Lokman Suresi 24. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

24. Ayet

نُمَتِّعُهُمْ قَل۪يلًا ثُمَّ نَضْطَرُّهُمْ اِلٰى عَذَابٍ غَل۪يظٍ

Biz, onları (dünyada) biraz yararlandırırız. Sonra da onları ağır bir azaba sürükleriz.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Onları az bir müddet geçindiririz de sonra istemedikleri halde onları ağır bir azaba atarız.

Besim Atalay (1965)

Biz onları az geçindiririz, sonra katı azaba sürükleriz onları

Cemal Külünkoğlu

Onlara kısa bir süre hayatın zevkini yaşatırız ama sonunda (yaptıkları yüzünden) onları şiddetli bir azaba sürükleriz.

Cemil Said (1924)

Ânların bir müddet-i kalîle içün dünyâdan müstefîd olmalarına müsâ’ade ideceğiz sonra ânlara ağır bir ’azâb çekdireceğiz.

Diyanet Vakfı

Onları biraz faydalandırır, sonra kendilerini ağır bir azaba sürükleriz.

Edip Yüksel

Onları biraz yaşatırız, sonra da ağır bir cezaya süreriz.

Elmalılı Hamdi Yazır

Biz onlara biraz zevk ettiririz de sonra kendilerini galîz bir azâba muztarr kılarız

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Biz onlara biraz zevk ettiririz de sonra kendilerini ağır bir azaba zorlarız.

Emrah Demiryent

Biz, onları kısa bir süre (dünya hayatının nimetlerinden) faydalandırırız, sonra da (yaptıkları inkâr ve isyan sebebiyle) onları şiddetli bir azaba süreriz.

Abdullah-Ahmet Akgül

Biz onları (dünyada belli bir süre ve) az bir nimetle yararlandırıveririz. Sonra onları ağır bir azaba uğratırız.

Erhan Aktaş

Onları biraz yararlandırırız.¹ Sonra ağır bir azaba maruz bırakırız.

Eski Anadolu Türkçesi

gönendürevüz anları az andan gensüz eyleyevüz anları ķatı 'aźābdın yaña.

Hasan Basri Çantay

Biz onları (dünyâda) biraz geçindirib sonra kendilerini ağır bir azaba (katlanmıya) mecbur edeceğiz.

Hayrat Neşriyat

(Biz) onları azıcık (bir müddet dünyada) faydalandırırız; sonra onları ağır bir azâba(girmeye) mecbur kılarız.

İhsan Aktaş

Biz onları (inkâr, isyan, azgınlık, zulüm ve kötü davranışlarından vazgeçsinler diye) biraz geçindirip yaşatırız, ama sonunda (bunlardan vazgeçmedikleri için ahirette) ağır bir azaba sürükleriz.

İlyas Yorulmaz

Bu inkârları ile onları bir müddet yaşatırız, sonra onları azabın en şiddetlisine atarız.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Biz onları önce biraz gönendirir, sonra da en ağır azaba katlanmak zorunda bırakırız.

İsmail Hakkı İzmirli

Onları dünyada biraz geçindiririz, sonra onları âhirette ağır bir azaba nâçar kılarız.

İsmail Yakıt

Onları az bir süre yararlandırır, sonra da ağır [ğalîz] bir azaba sürükleriz.

Kadri Çelik

Biz onları oldukça az (bir süre) olarak faydalandırıp yararlandırırız, sonra da onları ağır bir azaba sürükleriz.

Abdullah Parlıyan

Onlara kısa bir süre dünyada, hayatın zevkini yaşatır, geçindirir, ama sonunda şiddetli bir azaba sürükleriz.

Kuran Yolu

Onlara kısa bir süre hayatın nimetlerini tattırır, sonra da onları çok ağır bir azaba katlanmaya mecbur bırakırız.

Mahmut Kısa

Onların bu dünyada kısa bir süre istedikleri gibi yiyip içipyaşamalarına izin vereceğim fakat göz açıp kapayıncaya kadar geçen bir ömür sonunda, hepsini cehennemdeki o korkunç azâba mahkûm edeceğim!

Mahmut Özdemir

Onları biraz geçindiririz; sonrasında onları çetin bir azaba uğratırız.

Mehmet Çakır

Şimdilik biraz daha sefamızı sürsünler, çünkü az sonra hepsini ateşe süreceğiz.

Mehmet Çoban

İnkâr edenleri yeryüzünde biraz yaşatır, sonra yaptıklarından dolayı şiddetli bir şekilde cezalandırırız. Hesap günü cezamız onlara çok acı gelir.

Mehmet Okuyan

Onları biraz yararlandırır, sonra da kendilerini ağır bir azaba sürükleriz. [*]

Mehmet Türk

Biz onlara hayatın zevkini biraz yaşatır, sonra da onları ağır bir azaba sürükleriz.

Muhammed Esed

Onlara kısa bir süre hayatın zevkini yaşatır, ama sonunda şiddetli bir azaba sürükleriz.

Mustafa Çavdar

Biz o nankörleri dünya nimetlerinden biraz faydalandırır sonra da onları çok ağır bir azaba uğratırız. 2/126, 45/22, 46/20

Ahmet Tekin

Onlara biraz zevku safa sürdürürüz. Sonra kendilerini ağır bir azâba sürükleriz.

Mustafa İslamoğlu

Tadımlık bir hazzı kısa vâdede tüketmelerini sağlarız; ardından onları altında ezilecekleri ağır bir azaba mahkûm ederiz.

Ömer Nasuhi Bilmen

Onları biraz mütena'im kılarız. Sonra onları en şiddetli bir azaba muztar kılacağızdır.

Orhan Kuntman

Onları (dünyada) az bir süre geçindirir, sonra da çok çetin bir azaba sürükleriz.

Osman Fırat

Onlara kısa bir süre hayatın zevkini yaşatır, ama sonunda şiddetli bir azaba sürükleriz.

Şaban Piriş

Onları biraz geçindiririz. Sonra da onları şiddetli bir azaba uğratırız.

Satıraltı Meal (1534)

Gönendürür‐biz anları dünyāda az zamān. Andan ṣoñra güc‐ile ulu ‘aẕābagivürür‐biz.

Suat Yıldırım

Biz onlara kısa bir süre ömür sürme imkânı veririz, ondan sonra da şiddetli bir azaba mahkûm ederiz.

Süleyman Ateş

Onları biraz yaşatırız, sonra kaba bir azaba süreriz.

Süleyman Tevfik (1927)

Biz onları hayât-ı dünyâdan az bir şey müstefîd ideriz ve sonra kalın ve galîz 'azâba muztar kılarız.

Süleymaniye Vakfı

Onları, önce biraz nimetlendirir sonra da kaba bir azabı çekmek zorunda bırakırız.

Ahmet Varol

Onları kısa bir süre geçindirir sonra katı bir azaba atarız.

Ümit Şimşek

Onları biraz nasiplendirir, sonra da ağır bir azaba sürükleriz.

Yaşar Nuri Öztürk

Onları birazcık nimetlendiriyoruz. Sonunda hepsini şiddetli bir azaba süreceğiz.

Ali Bulaç

Biz onları az (bir şey ve zaman) olarak yararlandırırız, sonra onları ağır bir azaba katlandırırız.

Ali Fikri Yavuz

Biz, o kâfirlere (dünyada) biraz zevk ettiririz de, sonra kendilerini ağır bir azaba mecbur tutarız.

Bahaeddin Sağlam

Biz, onları az bir şey yaşatırız. Sonra onları ağır bir azaba zorlarız.

Bayraktar Bayraklı

Onları az bir süre faydalandırırız, sonra da kendilerini ağır bir azaba sürükleriz.