Secde Suresi 14. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

14. Ayet

فَذُوقُوا بِمَا نَس۪يتُمْ لِقَٓاءَ يَوْمِكُمْ هٰذَاۚ اِنَّا نَس۪ينَاكُمْ وَذُوقُوا عَذَابَ الْخُلْدِ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ

(Onlara şöyle denilecek:) “O hâlde, bu gününüze kavuşmayı unutmanıza karşılık azabı tadın. Biz de sizi unuttuk. Yapmakta olduklarınıza karşılık ebedî azabı tadın.”

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Tadın azabı, şu güne ulaşacağınızı unuttuğunuzdan dolayı, şüphe etmeyin ki biz de unuttuk sizi ve tadın ebedi olarak azabı yaptıklarınıza karşılık.

Besim Atalay (1965)

Bugüne kavuşmayı unutmanın cezasını tadınız, biz de sizi unuttuk, yaptığınız iş yüzünden, tadasınız sonsuz olan azabı

Cemal Külünkoğlu

(Onlara şöyle denilecek:) “O hâlde, bu gününüze kavuşmayı unutmanıza (umursamamanıza) karşılık azabı tadın. Biz de sizi unuttuk (umursamadık). Yaptıklarınıza karşılık ebedî azabı tadın!”

Cemil Said (1924)

Bu güni unutdığınızın cezâsını çekiniz. Biz de sizi unutduk, yapdıklarınızdan dolayı ’azâb-ı ebedîyi göriniz.

Diyanet Vakfı

(O gün onlara şöyle diyeceğiz:) Bu güne kavuşmayı unutmanızın cezasını şimdi tadın bakalım! Doğrusu biz de sizi unuttuk; yaptıklarınızdan ötürü ebedî azabı tadın!

Edip Yüksel

Bugünkü karşılaşmanızı önemsememenizin sonucunu tadın, biz de sizi önemsemeyiz. Yaptıklarınızın bir sonucu olarak ebedi azabı tadın.

Elmalılı Hamdi Yazır

O halde tadın unuttuğunuz için bu gününüzün çatmasını, işte biz de sizi unuttuk ve tadın huld azâbını yapıb durduğumuz işler yüzünden

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

"O halde bu gününüzle karşılaşmayı unuttuğunuzdan dolayı tadın azabı! İşte biz de sizi unuttuk. Yapmakta olduğunuz işler yüzünden tadın ebedî azabı!"

Emrah Demiryent

(Kâfirler cehenneme girdikleri vakit, onlara şöyle buyuracağız:) “Öyleyse, bugününüze kavuşmayı unutmanıza karşılık olarak, tadın azabı. (Dünyada iken yaptıklarınızdan ötürü, müstahak olduğunuz üzere bugün) biz de sizi rahmetimizden mahrum bırakacağız. (O hâlde dünyada iken) yapmış olduklarınıza karşılık, tadın ebedî azabı!”

Abdullah-Ahmet Akgül

"Öyleyse bu (azap) gününüzle karşılaşmayı unutmanıza (küfür ve kötülüklere dalmanıza) karşılık (şimdi) azabı tadın (bakalım)! Biz de şimdi gerçekten sizi (nimet ve rahmetimden mahrum etmekle) unuttuk; (unutacağız ve cehennemde kendi halinize bırakacağız,) yaptıklarınıza karşılık ebedi azabı tadın!" (buyrulacaktır.)

Erhan Aktaş

Öyleyse bu gününüzle karşılaşmayı unuttuğunuz¹ için tadın azabı. Kuşkusuz Biz de sizi unuttuk.² Yapmış olduklarınıza karşılık, sürekli olan azabı tadın.

Eski Anadolu Türkçesi

pes daduñ anuñ-içün kim unıttuñuz görmegi günüñüzi uşbu bayıķ biz unıttuķ sizi. daħı daduñ ebedlık 'aźābını andan ötürü kim işlerdüñüz.

Hasan Basri Çantay

O halde şu gününüze kavuşmayı unutduğunuza mukaabil tadın (azâbı)! Doğrusu (şimdi) biz de sizi unutduk! Yapmakda (ısraar) etdiğiniz (kötülükler) yüzünden tadın o ardı arası kesilmeyen azâbı!

Hayrat Neşriyat

Öyle ise, bu gününüzle karşılaşmayı unuttuğunuz için (azâbı) tadın (bakalım)! Çünki (bugün de) biz sizi unuttuk; o hâlde yapmakta olduklarınızdan dolayı tadın ebedî azâbı!

İhsan Aktaş

(Bunlar cehenneme girdikleri vakit, onlara şöyle denilecek): "O hâlde, bu gününüze kavuşmayı unutmanız, (bu hesap gününü inkâr edip, kötü işler yaptığınız) yüzünden tadın azabı! Biz de sizi (cehenneme) bıraktık ve (dünyadayken) yapmakta olduğunuz (kötü) işler yüzünden (zatım olan Allah’ın dilediği vakte kadar) kalıcı olan azabı tadın!» bakalım.’’

İlyas Yorulmaz

Sizin şu andaki karşılaştığınız günü unutmanızdan dolayı, azabı tadın. Şimdi bizde sizi unuttuk. Yaptıklarınızın karşılığı olarak sürekli olan azabı tadın.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Bu gününüze kavuşacağınızı unuttunuz. Buna karşılık, şimdi azabı tadın. İşte Biz de sizi unuttuk. İşlediklerinizden dolayı o sonsuz azabı tadın."

İsmail Hakkı İzmirli

İşte bugüne kavuşmayı unutmanız sebebiyle azabı tadın. Siz unutunca biz de sizi unuttuk [⁴] . Amellerinizin cezası olarak daim azabı tadın.

İsmail Yakıt

“O hâlde bu gününüze kavuşmayı unutmanızdan dolayı cezasını tadınız. Muhakkak biz de sizi unuttuk. Yaptıklarınıza karşılık sürekli azabı tadınız!” (denilir.)

Kadri Çelik

Öyleyse bu (azap gününüzle karşılaşmayı) unutmanıza karşılık olarak azabı tadın; biz de sizi gerçekten unuttuk. Yapmakta olduklarınıza karşılık ise temelli azabı tadın.

Abdullah Parlıyan

Artık bu güne kavuşmayı unutup, umursamamanın cezasını çekin bakalım. Şimdi biz de sizi unuttuk, öyleyse yapmış olduğunuz her türlü kötülükten dolayı, bu ebedi azabı tadın bakalım.

Kuran Yolu

(Onlara denecek ki:) “Bu gününüzle karşılaşmayı unutmanız sebebiyle cezayı tadın bakalım! İşte şimdi biz de sizi unuttuk; haydi yaptıklarınızın bedeli olarak ebedî azabı tadın şimdi!”

Mahmut Kısa

“Öyleyse, bu Günle karşılaşacağınızı unutup zulüm ve haksızlık peşinde koştuğunuz için, kötülüklerinizin acı meyvesini tadın bakalım! Çünkü sizin vaktiyle Beni unuttuğunuz gibi, şimdi Ben de sizi cehennem azâbında “unutacağım!” O hâlde, yaptıklarınıza karşılık sonsuz azâbı tadın bakalım!”

Mahmut Özdemir

Bu gününüze kavuşmayı unutmanız sebebiyle bunu tadın! Biz de sizi unuttuk (!). İşliyor olduğunuz sebebiyle Huld’un azabını / Sürekli Kalıcı Cehennem’in azabını tadın!

Mehmet Çakır

Artık bugünü unutmanızın cezasını çekin. Şimdi de, biz sizi unutacağız. Yaptığınıza karşı tadın sonu gelmez acıları...

Mehmet Çoban

Hesap günü suçlulara şöyle denilecek: "Hesap gününe kavuşmayı unutmanıza karşılık azabı tadın! Siz nasıl hesap gününü unutarak dünya hayatını yaşadıysanız biz de sizi cehennemde öylece bırakacağız. İnkârınıza ve yasalarımıza aykırı davranışlarınıza karşılık ebedi azabı tadın!"

Mehmet Okuyan

(O gün onlara şöyle diyeceğiz:) “Bugüne kavuşmayı unutmanızın karşılığını tadın! Doğrusu biz de sizi unuttuk; [*] yaptıklarınız nedeniyle [ebedî] azabı tadın!”

Mehmet Türk

(Onlara o gün): “Öyleyse bu gününüzle karşılaşmayı unutmanızın (cezasını) çekin. Bugün Biz de sizi, gerçekten (cehennemde) unuttuk.¹ Haydi, yaptıklarınıza karşılık ebedî azabı (bolca) tadın bakalım.” denilir.

Muhammed Esed

[Ve Allah, günahkarlara şöyle seslenecek:] “O halde, bu [Hesap] Günü’nün gelip çatacağını umursamamanın [cezasını] çekin bakalım şimdi! [Artık] Biz de sizi bıraktık: öyleyse, yapmış olduğunuz [her türlü kötülük]ten dolayı [bu] ebedî azabı tadın!”

Mustafa Çavdar

Haydi vaktiyle bu buluşma gününü unutmanızın cezasını çekin bakalım. Biz de bugün sizi unuttuk, öyleyse yaptıklarınızın karşılığı olarak kalıcı azabı tadın. 45/34-35, 59/19

Ahmet Tekin

O gün onlara: “Bu güne kavuştuğunuzda, hesabını vereceğiniz sorumlulukları unutmanız sebebiyle şimdi cezanızı tadın bakalım. Aslına bakarsanız, biz de sizi, size rahmetimizle muameleyi unuttuk. İşlediğiniz ameller dolayısıyle ebedî azâbı tadın.” diyeceğiz.

Mustafa İslamoğlu

Haydi, bu buluşma gününü[³⁶⁹⁶] hatırlanmaya değer bulmadığınız için azabı tadın bakalım! Çünkü artık Biz de sizi hatırlanmaya değer bulmuyoruz. Haydi, yapmakta ısrar ettiklerinizden dolayı ebedî mahrumiyeti tadın![³⁶⁹⁷]

Ömer Nasuhi Bilmen

«Artık tadın, bu gününüze kavuşmayı unutmanız sebebiyle. İşte Biz de sizi unuttuk. Ve yapar olduğunuz şeyler yüzünden ebedî azabı tadın.»

Orhan Kuntman

(Bu yüzden onların yalvarmaları boşunadır, onlara ey kafirler) "Şu gününüze kavuşmayı (Rabbinizin huzurunda hesap vereceğinizi) unutmanın cezasını tadın, doğrusu biz de sizi unuttuk. Yaptıklarınıza karşılık tadın sonsuza dek sürecek azabı” diyeceğiz.

Osman Fırat

Bu gününüzle (Allah’a hesap vermeyi) karşılaşmayı unutmanızın cezâsını tadın! (Şimdi) Biz de sizi unuttuk. Yaptıklarınızdan ötürü sürekli olan azâbı tadın! (denilecek)

Şaban Piriş

Bu gününüze kavuşmayı unuttuğunuz için azabı tadın. Biz de sizi unuttuk. Yaptıklarınızın karşılığı olarak kalıcı azabı tadın.

Satıraltı Meal (1534)

Pes daduñuz ‘aẕābı unutduġuñuz sebebi‐le bu günüñ liḳāsını. Biz daḫı terkidevüz raḥmetden. Daḫı daduñuz cehennemde ebedī ‘aẕābı ‘amelüñüz sebebi‐y‐ile.

Suat Yıldırım

“Öyleyse, siz nasıl bugünkü buluşmayı unuttunuz ve bu unutmayı ömür boyu sürdürdüyseniz, Biz de bugün sizi unuttuk. Yaptıklarınızdan ötürü, tadın bakalım sürekli azabı! ” [45, 34; 78, 27-30]

Süleyman Ateş

Bu gününüzle karşılaşmayı unutmanızın cezasını tadın! (Şimdi) Biz de sizi unuttuk. Yaptıklarınızdan ötürü ebedi azabı tadın!

Süleyman Tevfik (1927)

"Siz rabbinize mülâkî olacağınızı unutdınız, biz de sizi unutduk. İmdi, 'amellerinizin cezâsı olarak dâimî 'azâbı tadınız" didiğimiz zamân görsen.

Süleymaniye Vakfı

Onlara; "Bugünkü yüzleşmeyi umursamamanızın karşılığını görün; biz de sizi umarsamıyoruz. Yaptıklarınıza karşılık sizi hiç bir şekilde öldürmeyecek azabı tadın" deriz.

Ahmet Varol

O halde, bu güne kavuşacağınızı unutmanıza karşılık azabı tadın. Biz de sizi unuttuk. Yaptıklarınıza karşılık sonu gelmeyen azabı tadın.

Ümit Şimşek

Bugüne kavuşmayı unuttuğunuz için şimdi tadın azabı! Bu defa da Biz sizi unuttuk; yaptıklarınızdan dolayı ebediyet azabını tadın.

Yaşar Nuri Öztürk

"Bu gününüzü unutmuş olmanın karşılığını tadın. Kuşkusuz, biz de sizi unuttuk. Yaptıklarınıza karşılık o uzun süreli azabı tadın!"

Ali Bulaç

Öyleyse bu (azab) gününüzle karşılaşmayı unutmanıza karşılık azabı tadın. Biz de sizi gerçekten unuttuk; yaptıklarınıza karşılık ebedi azabı tadın.

Ali Fikri Yavuz

(Kâfirler cehenneme girdikleri vakit, melekler onlara şöyle der): “- O halde, bu günümüze kavuşmayı unutmanız, (O'na imanı terk etmeniz) yüzünden tadın azabı!...Biz de sizi unuttuk, (sizi cehennemde bıraktık). İşlemiş olduğunuz küfür ve isyan sebebiyle bitmez tükenmez azabı tadın bakalım...”

Bahaeddin Sağlam

(Onlara:) “Bu gününüz ile buluşmaya hazırlığı bıraktığınız için, azabı tadın!.. Gerçekten Biz de sizi burada böylece bırakırız. Ve yaptıklarınızdan dolayı ebedî azabı tadın!” (deriz.)

Bayraktar Bayraklı

Suçlulara, “Bu gününüze kavuşacağınızı unuttuğunuzdan dolayı cezanızı çekin! Biz de sizi unuttuk. Yaptıklarınızdan dolayı süreli azabı tadın!” denilecektir.