6. Ayet
ذٰلِكَ عَالِمُ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ الْعَز۪يزُ الرَّح۪يمُۙ
İşte Allah, gaybı da görünen âlemi de bilendir, mutlak güç sahibidir, çok merhametlidir.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
ذٰلِكَ عَالِمُ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ الْعَز۪يزُ الرَّح۪يمُۙ
İşte Allah, gaybı da görünen âlemi de bilendir, mutlak güç sahibidir, çok merhametlidir.
İşte budur gizliyi de bilen, açıktakini de bilen üstün ve hüküm ve hikmet sahibi mabut.
Hem göze görüneni, hem de görünmiyeni bilen odur, hem emredir, hem de yarlıgayıcı
O, yaratılmışların algı ve tasavvur alanının ötesindeki şeyleri de duyuları ve akıllarıyla kavrayabildiklerini de bilen, mutlak güç sahibidir, çok merhametlidir.
Allâh mer-î ve gayr-i mer-î her şeyi bilür. ’Azîz ve rahîmdir.
İşte, görülmeyeni de görüleni de bilen, mutlak galip ve merhamet sahibi O'dur.
Gizliyi de açığı da bilen, Üstün ve Rahim işte böyledir.
Odur işte gaybi de şehadeti de bilen, azîz rahîm
İşte görüleni de görülmeyeni de bilen, her şeye gücü yeten, çok merhametli olan O'dur.
İşte O (Allah ki) gaybı da görüneni de hakkıyla bilendir, O her işinde mutlak galip olandır, çok merhamet edendir.
İşte görülmeyeni (nurani ve ruhani görevlileri) de, görüneni (maddi cisimleri ve insanın açık amellerini) de bilen, İzzetli ve Merhametli olan O (Allah)tır.
İşte O, görünmeyeni ve görüneni bilen Mutlak Üstün Olan'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
şol bilürdür gaybı daħı ḥāżırı beñdeşsüz raḥmet ķılıcı.
İşte görünmeyeni de, görüneni de bilen, yegâne gaalib olan, (ehl-i tâatini) çok esirgeyen (Haalik-ı müdebbir) budur.
İşte O, gaybı ve şehâdeti (görünmeyeni ve görüneni) bilen, Azîz (kudreti dâimâ üstün gelen)dir, Rahîm (çok merhametli olan)dır.
İşte görünmeyeni de (yaratılmışların kavrayış alanının ötesindeki şeyleri), görüneneni de bilen odur; O, mutlak galiptir, (çok) merhamet edendir.
İşte, gizli ve açıkta olanı bilen Allah, çok güçlü ve merhametli olandır.
İşte görüneni de, görünmiyeni de bilen, erkli, esirgeyici olan da Odur.
İşte böyle olan Zat, gaibi ve hazırı bilen, yegâne galip olan, bağışlayan Tanrı/dır.
İşte (o Allah) algılanamayan [ğayb] ve algılanabilen âlemleri bilendir. O, Azîz’dir, Rahîm’dir.
İşte O; görülmeyeni de görüleni de bilendir, üstün güç sahibidir, merhametlidir.
İşte O Allah, yaratılmışların kavrayış alanı ötesindeki şeyleri de, duyuları ve akıllarıyla kavrayabildiklerini de bilir. O güçlüdür, O'nun gücüne hiçbir güç erişemez, O merhametlidir.
İşte O, duyular ve akılla idrak edilemeyeni de edileni de bilmektedir, izzeti sınırsız, rahmeti boldur.
İşte budur, yaratılmışların algılama sınırları ötesinde bir âlem olangayb’ı da, duyularla kavranabilen şehâdet âlemini de eksiksiz bilen sonsuz kudret ve merhamet sahibi Allah!
Bu, Rahîm Azîz, Şehadet’in ve Gayb’ın bileni’dir.
Görünen görünmeyen tüm evreni sevgi ile kuşatan görkemli Tanrı budur:
İşte Allah odur ki; görüleni, görülmeyeni bilen, üstün ve esirgeyendir.
İşte, görünmeyeni de görüneni de bilen, güçlü, çok merhametli olan O’dur.
İşte O (Allah) görülmeyeni de görüleni de bilen, çok şerefli (ve) pek merhametli olandır.
Yaratılmışların kavrayış alanının ötesindeki şeyleri de, duyuları ve akıllarıyla kavrayabildiklerini de ⁵ bilen O’dur; O, Kudret Sahibidir, Rahmet Kaynağıdır.
İşte o Allah ki görünen ve görünmeyen her şeyi bilendir. O, üstün kudret sahibidir, aynı zamanda eşsiz bir merhamet sahibidir. 39/46, 59/22
İşte, duyu ve bilgi alanı ötesini, gayb âlemini, görülen âlemi bilen O'dur. Kudretli ve hükümrandır. Engin merhamet sahibidir.
İşte idraki aşan hakikatleri de, idrak ve tecrübe edilebilen gerçekleri de bilen; (hem) her işinde mükemmel olan (hem de) merhamet kaynağı olan yalnızca O’dur.[³⁶⁸²]
İşte O'dur, görünmeyeni de görüneni de bilen, izzetli, merhametli olan.
İşte!.. Gizliyi de aşikarı da bilen, her şeye gücü yeten ve çok merhametli olan (Rabbiniz) O'dur.
İşte gaybı/görünmeyeni de, görüneni de bilen, güçlü ve esirgeyici olan O’dur.
İşte görülmeyeni de görüneni de bilen güçlü ve merhametli olan O'dur.
Oldur bilici ġaybı ve āşikāre [olanı]. Daḫı ‘azīzdür, raḥmet idicidür.
İşte gaybı ve şehadeti, görünmeyen ve görünen âlemleri bilen, mutlak galebe ve kudret, mutlak rahmet sahibi O'dur.
İşte görünmeyeni de, görüneni de bilen, güçlü ve esirgeyici olan O'dur.
Bu tedbîr, gâib ve hazırı bilen, emrine gâlib ve kâdir ve kullarına rahîm olan Allâh Te'âlâ'nındır.
İşte o, görülmeyeni de görüleni de bilen, güçlü ve ikramı bol olan Allah’tır.
İşte O, gizliyi de açığı da bilen, güçlü ve merhamet sahibi olandır.
İşte bu, görüneni de, görünmeyeni de bilen, kudreti herşeye üstün olan, rahmeti herşeyi kuşatan Allah'tır.
İşte budur Allah! Gaybı da görüneni de bilen O'dur. Azîz'dir o, Rahîm'dir.
İşte gaybı da, müşahede edilebileni de bilen, üstün ve güçlü olan, esirgeyen O'dur.
İşte budur, gaibi (insanların göremediklerini) ve hazırı (insanların gördüklerini) bilen Azîz, Rahîm...
O Allah, görünmeyen ve görünen âlemleri bilendir. O, izzet, kudret ve rahmet sahibidir. [Bu sıfatlar ise, ahiretin olmasını gerektirir.]
Allah, görülen ve görülmeyen her şeyi bilir; çok güçlüdür; çok merhametlidir.