6. Ayet
وَعْدَ اللّٰهِۜ لَا يُخْلِفُ اللّٰهُ وَعْدَهُ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ
Allah, (onlara zafer konusunda) bir vaadde bulunmuştur. Allah, vaadinden dönmez. Fakat insanların çoğu bilmezler.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
وَعْدَ اللّٰهِۜ لَا يُخْلِفُ اللّٰهُ وَعْدَهُ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ
Allah, (onlara zafer konusunda) bir vaadde bulunmuştur. Allah, vaadinden dönmez. Fakat insanların çoğu bilmezler.
Allah'ın vaadidir; Allah vaadinden caymaz ve fakat insanların çoğu bilmez.
Bu, Allahın verdiği sözdür, Allah sözünden caymaz, insanların pek çokları bilmezler
(Bu zafer) Allah'ın vaadidir. Allah vaadinden asla dönmez. Ama insanların çoğu (bunu) bilmezler.
Allâh’ın va’di böyledir, va’dinde halef itmez, lâkin insânların ekserîsi bilmez.
(Bu) Allah'ın vâdettiğidir. Allah vâdinden caymaz; fakat insanların çoğu bilmezler.
ALLAH'ın vermiş olduğu sözdür. ALLAH sözünü bozmaz; fakat insanların çoğu bilmez.
Allahın va'di bu, Allah, va'dine hulf etmez ve lâkin nasın ekserisi bilmezler
Allah'ın vaadi budur. Allah, vaadinden caymaz. Fakat insanların çoğu bilmezler.
(Rumlar ve Persler arasında olacak olan savaşın, bildirmiş olduğumuz üzere sonuçlanacağı) Allah’ın vaadidir. Allah vaadinden dönmez. Fakat insanların çoğu bunu bilmezler.
Bu Allah’ın va’adidir. Allah, va’adinden geri dönmez. Ancak insanların çoğu (gerçeği) bilmeyen (cahillerdir).
Bu, Allah'ın sözüdür. Allah verdiği sözden dönmez. Fakat insanların çoğu bunun bilincinde değildirler.
Tañrı va'desi ħilāf eylemez Tañrı va'desin velįkin ādemįlerüñ eyregi bilmezler.
(Bu) Allahın va'di. Allah va'dinden caymaz. Fakat insanların çoğu (Onun va'dini) bilmezler.
(Bu zafer) Allah'ın va'didir. Allah, va'dinden dönmez; fakat insanların çoğu bilmezler.
(Bu yardım), Allah’ın (gereğini yapıp hak edenlere) sözüdür. Allah, vaadinden asla dönmez (sözünü bozmaz). Fakat (Allah hakkında gerçek bilgiye sahip olmadıklarından) insanların çoğu (bunu) bilmez.
Bu Allah’ın vaadidir. Allah asla vaadinden dönmez ancak insanların çoğu bilmiyorlar.
Allah’ının verdiği sözdür bu! Allah verdiği sözden caymaz. Ancak, insanların pek çoğu bunu bilmezler.
Allah/ın vaadi bu. Allah vaadinden caymaz. Fakat nâs/ın pek çoğu bunu bilmez
Bu Allah’ın vaadidir. Allah vaadinden dönmez. Fakat insanların pek çoğu bilmezler.
(Bu,) Allah'ın vaadidir; Allah vaadinden geri dönmez. Ancak insanların çoğu bilmezler.
Bu Allah'ın vaadidir. Allah vaadinden asla dönmez. Ama insanların çoğu bilmezler.
Bu Allah’ın vaadidir. Allah vaadinden caymaz; ama insanların çoğu bunu bilmezler.
Bu yardım sözü, bizzat Allah’ın müminlere verdiği bir sözdür ve Allah asla sözünden dönmez; ne var ki, insanların çoğu bunun bilincinde değil.
Allah’ın vaadi olarak! Allah vaadinden caymaz; ama İnsanlar’ın en çoğu bilmez.
Allah sözünde durur. Allah, sözünden asla dönmez. Ama çoğu insan, bunun anlamını bilemez.
Allah onlara bir vaatte bulunmuştur. Allah vaadinden dönmez. Fakat insanların çoğu bilmez.
(Bu), Allah’ın vaadi olarak (gerçekleşecektir). Allah sözünden caymaz [*] fakat insanların çoğu bilmezler.
(İşte bu) Allah’ın verdiği bir sözdür ve Allah verdiği sözden asla caymaz. Fakat insanların pek çoğu bunu bilmiyorlar.
Allah’ın vaadi[dir bu]. Allah vaadinden asla dönmez. Ama insanların çoğu [bunu] bilmezler:
Bu Allah’ın bir vaadidir. Zira Allah, vaadinden asla dönmez. Fakat insanların çoğu bu gerçeği bilmezler. 3/194- 195, 22/47
Bu Allah'ın va'didir. Allah va'dinden dönmez. Fakat insanların çoğu bunu bilmezler.
(Bu) Allah’ın kesin[³⁵⁶²] vaadidir. Allah vaadinden dönmez; ne var ki insanların çoğu (bunu) bilmezler:
(Bu) Allah'ın vaadi. Allah vaadinde hulf etmez. Velâkin insanların çoğu bilmezler.
Bu (müjde) -Allah’ın va'didir, Allah va'dinden asla vazgeçmez! (Kuşkusuz gerçekleştirecektir. Bunun gibi, Cenab-ı Hakk’ın gerçekleşeceğinden hiç kuşku olmayan bir va'di de vardır ki o, ahiret alemi ve kıyamet günüdür) Fakat insanların çoğu (kıyamet gününün ne kadar dehşetli bir gün olduğunu) bilmezler.
(Bu) Allâh’ın va’didir. Allâh va’dinden asla caymaz; fakat insanların çoğu bilmezler
Bu Allah'ın sözüdür. Allah, sözünden asla dönmez. Fakat, insanların çoğu bunu bilmez.
Tañrı Ta‘ālā va‘desi oldur, ḫilāf itmez Allāh va‘desine. Lākin çoḳkişiler bilmezler.
Bu, Allah'ın vâdidir. Allah verdiği sözden caymaz, fakat insanların ekserisi bunu bilmezler.
(Bu,) Allah'ın va'didir. Allah va'dinden caymaz; fakat insanların çoğu bilmezler.
Allâh Te'âlâ bunı va'd itdi. Allâh va'dinde halef itmez ve lâkin nâsın ekserîsi bunı bilmezler.
Bu Allah’ın vaadidir! İnsanların çoğu bilmese de Allah vaadinden caymaz dönmez.
(Bu) Allah'ın vaadidir. Allah vaadinden dönmez. Fakat insanların çoğu bilmezler.
Bu Allah'ın vaadidir. Allah vaadinden dönmez; ama insanların çoğu da bunu bilmez.
Allah'ın vaadi bu! Allah kendi vaadine ters düşmez. Ne var ki, insanların çokları bilmiyorlar.
(Bu,) Allah'ın va'didir; Allah vadinden geri dönmez. Ancak insanların çoğu bilmezler.
(Bu zaferi) Allah va'detti. Allah vaadinden caymaz, fakat insanların çoğu bunu bilmezler.
Bu, Allah’ın verdiği bir sözdür. Allah, sözünden asla caymaz. (Onlara ahireti söz vermişse, mutlaka yerine getirecektir.) Fakat insanların çoğu (bunu) bilmezler.
Bu, Allah'ın verdiği sözdür. Allah, verdiği sözden dönmez. Fakat insanların çoğu bilmezler.