Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Allah ve Resulü, bir işe hükmetti mi erkek olsun, kadın olsun, hiçbir inananın, o işi istediği gibi yapmakta muhayyer olmasına imkan yoktur ve kim, Allah'a ve Peygamberine isyan ederse gerçekten de apaçık bir sapıklığa düşmüş, sapıtıp gitmiştir.
Besim Atalay (1965)
«Allah ile, peygamberi bir işe hükmedince; erkek, dişi inanlılardan işlerinde istediğin yapmak yoktur, hem Allaha, hem de peygambere başeğmeyen bir kimse, açıkça sapıtmıştır»
Cemal Külünkoğlu
Allah ve Resulü bir iş hakkında hüküm verdiği zaman, hiçbir mü'min erkek ve hiçbir mü'min kadının işlerini kendi isteklerine göre belirleme hakları yoktur. Kim Allah'a ve Resulüne karşı gelirse, şüphesiz ki o apaçık bir şekilde sapmıştır.
Cemil Said (1924)
Allâh ve rasûli hükm itdikleri vakit hilâfında istedikleri gibi hareket itmek mü’min ve mü’minâta câiz değildir. Allâh ve rasûlüne itâ’at itmeyen âşikâr bir dalâletdedir.
Diyanet Vakfı
Allah ve Resûlü bir işe hüküm verdiği zaman, inanmış bir erkek ve kadına o işi kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur. Her kim Allah ve Resûlüne karşı gelirse, apaçık bir sapıklığa düşmüş olur.
Edip Yüksel
ALLAH ve elçisi bir işte hüküm verdiği zaman, hiçbir inanan erkek ve kadın o işte seçim hakkına sahip değildir. Kim ALLAH'a ve elçisine isyan ederse açık bir biçimde sapmış olur.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bununla beraber gerek bir mü'min için ve gerek bir mü'mine, Allah ve Resulü bir işe huküm verdiği zaman o işlerinden ihtiyar kendilerinin olmak olamaz, ve her kim Allah ve Resulüne âsıy olursa açık bir sapıklık etmiş olur
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
Bununla beraber Allah ve Resulü bir işe hükmettiği zaman, gerek mümin bir erkek ve gerekse mümin bir kadın için, o işlerinde başka bir tercih hakkı yoktur. Her kim de Allah ve Resulüne âşi olursa açık bir sapıklık etmiş olur.
Emrah Demiryent
Allah ve Resûlü bir konuda hüküm verdiği zaman, mü’min bir erkek ve mü’min bir kadın kendi görüşüne dayanarak (aksi yönde) bir tercihte bulunması kesinlikle söz konusu olamaz! Her kim Allah ve Resûlü’ne isyan ederse, apaçık bir sapkınlığa düşmüş olur.
Abdullah-Ahmet Akgül
Allah ve Resulü, bir işe hükmettiği (bir konuda karar verdiği) zaman, mü’min bir erkek ve mü’min bir kadın için, artık o işte kendi isteklerine (ve beklentilerine) göre (başka görüşleri) seçme ve tercih hakkı yoktur, olamaz! Kim Allah’a ve Resulüne isyan ederse, (Ayet ve Hadislerin açık hükümlerini çiğner veya kendi keyfince te’vil edip tersine çevirirse,) işte gerçekten o, apaçık bir sapkınlıkla sapmıştır.
Erhan Aktaş
Allah ve Resûl'ü bir konuda karar verdiği zaman¹, hiçbir inanan erkek ve inanan kadın için, o konuda tercih hakkı yoktur. Kim Allah ve Resûl'üne asilik ederse o, açık bir sapkınlıkla sapmış olur.
Eski Anadolu Türkçesi
daħı olmadı hįç inanur er daħı inanur 'avrat ķaçan kim hükm eyleye Tañrı daħı yalavacı bir işi kim ola anlaruñ dilek işlerinden. daħı her kim āsį olur-ise Tañrı’ya daħı yalavacına bayıķ azdı azmaķ bellü.
Hasan Basri Çantay
Allah ve peygamberi bir işe hüküm etdiği zaman gerek mü'min olan bir erkek, gerek mü'min olan bir kadın için (ona aykırı olacak) işlerinde kendilerine muhayyerlik yokdur. Kim Allaha ve Resulüne isyan ederse muhakkak ki o, apaçık bir sapıklıkla yolunu sapıtmışdır.
Hayrat Neşriyat
Hem Allah ve Resûlü bir işe hüküm verdiği zaman, artık ne mü'min bir erkek, ne de mü'min bir kadın için (o hükme muhâlif) işlerinde kendilerine (başka bir yolu) seçme hakkı yoktur! Ve her kim Allah'a ve Resûlüne isyân ederse, artık muhakkak ki apaçık bir sapıklık ile dalâlete düşmüş olur.
İhsan Aktaş
Allah ve (onun emrine uygun) Resulü (toplumu ilgilendiren) bir işe hüküm verdiği zaman, mü’min bir erkekle mü’min bir kadın için, kendi işlerinden dolayı bu hükme aykırı olanı seçmek yaraşmaz. Ve her kim Allah’a ve (vahiy yoluyla Allah’tan aldığı hükümleri tebliğ edip uygulama hususunda) elçisine (elçinin Allah’ın buyruğuna uygun verdiği hükme) aykırı hareket ederse, şüphesiz açık bir şaşkınlık ile şaşırmış olur. *
İlyas Yorulmaz
İnanan bir erkek ve inanan bir kadın için, Allah ve O’nun Elçisi bir işte hüküm verdiğinde, artık onlar için (o hükme teslim olmaktan başka) işlerinde seçme hakkı yoktur. Kim Allah ve elçisine isyan ederse, açık bir sapıklıkla sapıtmış olur.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Allah ile elçisi bir iş üzerine yargılarını verdikten sonra inanan erkekle inanan kadın için artık o işde istedikleri gibi davranmak doğru olamaz. Herkim de Allah’a , elçisine karşı gelecek olursa işte o açıktan açığa sapkınlığa uğramış olur.
İsmail Hakkı İzmirli
Allah ve peygamberi bir işi bitirdikten sonra erkek ve kadın hiçbir mü/mine o işde istediğini ihtiyar etmek yaraşmaz, her kim Allah/a ve peygamberine karşı gelirse açık bir sapıklığa sapmış olur.
İsmail Yakıt
Allah ve elçisi bir iş/konu hakkında karar verdiği zaman, inanan erkek ve inanan kadının artık o konuda seçim hakkı [hıyeretu] olmaz. Kim Allah’a ve elçisine karşı gelirse, andolsun o apaçık bir sapıklığa sapmıştır.
Kadri Çelik
Allah ve resulü bir işe hükmettiği zaman, mümin olan bir erkek ve mümin olan bir kadın için o işte (kendi isteklerine göre) seçme hakkı yoktur. Kim Allah'a ve resulüne isyan ederse, artık gerçekten o, apaçık bir sapıklıkla sapıtmıştır.
Abdullah Parlıyan
Allah ve elçisi, bir konuda hüküm verdikten sonra, artık inanmış bir erkek ve kadının, kendi işlerinde tercih hakları yoktur. Ama böyle bir hakkı kendilerinde görerek, Allah'a ve elçisine isyan eden kimse, apaçık bir sapıklıkla sapıtmış olur.
Kuran Yolu
Allah ve resulü herhangi bir konuda hüküm verdiklerinde artık mümin bir erkek veya kadın için işlerinde tercih hakları yoktur. Allah’ın ve resulünün emrine itaat etmeyenler doğru yoldan açıkça sapmışlardır.
Mahmut Kısa
Allah ve dolayısıyla, O’nun emirlerini sizlere ulaştıran Elçisi herhangi bir konuda kesin ve bağlayıcı bir hüküm vermişse, artık inanan bir erkek ve kadının, kendi görüşüne dayanarak aksi yönde bir tercihte bulunması kesinlikle söz konusu olamaz! Şunu iyi bilin ki, her kim kendisinde böyle bir hak görerek Allah’a ve Elçisine başkaldıracak olursa, muhakkak apaçık bir sapıklığa düşmüş demektir! Hz. Muhammed (s) Peygamber olmadan yıllar önce eşi Hatice, kabîle savaşlarında esir edilen çocuk yaşta bir köleyi ona hediye etmişti. Muhammed, Zeyd adındaki bu genç köleyi alır almaz özgürlüğüne kavuşturdu ve ona öz evladı gibi davrandı. Yıllar sonra Zeyd’in babası, kaçırılıp köle yapılan çocuğunun izini süre süre Mekke’ye kadar gelerek, ücretini ödemek şartıyla çocuğunu Muhammed’den istedi. O da kararı Zeyd’e bıraktı; eğer gitmek isterse hiçbir ücret istemeden onu ailesine vereceğini söyledi. Fakat Zeyd, Muhammed’i babasına tercih ederek onun yanında kaldı. Muhammed (s) de onu evlat edinerek yanına aldı. Muhammed’e Peygamberlik verildiğinde, ona ilk inananlardan biri de, Zeyd olmuştu. Müslümanlar Medîne’ye hicret ettikten sonra Peygamber, halasının kızı Zeyneb ile azatlı kölesi Zeyd’i evlendirmek istedi. Zeyneb, önce bunu kabul etmek istemediyse de, Peygamberi kıramayıp Zeyd ile evlendi. Fakat bu evlilik, eşler arasındaki uyumsuzluk sebebiyle sağlıklı yürüyemedi. Bu arada Allah, bu evliliğin sona ereceğini ve ardından, —başka bir geleneği daha yıkmak için— Peygamberin Zeyneb ile evleneceğini ona vahiy yoluyla bildirmişti. Fakat bu emir Peygambere o kadar ağır gelmişti ki, eşini boşamak için kendisine danışmaya gelen evlatlığı Zeyd’e, her defasında bunu yapmamasını söyleyerek işi geciktirmeye çalışıyordu. Çünkü kâfirlerin bunu fırsat bilip İslâm aleyhinde propaganda yapacakları endişesi bir yana, Müslümanların bile bu evliliği yadırgayacağından korkuyordu. O günkü geleneklere göre, bir kişinin evlatlığı aynen öz evladı gibi kabul ediliyor, bu yüzden de evlatlığın boşadığı kadınla evlenmek çirkin bir davranış olarak görülüyordu. Oysa Allah, helâli haram kılan bu geleneği kökünden kaldırmak istiyordu. Bunun için Peygambere, evlatlığının boşadığı bu kadınla evlenmesini —Kur’an hâricinde bir vahiy ile— emretti:
Mahmut Özdemir
Allah ve O’nun rasûlü bir işe karar verdiği zaman erkek mümin için de, kadın mümin için de, işlerinden onlara Tercih Hakkı yoktur. Kim Allah’a ve O’nun rasûlüne isyan ederse, kesinlikle açıkça bir sapkınlığa düşmüştür.
Mehmet Çakır
Allah ve resulü tarafından verilen bir emri, Müslümanların kafasına göre uygulama seçenekleri yoktur. Allah ve resulüne karşı gelen, dışlanır.
Mehmet Çoban
Allah ve Resul’ü bir işe hüküm verdiği zaman, inanmış bir erkek ve kadına o işi kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur. Her kim Allah ve Resul’üne karşı gelirse, apaçık bir sapkınlıkla sapıklığa düşer.
Mehmet Okuyan
Allah ve Elçisi bir işe hükmettiği zaman, mümin erkek ve kadına işleri konusunda tercih hakkı yoktur. Kim Allah’a ve Elçisine isyan ederse elbette apaçık bir sapkınlığa düşmüş olur.
Mehmet Türk
Allah ve Rasûlü bir işe karar verdiği zaman, mü’min bir erkek ve mü’min bir kadının o işte kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur.¹ Kim Allah’a ve Rasûlü’ne isyan ederse, şüphesiz o, apaçık bir şekilde sapıtmıştır.
Muhammed Esed
Allah ve Elçisi bir konuda hüküm verdikten sonra ⁴⁰ artık inanmış bir erkek ve kadının kendileriyle ilgili konularda tercih serbestisi ⁴¹ yoktur: [bu, hakkı kendinde görerek] Allah’a ve Elçisi’ne isyan eden kimse, apaçık bir sapkınlığa düşmüş olur.
Mustafa Çavdar
Allah bir konuda hüküm vermiş ve elçisi de tebliğ ettikten sonra herhangi bir konuda hiçbir mümin erkek veya mümin kadının, kişisel tercihlerine göre davranma hakkı yoktur. Kim Allah’a ve Allah’ın mesajlarını tebliğ eden Elçi’sine karşı gelirse, apaçık bir sapkınlığa düşmüş olur. 24/51, 65/8-9
Ahmet Tekin
Allah ve Rasulü bir planı icraya karar verdiği zaman, Kur'ân ve sünnetteki emirler, hükümler söz konusu olunca, mü'min bir erkeğin ve mü'min bir kadının, şahsî düşünce ve kararlarına dayalı başka tercihlerini dikkate almaları mümkün değildir. Kim Allah'a ve Rasulüne bağlılığı ve saygıyı terkeder, emirlerine itaat etmez, savsaklar ve rızalarını gözetmez, Kur'ân'ı ve sünneti uygulamazsa, kesinkes başına buyruk hareket ederek açıkça hak yoldan uzaklaşmış, dalâleti, bozuk düzeni, helâki, ahmaklığı tercih etmiştir.
Mustafa İslamoğlu
Allah ve Rasulü bir konuda hüküm verdiği zaman, inanan bir erkek ve kadının kendi işlerinde kişisel tercihlerine göre hareket etmeleri düşünülemez:[³⁷⁵⁷] zira kim Allah ve Rasulü’ne isyan ederse, işte o apaçık bir sapıklığa gömülmüş olur.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve bir mü'min ve bir mü'mine için sahih değildir ki, Allah ve Resûlü bir işe hükmettiği vakit onlar için kendi işlerinden dolayı (O hükm-ü ilâhîye karşı) bir muhayyerlik olsun. Ve her kim Allah'a ve Peygamberine isyan ederse artık apaçık bir sapıklık ile sapıtmış olur.
Orhan Kuntman
Allah ve Resulü bir işe hükmettiği zaman, ne mümin erkekler, ne de mümin kadınlar için artık işlerinde bir seçme hakkı olmaz. Kim Allah’a ve Resulüne karşı gelirse, kuşkusuz o, apaçık bir sapıklığa düşmüş olur.
Osman Fırat
Allah ve Resûlü bir iş hakkında hüküm verdikleri zaman, hiçbir mü’min erkek ve hiçbir mü’min kadın için O iş konusunda tercih kullanma hakları yoktur. Kim Allah’a ve Resûlüne karşı gelirse, şüphesiz ki o apaçık bir şekilde sapmıştır.
Şaban Piriş
Allah ve elçisi bir konuda hüküm verdiği zaman mü'min erkek ve mü'min kadının, artık dilediği gibi davranma hakkı yoktur. Kim Allah'a ve elçisine karşı gelirse, apaçık bir sapıklığa düşmüş olur.
Satıraltı Meal (1534)
Daḫı yoḳdur mü’min ere, ne daḫı mü’min ‘avrata ol vaḳt ki ḥükm eyleseTañrı Ta‘ālā daḫı resūli, bir buyruḳ dilek olmaya özlerine ol işde. Daḫı kim‘āṣī olsa Tañrıya daḫı resūline, ol bellü azmaḳ azmışdur.
Suat Yıldırım
Allah ve Resulü herhangi bir meselede hüküm bildirdikten sonra, hiçbir erkek veya kadın müminin, o konuda başka bir tercihte bulunma hakları yoktur. Kim Allah'a ve Resulüne isyan ederse besbelli bir sapıklığa düşmüş olur. [4, 65; 24, 63]
Süleyman Ateş
Allah ve Resulü, bir işte hüküm verdiği zaman, artık inanmış bir erkek ve kadının, o işi kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur. Kim Allah'a ve Resulüne karşı gelirse, apaçık bir sapıklığa düşmüş olur.
Süleyman Tevfik (1927)
Allâh ve rasûl bir işde hüküm ve emir iyledikde gerek erkek ve gerek kadın bir mü'mine kendi işlerinde muhayyer olmak hakkı yokdur. (İtâ'at ve inkıyâd lâzımdır) Allâh ve rasûlüne 'âsî olan tahkîk âşikâr dalâlete düşmüşdür.
Süleymaniye Vakfı
“Allah ve Resulü bir işi kesinleştirince artık inanmış bir erkeğin ve kadının, kendi işlerinde seçme hakkı kalmaz. Kim, Allah'a ve Resulüne başkaldırırsa apaçık bir şekilde sapmış olur
Ahmet Varol
Allah ve Peygamberi bir işe hükmettiğinde artık mü'min bir erkeğin ve mü'min bir kadının işlerinde kendi isteklerine göre bir seçim hakkı yoktur. Kim Allah'a ve Peygamberine karşı gelirse şüphesiz o apaçık bir sapıklığın içine düşmüştür.
Ümit Şimşek
Allah ve Resulü bir işte hüküm verdiği zaman, ne bir mü'min erkeğin, ne de bir mü'min kadının, o işte başka bir seçeneği olmaz. Allah'a ve Resulüne isyan eden ise apaçık bir sapıklığa düşmüştür.
Yaşar Nuri Öztürk
Allah ve resulü bir işte hüküm verdiklerinde, inanmış bir erkekle inanmış bir kadının, işlerini kendi isteklerine göre belirleme hakları yoktur. Allah'a ve resulüne isyan eden, açık bir sapıklığa batıp gitmiş demektir.
Ali Bulaç
Allah ve Resûlü, bir işe hükmettiği zaman, mü'min bir erkek ve mü'min bir kadın için o işte kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur. Kim Allah'a ve Resûlü'ne isyan ederse, artık gerçekten o, apaçık bir sapıklıkla sapmıştır.
Ali Fikri Yavuz
Allah ve Rasûlü bir işe hüküm verdiği zaman, mümin bir erkekle mümin bir kadın için, kendi işlerinden dolayı Allah'ın ve Peygamberin hükmüne aykırı olanı seçmek hakkı yoktur. Kim Allah'a ve Rasûlüne isyan ederse, muhakkak açık bir sapıklık etmiş olur. (Hz. Peygamber (s.a.v.) halası kızı Zeyneb'i azadlısı ve oğulluğu bulunan Zeyd ile nikâhlamak istemişti. Bunlardan her ikisi de muvafakat etmemişlerdi. Bunun üzerine, bu âyeti kerime nâzil oldu ve onlar da evlendiler).
Bahaeddin Sağlam
Allah ve Resulü bir işi emrettikleri zaman, mümin erkek ve kadınların kendi isteklerine göre hareket etmeleri, onlara yakışmaz. Kim Allah ve Resulüne karşı isyan ederse, o apaçık bir sapıklığa düşmüş demektir.
Bayraktar Bayraklı
Allah ve Peygamberi bir işi emrettiğinde, hiçbir inanmış erkek ve kadının o işte tercih hakkı yoktur. Kim, Allah'ın ve Peygamberinin emrine aykırı hareket ederse, kesinlikle apaçık bir sapıklığa düşmüş olur.