Rûm Suresi 60. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

60. Ayet

فَاصْبِرْ اِنَّ وَعْدَ اللّٰهِ حَقٌّ وَلَا يَسْتَخِفَّنَّكَ الَّذ۪ينَ لَا يُوقِنُونَ

Sabret. Şüphesiz, Allah’ın va’di gerçektir. Kesin imana sahip olmayanlar sakın seni gevşekliğe (ve tedirginliğe) sürüklemesinler.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Dayan, şüphe yok ki Allah'ın vaadi gerçektir ve adamakıllı inanmayanlar, sakın senin gayretini hafifletip gevşetmesin.

Besim Atalay (1965)

Sabredesin, Allahın verdiği söz haktır, inanmamış olanlar, seni hafif görmesinler

Cemal Külünkoğlu

O halde (Ey Resul! Sıkıntılara ve inkârcıların direnmelerine karşı) sen sabret! Allah'ın (kıyamet günü ile ilgili) vaadi kesinlikle doğrudur. İmanı kemale ermemiş olanlar sakın seni gevşekliğe (ve tedirginliğe) sürüklemesin!

Cemil Said (1924)

Sen sabır it, zîrâ Allâh’ın va’adleri hakîkidir. Îmânları sağlam olmayanlar seni hiffete sevk itmesün.

Diyanet Vakfı

(Resûlüm!) Sen şimdi sabret. Bil ki Allah'ın vâdi gerçektir. (Buna) iyice inanmamış olanlar, sakın seni gevşekliğe sevketmesin!

Edip Yüksel

Öyleyse sabret. ALLAH'ın sözü gerçektir. Kesin inanca sahip olmayanlar seni gevşekliğe sürüklemesin.

Elmalılı Hamdi Yazır

Şimdi sen sabret, çünkü Allahın va'di muhakkak haktır ve sakın iykanı olmıyanlar seni hafifliğe sevk etmesinler

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Şimdi sen sabret. Çünkü Allah'ın vaadi mutlaka haktır. Sakın imanı sağlam olmayanlar seni hafifliğe sevketmesinler.

Emrah Demiryent

(Habibim, kâfirlerin seni yalanlamalarına ve yapmış oldukları eziyetlere karşı) sabret, Allah’ın (sana yardım) vaadi haktır. İnanmayanlardan dolayı sakın müteessir olma, sabır ve metanetini muhafaza et.

Abdullah-Ahmet Akgül

(Ey Nebim!) Bu nedenle Sen sabret; şüphesiz Allah’ın va’adi Hakk’tır; kesin bilgiyle ve vicdani kanaatle (yakinen) inanmayanlar(ın itiraz ve inkârları ve ahireti değil dünyayı öne alanların sapkınlıkları) sakın Seni (telaşa kaptırıp) hafifliğe (veya gevşekliğe) sürüklemesin (çünkü intikam vakti yakındır).

Erhan Aktaş

Öyleyse sabret, kuşkusuz Allah'ın verdiği söz kesindir. Sakın ha! İnanmayanlar seni gevşetmesinler.

Eski Anadolu Türkçesi

pes şabr eyle bayıķ Tañrı va'desi ḥaķdur. daħı yiynilıķ üzere dutmasuñ seni anlar kim gumensüz olmazlar ķıyāmete.

Hasan Basri Çantay

Sen (habîbim) şimdi sabret. Şübhe yok ki Allahın va'di hakdır. (Buna) kat'î inan beslememekde olanlar zinhar seni (sabırsızlıkla) hafifliğe götürmesin (ler).

Hayrat Neşriyat

(Ey Resûlüm!) Artık sabret! Çünki Allah'ın va'di haktır. Öyle ise kat'î olarak îmân etmemiş olanlar, sakın seni gevşekliğe sevk etmesin!

İhsan Aktaş

(Resulüm!) O hâlde (onların insanlık dışı muamelelerine, yaptıkları zulüm, şiddet, baskı ve eziyetlerine karşı daima) sabret. Şüphesiz Allah’ın va’di haktır. (Bu gerçeğe cidden) inanma niyeti taşımayanlar seni hafifliğe (tebliğ görevinde gevşekliğe, senin sabır ve metanetini sarsmaya) sakın sürüklemesin.

İlyas Yorulmaz

Sen onların yalanlamalarına sabret. Allah’ın vaat ettikleri mutlaka gerçekleşecektir ve kalpleri tam ikna olmamış olanlar seni asla hafife alamayacaklar.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Artık katlan. Çünkü Allah’ın verdiği söz doğrudur. Bunu kesin olarak bilmiyenler sakın seni gevşetmesinler.

İsmail Hakkı İzmirli

Artık katlan, çünkü Allah/ın vaadi doğrudur, herhalde çıkacak. Yakînen bilmeyenler sakın seni hafifliğe düşürmesin [³].

İsmail Yakıt

(Ey Peygamber!) Sabret/göğüs ger! Muhakkak ki Allah’ın vaadi gerçektir/haktır. Kesin olarak inanmayanlar [lâ yûkınûn] sakın seni tahrike/duygusal tepkilere sürüklemesin.

Kadri Çelik

Öyleyse sen sabret. Hiç şüphesiz Allah'ın vaadi haktır; sakın yakini olmayanlar seni hafifliğe (gevşekliğe) sevk etmesinler.

Abdullah Parlıyan

Öyleyse her türlü sıkıntı ve zorluklara karşı göğüs ger. Allah'ın her konudaki verdiği söz gerçek olup, mutlaka yerine gelecektir. Öyleyse adamakıllı inanmayanlar; senin zihnine şüphe tohumları ekerek, gayretini hafifletip, seni gevşetip, üzüntüye düşürmesinler.

Kuran Yolu

Şimdi sen sabret. Bil ki Allah’ın vaadi gerçektir. İnanmayanlar sakın seni yolundan çevirmesin!

Mahmut Kısa

O hâlde, ey Müslüman! Allah yolunda gösterdiğin mücâdelede başına gelebilecek sıkıntılara sabırla göğüs ger! Zâlimler karşısında o denli sağlam durmalısın ki, ne tehditleri seni korkutabilmeli, ne de seni satın almaya, kandırmaya veya seninle din konusunda pazarlığa girişmeye cesaret edebilmelidirler! Hiç kuşkun olmasın ki, Allah’ın vaadi gerçektir! Öyleyse, bu vaade gereğince inanmayanların tavır ve davranışları, sakın seni ümitsizliğe düşürüp yılgınlığa sürüklemesin!

Mahmut Özdemir

Artık sabret! Allah’ın vaadi, gerçektir. Kesin inanmayan-bilmeyen kimseler seni hafife almasınlar!

Mehmet Çakır

Resulüm! Sabret. Allah'ın dediği olacaktır. İmanları iyice kökleşmemiş olanların seni hafife almalarına fırsat verme.

Mehmet Çoban

İnançla yürüdüğün yolda azimli, kararlı ve mücadeleci ol! Şüphesiz Allah’ın sözü gerçektir. İnkâr edenler, imanları zayıf olanlar, sakın seni gevşekliğe, tedirginliğe ve ümitsizliğe sürüklemesin!

Mehmet Okuyan

Sabret! Şüphesiz ki Allah’ın vaadi gerçektir. [*] (Buna) kesin bir şekilde inanmayanlar sakın seni gevşekliğe sevk etmesin! [*]

Mehmet Türk

(Ey Muhammed!) Sabret, şüphesiz Allah’ın sana verdiği söz gerçektir ve hakka gerçekten inanmayanlar seni kesinlikle, gevşekliğe sürükleyemezler.

Muhammed Esed

O halde sıkıntılara göğüs ger: Allah’ın [Kıyamet Günü ile ilgili] vaadi kesinlikle doğrudur. Öyleyse, tam bir iç tatminine ulaşamayanların senin zihnine şüphe tohumları ekmelerine izin verme!

Mustafa Çavdar

Öyleyse sen, davanda sabret, kuşkusuz Allah’ın verdiği yardım ve zafer sözü mutlaka gerçekleşecektir. Yürekten inanmayanlar sakın seni fevri/kötü düşünce ve davranışa sürüklemesinler. 14/14, 24/55, 40/51, 48/1

Ahmet Tekin

Sen sabrederek mücadeleye devam et. Allah'ın va'di elbette haktır, doğrudur. Bunu ilmen kavrayamayanların, buna kesinlikle iman etmeyenlerin, imanı sağlam olmayanların seni hafife almalarına asla fırsat verme, onlar seni gevşekliğe sevketmesin.

Mustafa İslamoğlu

Artık sabret;[³⁶²⁵] unutma ki Allah’ın vaadi mutlaka gerçekleşecektir. (Kendi söylediklerine dahi) yürekten inanmayanlar,[³⁶²⁶] tahrikleriyle sakın seni fevrî ve tepkisel bir davranışa sürüklemesinler.[³⁶²⁷]

Ömer Nasuhi Bilmen

Sen sabret. Şüphe yok ki, Allah'ın vaadi haktır ve kat'i sûrette imânı olmayanlar, seni hafif görecek olmasınlar.

Orhan Kuntman

Sen şimdi sabret. Şüphe yok ki, Allah’ın va'di haktır. (Mutlaka gerçekleşecek ve onlar, hak ettikleri cezaya çarptırılacaklardır. "O tehdit, o azap ne zaman?" diyerek alay edenler) Buna inanmayanlar senin sabrını taşırmasınlar! (Sen şimdilik sabret Rabbinin yardımı mutlaka erişecek, zafere ulaşacaksın. Onlar da alay etmenin cezasını bulacaklardır)

Osman Fırat

Sabret. Şüphesiz, Allah’ın va’di gerçektir. Kesin imana sahip olmayanlar sakın seni hafifliğe sürüklemesinler.

Şaban Piriş

Öyleyse sen, sabret, kuşkusuz Allah'ın vaadi haktır. Gerçeği göremeyenler sakın seni hafife almasınlar.

Satıraltı Meal (1534)

Ṣabr eyle yā Muḥammed, Allāhuñ va‘desi girçekdür. Daḫı seni istiḫfāfeylesün ol kişiler ki ḥaḳḳı yaḳīn bilmezler.

Suat Yıldırım

O halde sabret! Çünkü Allah'ın vâdi kesindir. Sakın ona inanmayanlar seni paniğe düşürmesin, seni dayanıksız bulmasın ve seni endişelendirmesinler.

Süleyman Ateş

Sabret, Allah'ın va'di haktır (o mutlaka yerine gelecektir). İnanmayanlar seni telaşa düşürmesin.

Süleyman Tevfik (1927)

Müşriklerin ezâ ve cefâlarına sabr it. Allâh'ın va'di hakdır. Ba's ve hesâba inanmayanlar dûçâr-ı hıffet itmesünler. (Aldatmasınlar).

Süleymaniye Vakfı

Sen sabırlı ol. Allah’ın verdiği söz doğrudur. Bunu içine sindiremeyenler seni hafife alamayacaklardır.

Ahmet Varol

O halde sen sabret. Şüphesiz Allah'ın vaadi gerçektir. Kesin bir şekilde inanmayanlar sakın seni hafifliğe yöneltmesinler.

Ümit Şimşek

Sabret; Allah'ın vaadi gerçektir. Tam ve kesin bir imanı olmayanlar seni gevşekliğe düşürmesin.

Yaşar Nuri Öztürk

O halde, sabret! Kuşkun olmasın ki, Allah'ın vaadi haktır. İmanı kemale ermemişler seni hafifliğe sevk etmesinler/seni küçümseyemeyeceklerdir.

Ali Bulaç

Öyleyse sen sabret; şüphesiz Allah'ın va'di haktır; kesin bilgiyle inanmayanlar sakın seni telaşa kaptırıp-hafifliğe (veya gevşekliğe) sürüklemesinler.

Ali Fikri Yavuz

(Ey Rasûlüm, o kâfirlerin eziyetlerine ve düşmanlıklarına karşı) şimdi sen sabret, zira Allah'ın (zafer) vaadi muhakkak tahakkuk edecektir. Sakın ahirete imanları olmıyanlar, (sabrı terk etmek suretiyle) seni hafifliğe götürmesinler.

Bahaeddin Sağlam

Artık sabret! Çünkü Allah’ın verdiği söz haktır. Ve Ahirete inanmayanlar, sakın seni telaşlandırmasınlar.

Bayraktar Bayraklı

Sen şimdi sabret! Şüphesiz Allah'ın vaadi gerçektir. Kesin inanca sahip olmayanlar, sakın seni gevşekliğe sevketmesin![423]