52. Ayet
فَاِنَّكَ لَا تُسْمِعُ الْمَوْتٰى وَلَا تُسْمِعُ الصُّمَّ الدُّعَٓاءَ اِذَا وَلَّوْا مُدْبِر۪ينَ
Şüphesiz, sen ölülere işittiremezsin. Dönüp gittikleri zaman çağrıyı sağırlara da işittiremezsin.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
فَاِنَّكَ لَا تُسْمِعُ الْمَوْتٰى وَلَا تُسْمِعُ الصُّمَّ الدُّعَٓاءَ اِذَا وَلَّوْا مُدْبِر۪ينَ
Şüphesiz, sen ölülere işittiremezsin. Dönüp gittikleri zaman çağrıyı sağırlara da işittiremezsin.
Hiç şüphe yok ki sen, sesini duyuramazsın ölüye ve ardına dönüp giderlerken davetini duyuramazsın sağırlara.
İmdi, sen ölüye söz duyuramazsın, yüz çevirip gidince, sağırı çağırsan da işittiremen
Şüphesiz, sen (manen) ölülere söz dinletemezsin; arkasını dönüp giden sağırlara da çağrını duyuramazsın.
Sen ölülere ismâ-’ı merâm idemezsin sen sağırlara ses işitdiremezsin çünki yüz çevirüb giderler.
(Resûlüm!) Elbette sen ölülere duyuramazsın; arkalarını dönüp giderlerken sağırlara o daveti işittiremezsin.
Sen ne ölülere işittirebilirsin, ne de arkalarını dönüp giden sağırlara çağrıyı duyurabilirsin.
Çünkü sen ölülere işittiremezsin, o da'veti sağırlara da işittiremezsin, arkalarını dünmüş giderlerken
Çünkü sen ölülere işittiremezsin. O daveti, arkalarını dönmüş giderlerken sağırlara da duyuramazsın.
(Habibim!) Şüphesiz sen, (manen) ölülere (hakkı) işittiremezsin ve arkalarını dönmüş kaçarlarken, (manevi) sağırlara da hak davetini duyuramazsın.
(Ey Resulüm!) Şimdi Sen, (kalpleri) ölülere kesinlikle (söz) işittirip (uyandıramazsın) ve arkalarını dönüp giden (insan görünümlü) sağırlara da (Hakk) çağrıyı dinletip duyuramazsın.
Şu bir gerçek ki, sen ölülere¹ duyuramazsın. Arkasını dönüp giden sağırlara² da çağrıyı duyuramazsın.³
pes bayıķ sen işiddürmeyesin ölülere daħı işiddürmeyesin śaġırlara ķıġırmagı ķaçan kim yüz döndürdiler yüz döndüricilerken.
Bunun için sen — arkalarına dönüb giderlerken — o da'veti ölülere de duyuramazsın, sağırlara da işitdiremezsin.
O hâlde, şübhesiz ki sen ölülere işittiremezsin; arkalarını dönen kimseler olarak yüz çevirirlerken, o sağırlara da da'veti(ni) işittiremezsin!(1)
(Resulüm!) Şüphesiz sen (gerçekten) ölmüş olanlara (söz işittiremediğin gibi manen ölüp şuursuzca yaşayanlara da) işittiremezsin, (hak ve hakikatlere) arkalarını dönüp giden (manen) sağırlara da (daveti) işittiremezsin!*
Sen ölülere kesinlikle işittiremezsin ve arkasını dönüp gittiğin de, sağırlara da çağrını duyuramazsın.
Ant olsun ki sen sesini ne olülere işittirebilirsin, ne de arkasını dönen sağırlara işittirebilirsin.
Sıkılma, çünkü sen ölülere söz işittiremezsin, sağırlara da, dönüp kaçınca dâvetini işittiremezsin.
(Ey Peygamber!) Muhakkak ki sen ölülere asla işittiremediğin gibi, arkalarını dönüp giden sağırlara da çağrıyı duyuramazsın.¹⁶
Şimdi sen, ölülere (söz) duyuramazsın ve arkalarını dönüp giderlerken sağırlara da çağrıyı duyuramazsın.
Elbette sen ölülere, asla duyuramazsın ve sırtlarını dönüp uzaklaşan, kalbi sağırlara da asla duyuramazsın.
Bil ki sen ölülere işittiremezsin; dönüp giderlerken sağırlara da çağrıyı duyuramazsın.
Ey Müslüman! Gerçek şu ki, sen, kalpleri kibir, bencillik ve günah kirleriyle kararıp ölmüş olanlarasesini duyuramazsın ve ne kadar çırpınsan da, gerçeklerden sırt çevirip uzaklaşmakta olan sağırlara bu çağrıyı işittiremezsin.
Sen, Ölüler’e işittiremezsin. Arka dönmüş olarak yüz çevirdikleri zaman Çağrı’yı Sağırlar’a da işittiremezsin.
Resulüm! sen, sesini ölülere duyuramazsın. Ürküp kaçan sağırlara söz dinletemezsin.
Ey Resulüm! Unutma ki yaşıyor gördüğün ama bilinçlerinde ölü olanlara işittiremezsin. Ön yargılarıyla sağırlaşanlar ayetlerimizi dinlemeden dönüp giderler. Sen onlara nasıl işittirebilirsin?
Şüphesiz ki sen ölülere [*] duyuramaz; sağırlara da arkalarını dönüp giderlerken çağrıyı duyuramazsın.
Bil ki sen (hakka) daveti ölülere¹ işittiremediğin gibi, arkalarını dönüp giden sağırlara da duyuramazsın.²
Elbette sen ölülere asla duyuramazsın: ve sırtlarını [sana] dönüp uzaklaşan [kalbi] sağırlara [da]!
– Şu bir gerçek ki; sen bu mesajı ölülere duyuramazsın, bir de arkasını dönüp giden sağırlara da çağrını işittiremezsin. 27/80- 81, 35/22, 36/70
Elbette sen, tebliğini ölüler gibi duygusuz olanlara duyuramazsın. İkballerine ve istikballerine sırt çevirip arkalarını dönüp giderlerken, hakkı duymak istemeyerek sağır kesilenlere de tebliğini duyuramazsın.
Şu da bir gerçek ki sen asla ölülere duyuramazsın; arkasını dönüp uzaklaşırken her tür davete sağır kesilenlere de duyuramazsın.[³⁶¹⁷]
Çünkü sen o dâveti ölülere duyuramazsın ve arkalarına dönüp giderlerken sağırlara da duyuramazsın.
(Ey Muhammed) sen elbette ölülere (böyle kalpleri günahlarla kararmış mühürlenmiş kafirlere, ayetlerimizi) işittiremezsin. (Kur'an okunduğunda) dönüp giden sağırlara da, hak davetini iletemezsin.
Şüphesiz, sen ölülere işittiremezsin. Dönüp gittikleri zaman çağrıyı sağırlara da işittiremezsin.
Sen, ölüye sesini duyuramazsın, arkasını dönüp gittiği zaman sağırlara çağrını duyuramazsın.
Taḥḳīḳ sen yā Muḥammed ölüleri işitdürmek bilmezsin. Daḫı işitdüremez‐sin ṣaġırlara du‘āyı yüz ḳaytarduḳları vaḳt.
Şunu bil ki: Sen ne ölülere sesini duyurabilirsin, ne de arkasını dönüp uzaklaşan sağırlara bu dâveti işittirebilirsin. [63, 36; 67, 10]
Sen de ölülere söz dinletemezsin; arkalarını dönüp giden sağırlara çağrıyı işittiremezsin.
"Yâ Muhammed! Sen mevtâya (kalbi) ve arkalarına dönüb gitdikleri zamân sağırlara (kalbi) da'veti işitdiremezsin."
Sen ölülere işittiremezsin, arkasını döndüğünde sağırlara da işittiremezsin.
Doğrusu sen ölülere duyuramazsın; arkalarını dönüp giderlerken sağırlara da çağrıyı duyuramazsın.
Sen ölülere söz dinletemezsin; arkasını dönüp giden sağırlara da çağrını duyuramazsın.
Artık sen, ölülere işittiremezsin. Dönüp gittikleri takdirde sağırlara da çağrıyı duyuramazsın.
Şimdi sen, ölülere (söz) duyuramazsın ve arkalarını dönüp giden sağırlara da çağrıyı duyuramazsın.
Bunun için sen (Ey Rasûlüm, onlar) arkalarını dönmüş giderlerken, (hakka olan) o daveti, (kalbleri) ölülere duyuramazsın ve sağırlara da işittiremezsin.
Artık sen, ölülere söz dinletemezsin. Sağırlara da arkalarını dönüp kaçtıklarında, çağrıyı işittiremezsin.
Elbette sen manen ölülere duyuramazsın; arkalarını dönüp giderlerken manen sağırlara o daveti işittiremezsin.