Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Onlara, apaçık ayetlerimizi okuduğun zaman bu adam derler, sizi atalarınızın kulluk ettiği şeylerden vazgeçirmek isteyen birisi ancak ve bu derler, uydurulmuş düzme bir şey ancak ve kafir olanlar, onlara gerçeğe ait bir şey geldi mi, bu derler, apaçık bir büyü ancak.
Besim Atalay (1965)
Bizim açık âyetlerimiz, onlara okunduğunda: «Bu adam ancak atalarımızın taptıkları şeylerden, sizi döndürmek ister, bu iftira olunan bir yalandan başka bir şey değildir» demektedirler, kâfir olanlara hak gelince: «Bu, yalnız açık bir büyüdür!» dediler
Cemal Külünkoğlu
Ayetlerimiz apaçık bir şekilde onlara okunduğu zaman: “Bu adamın tek istediği şey, sizi atalarınızın taptığı putlardan vazgeçirmektir” ve (yine): “Bu (Kur'an), düzmece bir yalandan başka bir şey değil” dediler. İnkârcılar, kendilerine ulaşan hakikat için, “bu açıkça büyüleyici bir sözden başka bir şey değildir” dediler.
Cemil Said (1924)
Bizim âyâtımız ânlara okundığı zamân "Bu âdem bize ecdâdımızın tapdığı ma’bûdlardan yüz çevirtmek istiyor, Kur’ân kendi ihtirâ’ itdiği bir yalandır" diyorlar. Hakîkat gözlerine zâhir görindiği vakit ise küfür idenler "Bu âşikâr bir sihirdir" diyorlar.
Diyanet Vakfı
Onlara apaçık âyetlerimiz okunduğu zaman demişlerdi ki: Bu, sizi babalarınızın taptığı (putlardan) çevirmek isteyen bir adamdan başkası değildir. Ve yine bu (Kur'an) da uydurulmuş bir yalandan başka bir şey değildir, dediler. Hak kendilerine geldiğinde onu inkâr edenler de: Bu, apaçık bir büyüden başka bir şey değildir, dediler.
Edip Yüksel
Kendilerine apaçık ayetlerimiz okunduğunda, "Bu, kesinlikle, sizi atalarınızın tapınma yolundan saptırmak isteyen bir adamdır." Dahası, "Bu uydurulmuş bir iftiradan başka bir şey değildir," dediler. İnkarcılar, kendilerine gelen gerçek için, "Besbelli, bu bir büyüdür," dediler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Karşılarında açık beyyineler halinde âyetlerimiz tilâvet olunduğu zaman o zalimler: «bu başka değil, sırf sizi atalarınızın taptığı ma'budlardan men'etmek isteyen bir adam» dediler ve «bu (Kur'an) başka bir şey değil, sırf uydurulmuş bir iftira» dediler ve o küfredenler hak kendilerine geldiği vakıt bu apaâçık bir sihirden başka bir şey değil, dediler
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
Karşılarında açık deliller halinde âyetlerimiz okunduğu zaman o zalimler: "Bu, başka değil, sırf sizi atalarınızın taptığı tanrılardan men etmek isteyen bir adam." dediler. Ve: "Bu (Kur'ân), başka bir şey değil, sırf uydurulmuş bir iftira" dediler. O kâfirler, hak kendilerine geldiği zaman: "Bu apaçık bir sihirden başka bir şey değil." dediler.
Emrah Demiryent
Âyetlerimiz apaçık bir şekilde onlara okunduğunda, “Bu sadece, babalarınızın (atalarınızın) tapmakta olduğu şeylerden sizi alıkoymak isteyen bir adamdır” dediler. Bir de, “Bu (Kur’ân), uydurulmuş bir yalandır” dediler. Yine hak kendilerine geldiğinde onu inkâr edenler, “Bu, apaçık sihirden başka bir şey değildir” dediler.
Abdullah-Ahmet Akgül
(Çünkü) Onlara, apaçık olan ayetlerimiz okunduğunda: "Bu (Peygamber), sizi babalarınızın taptıkları (ilahlar)dan (ve onların yolundan) alıkoymak (ve yeni-adil bir düzen kurmak) isteyen bir adamdan başkası değildir" deyip (Ona karşı çıkmışlardı). Ve yine: "Bu (Kur’an), düzülüp uydurulmuş bir yalan (iftira)dan başka bir şey de değildir" diyerek (elçileri engellemeye kalkışmışlardı). O küfre (ve nankörlüğe) yönelen kimseler ise; kendilerine geldiği zaman, Hakk (Kur’an ve Resulüllah) için: "Bu, apaçık bir büyüden başka bir şey değildir" diyerek (sapıtmışlardı).
Erhan Aktaş
Onlara apaçık ayetlerimiz okunduğu zaman: “Bu, ancak, atalarınızın tapmakta olduğu şeylerden sizi vazgeçirmek isteyen bir adamdan başkası değildir.” dediler. Ve dediler ki: “Bu, uydurulmuş bir iftiradan başka bir şey değildir.” Gerçeği yalanlayan nankörler, kendilerine gerçek gelince: “Bu, ancak apaçık bir büyüdür.” dediler.
Eski Anadolu Türkçesi
daħı ķaçan kim oķınur anlaruñ üzere āyetlerümüz bellüler eyittiler “degül uşbu illā bir er diler kim döndüre sizi andan kim oldı ŧapar-idi atalaruñuz.” daħı eyittiler “degül uşbu illā yalan büḥtan yalan baġlanmış.” daħı eyitti anlar kim kāfir oldılar ḥaķķa geldi anlara “degül uşbu illā cādūlıķ bellü.”
Hasan Basri Çantay
Onlara karşı açık açık âyetlerimiz okunduğu zaman dediler ki: «Bu, atalarımızın tapmakda devam etdikleri (putlardan) sizi mütemâdiyen vaz geçirmek isteyen bir adamdan başkası değildir» ve dediler: «Bu (Kur'an) düzülüb uydurulmuş bir iftiradan başka bir şey değildir». Hakka küfreden onlar, (bu hak) kendilerine gelince de (şunu) söylediler): «Bu, apâşikâr büyüden başka bir şey değildir».
Hayrat Neşriyat
Çünki onlara âyetlerimiz apaçık olarak okunduğu zaman: “Bu ancak, atalarınızın tapmakta olduğu şeylerden sizi çevirmek isteyen bir adamdır” dediler. Bir de: “Bu (Kur'ân), uydurulmuş bir iftirâdan başka bir şey değildir” dediler. İnkâr edenler, kendilerine o hak(Kur'ân) gelince de (onun için): “Bu, ancak apaçık bir sihirdir”(1) dedi(ler).
İhsan Aktaş
Ve onlara açıklayıcı ayetlerimiz okunduğu (aktarıldığı) zaman şöyle demişlerdi: “Bu (Muhammed), sizi babalarınızın taptığı şeylerden (ilahlardan) çevirmek isteyen bir adamdan başkası değildir. Bu (Kur’an) da uydurulmuş bir yalandan başka bir şey değildir!” demişlerdi. Gerçek kendilerine geldiğinde onu inkâr etmiş olanlar ise “Bu (Kur’an) apaçık bir büyüden başka bir şey değildir!” demişlerdi. *
İlyas Yorulmaz
Onlara açıklayıcı ayetlerimiz okunduğunda “Bu adam sizi atalarınızın kulluk ettiği ilahlardan uzaklaştırmak istiyor” derler. Sonra “Onun bize okudukları uydurulmuş yalandan başka bir şey değil” dediler. Gerçek doğrular kendilerine geldikten sonra, doğruları inkâr edenler “Bu söyledikleri apaçık aldatmacadan (sihirden) başka bir şey değil” dediler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Onlara açıklayıcı ayetlerimiz okununca dediler: "Bu, olsa olsa sizi atalarınızın tapmış olduklarından alıkoymak istiyen bir kimse olacak." Bir de dediler: "Bu da olsa olsa uydurulmuş bir yalandır." Tanımazlık edenler de doğru kendilerine gelince: "İşte bu, olsa olsa apaçık bir büyü" dediler.
İsmail Hakkı İzmirli
Onlara açık âyetlerimiz okundu mu «— Bu babalarımızın taptıklarından alıkoymak isteyen adamdan başka bir şey değildir», Kur/an hakkında ise «— Bu, düzme bir yalandan başka bir şey değildir» derler. Kâfirler kendilerine hak Kur/an gelince ona «— Bu, apaşikâr bir büyüden başka bir şey değildir» demişlerdi.
İsmail Yakıt
Ayetlerimiz onlara apaçık okunduğu zaman, “Bu adam babalarınızın/atalarınızın taptıklarından sizi çevirmeye çalışan bir adamdan başkası değildir” dediler. (Ayrıca) Bu (Kur’an) da, “Uydurulmuş bir yalandan başka bir şey değildir” dediler. (Nihayet), Hak kendilerine geldikten sonra onu inkâr edenler de, “Bu apaçık bir sihirdir” dediler.
Kadri Çelik
Onlara apaçık olan ayetlerimiz okunduğunda dediler ki: “Bu sizi, babalarınızın tapmakta olduklarından alıkoymak isteyen bir adamdan başkası değildir” ve (Aynı şekilde), “Bu, düzülüp uydurulmuş bir yalandan başka bir şey de değildir” dediler. Küfre sapanlar da, kendilerine geldiği zaman hak (olan Kur'an) için, “Bu, apaçık olan bir büyüden başka bir şey değildir” dediler.
Abdullah Parlıyan
Onlara açık açık ayetlerimiz okunduğu zaman dediler ki: “Bu sizi, babalarınızın taptığı tanrılardan çevirmek isteyen bir adamdan başka biri değildir.” Ve dediler ki: “Bu Kur'ân insan tarafından uydurulmuş, safsatadan başka birşey değildir!” Ve son olarak da, Allah'tan gelen gerçekleri inkâr eden bu kimselere, gerçek olan Kur'ân geldiğinde: “Bu apaçık bir büyüden başka birşey değildir” dediler.
Kuran Yolu
Onlara apaçık âyetlerimiz okunduğunda “Bu, başka değil, sizi atalarınızın taptıklarından vazgeçirmek isteyen biri” demişler ve eklemişlerdi: “Bu da ancak düzmece bir yalan.” İnkâr edenler kendilerine hakikat ulaştığında onun hakkında, “Bu, besbelli bir büyüdür” demişlerdi.
Mahmut Kısa
Onlara apaçık ayetlerimiz okunduğu zaman, inkârcılar halka seslenerek, “Muhammed’in güzel sözlerine aldanmayın! Aslında bu adamın tek amacı, atalarınızın kulluk ettiği şeylerden sizi vazgeçirmektir!” derler. Bu şekilde halkı kandıramayacaklarını anlayınca, “Bu Kur’an, insan tarafından uydurulmuş bir safsatadan başka bir şey değildir!” derler. Fakat hakîkat kendilerine ulaşıp da, Kur’an gönülleri fethetmeye başlayınca, kâfirler onun kitlelerce benimsenmesini engellemek için, “Hepimizi acze düşüren, vicdanları sarsıp derinden etkileyen bubüyüleyici sözler, apaçık bir sihirden başka bir şey olamaz! Çünkü okuma yazma bilmeyen bir insan, böylesine harikulade sözler söyleyemez!” derler. Böylece, Kur’an’ın insanüstü bir kaynaktan geldiğini itiraf ederek, hidâyetin tam eşiğine kadar gelirler. Fakat kibir ve inatçılıkları, iman etmelerine engel olur. Peki bu zâlimler, hangi delile dayanarak Kur’an’ı reddediyorlar?
Mahmut Özdemir
Açık belgeler olarak onlara bizim âyetlerimiz okunduğu zaman: -“Bu, atalarımızın kulluk ediyor olduğu şeylerden bizi vazgeçirmek isteyen bir adamdan başkası değil!” dediler. “Bu, uydurulmuş bir iftiradan başkası değil!” de dediler. Onlara geldiğinde inkâr etmiş olanlar Hakk için dedi ki: -“Bu ancak açıkça bir sihir!”.
Mehmet Çakır
Çünkü, vaktiyle ayetlerimiz kendilerine açık seçik okunurken onlar: " Bu adam, sizi atalarınızın tapındığı putlardan ayırmak istiyor. Söyledikleri de tamamen uydurma şeyler " derlerdi. Gözlerinin içine kadar sokulan gerçeği göremeyenler ise: " Kesin kes büyü! " deyip geçerlerdi.
Mehmet Çoban
Ayetlerimiz açıkça onlara okunduğunda dediler ki: "Bu sadece atalarınızın tapmakta olduğu şeylerden sizi alıkoymak isteyen bir adamdır. Bu kitap uydurulmuş yalandır. Sadece insanları etkileyen büyülü sözlerden ibarettir."
Mehmet Okuyan
Onlara apaçık ayetlerimiz [tilavet] edildiği (okunup aktarıldığı) zaman şöyle demişlerdi: “Bu, sizi babalarınızın taptığı (ilahlardan) [*] çevirmek isteyen bir adamdan başkası değildir. Bu (Kur’an) da uydurulmuş bir yalandan başka bir şey değildir!” demişlerdi. Gerçek kendilerine geldiğinde onu inkâr edenler “Bu (Kur’an) apaçık bir büyüden başka bir şey değildir!” demişlerdi.
Mehmet Türk
Âyetlerimiz onlara bütün açıklığıyla okunduğunda onlar: “Bu adam, kesinlikle sizi babalarınızın taptıkları şeylerden alıkoymak istiyor” dediler. Ve (devamla): “Bu, (Kur’an da) sadece uydurulmuş bir safsatadır.” dediler. Kâfirler ise kendilerine gelen hak bilgi için: “Bu, apaçık bir büyüden başka bir şey değildir.” dediler.
Muhammed Esed
Mesajlarımız onlara bütün açıklığıyla aktarıldığında, [hakikati inkara şartlanmış olanlar birbirlerine,] “Bu [Muhammed] sizi atalarınızın taptıklarından vazgeçirmeye çalışan biridir sadece!” derler. Ve “Bu [Kur’an, insan tarafından] uydurulmuş bir safsatadan başka bir şey değildir!” d(iye ekl)erler. Ve [son olarak,] hakikati inkara kalkışanlar, hakikat kendilerine ulaştığında, onun için, “Bu, büyüleyici güzel bir sözden ⁵³ başka bir şey değil!” derler.
Mustafa Çavdar
Çünkü onlar, apaçık ayetlerimiz kendilerine aktarıldığında: – Bu adamın amacı sizi atalarımızın kulluk ettiklerinden alıkoymaktan başka bir şey değildir. Ayrıca bu Kuran da Allah kelamı değil düzme saçma sözlerdir, demişlerdi. Evet, bu kâfirlere hak olan Kuran anlatıldığında; “Bu düpedüz bir sihirden başka bir şey değildir” dediler. 10/78, 23/47
Ahmet Tekin
Onlara ayan beyan âyetlerimiz okunduğu zaman: “Bu sadece sizi, atalarınızın taptıklarından alıkoymak isteyen bir adamdır” dediler. Yine: “Bu Kur'ân da, sadece uydurulmuş bir yalandır” dediler. Hakkı inkârda ısrar edip küfre saplananlar da, kendilerine hak kitap Kur'ân, İslâm, Allah'ın Rasulüne peygamberlik, peygamberin mucizeleri geldiği zaman: “Bunlar kesinlikle açık açık büyüleyerek aklı etki altına alan sözler” dediler.
Mustafa İslamoğlu
Ve âyetlerimiz onlara açık ve seçik olarak aktarıldığında dediler ki: “Bu sizi öteden beri atalarınızın taptıklarından uzaklaştırmaya çalışan birinden başkası değil.” Bir de şunu eklediler: “Bu (Kur’an) uydurulmuş düzme koşma bir (mesajdan) ibârettir.” Nihayet inkârda direnenler ayaklarına kadar gelen hakikat için, “Yok daha neler; bu basbayağı bir sihir yahu!” dediler.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve onlara karşı bizim açık açık âyetlerimiz okunduğu vakit, dediler ki: «Bu, bir adamdır ki, sizi atalarımzın ibadet ettikleri şeyden menetmek istiyor.» Ve dediler ki: «Bu (Kur'an) başka değil, sırf uydurulmuş bir iftiradır.» Ve kâfir olanlar, hak içinde kendilerine geldiği vakit dediler ki: «Bu apaçık bir sihirden başka değil.»
Orhan Kuntman
Onlara karşı açık açık, ayetlerimiz okunduğu zaman; "Muhammed sizi, atalarınızı taptığı putlardan vazgeçirmek isteyen bir adamdan başka bir şey değildir" ve "Kur'an da uydurulmuş bir yalandan başka bir şey değildir. " dediler. Ayrıca o kâfirler kendilerine gelen hak söz (Kur’an) için, "Bu apaçık bir sihirden başka bir şey değildir" de demekten çekinmediler.
Osman Fırat
Âyetlerimiz apaçık bir şekilde onlara okunup anlatıldığında; "Bu sadece, atalarınızın tapmakta olduğu şeylerden sizi alıkoymak isteyen bir adamdır" dediler. Bir de, "Bu (Kur’an), uydurulmuş bir yalandır" dediler. Ne zaman ki hak kendilerine geldiğinde onu inkâr edenler, "Bu, ancak apaçık bir sihirdir" dediler.
Şaban Piriş
Kendilerine apaçık ayetlerimiz okunduğu zaman:-Bu, sadece bizi atalarımızın kulluk ettiklerinden vazgeçirmek isteyen bir adam, dediler. Bu Kur'an, düpedüz bir uydurmadan başka nedir?! dediler. Kafirler, hak kendilerine geldiği zaman:-Bu, apaçık bir sihirden başka bir şey değil, dediler.
Satıraltı Meal (1534)
Daḫı ḳaçan oḳunsa anlar üstine bizüm beyān idici āyetlerümüz, eydürler:Bu degüldür, illā bir kişi diler ki men‘ ide atalaruñuz ṭapduġı ma‘būddan.Daḫı eyitdiler: Bu degüldür, illā düzme, yalan. Daḫı eyitdi kāfirler ḥaḳḳakendülere geldügi vaḳt: Bu degüldür, illā bellü cāẕūluḳ, didiler.
Suat Yıldırım
Kendilerine parlak deliller halinde âyetlerimiz okunduğunda o zalimler: “Bu, başka değil, sırf sizi atalarınızın ibadet ettiği tanrılarınızdan uzaklaştırmak isteyen bir adam! ” dediler. Ve yine dediler ki: “Bu Kur'ân başka değil, sırf bir iftira! ”Ve yine kâfirler, gerçek kendilerine geldiğinde “Bu besbelli bir büyüden başka bir şey değil! ” dediler.
Süleyman Ateş
Onlara açık açık ayetlerimiz okunduğu zaman dediler ki: "Bu, sadece sizi babalarınızın taptığı(tanrılar)dan çevirmek isteyen bir adamdan başka bir şey değildir." Ve o nankörler dediler ki: "Bu, uydurulmuş bir yalandan başka bir şey değildir." Ve kendilerine gelen hakkı inkar edenler: "Bu, apaçık bir büyüdür, başka bir şey değildir" dediler.
Süleyman Tevfik (1927)
Her ne vakit ki bizim beyân idici âyetlerimiz onlara tilâvet olunsa: "Bu Muhammed ancak sizi babalarınızın 'ibâdet iylediği şeylerden men' itmek isteyen bir adamdır, Kur'ân diye okudığı şey bir iftirâ ve isnâddır" didiler. Küfür idenler, kendilerine geldiği zamân hak içün bu: "Ancak âşikâr bir sihirdir" dirler.
Süleymaniye Vakfı
Onlara açık ayetlerimiz okunduğunda "Bu adam sizi, babalarınızın kulluk ettiği şeyden uzaklaştırmak istiyor" derler ve şunu eklerlerdi: "Bu Kitap, uydurulmuş bir saçmalıktan başkası değildir.” Onlara gelen gerçekleri kendini kapatanlar da şöyle derlerdi: “Bu, açık bir sihirden başka bir şey değil.”
Ahmet Varol
Onlara apaçık ayetlerimiz okunduğunda: "Bu sizi atalarınızın tapmakta olduklarından alıkoymak isteyen bir adamdan başkası değildir" derler. Yine: "Bu (Kur'an), uydurulmuş bir düzmeceden başka bir şey değildir" dediler. İnkâr edenler, hak kendilerine gelince onun için: "Bu apaçık bir büyüden başka bir şey değildir" dediler.
Ümit Şimşek
Onlara apaçık âyetlerimiz okunduğunda, “Bu adam, atalarınızın taptıklarından sizi çevirmeye çalışıyor” demişlerdi. Yine demişlerdi ki, “Bu uydurulmuş bir yalandan başka birşey değil.” Kendilerine hak geldiği zaman, o kâfirler, “Bu düpedüz büyü!” dediler.
Yaşar Nuri Öztürk
Ayetlerimiz açık-seçik kanıtlar halinde karşılarında okununca şöyle derler: "Bu adam, atalarınızın kulluk/ibadet etmekte olduklarından sizi vazgeçirmek isteyen birinden başkası değil." Şunu da söylerler: "Bu, düzenlenmiş bir yalandan/iftiradan başka şey değildir." Hakkı inkâr edenler, o kendilerine geldiğinde şöyle demişlerdir: "Açık bir büyüden başka şey değil bu!"
Ali Bulaç
Onlara, apaçık ayetlerimiz okunduğunda: 'Bu, sizi babalarınızın taptıkların(ilahlar)dan alıkoymak isteyen bir adamdan başkası değildir' dediler. Ve dediler ki: 'Bu uydurulmuş bir yalan (iftira)dan başka bir şey de değildir.' İnkâr edenler de, kendilerine geldiği zaman hak için: 'Bu, apaçık bir büyüden başka bir şey değildir' dediler.
Ali Fikri Yavuz
Karşılarında açık açık âyetlerimiz okunduğu zaman, dediler ki: “- Bu kimse, başka değil, sırf sizi atalarınızın taptığı putlardan alıkoymak istiyen bir adamdır.” (Kur'an hakkında da): “-Bu başka bir şey değil, sırf uydurulmuş bir iftiradır.” söylediler. O kâfirlere Kur'an gelince de: “- Bu, apaçık bir sihirdir” dediler.
Bahaeddin Sağlam
Çünkü ayetlerimiz apaçık olarak onlara okunduğu zaman: “Bu adam, babalarınızın taptığı sistemden sizi saptırmak istiyor.” dediler. Ve “Bu ancak uydurulmuş bir yalandır.” dediler. Ve hak kendilerine geldiğinde, o kâfirler: “Bu, apaçık bir büyüden başka bir şey değildir.” dediler.
Bayraktar Bayraklı
Onlara apaçık âyetlerimiz okunduğu zaman, “Bu, sizi babalarınızın taptıklarından alıkoymak isteyen bir adamdan başkası değildir” dediler. “Bu, sırf uydurulmuş bir yalandır” dediler. İnkâr edenler, kendilerine gerçek geldiğinde, “Bu, apaçık bir büyüden başka bir şey değildir” dediler.”