartışma yapanların hataları bağışlanır.) Allah’ın saptırdığını artık kim hidayete ulaştıracaktır? Onların hiçbir yardımcıları da bulunmayacaktır.
Erhan Aktaş
Hayır, zalimler körü körüne hevalarına¹ uydular. Bundan sonra² Allah'ın şaşırttığını kim doğru yola iletebilir? Ve onların yardımcıları da yoktur.
Eski Anadolu Türkçesi
belki uydı anlar kim žulm eylediler nefsleri dileklerine bilmeksüz. pes kim ŧoġru yol göstere aña kim azdurdı Tañrı? daħı yoķdur anlaruñ arķa viriciler.
Hasan Basri Çantay
Hayır, o zulmedenler bilgisizce kendi hevâlarına tabi' oldu (lar). Artık Allahın sapdırdığı kimseyi kim doğru yola iletebilir? Onlar için yardımcılardan (hiçbir şey) yokdur.
Hayrat Neşriyat
Hayır! Zulmedenler (nefsânî) arzularına bilgisizce uydu(lar). Artık Allah'ın, (kendi isyânı yüzünden) dalâlete attığını kim hidâyete erdirebilir. Onlar için hiçbir yardımcı da yoktur.
İhsan Aktaş
Aksine (inkâr ederek nefsine) zulmedenler hiçbir bilgiye dayanmaksızın kendi heveslerine uymuşlardır. (İnkâr ve sapıklığı tercih etmeleri yüzünden) Allah’ın sapıklıkta bıraktığı kimseyi kim doğru yola iletebilir? Onların hiçbir yardımcıları da yoktur.*
İlyas Yorulmaz
Kendi kendilerine zulmedenler, bilgisizce nefislerinin arzularına uydular. Allah’ın sapıklıkta bıraktığını kim doğru yola iletebilir ki? Onlara yardım eden de bulunmaz.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Besbelli ki kıyıcılık eden o kimseler bilgisizce kendi dürtülerine uydular. Allah’ın yoldan çıkardığını kim bir daha yola getirebilir? Bu gibilerin yardımcıları da yoktur.
İsmail Hakkı İzmirli
Hayır, zalim olanlar nadanlıkla nefislerinin arzularına tâbi oldular. Allah/ın şaşırttığını kim yola getirebilir? Onun için yardımcılar da yoktur.
İsmail Yakıt
Bilakis, zulmedenler bir bilgiye dayanmaksızın arzularına [ehvâehum] tabi olmaktadırlar. O hâlde Allah’ın saptırdığını kim doğru yola iletir? Onların hiçbir yardımcıları yoktur.
Kadri Çelik
Hayır, zulmetmekte olanlar, hiç bir bilgiye dayanmaksızın kendi hevalarına uymuşlardır. Allah'ın saptırdığını kim hidayete erdirebilir? Onların hiç bir yardımcıları yoktur.
Abdullah Parlıyan
Yaratılış gayesi dışında yaşamak isteyenler, hiçbir kesin bilgileri olmaksızın kendi arzu ve hevesleri peşinde giderler. Allah'ın bu şekilde saptırdıklarını, kim doğru yola iletebilir ve bu işte kim onlara yardım edebilir.
Kuran Yolu
Gel gör ki zulme saplanmış olanlar bir bilgiye dayanmadan kişisel arzu ve heveslerinin peşinden gitmektedirler. Allah’ın şaşırttığını artık kim doğruya iletebilir! Böylelerinin yardımcıları da yoktur.
Mahmut Kısa
Fakat zâlimler, ayetlerimizi düşünüp ibret alacakları yerde, hiçbir doğru ve geçerli bilgiye dayanmaksızın, arzu ve heveslerinin peşine takılıp gittiler. Bu yüzden, doğru yola iletilmeyi hak edemediler. Evet, Allah’ın böyle yoldan çıkardığı kimseleri kim doğru yola iletebilir ve Allah onları yardımsız bırakmışsa, onlara kim yardım edebilir?
Mahmut Özdemir
Aksine, zulmetmiş olanlar bilgisizce hevâlarına uydu. Kim Allah’ın şaşırttığı kimseyi hidayete eriştirir? Onlar için hiçbir yardım edecek yoktur.
Mehmet Çakır
Ne yazık ki insan, hiç araştırıp etmeden körü körüne itaat uğruna kendine ediyor. Allah'ın bu şekilde şaşırttığını kimse yola getiremez! onlara arka çıkan da olmaz...
Mehmet Çoban
Hayır! Zulmedenler bilgileri olmaksızın keyiflerine uydular. Allah’ın şaşkınlıkta bıraktığını kim doğru yola iletebilir? Onların hiçbir yardımcıları yoktur.
Mehmet Okuyan
Aslında haksızlık edenler, bilgisizce heveslerine uydular. Allah’ın saptırdığını (sapkınlığını onayladığını) kim doğru yola ulaştırabilir ki! [*] Onların hiçbir yardımcısı da yoktur.
Mehmet Türk
Bilakis zâlimler, (hak bir) bilgiye dayanmadan sadece kendi (boş) arzularına uyuyorlar.¹ Allah’ın şaşırttığını kim hak yola ulaştırabilir? (Bu hususta) onların yardımcıları da yoktur.
Muhammed Esed
Ne var ki, zulüm işlemeye şartlanmış olanlar bir [hakikat] bilgisine dayanmadan kendi arzu ve heveslerinin peşinde giderler. ²³ Allah’ın [bu şekilde] saptırdıklarını kim doğru yola sevk edebilir ve [bu işde] kim onlara yardım edebilir? ²⁴
Mustafa Çavdar
Buna rağmen yanlışta ısrar eden zalimler körü körüne arzu ve tutkularına uymaktadırlar oysa Allah’ın sapıklığını onayladığı kimseyi kim doğru yola iletebilir? Böylelerine yardım edecek kimse de yoktur. 10/108, 25/43, 45/23, 47/14
Ahmet Tekin
Gel gör ki, inkâr ile isyan ile kendilerine zulmedenler, baskı, zulüm ve işkence ile temel hak ve hürriyetleri Allah yolunu, Allah yolundaki faaliyetleri engelleyenler, haksızlık edenler, şirke girenler şahsî arzu ve ihtiraslarına uydular. Allah'ın, hak yoldan uzaklaşmalarına, dalâleti tercihlerine özgürlük tanıdığı akıllı ve sorumlu varlıkları kim doğru yola sevk edebilir? Onlara yardım eden de bulunmaz.
Mustafa İslamoğlu
Hayır, (kendilerine) zulmeden kimseler bilgisiz ve bilinçsizce kendi arzu ve tutkularının peşine takılırlar. Artık Allah’ın (bu şekilde) saptırdıklarını kim doğru yola yöneltebilir ki? Üstelik onlar, herhangi bir yardıma mazhar da olamazlar.[³⁵⁹⁰]
Ömer Nasuhi Bilmen
Fakat zulmedenler, bilmeksizin kendi hevâlarına tâbi oldular. Artık Allah'ın dalâlete düşürdüğünü kim hidâyete erdirebilir? Ve onlar için yardım edeceklerden (kimse de) yoktur.
Orhan Kuntman
Hayır!.. O zalimler, (Rablerine ortak koşmakla) bilgisizce (hiçbir delilleri olmadan) kendi kötü arzularına uymuşlardır. (Rableri de bu yüzden kendilerini dalalette bırakmıştır.) Allah’ın saptırdığı kimseyi ise, kim doğru yola iletebilir? Onların hiçbir yardımcısı da yoktur.
Osman Fırat
Fakat, zulmedenler bilgisizce nefislerinin arzularına uydular. Allah’ın (bu şekilde) saptırdığı kimseleri kim doğru yola iletir? Onların hiçbir yardımcıları yoktur.
Şaban Piriş
Hayır, O zalimler bilgisizce kendi arzularına uymuşlardır. Allah'ın sapıklıkta bıraktığı kimseye, kim yol gösterir? Onların hiç bir yardımcısı yoktur.
Satıraltı Meal (1534)
Bel ki uydı ẓālimler hevālarına ‘ilmsüz. Pes kim hidāyet virür Tañrı Ta‘ālāazdurġan kimseye? Daḫı anları hīç ‘aẕābdan ḳurtarıcı bulunmaya.
Suat Yıldırım
Fakat zalimler bir bilgiye dayanmaksızın, körü körüne heva ve heveslerine tâbi oldular. Allah'ın şaşırttığını artık kim doğru yola getirebilir? Bu işte onlar hiç bir yardımcı bulamazlar.
Süleyman Ateş
Hayır, zulmedenler, bilgisizce keyiflerine uydular. Allah'ın şaşırttığını (Allah'ın gönderdiği hidayete uymadığı için düştüğü sapıklığında terk ettiği kimseyi) kim yola getirebilir? Onların hiçbir yardımcıları yoktur.
Süleyman Tevfik (1927)
Belki nefislerine zulüm idenler bilmeyerek hevâlarına tâbi' oldılar. Allâh'ın, yolundan şaşırtdıını kim hidâyet ider? Ve onlara yardımcı da yokdur.
Süleymaniye Vakfı
Yanlış yapanlar, aslında bilgisizce kendi heveslerine uyarlar. Allah’ın sapık saydığını kim doğru yolda sayabilir? Onlara yardım edecek kimse de olmaz.
Ahmet Varol
Hayır, zulmedenler bilgisizce arzularına uydular. Allah'ın saptırdığını kim doğru yola iletebilir? Onların yardımcıları da yoktur.
Ümit Şimşek
Zulmedenler, hiçbir bilgiye dayanmaksızın, heveslerinin peşine düştüler. Allah'ın saptırdığını kim yola getirebilir? Onların hiçbir yardımcısı da olmaz.
Yaşar Nuri Öztürk
Zulme sapanlarsa ilimsiz bir biçimde keyiflerine uymuşlardır. Allah'ın saptırdığına kim yol gösterecek? Böylelerinin yardımcıları yoktur.
Ali Bulaç
Hayır, zulmedenler, hiç bir bilgiye dayanmaksızın kendi heva (istek ve tutku)larına uymuşlardır. Allah'ın saptırdığını kim hidayete erdirebilir? Onların hiç bir yardımcıları yoktur.
Ali Fikri Yavuz
Doğrusu (şirke varmakla nefislerine) zulmedenler, cahil oldukları halde hevalarına uydular. Artık Allah'ın saptırdığı kimseyi, kim hidayete (Allah'ın dinine) erdirebilir? O kâfirler için (Allah'ın azabını engelliyecek) yardımcılardan da (hiç kimse) bulunmaz.
Bahaeddin Sağlam
(Hayır, bunlar akıl etmiyorlar.) Belki o zalimler, hiçbir ilmî veriye dayanmadan heva ve heveslerine uyarlar. Artık Allah’ın saptırdığını kim doğru yola getirebilir? Ve onlara yardımcılar da olmayacaktır.
Bayraktar Bayraklı
Ne var ki şirk koşanlar/zalimler, bir hakikat bilgisine dayanmadan kendi arzu ve heveslerinin peşine giderler. Allah'ın saptırdığını kim doğru yola ulaştırabilir? Onların hiçbir yardımcıları da olmayacaktır.