Rûm Suresi 49. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

49. Ayet

وَاِنْ كَانُوا مِنْ قَبْلِ اَنْ يُنَزَّلَ عَلَيْهِمْ مِنْ قَبْلِه۪ لَمُبْلِس۪ينَ

Oysa onlar daha önce kendilerine yağmur yağdırılmadan evvel kesin bir ümitsizliğe kapılmışlardı.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Halbuki onlara yağmur yağdırılmadan önce hepsi de ümitlerini kesmişlerdi.

Besim Atalay (1965)

Her ne kadar onların yağmur düşmeden önce umutları kesilmişse de

Cemal Külünkoğlu

Oysa onlar daha önce kendilerine yağmur yağdırılmadan evvel kesin bir ümitsizliğe kapılmışlardı.

Cemil Said (1924)

Halbuki yağmurdan evvel bunlar ye’s içinde idiler.

Diyanet Vakfı

Oysa onlar, daha önce, üzerlerine yağmur yağdırılmasından iyice ümitlerini kesmişlerdi.

Edip Yüksel

Halbuki onlar, onun kendilerine yağmadan önce umutsuzdular.

Elmalılı Hamdi Yazır

Önce o kendilerine indirilmezden evvel ümidi kesmiş ye'se düşmüş iseler de

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Halbuki onlar, daha önce üzerlerine yağmur indirilmeden evvel ümidi kesmişlerdi.

Emrah Demiryent

Oysa onlar daha önce kendilerine yağmur yağdırılmadan evvel kesin bir ümitsizliğe kapılmışlardı.

Abdullah-Ahmet Akgül

Oysa onlar, bundan önce (yağmurun) üzerlerine inmesinden evvel umutlarını kesmiş durumdalardı.

Erhan Aktaş

Oysa onlar, yağmurun onlara indirilmesinden önce gerçekten ümitlerini kesenlerdi.

Eski Anadolu Türkçesi

daħı bayıķ oldılar ilerüden kim indürile anlaruñ üzere andan ilerü nevmidler.

Hasan Basri Çantay

Halbuki onlar bundan evvel üzerlerine (Allahın yağmur) indireceğinden kat'iyyen ümîdlerini kesmişlerdi.

Hayrat Neşriyat

Hâlbuki (onlar), bundan (bu yağmur bulutlarının görünmesinden) evvel (ve)üzerlerine (yağmurun) indirilmesinden önce elbette ümidsizliğe düşmüş kimselerdi.

İhsan Aktaş

Oysa onlar bundan önce, üzerlerine (yağmurun) indirilmesinden umutlarını kesmişlerdi.

İlyas Yorulmaz

Onlar yağmurun üzerlerine indirilmesinden önce, yağmurdan umutlarını kesmişlerdi.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Oysaki onlar bundan önce üzerlerine yağmur indireceğinden umutlarını kesmişlerdir.

İsmail Hakkı İzmirli

Gerçi onlar bulut görünmeden evvel yağmur yağmasından ümitsizlik içindeydiler.

İsmail Yakıt

Oysa onlar, üzerlerine yağmur indirilmeden önce, (bulutlar yokken) elbette bütün ümitlerini yitirmiş durumdaydılar.

Kadri Çelik

Oysa onlar, daha önce üzerlerine yağmur yağdırılmasından iyice ümitlerini kesmişlerdi.

Abdullah Parlıyan

Halbuki onlara yağmur yağdırmadan önce, hepsi de ümitlerini kesmiş durumdalardı.

Kuran Yolu

Oysa onlar, yağmurun yağdırılmasından az önce büsbütün ümitsiz ve şaşkın halde idiler.

Mahmut Kısa

Oysa, o yağmur yağdırılmadan hemen önce, ümitsiz ve çaresiz bir hâldeydiler.

Mahmut Özdemir

Oysa öncesinden üzerlerine yağmadan önce sus-pus umutsuz kalmışlardı.

Mehmet Çakır

Halbuki yağmur yağmadan önce ne kadar da üzgün ve suskundular.

Mehmet Çoban

Oysa onlar yağmurlar yağmadan önce ümitsizliğe düşmüşlerdi.

Mehmet Okuyan

Oysa onlar daha önce yani üzerlerine (yağmur) indirilmesinden önce iyice ümitlerini kesmişlerdi.

Mehmet Türk

Hâlbuki onlar, yağmurun yağmasından kısa bir süre önce neredeyse umutlarını, tamamen kesmişlerdi.

Muhammed Esed

oysa [tam da] yağmurun yağdırılmasından kısa bir süre önce, (neredeyse) bütün umutlarını yitirmişlerdi!

Mustafa Çavdar

Hâlbuki onlar yağmur yağmadan önce tam bir çaresizlik ve ümitsizlik içinde idiler. 24/43, 27/63, 35/9,

Ahmet Tekin

Oysa onlar, daha önce, üzerlerine yağmur yağdırılmasından önce, ümitsizlik içinde idiler.

Mustafa İslamoğlu

Ama aynı kimseler az önce, yani[³⁶¹⁴] (yağmur) indirilmeden önce umutlarını büsbütün yitirmiştiler.

Ömer Nasuhi Bilmen

Halbuki, onların üzerlerine indirilmeden evvel ondan evvelce elbette ye'se düşmüşlerdi.

Orhan Kuntman

Oysa onlar daha önce, yağmur yağacağından tamamiyle umudlarını kesmişlerdi.

Osman Fırat

Ve oysa onlar daha önce kendilerine yağmur yağdırılmadan evvel kesin bir ümitsizliğe kapılmışlardı

Şaban Piriş

Halbuki onlar yağmur yağmadan önce suskunluk içinde idiler.

Satıraltı Meal (1534)

Pes egerçi anlar ol yaġmur inmezden burun üstlerine ümīẕ kesmişler‐idi.

Suat Yıldırım

Halbuki onlar, daha önce Allah'ın üzerlerine yağmur indireceğinden tamamen ümitsiz idiler.

Süleyman Ateş

Halbuki onlar, yağmurun kendilerine indirilmesinden önce umutsuz idiler.

Süleyman Tevfik (1927)

Halbuki onlar üzerlerine yağmur yağmazdan evvel me'yûs ve nâ-ümîd idiler.

Süleymaniye Vakfı

Oysa az önce; yağmur yağdırılmadan önce umutlarını kesmişlerdi.

Ahmet Varol

Oysa onlar bundan önce, üzerlerine (yağmurun) indirilmesinden umutlarını kesmişlerdi.

Ümit Şimşek

Oysa onlar, daha önce, üzerlerine yağmur inmesinden iyice ümit kesmişlerdi.

Yaşar Nuri Öztürk

Oysaki onlar, yağmur kendilerine indirilmeden önce iyice suskun ve ümitsiz idiler.

Ali Bulaç

Oysa onlar, bundan önce (yağmurun) üzerine inmesinden evvel umutlarını kesmişlerdi.

Ali Fikri Yavuz

Halbuki bu adamlar üzerlerine yağmur indirilmeden önce ümidlerini kesmişlerdi.

Bahaeddin Sağlam

Hâlbuki onlar, o yağmur kendilerine yağdırılmadan önce, tamamıyla ümitsiz idiler.

Bayraktar Bayraklı

Oysa onlar daha evvel, yağmurdan önce ümitsizliğe düşmüşlerdi.