Rûm Suresi 52. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

52. Ayet

فَاِنَّكَ لَا تُسْمِعُ الْمَوْتٰى وَلَا تُسْمِعُ الصُّمَّ الدُّعَٓاءَ اِذَا وَلَّوْا مُدْبِر۪ينَ

Şüphesiz, sen ölülere işittiremezsin. Dönüp gittikleri zaman çağrıyı sağırlara da işittiremezsin.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Hiç şüphe yok ki sen, sesini duyuramazsın ölüye ve ardına dönüp giderlerken davetini duyuramazsın sağırlara.

Besim Atalay (1965)

İmdi, sen ölüye söz duyuramazsın, yüz çevirip gidince, sağırı çağırsan da işittiremen

Cemal Külünkoğlu

Şüphesiz, sen (manen) ölülere söz dinletemezsin; arkasını dönüp giden sağırlara da çağrını duyuramazsın.

Cemil Said (1924)

Sen ölülere ismâ-’ı merâm idemezsin sen sağırlara ses işitdiremezsin çünki yüz çevirüb giderler.

Diyanet Vakfı

(Resûlüm!) Elbette sen ölülere duyuramazsın; arkalarını dönüp giderlerken sağırlara o daveti işittiremezsin.

Edip Yüksel

Sen ne ölülere işittirebilirsin, ne de arkalarını dönüp giden sağırlara çağrıyı duyurabilirsin.

Elmalılı Hamdi Yazır

Çünkü sen ölülere işittiremezsin, o da'veti sağırlara da işittiremezsin, arkalarını dünmüş giderlerken

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Çünkü sen ölülere işittiremezsin. O daveti, arkalarını dönmüş giderlerken sağırlara da duyuramazsın.

Emrah Demiryent

(Habibim!) Şüphesiz sen, (manen) ölülere (hakkı) işittiremezsin ve arkalarını dönmüş kaçarlarken, (manevi) sağırlara da hak davetini duyuramazsın.

Abdullah-Ahmet Akgül

(Ey Resulüm!) Şimdi Sen, (kalpleri) ölülere kesinlikle (söz) işittirip (uyandıramazsın) ve arkalarını dönüp giden (insan görünümlü) sağırlara da (Hakk) çağrıyı dinletip duyuramazsın.

Erhan Aktaş

Şu bir gerçek ki, sen ölülere¹ duyuramazsın. Arkasını dönüp giden sağırlara² da çağrıyı duyuramazsın.³

Eski Anadolu Türkçesi

pes bayıķ sen işiddürmeyesin ölülere daħı işiddürmeyesin śaġırlara ķıġırmagı ķaçan kim yüz döndürdiler yüz döndüricilerken.

Hasan Basri Çantay

Bunun için sen — arkalarına dönüb giderlerken — o da'veti ölülere de duyuramazsın, sağırlara da işitdiremezsin.

Hayrat Neşriyat

O hâlde, şübhesiz ki sen ölülere işittiremezsin; arkalarını dönen kimseler olarak yüz çevirirlerken, o sağırlara da da'veti(ni) işittiremezsin!(1)

İhsan Aktaş

(Resulüm!) Şüphesiz sen (gerçekten) ölmüş olanlara (söz işittiremediğin gibi manen ölüp şuursuzca yaşayanlara da) işittiremezsin, (hak ve hakikatlere) arkalarını dönüp giden (manen) sağırlara da (daveti) işittiremezsin!*

İlyas Yorulmaz

Sen ölülere kesinlikle işittiremezsin ve arkasını dönüp gittiğin de, sağırlara da çağrını duyuramazsın.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Ant olsun ki sen sesini ne olülere işittirebilirsin, ne de arkasını dönen sağırlara işittirebilirsin.

İsmail Hakkı İzmirli

Sıkılma, çünkü sen ölülere söz işittiremezsin, sağırlara da, dönüp kaçınca dâvetini işittiremezsin.

İsmail Yakıt

(Ey Peygamber!) Muhakkak ki sen ölülere asla işittiremediğin gibi, arkalarını dönüp giden sağırlara da çağrıyı duyuramazsın.¹⁶

Kadri Çelik

Şimdi sen, ölülere (söz) duyuramazsın ve arkalarını dönüp giderlerken sağırlara da çağrıyı duyuramazsın.

Abdullah Parlıyan

Elbette sen ölülere, asla duyuramazsın ve sırtlarını dönüp uzaklaşan, kalbi sağırlara da asla duyuramazsın.

Kuran Yolu

Bil ki sen ölülere işittiremezsin; dönüp giderlerken sağırlara da çağrıyı duyuramazsın.

Mahmut Kısa

Ey Müslüman! Gerçek şu ki, sen, kalpleri kibir, bencillik ve günah kirleriyle kararıp ölmüş olanlarasesini duyuramazsın ve ne kadar çırpınsan da, gerçeklerden sırt çevirip uzaklaşmakta olan sağırlara bu çağrıyı işittiremezsin.

Mahmut Özdemir

Sen, Ölüler’e işittiremezsin. Arka dönmüş olarak yüz çevirdikleri zaman Çağrı’yı Sağırlar’a da işittiremezsin.

Mehmet Çakır

Resulüm! sen, sesini ölülere duyuramazsın. Ürküp kaçan sağırlara söz dinletemezsin.

Mehmet Çoban

Ey Resulüm! Unutma ki yaşıyor gördüğün ama bilinçlerinde ölü olanlara işittiremezsin. Ön yargılarıyla sağırlaşanlar ayetlerimizi dinlemeden dönüp giderler. Sen onlara nasıl işittirebilirsin?

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki sen ölülere [*] duyuramaz; sağırlara da arkalarını dönüp giderlerken çağrıyı duyuramazsın.

Mehmet Türk

Bil ki sen (hakka) daveti ölülere¹ işittiremediğin gibi, arkalarını dönüp giden sağırlara da duyuramazsın.²

Muhammed Esed

Elbette sen ölülere asla duyuramazsın: ve sırtlarını [sana] dönüp uzaklaşan [kalbi] sağırlara [da]!

Mustafa Çavdar

– Şu bir gerçek ki; sen bu mesajı ölülere duyuramazsın, bir de arkasını dönüp giden sağırlara da çağrını işittiremezsin. 27/80- 81, 35/22, 36/70

Ahmet Tekin

Elbette sen, tebliğini ölüler gibi duygusuz olanlara duyuramazsın. İkballerine ve istikballerine sırt çevirip arkalarını dönüp giderlerken, hakkı duymak istemeyerek sağır kesilenlere de tebliğini duyuramazsın.

Mustafa İslamoğlu

Şu da bir gerçek ki sen asla ölülere duyuramazsın; arkasını dönüp uzaklaşırken her tür davete sağır kesilenlere de duyuramazsın.[³⁶¹⁷]

Ömer Nasuhi Bilmen

Çünkü sen o dâveti ölülere duyuramazsın ve arkalarına dönüp giderlerken sağırlara da duyuramazsın.

Orhan Kuntman

(Ey Muhammed) sen elbette ölülere (böyle kalpleri günahlarla kararmış mühürlenmiş kafirlere, ayetlerimizi) işittiremezsin. (Kur'an okunduğunda) dönüp giden sağırlara da, hak davetini iletemezsin.

Osman Fırat

Şüphesiz, sen ölülere işittiremezsin. Dönüp gittikleri zaman çağrıyı sağırlara da işittiremezsin.

Şaban Piriş

Sen, ölüye sesini duyuramazsın, arkasını dönüp gittiği zaman sağırlara çağrını duyuramazsın.

Satıraltı Meal (1534)

Taḥḳīḳ sen yā Muḥammed ölüleri işitdürmek bilmezsin. Daḫı işitdüremez‐sin ṣaġırlara du‘āyı yüz ḳaytarduḳları vaḳt.

Suat Yıldırım

Şunu bil ki: Sen ne ölülere sesini duyurabilirsin, ne de arkasını dönüp uzaklaşan sağırlara bu dâveti işittirebilirsin. [63, 36; 67, 10]

Süleyman Ateş

Sen de ölülere söz dinletemezsin; arkalarını dönüp giden sağırlara çağrıyı işittiremezsin.

Süleyman Tevfik (1927)

"Yâ Muhammed! Sen mevtâya (kalbi) ve arkalarına dönüb gitdikleri zamân sağırlara (kalbi) da'veti işitdiremezsin."

Süleymaniye Vakfı

Sen ölülere işittiremezsin, arkasını döndüğünde sağırlara da işittiremezsin.

Ahmet Varol

Doğrusu sen ölülere duyuramazsın; arkalarını dönüp giderlerken sağırlara da çağrıyı duyuramazsın.

Ümit Şimşek

Sen ölülere söz dinletemezsin; arkasını dönüp giden sağırlara da çağrını duyuramazsın.

Yaşar Nuri Öztürk

Artık sen, ölülere işittiremezsin. Dönüp gittikleri takdirde sağırlara da çağrıyı duyuramazsın.

Ali Bulaç

Şimdi sen, ölülere (söz) duyuramazsın ve arkalarını dönüp giden sağırlara da çağrıyı duyuramazsın.

Ali Fikri Yavuz

Bunun için sen (Ey Rasûlüm, onlar) arkalarını dönmüş giderlerken, (hakka olan) o daveti, (kalbleri) ölülere duyuramazsın ve sağırlara da işittiremezsin.

Bahaeddin Sağlam

Artık sen, ölülere söz dinletemezsin. Sağırlara da arkalarını dönüp kaçtıklarında, çağrıyı işittiremezsin.

Bayraktar Bayraklı

Elbette sen manen ölülere duyuramazsın; arkalarını dönüp giderlerken manen sağırlara o daveti işittiremezsin.