Rûm Suresi 34. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

34. Ayet

لِيَكْفُرُوا بِمَٓا اٰتَيْنَاهُمْۜ فَتَمَتَّعُوا۠ فَسَوْفَ تَعْلَمُونَ

Kendilerine verdiğimiz nimetleri inkâr etsinler bakalım! Haydi (şimdilik) yararlanın, ama yakında bileceksiniz.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Şirk koşarlar, onlara verdiğimiz nimetlere nankörlük etmek için; şimdilik geçinin bakalım, yakında bilip anlarsınız.

Besim Atalay (1965)

Verdiğimiz şeyleri tanımasınlar, geçinsinler de, pek yakında anlarlar

Cemal Külünkoğlu

33-34. İnsanlara bir zarar dokunduğu zaman, Rablerine yönelerek O'na yalvarırlar. Sonra Rableri, onlara kendinden bir rahmet tattırınca, içlerinden bir grup kendilerine verdiğimiz nimetlere nankörlük ederek, başka güçleri Rablerinin ilahlığına ortak ederler. Haydi! Bir süre eğlenin bakalım, yakında (Allah'a ortak koşmanın ne olduğunu) göreceksiniz.

Cemil Said (1924)

Ânlara ihsân itdiğimiz ni’metlere böylece küfrân idiyorlar lâkin sonra öğreneceksiniz.

Diyanet Vakfı

Kendilerine verdiklerimize nankörlük etsinler bakalım! Haydi sefa sürün; ama yakında bileceksiniz!

Edip Yüksel

Böylece kendilerine verdiklerimize karşı nankörlük ederler. Zevklenin bakalım; ileride bileceksiniz.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ki kendilerine verdiğimiz ni'mete küfran etsinler, haydi zevk edin bakalım yarın bileceksiniz

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Bunu da kendilerine verdiğimiz nimetlere nankörlük etmek için yaparlar. Haydi geçinedurun bakalım, yakında bileceksiniz.

Emrah Demiryent

Kendilerine bahşettiğimiz nimetlere karşı nankörlük etsinler bakalım. (Ey kâfirler! Biraz daha dünyada) zevk ve sefa içinde yaşayın (verdiğimiz nimetlerden) faydalanın. Fakat (Allah’a ortak koşmanın ne olduğunu) yakında bileceksiniz!

Abdullah-Ahmet Akgül

Kendilerine (nimet olarak) verdiklerimize nankörlük etsinler diye (bozuk fıtratlarının ve şeytani tabiatlarının gereği böyle yaparlar). Öyleyse (ey kâfirler ve nankörler, şimdilik biraz daha) yararlanıp, zevkü sefa içinde yaşayın (bakalım), artık yakında (gerçeği ve başınıza geleceği) bilecek (ve anlayacaksınız!)

Erhan Aktaş

Kendilerine verdiğimiz şeylere nankörlük ederler. İstediğiniz gibi yaşayın bakalım! İleride gerçeği göreceksiniz.

Eski Anadolu Türkçesi

kāfir olsunlar aña kim virdük anlara. pes gönenüñ pes tįz bilesiz.

Hasan Basri Çantay

Kendilerine verdiğimiz (ni'metler) e nankörlük etmeleri için. Hele zevk ede durun, yakında bileceksiniz!

Hayrat Neşriyat

Tâ ki kendilerine verdiğimiz şeylere (ni'metlere) nankörlük etsinler! Şimdi zevk edin(bakalım)! Artık ileride bileceksiniz!

İhsan Aktaş

Nihayet (böylece, nimet olarak), kendilerine verdiğimize nankörlük etmiş olurlar. Haydi bakalım, siz de bir miktar safa sürün; nasıl olsa zamanı gelince (gerçeği) öğreneceksiniz! (*)

İlyas Yorulmaz

Onlar şimdilik verdiklerimiz nimetleri inkâr etsinler ve bir müddet hayatlarını verdiğimiz nimetler ile devam etsinler. Sonra (başlarına gelecekleri) bilecekler.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Bizim kendilerine vardiklerimize karşı tanımazlık etmek için. Gönenip durun bakalım. Yakında öğrenirsiniz.

İsmail Hakkı İzmirli

Varsın verdiklerimize karşı nankörlük etsinler. Haydi dünyada biraz geçinin, yakında akıbetinizi bileceksiniz.

İsmail Yakıt

Nihayet böylece, kendilerine verdiğimiz nimetlere nankörlük ediyorlar ve faydalanmaya da devam ediyorlar ama yakında bilecekler.

Kadri Çelik

Kendilerine verdiklerimize nankörlük etsinler (bakalım)! Öyleyse faydalanıp yararlanın; artık yakında bileceksiniz!

Abdullah Parlıyan

Sanki kendilerine verdiğimiz nimetlere karşı, nankörlüklerini göstermek istiyorlar. Madem böyle düşünüyorsunuz, şimdilik bu kısa ömrünüzün tadını çıkarın, ama yakında bilip anlarsınız.

Kuran Yolu

Kendilerine verdiklerimize nankörlük etsinler bakalım! Safa sürün! Yakında göreceksiniz!

Mahmut Kısa

Böylece, kendilerine verdiğimiz bunca nîmetlere karşı büyük bir nankörlük etmiş olurlar. Onlara de ki: Madem inkârı tercih ettiniz, o hâlde bu dünyanın aldatıcı zevkleri içinde bir süre daha oyalanın bakalım fakat yakında, ne büyük bir yanılgı içinde olduğunuzu anlayacaksınız!

Mahmut Özdemir

Onlara verdiğimiz şeylere nankörlük etsinler bakalım! Artık geçinin! İlerde bileceksiniz.

Mehmet Çakır

İnkar edilen nimetlerimizin, biraz daha sefasını sürün bakalım. Nasıl olsa yakında öğreneceksiniz.

Mehmet Çoban

Kendilerine verdiğimiz nimetleri inkâr etsinler bakalım! Dünyada verilen ömür süresince yararlanın! Nasılsa hesap günü gereken ceza verilecektir.

Mehmet Okuyan

33,34. İnsanların başına bir sıkıntı gelince Rablerine yönelerek O’na yalvarırlar. Sonra (Allah) katından onlara bir rahmet (bolluk) tattırınca bakarsınız ki kendilerine verdiklerimize karşılık nankörlük etmeleri için onlardan bir grup, Rablerine yine ortak koşuyorlar. [*] Bir süre (daha) yararlanın! İleride bileceksiniz! [*]

Mehmet Türk

(Onlar bunu) kendilerine verdiğimiz (nîmetlere karşı) nankörlük etmek için (yaparlar). (Ey kâfirler! Dünya nîmetleri ile biraz) oyalanın (bakalım) yakında gerçeği öğreneceksiniz.¹

Muhammed Esed

[sanki] kendilerine bahşettiğimiz (nimetler)e karşı nankörlüklerini göstermek istiyorlar. Madem böyle (düşünüyorsunuz,) bu [kısa] ömrünüzün tadını çıkarın: a-ma zamanı geldiğinde [gerçeği] göreceksiniz!

Mustafa Çavdar

Onlar bizim kendilerine verdiğimiz nimetlere karşı nankörlük etmeye devam etsinler bakalım. Haydi, biraz daha hayat sürün nasıl olsa yakında gerçeği öğreneceksiniz! 16/55, 29/66, 67/29

Ahmet Tekin

Kendilerine ihsan ettiklerimize nankörlük etsinler, bakalım. Haydi zevk-u safa sürün. Yakında her şeyi öğreneceksiniz.

Mustafa İslamoğlu

sonuçta kendilerine verdiğimiz nimetlere nankörlük etmiş olurlar. Haydi bakalım, siz de bir miktar safa sürün; nasıl olsa zamanı gelince (gerçeği) öğreneceksiniz!

Ömer Nasuhi Bilmen

Onlara verdiklerimize nankörlük yapsınlar için (öyle şirke düşerler) imdi faidelenip durunuz, artık yakında bileceksiniz.

Orhan Kuntman

Onlar, kendilerine verdiğimiz nimetlere nankörlük etsinler bakalım! (Ey müşrikler) Şimdi, sefa sürün. Fakat yakında (gerçeğin ne olduğunu) bileceksiniz.

Osman Fırat

Kendilerine verdiğimiz nimetleri inkâr etsinler bakalım! Haydi (şimdilik) yararlanın, ama yakında bileceksiniz.

Şaban Piriş

Kendilerine verdiklerimize karşı nankörlük etsinler bakalım, haydi biraz daha geçinin. Yakında bilip anlayacaksınız.

Satıraltı Meal (1534)

Ḥattā ki kāfir olalar özlerine virdügümüz ni‘metlere. Pes gönenüñüz. Sizişlegen ‘amellerüñ cezāsın göreçeksiz.

Suat Yıldırım

33, 34. İnsanlar bir derde düşünce, başka her şeyi unutarak yalnız Rab'lerine gönülden yalvarırlar;Sonra Allah onlara nezdinden bir rahmet ve bolluk tattırınca, bir de bakarsın ki onlardan bir kısmı Rab'lerine eş, ortak koşuyor ve böylece Allah'ın nimetlerine nankörlük ediyorlar. De ki: “Bir süre eğlenin bakalım, yakında öğrenirsiniz! ”

Süleyman Ateş

(Böyle yaparlar) Ki kendilerine verdiğimiz(ni'met)e karşı nankörlük etsinler. Şimdi zevk içinde yaşayın bakalım, yakında (sonunuzun ne olduğunu) bileceksiniz.

Süleyman Tevfik (1927)

Kendilerine virdiğimiz ni'metlere küfür itmek ve hayât-ı dünyâdan istifâde iylemek içün. Karîben 'âkıbeti bilir ve anlarlar.

Süleymaniye Vakfı

Bunu, bizim verdiğimizi gizlemek için yaparlar. Keyfini sürün bakalım; yakında öğrenirsiniz.

Ahmet Varol

Kendilerine verdiğimize karşı nankörlük etmek için (böyle yaparlar). Yararlanın bakalım. Yakında bileceksiniz.

Ümit Şimşek

Böylece, kendilerine verdiğimiz nimetlere nankörlük ederler. Nasiplenedurun bakalım, yakında göreceksiniz.

Yaşar Nuri Öztürk

Kendilerine verdiklerimize karşı nankörlük etsinler diye. Haydi, yararlanın/zevklenin! Yakında bileceksiniz...

Ali Bulaç

Kendilerine (nimet olarak) verdiklerimize nankörlük etsinler diye. Öyleyse yararlanın, artık yakında bileceksiniz.

Ali Fikri Yavuz

Kendilerine verdiğimiz nimetleri inkâr etmek için (bunu yaparlar). Haydi zevk edib yaşayın, yakında (ahirette size ne yapılacağını) bileceksiniz.

Bahaeddin Sağlam

Nihayet onlara verdiğimiz nimetlere karşı nankörlük ederler. (Biz de onlara:) “Yaşayın, ilerde bileceksiniz” (deriz.)

Bayraktar Bayraklı

Kendilerine bahşettiğimiz nimetlere karşı nankörlük etsinler bakalım. Haydi, sefa sürün; fakat yakında öğreneceksiniz.