Rûm Suresi 55. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

55. Ayet

وَيَوْمَ تَقُومُ السَّاعَةُ يُقْسِمُ الْمُجْرِمُونَۙ مَا لَبِثُوا غَيْرَ سَاعَةٍۜ كَذٰلِكَ كَانُوا يُؤْفَكُونَ

Kıyametin kopacağı gün suçlular, (dünyada) bir andan fazla kalmadıklarına yemin ederler. Onlar (dünyada haktan) işte böyle döndürülüyorlardı.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve kıyametin koptuğu gün suçlular, ancak bir an yatıp eğlendiklerine and içerler; işte böyle asılsız şeylere kapılıyordu onlar.

Besim Atalay (1965)

Kıyamet koptuğunda, günahlı bulunanlar: «Dünyada bir saatten artık beklemedik biz» diyerek ant içerler, böyle yalan söylerler

Cemal Külünkoğlu

Kıyamet koptuğu gün, suçlular dünyada bir saatten fazla kalmadıklarına yemin ederler. İşte onlar (dünyada da) aldatılıp haktan böyle döndürülüyorlardı.

Cemil Said (1924)

Sâ’at geldiği gün mücrimler mezarda ancak bir sâ’at durmuş olduklarına yemîn ideceklerdir (dünyada) da böyle yalan söylerler idi.

Diyanet Vakfı

Kıyamet koptuğu gün, günahkârlar, (dünyada) ancak pek kısa bir süre kaldıklarına yemin ederler. İşte onlar, (dünyada da haktan) böyle döndürülüyorlardı.

Edip Yüksel

Saat (dünyanın sonu) gerçekleştiği zaman, suçlular, (dünyada) ancak bir saat kaldıklarına and içerler. Onlar işte böyle yanılıyorlardı.

Elmalılı Hamdi Yazır

O gün ki saat gelir Kıyamet kopar, mücrimler, bir saatten fazla durmadıklarına yemîn ederler evvel de böyle çeviriliyorlardı

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Kıyamet kopacağı gün günahkarlar dünyada bir saatten fazla durmadıklarına yemin ederler. Onlar önceden de böyle haktan çevriliyorlardı.

Emrah Demiryent

Diriliş günü suçlular, (kâfirler, dünyada) bir saatten fazla kalmadıklarına dair yemin ederler. İşte onlar, (dünyada bir saatten fazla kalmadıklarına dair yalan söyledikleri gibi, daha önceleri de biz öldükten sonra diriltilecek değiliz diye yalan söylemekle, haktan/hakikatten) böyle yüz çeviriyorlardı.

Abdullah-Ahmet Akgül

Kıyamet kopacağı gün, (facir takımı olan) suçlu-günahkârlar, tek bir saatin dışında (dünya hayatında kalıp) yaşamadıklarına and içecekler (ömürlerini bu kadar kısa zannedip pişmanlık göstereceklerdir). İşte onlar (hayatta iken de hep) böyle çevrilip (Hakk’tan dönekleşen takımdır).

Erhan Aktaş

Kıyametin koptuğu gün, mücrimler¹ dünyada bir saatten fazla kalmadıklarına yemin ederler. Onlar işte böyle döndürülüyorlardı.²

Eski Anadolu Türkçesi

daħı ol gün kim ŧura ķıyāmet vaķtı and içerler yazuķlular dölenmediler bir sa'atdan ayruķ. ancılayın oldılar döndürinürler.

Hasan Basri Çantay

Kıyametin kopacağı gün günahkârlar bir sâatden başka kalmadıklarına yemîn eder (ler). İşte onlar (dünyâda da haktan) böyle döndürülüyorlar (yalan söylüyorlar) dı.

Hayrat Neşriyat

Kıyâmet koptuğu gün günahkârlar, (dünyada) bir saatten başka kalmadıklarına yemîn eder. İşte (haktan) böyle çevriliyorlardı.

İhsan Aktaş

Ve kıyamet kopup (ahiret günündeki diriliş) gerçekleşeceği gün, suçlu olanlar, (kendi aralarında konuşurlarken birbirlerine, dünyanın yıkılışından bu diriliş anına kadar) bir saat (kısa bir süre) dışında kalmadıklarına yemin ederler. İşte (dünyadayken haktan) böyle döndürülüyorlardı.*

İlyas Yorulmaz

Kıyamet saati meydana geldiğinde suçlular, bir saatten fazla yerde (mezarlarda) kalmadıklarına yemin ederler. Böylece onlar kendi kendilerine uyduruyorlar.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Kalkış olacağı gün suçlular, biz dünyada bir saatten çok kalmadık diye ant içeceklerdir. Böylece yalan söylemiş olacaklardır.

İsmail Hakkı İzmirli

Kıyamet kopacağı gün, günahkârlar «— Dünyada bir saatten fazla kalmadık» diye yemin ederler. Bunun gibi dünyada da doğru yoldan dönerlerdi [¹].

İsmail Yakıt

Kıyametin koptuğu [es-sâ’at] gün, suçlular/günahkârlar (yeryüzünde) bir saatten fazla kalmadıklarına dair yemin ederler. Onlar (hayat boyu) kendilerini böyle aldatıyorlardı.

Kadri Çelik

Kıyametin kopacağı gün suçlu günahkârlar, tek bir saatin dışında (dünya hayatı) yaşamadıklarına yemin içerler. İşte onlar böyle çevriliyorlardı.

Abdullah Parlıyan

Ve son saat gelip çattığında, suçlu günahkarlar, yeryüzünde bir saatten fazla kalmadıklarına yemin edeceklerdir. Onlar dünyada hep böyle haktan ve gerçekten yüz çeviriyorlardı.

Kuran Yolu

Günaha saplanmış olanlar kıyamet koptuğu gün (dünyada) sadece çok kısa bir süre kaldıklarına yemin ederler. İşte onlar haktan (oradayken de) böyle saptırılıyorlardı.

Mahmut Kısa

Diriliş Saati gelip çattığı gün, yattıkları mezarlarından kalkan günahkârlar, yeryüzünde sadece çok kısa bir zaman kaldıklarına yemin edecekler. İşte onlar, vaktiyle hayattayken de böyle aldanıyorlardı. Dünyada kendilerine, hatalarını anlayıp düzeltecek kadar süre tanınmadığını yani ömürlerinin çok kısa olduğunu zannediyorlardı. Oysa orada da olayların hakikatine, özüne nüfuz edemiyor, böylece her şeyin dünya hayatından ibaret olduğunu, Hesap Günü için yeniden dirilişin asla gerçekleşmeyeceğini iddia ediyorlardı.

Mahmut Özdemir

Saat’in kıyam edeceği / gelip çatacağı gün Mücrimler / Suç İşleyenler yemin eder ki bir saatten fazla kalmadılar. İşte böyle çevriliyorlardı.

Mehmet Çakır

Kıyamet kopunca suçlular, dünyada çok az kaldıklarına yemin ederler. Bunlar eskiden de hep böyle atıp savarlardı.

Mehmet Çoban

Kıyamet günü Rabbine karşı suç işleyenler; dünyada kısa bir andan fazla kalmadıklarına yemin ederler. Hâlbuki bir ömür yaşamışlardır. Gerçeklere karşı kör sağır olmuşlardır. Arzularına uyarak gerçeklerden uzak durmuşlardır. Şeytan onları haktan böyle döndürüyor. Dünyayı süslü gösteriyor. Gerçeklerimizi yalan saydırıyordu.

Mehmet Okuyan

O (Son) Saat gerçekleştiği gün, suçlular (dünyada) ancak kısa bir süre kaldıklarına dair yemin edecekler. [*] İşte onlar (dünyada da gerçeklerden) böyle döndürülüyorlardı.

Mehmet Türk

Kıyametin koptuğu gün, günâhkârlar (dünyada) ancak bir saat kadar yaşadıklarına yemin ederler. İşte onlar (dünyada haktan) böyle çevriliyorlardı!

Muhammed Esed

[Size ölümü veren ve zamanı geldiğinde yeniden diriltecek olan O’dur!] ⁴⁹ Ve Son Saat gelip çattığında, günaha saplanmış olanlar, [yeryüzünde] bir saatten fazla kalmadıklarına yemin edeceklerdir: onlar kendilerini böylece [hayat boyu] kandırırlar! ⁵⁰

Mustafa Çavdar

Ve son saatin gelip çattığı o gün suça batmış olanlar dünyada bir saatten fazla kalmadıklarına dair yemin ederler. İşte onlar dünyadayken de hakikati böyle çarpıtırlardı. 10/45, 20/103, 79/46

Ahmet Tekin

Kıyametin kopacağı ânın gerçekleşeceği gün, İslâm'a planlı cephe alarak, müslümanlığı, müslüman nesilleri yozlaştırma, yok etme suçu işleyen güç ve iktidar sahibi âsiler, suçlular, günahkârlar, dünyada, kulluk ve ibadet edebilecek yeterli süreye sahip olmadıklarına, ancak pek kısa bir süre kaldıklarına yemin ederler. İşte onlar, dünyada da haktan ayrılıp, küfre böyle döndürülüyorlardı.

Mustafa İslamoğlu

Ve Son Saat gelip çattığı gün suça batmış olanlar, dünyada bir saatten fazla kalmadıklarına yemin edecekler; böylece kendilerine (dahi) yalan söylemiş olacaklar.[³⁶²⁰]

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve o gün ki, Kıyamet kopar; günahkârlar (dünyada) bir saatten başka kalmadıklarına yemin ederler. İşte onlar (doğru sözden) böylece çevrilir kimseler olmuşlardı.

Orhan Kuntman

Kıyamet koptuğu gün günahkarlar (kabirlerinde) ancak bir saat kaldıklarına yemin ederler! (Böylece bilmedikleri bir şey için yalan yere yemin ederler, oysa onlar kabirlerinde, asırlarca kalmışlardır) İşte onlar (dünyada da, putları ilah sanarak, bilmedikleri şeyler peşinde sürükleniyorlar ve) Hak davete karşı yalan söylüyorlardı! (Onların dünyada ve ahirette işleri güçlerinin hepsi yalandır)

Osman Fırat

Kıyametin kopacağı gün suçlular, (dünyada) bir saatten fazla kalmadıklarına yemin ederler. Onlar (dünyada haktan) işte böyle döndürülüyorlardı.

Şaban Piriş

Kıyamet saatinin geldiği gün, suçlular, bir saatten fazla kalmadıklarına yemin ederler. İşte böyle yalan söylerlerdi.

Satıraltı Meal (1534)

Ol gün ki ḳıyāmet ḳopar, and içer kāfirler ki durmaduḳ tevbede birsā‘atden özge, dirler. Anuñ gibi bühtān idüp yalan söylerlerdi.

Suat Yıldırım

Kıyamet (duruşma) saati gelip çattığında suçlu kâfirler yemin ederek dünyada sadece bir saat kaldıklarını ileri sürerler. Onlar (dünyada iken de doğruluktan) işte böyle döndürülüyorlardı.

Süleyman Ateş

(Duruşma) Sa'at(i) başladığı gün, suçlular, (dünyada veya Berzahta) bir sa'atten fazla kalmadıklarına yemin ederler. İşte onlar, (dünyada da haktan) böyle çevriliyorlardı.

Süleyman Tevfik (1927)

Kıyâmet kopdığı günde mücrimler dünyâda bir sâ'atden ziyâde kalmadıklarına yemîn iderler. Dünyâda oldığı gibi âhiretde de böyle yalan söylerler.

Süleymaniye Vakfı

Kıyamet saati geldiği gün suçlular, dünyada bir saatten fazla kalmadık diye yemin ederler. Onlar (dünyada da) bu şekilde yalana sürüklenirlerdi.

Ahmet Varol

Kıyametin koptuğu gün suçlular bir saatten fazla kalmadıklarına yemin ederler. İşte onlar böyle uzaklaştırılıyorlar.

Ümit Şimşek

Kıyametin koptuğu gün, mücrimler dünyada bir saatten fazla kalmadıklarına yemin ederler. Önceden de onların böyle tersleri dönüveriyordu.

Yaşar Nuri Öztürk

Saat gelip kıyamet koptuğu gün, günahkârlar dünyada bir saatten başka kalmadıklarına yemin ederler. Onlar işte böyle çevriliyorlardı.

Ali Bulaç

Kıyamet-saatinin kopacağı gün, suçlu-günahkarlar, tek bir saatin dışında (dünya hayatı) yaşamadıklarına and içerler. İşte onlar böyle çevriliyorlardı.

Ali Fikri Yavuz

Kıyamet kopacağı gün, mücrimler (Allah'a eş koşanlar) bir saatten fazla (kabirde veya dünyada) durmadıklarına yemin ederler. Onlar (dünyada iken de, doğruluktan yalan söylemeye), işte böyle çevriliyorlardı.

Bahaeddin Sağlam

Ve kıyamet koptuğu gün, suçlular bir saatten fazla kalmadıklarına yemin edecekler. İşte onlar, (dünyada da) böyle sapıtıyorlardı.

Bayraktar Bayraklı

Kıyamet koptuğu gün, suçlular dünyada ancak pek kısa kaldıklarına yemin ederler. İşte onlar dünyada haktan böyle döndürülüyorlardı.