Sebe' Suresi 5. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

5. Ayet

وَالَّذ۪ينَ سَعَوْ ف۪ٓي اٰيَاتِنَا مُعَاجِز۪ينَ اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ مِنْ رِجْزٍ اَل۪يمٌۗ

Âyetlerimizi geçersiz kılmak için yarışırcasına çaba harcayanlar var ya; işte onlar için elem dolu, çok kötü bir azap vardır.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Delillerimizi boşa çıkarmaya uğraşanlara gelince: Onlar, öyle kişilerdir ki onlarındır elemli ve kötü bir azap.

Besim Atalay (1965)

Âciz kılmak dileğiyle, bizim âyetlerimize karşı gelmek üzere ileri gidenlere, ağrıtıcı, acıtıcı azap varidi

Cemal Külünkoğlu

Ayetlerimizi geçersiz kılmak için yarışırcasına çaba harcayanlar var ya; işte onlar için de elem dolu çok kötü bir azap vardır.

Cemil Said (1924)

Bizim âyâtımızı ibtâle çalışanlar elîm bir ’azâb ile tecziye olunacaklardır.

Diyanet Vakfı

Âyetlerimizi hükümsüz bırakmak için yarışırcasına uğraşanlar için de, en kötüsünden, elem verici bir azap vardır.

Edip Yüksel

Ayetlerimiz ve mucizelerimize karşı meydan okuyup duranlar için acıklı ve korkunç bir ceza vardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Âyetlerimizi hukümsüz bırakmak için yarışanlar, onlar için de pislikten öyle bir azâb var ki elîm

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Âyetlerimizi hükümsüz bırakmak için yarışanlara gelince, onlar için de pek kötü ve elem verici bir azab vardır.

Emrah Demiryent

Âyetlerimizi geçersiz kılmak için, yarışırcasına çaba harcayanlara gelince, onlar için en kötüsünden, elem dolu bir azap vardır.

Abdullah-Ahmet Akgül

(Hâşâ, Allah’ı) Aciz bırakmak için ayetlerimiz hakkında (hükümlerimizi geçersiz kılmak hususunda, şeytanca) çaba harcayanlar var ya; işte onlar için ise (en) iğrenç olanından acı (ve devamlı) bir azap vardır.

Erhan Aktaş

Ayetlerimizi etkisiz bırakmak için çalışanlar; işte onlar, onlar için elem verici kötü bir azap vardır.

Eski Anadolu Türkçesi

daħı anlar kim dürişdiler nişānlarumuzda ilerü geçicilerken anlar anlaruñdur 'aźāb aġrıdıcı 'aźābdan.

Hasan Basri Çantay

Birbiriyle yarış edercesine âyetlerimizin içinde koşanlar (a gelince.) İşte onlar, için de pek çetin ve kötü bir azâb vardır.

Hayrat Neşriyat

Âyetlerimiz(i ibtâl) husûsunda (güyâ bizi) acze düşürmeye çalışan kimseler olarak(yarışırcasına) uğraşanlara gelince, işte onlar yok mu, kendileri için, en kötüsünden, (pek)elemli bir azab vardır.

İhsan Aktaş

Aciz bırakmak için ayetlerimiz hakkında (hükümlerimizi geçersiz kılmak, nesh etmek veya değiştirmek hususunda) çaba harcayanlar var ya; işte onlar için elem dolu, çok kötü bir azap vardır.

İlyas Yorulmaz

Ayetlerimize engel olmak için koşturup çaba sarf edenlere de, pisliklerle dolu bir azabı, inkârlarının karşılığı olarak vermek için (o saat elbette gelecek).

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

O kimsler ayetlerimizi çürütmek için çırpınıp dururlar, onlar için de acıklı bir kırlağan vardır.

İsmail Hakkı İzmirli

Bizi acze düşürmek emeliyle âyetlerimize karşı gelmeye çalışanlara gelince, onların hakkında pek acıklı ve yaman bir azap vardır.

İsmail Yakıt

Ayetlerimizi geçersiz/âciz kılmak için koşuşturanlara gelince, işte onlar için iğrenç [ricz] can yakıcı bir azap vardır.

Kadri Çelik

(Kendi akıllarınca) Aciz bırakıcılar olarak ayetlerimiz hakkında çaba harcamış olanlar (var ya), işte onlara çetin ve elim azap vardır.

Abdullah Parlıyan

Ayetlerimize karşı gelmek için, uğraşıp didişenlere gelince; yaptıkları çirkin davranışların bir sonucu olarak, onlar için acıklı bir azap vardır.

Kuran Yolu

Âyetlerimizi boşa çıkarmak için çaba harcayanlara ise en kötüsünden elem verici bir azap vardır.

Mahmut Kısa

Kur’an’ın hükmünü geçersiz kılmak amacıyla ayetlerimize karşı mücâdele edenlere gelince, onlar da tiksinti verici ve can yakıcı bir azâba mahkûm olacaklar!

Mahmut Özdemir

Âyetlerimizi geçersiz kılmak üzere çabalamış kimseler, işte onlar için acıveren, pislikten bir azap vardır.

Mehmet Çakır

Bizim sesimizi kesmek için koşuşturanlar ise çok acı veren pislik cezasına çarptırılacaktır.

Mehmet Çoban

Ayetlerimizin açıkladığı gerçekleri inkâr edenlere, ayetlerimizi yalancı çıkarmak için yarışanlara karşılık ahirette acı bir azap vardır. Azabımız onlara elem verir.

Mehmet Okuyan

Ayetlerimizi aciz bırakmak için karşılıklı olarak uğraşanlar için de en kötüsünden elem verici azap vardır. [*]

Mehmet Türk

Âyetlerimizi hükümsüz bırakmak için yarışanlara gelince, onlar için de en iğrenç olanından acıklı bir azap vardır.

Muhammed Esed

mesajlarımıza karşı mücadele ederek onların amacını geçersiz kılmaya çalışanlara gelince, [yaptıkları] çirkinliklerin bir sonucu olarak ⁴ onlar için acıklı bir azap vardır.

Mustafa Çavdar

Ayetlerimizi geçersiz kılmak için gayret gösterenlere gelince işte onlar için de can yakıcı ve kötü bir azap vardır. 5/49, 22/51, 34/38

Ahmet Tekin

Bizim kendilerine gücümüzün yetmeyeceğini, bizim koyduğumuz kuralların dışına çıkıp yakalarını kurtaracaklarını zannederek, âyetlerimizi, Kur'ân'ımızı, ilkelerimizi, hükümsüz, tesirsiz bırakmak için birbirlerini geride bırakırcasına çalışan, güç ve iktidar sahiplerine, ilim adamlarına, yazarlara en kötüsünden can yakıp inleten müthiş bir azap vardır.

Mustafa İslamoğlu

Ama mesajlarımızı amacından mahrum bırakmak için çaba gösterenlere gelince: işte böylelerinin hakkı, (bu) çirkinlikten dolayı elem verici bir azaptır.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve o kimseler ki, âyetlerimiz hakkında Bizi acze düşürmeleri için koşup durmuşlardır. İşte onlar için de pek fena, pek elem verici bir azap vardır.

Orhan Kuntman

Birbiriyle yarış edercesine, ayetlerimizi hükümsüz kılmaya yeltenenlere ise çok çetin bir azap vardır.

Osman Fırat

Âyetlerimiz hakkında (bizi) âciz bırakmağa çalışanlara gelince; onlar içinde elemli bir azâb vardır.

Şaban Piriş

Ayetlerimizi geçersiz kılmak için koşuşturanlara gelince, işte onlar! Onlar için şiddetli ve acı bir azap vardır.

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı anlar ki dürişürler bizüm āyetlerümüzi bāṭıl eylemege. Onlara vardur‘aẕāb, yürekler acıdıcı ‘aẕābdan.

Suat Yıldırım

Âyetlerimize karşı koymak için çalışanlara, hükmümüzden kurtulacaklarını sananlara, iğrenç ve gayet acı bir azap vardır.

Süleyman Ateş

Ayetlerimiz hakkında (bizi) aciz bırakmağa çalışanlara gelince: onlar için de pislikten acı bir azab vardır.

Süleyman Tevfik (1927)

Bizi kendilerine 'azâb itmekden 'âciz hesâb iderek âyetlerimizin ibtâline sa'y idenlere en fenâ ve elemli 'azâb vardır.

Süleymaniye Vakfı

Ayetlerimizi etkisizleştirmek için çaba harcayanlara da iğrenç ve can yakıcı bir azap vardır.

Ahmet Varol

Ayetlerimiz konusunda (mü'minleri) acze düşürmek için koşuşturanlar ise işte onlar için de en kötüsünden, pek acıklı bir azap vardır.

Ümit Şimşek

Âyetlerimizi etkisiz bırakmak için yarışanlara ise, en kötüsünden, acı bir azap vardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Ayetlerimizi hükümsüz kılmak uğruna koşuşup duranlar var ya, onlar için pislikten, inletici bir azap vardır.

Ali Bulaç

(Sözde) Aciz bırakmak için ayetlerimiz hakkında çaba harcamış olanlar, işte onlar; onlar için de (en) iğrenç olanından acı bir azab vardır.

Ali Fikri Yavuz

Ayetlerimizi iptal etmek için yarışırcasına koşanlara da, azabın en kötüsünden acıklı bir azab vardır.

Bahaeddin Sağlam

Kurtulacaklarını sanarak ayetlerimizi bozmaya çalışanlar ise, işte onlar için en kötüsünden elem verici bir azab vardır.

Bayraktar Bayraklı

Âyetlerimizi hükümsüz kılmak için gayret edenler, işte bunlar için de en kötüsünden elem verici bir azap vardır.