Rûm Suresi 38. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

38. Ayet

فَاٰتِ ذَا الْقُرْبٰى حَقَّهُ وَالْمِسْك۪ينَ وَابْنَ السَّب۪يلِۜ ذٰلِكَ خَيْرٌ لِلَّذ۪ينَ يُر۪يدُونَ وَجْهَ اللّٰهِۘ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ

Öyle ise akrabaya, yoksula, ve yolcuya hakkını ver. Bu, Allah’ın hoşnutluğunu kazanmak isteyenler için daha hayırlıdır. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Artık yakınlara, yoksula ve yolda kalana hakkını ver, Allah'ın rızasını dileyenlere bu, daha hayırlıdır ve onlardır kurtulanların, muratlarına erenlerin ta kendileri.

Besim Atalay (1965)

Hısımlara, yoksullara, yolda kalmış olanlara haklarını veresin, Allahın hoşnutluğun dileyen kimse için, hayır bundadır, işte bunlar kurtulurlar

Cemal Külünkoğlu

Öyle ise akrabaya, yoksula ve yolcuya hakkını ver. Bu, Allah'ın hoşnutluğunu kazanmak isteyenler için daha hayırlıdır. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir.

Cemil Said (1924)

Herkese, akrabâna, fukarâya ve seyyâhlara istihkâklarını vir, Allâh’ın tevcîhini kazanmak isteyenler içün bu hayırlıdır, öyleleri felâh bulurlar.

Diyanet Vakfı

O halde sen, akrabaya, yoksula, yolda kalmışa hakkını ver. Allah'ın rızasını isteyenler için bu, en iyisidir. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir.

Edip Yüksel

Öyleyse yakınlığı bulunanlara haklarını ver, yoksula ve yolcuya da... ALLAH'ın rızasını dileyenler için bu daha iyidir; onlar başarıya ulaşanlardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

O halde yakınlığı olana da hakkını ver, miskîne de yolcuya da, Allah yüzünü murad edenler için o daha hayırlıdır, felâh bulanlar da işte onlardır

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

O halde akrabaya da hakkını ver, yoksula da, yolcuya da... Bu, Allah'ın rızasını dileyenler için daha hayırlıdır. Kurtuluşa erecek olanlar da işte onlardır.

Emrah Demiryent

O hâlde, (ey mü’min kişi! Sen) akrabaya, yoksula ve yolcuya hakkını ver. Bu, Allah’ın rızasını kazanmak isteyenler için daha hayırlıdır. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir.

Abdullah-Ahmet Akgül

(Ey Nebim!) Öyleyse yakınlara (muhtaç akrabaya ve mağdur arkadaşlara) hakkını ver, yoksula da, yolcuya da (zekât ve infak payını ayır). Allah’ın yüzünü (rızasını) isteyenler için bu daha hayırlıdır ve felaha (gerçek kurtuluşa) erenler onlardır.

Erhan Aktaş

Öyleyse; yakınlara, miskine¹ ve “yol oğluna”² hakkını ver. Bu, Allah'ın yüzünü³ dileyenler için daha hayırlıdır. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir.

Eski Anadolu Türkçesi

pes vir ħısıma ḥaķķını daħı miskine daħı ġarįba. ol yigrekdür anlara kim dilerler Tañrı ŝevābını daħı anlar anlardur ķurtılıcılar.

Hasan Basri Çantay

Haydi akrabâya, yoksula, yol oğluna (yolcuya) hakkını ver. Bu, Allahın cemâlini (rızaasını) dilemekde olanlar için (her şeyden) hayırlıdır ve onlar korkduklarından emîn, umduklarına nail olanların ta kendileridir.

Hayrat Neşriyat

Öyle ise akrabâya, yoksula ve yolda kalmışa hakkını ver! Allah'ın rızâsını isteyenler için bu pek hayırlıdır. İşte onlar, gerçekten kurtuluşa erenlerdir.

İhsan Aktaş

O hâlde (mirastaki paylarını vermek, sılâ yapmak, iyilik etmek, nafaka vermek ve her türlü akrabalık hukukunu gözetmek suretiyle) akrabaya hakkını ver; yoksula (toplumun yoksul, işsiz, muhtaç, evsiz barksız kesimine) ve yolda kalmışa (seyahat ve yolculukta iken parasız kalana) da (zekât ve sadakadan) hakkını ver (bunlara infak ve yardımda bulun). Bu, Allah’ın hoşnutluğunu kazanmak isteyenler için daha hayırlıdır. İşte onlar kurtuluşa erecek olanlardır. *

İlyas Yorulmaz

Yakın akrabaya, çalışamayacak durumda olan fakirlere hakkını (vermen gerekeni) ver. Allah’ın rızasını kazanmak isteyenler için, böyle yapmak (ihtiyaç sahiplerine vermek) daha hayırlıdır. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Yakınlara, düşkünlere, yolda kalanlara hakkını ver. Böylesi Allah’a kavuşmayı diliyenler için yeydir. İşte onanlar bunlardır.

İsmail Hakkı İzmirli

Hısıma, yoksula, yolcuya haklarını ver, bu hal Allah/ı hoşnut etmek [¹] isteyenler için daha iyidir, umduklarına erenler de onlardır.

İsmail Yakıt

Öyleyse akrabaya, yoksula ve yolcuya hakkını ver. İşte bu, Allah’ın rızasını [veche] isteyenler için daha hayırlıdır. İşte onlar kurtulanların tâ kendileridir.

Kadri Çelik

Öyleyse yakınlara hakkını ver; yoksula da, yolcuya da. Allah'ın yüzünü (rızasını) istemekte olanlar için bu daha hayırlıdır ve kurtuluşa erenler de onlardır.

Abdullah Parlıyan

Öyleyse yakınlarınıza, muhtaçlara ve yolculara haklarını verin. Bu Allah'ın rızasını kazanmak isteyenler için, en hayırlı yoldur. Çünkü mutluluğa erecek olanlar onlardır.

Kuran Yolu

O halde akrabaya da hakkını ver, yoksula ve yolda kalmışa da. Bu, Allah’ın hoşnutluğunu isteyenler için en iyisidir. İşte gerçek kurtuluşa erenler de onlardır.

Mahmut Kısa

O hâlde, ey inanan kişi; sen yakın akraba ve komşulara, yoksullara ve yolda kalmış olanlara hakları olan zekât ve sadakalarını ver! Allah’ın sevgisini kazanmak isteyenler için en doğru davranış budur, ebedî kurtuluşa erecek olanlar da, yalnızca bunlardır. Bunun için, fakiri iyice fakirleştiren, toplumsal dayanışma ve yardımlaşmayı felce uğratan fâizden, tefecilikten uzak durun! Unutmayın ki:

Mahmut Özdemir

Miskîn’e / Düşkün Yoksul’a, Yol-oğlu’na ve Yakın (Akraba)lığı olana hakkını ver! Bu, Allah’ın vechesini / rızasını dileyen kimseler için en hayırlıdır. İşte onlar Felaha (Kurtuluşa) Erenler’dir.

Mehmet Çakır

Resulüm! Malî yardımda önceliği, yakın akraba, yoksul ve yol mağdurlarına ver. Allah rızasını talep edenler için en iyisi budur. İşlerinde Allah rızasını gözeten, mutlu olur.

Mehmet Çoban

Akrabaya, yoksula, yolcuya hakkını ver. Bu, Allah’ın hoşnutluğunu kazanmak isteyenler için hayırlıdır. Böyle yapanlar hesap günü kurtulurlar.

Mehmet Okuyan

Sen yakınlara, yoksula ve yolda kalmışa hakkını [*] ver! Allah’ın rızasını isteyenler için bu, hayırlı olandır. İşte onlar kurtulanların ta kendileridir.

Mehmet Türk

Akrabaya, yoksula ve yolda kalan kimseye¹ hakkını² ver. Bu, Allah’ın rızasını kazanmak isteyenler için daha hayırlıdır ve işte bunlar da gerçekten kurtuluşa erenlerdir.

Muhammed Esed

Öyleyse yakınlarınıza, muhtaçlara ve yolculara ³⁴ haklarını verin; bu, Allah’ın rızasını kazanmak isteyenler için en doğrusudur: çünkü, mutluluğa erecekler onlardır!

Mustafa Çavdar

Öyleyse siz akrabaya, yoksula ve yolda kalmışa hakkını vermeye bakın. Bilin ki, Allah’ın rızasını kazanmayı dileyenler için en hayırlı yol budur. İşte bunlar kurtuluşa erecek olanların ta kendileridir. 2/177- 267, 4/36, 16/71

Ahmet Tekin

O halde sen, akrabaya, yoksula, yolcuya Allah'ın tanıdığı, belirlediği sorumluluğu yerine getir, onların hakkını ver. Bu, Allah'ın rızasını kazanmak isteyenler için daha hayırlıdır. Allah'ın rızasını kazanmak isteyenler, işte onlar kurtuluşa ebedî nimetlerle mutluluğa erenlerdir.

Mustafa İslamoğlu

Şu halde yakınlara, yoksullara ve yolda kalmışlara[³⁶⁰¹] haklarını verin; bu Allah’ın rızasını dileyenler için daha hayırlıdır; zira ebedî kurtuluşa erecek olanlar işte bunlardır.

Ömer Nasuhi Bilmen

Artık karabet sahibine hakkını ver, yoksula da, yolcuya da. Bu Allah'ın cemalini dileyenler için pek hayırlıdır ve işte felâha nâil olacak olanlar da onlardır.

Orhan Kuntman

O halde (ey bol rızka kavuşan) akrabaya, yoksula ve yolda kalana hakkını ver. Böyle davranış Allah’ın rızasını dileyenler için daha hayırlıdır, işte onlardır, kurtuluşa erenler!

Osman Fırat

Öyleyse yakınlarınıza, muhtaçlara ve yolculara haklarını verin; bu, Allah’ın rızasını kazanmak isteyenler için en doğrusudur. İşte bunlar kurtuluşa erenlerdir.

Şaban Piriş

Akrabaya, yoksula ve yolda kalmışa hakkını ver. Bu, Allah'ın rızasını dileyenler için daha hayırlıdır. Kurtuluşa erenler işte onlardır.

Satıraltı Meal (1534)

Pes vir ḳarāyiblere ḥaḳḳını, miskinlere daḫı, misāfirlere daḫı. Ol yigrekdürol kişilere ki Tañrı rıżāsın isterler, daḫı anlar iflāḥ olmışlardur.

Suat Yıldırım

O halde yakınlarına, yoksula ve yolcuya hakkını ver. Allah'ın rızasına nail olmak isteyenler için böyle yapmak daha hayırlıdır. Felaha erenler de işte onlardır.

Süleyman Ateş

Akrabaya, yoksula, yolcuya (zekat ve sadakadan) hakkını ver. Allah'ın yüzünü (rızasını) isteyenler için bu, daha hayırlıdır ve onlar başarıya erenlerdir.

Süleyman Tevfik (1927)

Akrabâya, muhtâc-ı fukarâya ve yolcılara hakkını vir. Bu, Allâh'ın rızâsını murâd idenler içün hayırlıdır ve onlar felâha irerler.

Süleymaniye Vakfı

Yakınlara, çaresizlere ve yolda kalanlara hakkını ver. Allah’ın rızasını kazanmak isteyenler için iyi olan budur. Umduklarına kavuşacak olanlar bunlardır.

Ahmet Varol

Yakına, yoksula ve yolda kalmışa hakkını ver. Bu Allah'ın rızasını isteyenler için daha hayırlıdır. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir.

Ümit Şimşek

Akrabaya, yoksula ve yolcuya hakkını ver. Allah'ın rızasını isteyenler için bu daha hayırlıdır. Kurtuluşa erenler de işte onlardır.

Yaşar Nuri Öztürk

O halde, akrabaya hakkını ver. Yoksula, yolda kalmışa da. Allah'ın yüzünü isteyenler için bu daha hayırlıdır. İşte böyleleridir, kurtuluşa erenler.

Ali Bulaç

Öyleyse yakınlara hakkını ver, yoksula da, yolcuya da. Allah'ın yüzünü (rızasını) isteyenler için bu daha hayırlıdır ve felaha erenler onlardır.

Ali Fikri Yavuz

O halde (sılâ yapmak, iyilik etmek, nafaka vermek suretiyle) akrabaya hakkını ver; yoksula ve yolcuya da... Bunlara hakkını vermek, Allah'ın rızasını istiyenler için daha hayırlıdır. Azabdan kurtulanlar da işte onlardır.

Bahaeddin Sağlam

Artık akrabaya, yoksula ve yolda kalmışlara haklarını verin. Bu, Allah’ın rızasını kazanmak isteyenler için daha hayırlıdır. İşte gerçek kurtuluşa erenler onlardır.

Bayraktar Bayraklı

Yakın akrabaya hakkını ver, yoksula ve yolda kalmışa da! Bu, Allah'ın rızasını kazanmak isteyenler için daha iyidir. Onlar kurtuluşa ereceklerdir.