Fâtır Suresi 32. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

32. Ayet

ثُمَّ اَوْرَثْنَا الْكِتَابَ الَّذ۪ينَ اصْطَفَيْنَا مِنْ عِبَادِنَاۚ فَمِنْهُمْ ظَالِمٌ لِنَفْسِه۪ۚ وَمِنْهُمْ مُقْتَصِدٌۚ وَمِنْهُمْ سَابِقٌ بِالْخَيْرَاتِ بِاِذْنِ اللّٰهِۜ ذٰلِكَ هُوَ الْفَضْلُ الْكَب۪يرُۜ

Sonra biz, o kitabı kullarımızdan seçtiğimiz kimselere (Muhammed’in ümmetine) miras olarak verdik. Onlardan kendine zulmedenler vardır. Onlardan ortada olanlar vardır. Yine onlardan Allah’ın izniyle hayırlı işlerde öne geçenler vardır. İşte bu büyük lütuftur.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Sonra kitabı, kullarımızdan seçtiklerimize miras bıraktık; derken onlardan nefsine zulmeden var ve onlardan mutedil hareket eden var ve onlardan, hayırlarda herkesten ileri giden var Allah izniyle; işte bu, pek büyük bir lütuf ve ihsandır.

Besim Atalay (1965)

Kullarımız içinden, seçmiş olduğumuz kimselere kitabı miras verdik, onların içlerinden, kendilerine kıyanlar var, taşkınlık etmiyen de var, Allahın izniyle iyiliklere koşanlar da var; bu, büyük bir erdemdir

Cemal Külünkoğlu

(Resulden) sonra o Kitab'ı (Kur'an'ı) kullarımızdan (tebliğ için) seçtiklerimize miras olarak bahşettik. Onlardan bazısı (onun ilkelerine uymayı terk ederek) kendilerine zulmeder, bazısı orta yolu tercih eder, bazıları da Allah'ın izniyle (Kur'an'dan ilham alarak) iyilikte başı çekenlerden olur ki, işte bu en büyük fazilettir.

Cemil Said (1924)

Diğer ümmetlere gönderdiğimiz kitâblardan sonra Kur’ân’ı ’ibâdımızdan intihâb itdiklerimize mîrâs gibi virdik. Ânlardan ba’zıları inanmayarak nefislerine zulm idiyorlar, ba’zıları mütereddiddirler, ba’zıları da Allâh’ın izniyle hayrât yaparak diğerlerini geçdiler. Bu büyük bir fazîletdir.

Diyanet Vakfı

Sonra Kitab'ı, kullarımız arasından seçtiklerimize verdik. Onlardan (insanlardan) kimi kendisine zulmeder, kimi ortadadır, kimi de Allah'ın izniyle hayırlarda öne geçmek için yarışır. İşte büyük fazilet budur.

Edip Yüksel

Sonra kullarımızdan seçtiklerimizi kitaba varis kıldık. Onlardan kimi kendilerine zulmedenlerdir, kimi orta yolu tutar, kimi de ALLAH'ın izniyle iyi işlerde öncüdür. İşte büyük lütuf budur.

Elmalılı Hamdi Yazır

Sonra biz o kitabı kullarımızdan süzdüklerimize mîras kıldık, onlardan da nefislerine zulmeden var, muktesıd: orta giden var, Allahın izniyle hayırlarda ileri geçenler var, işte büyük fadıl o

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Sonra biz o kitabı kullarımızdan süzüp seçtiklerimize miras bıraktık. Onlardan da nefislerine zulmeden var, orta yolu tutan var, Allah'ın izniyle hayırlarda ileri geçenler var. İşte bu büyük lütuftur.

Emrah Demiryent

Sonra Kitâb’ı (Kur’ân’ı) kullarımız arasından seçtiklerimize (Muhammed ümmetine) miras olarak verdik. Onlardan kimi, (dünyaya dalar ve gaflet ile) kendisine zulmeder, kimi orta yolda gider, kimi de Allah’ın izniyle hayırlarda öne geçmek için yarışır (lar ki), işte en büyük fazilet de budur.

Abdullah-Ahmet Akgül

Sonra Kitabı kullarımız arasında seçtiklerimize miras verdik. (Layık ve sadık olanlara Kur’an hikmetini öğrettik.) Onlardan kimisi nefislerine zulmeder (kötülük ve nankörlüğe yönelir)ler. Onlardan kimisi orta bir yol izler (hem günah hem sevap işler)ler. Onlardan kimisi de Allah’ın izniyle, hayırlarda ileri geçmek için yarış ederler. İşte bu (üstün ve) büyük fazilettir. (Kur’an’a yoğunlaşan, onu araştıran ve anlayıp uygulayanlar seçkin ve nasipli kimselerdir.)

Erhan Aktaş

Sonra kullarımızdan seçtiğimiz kimselere Kitap'ı miras bıraktık. Onlardan bir kısmı kendilerine zulmederler, onlardan bir kısmı ortalama bir yol tutarlar, onlardan bir kısmı da Allah'ın izniyle hayırlarda önde giderler.¹ İşte büyük fazilet budur.

Eski Anadolu Türkçesi

andan virdük ķur’ān’ı anlara kim üyürdük ķullarumuzdan. pes bir nicesi žālimdür gendüzine ya'nį žāhiri yigdür bāŧınından daħı bir ŧaşı içi berāberdür; daħı bir nicesi anlaruñ ilerü geçicidür ħayırlar-ıla Tañrı buyruġı-y-ıla. şol ol fażludur ulu.

Hasan Basri Çantay

Sonra biz o kitabı kullarımızdan (beğenib) seçdiklerimize mîras bırakdık. İşte onlardan kimi nefsine zulmedendir, onların ba'zısı mu'tedildir, onlardan bir kısmı da Allahın izniyle hayrat (ve hasenat yarışların) da öncü ol (up kazan) andır. İşte bu, büyük fazl (-u kerem) in ta kendisidir.

Hayrat Neşriyat

Sonra o kitâbı, kullarımızdan seçtiğimiz kimselere (senin ümmetine) mîras verdik. Artık onlardan nefsine zulmeden de var, içlerinden muktesid (orta yolda giden) de var. Bir de onlardan Allah'ın izniyle hayırlarda öne geçen var.(1) İşte büyük lütûf budur!

İhsan Aktaş

Derken (daha önce geçmiş toplumlara da göndermiş olduğumuz mesajlarımızın tüm özetini de içeren) bu (son ve evrensel) kitabı (Kur’an’ı), kullarımızdan (diğer ümmetlere) seçtiklerimize (İslam ümmetine) miras kılmaya hüküm verdik (Kur’an’ı doğru anlamak, insanlara doğru iletmek ve tek dini kaynak olarak sadece onu kabul edip, hükümlerini doğru uygulamakla onları mükellef kıldık). Artık onlardan nefsine zulmeden de var, içlerinden muktesit (orta yolda giden) de var. Bir de onlardan Allah’ın izniyle hayırlarda öne geçen var. İşte bu (Kur’an’a varis olmak ve hükümlerine göre yaşamak), büyük ihsandır. *

İlyas Yorulmaz

Biz kitabı kullarımızdan seçtiklerimize mirasçı yaptık. Onların içinde kendilerine zulmedenler olduğu gibi, yalnızca orta yolu takip edenler (Allah’ın koyduğu sınırları aşmayan ve geride kalmayanlar) var. Birde Allah’ın izniyle hayırlarda yarışanlar var. Bu, Allah’ın en büyük lütfu dur.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Sonra Biz Kitap’ı kullarımız arasında seçkin kıldıklarımıza bıraktık. İşte bunlar arasında kendine kıyanlar bulunduğu gibi, orta yolu tutanlar, Allah’ın dileğiyle iyilik etmekte ileri gidenler de vardır. İşte, verginin büyüğü budur.

İsmail Hakkı İzmirli

Sonra kullarımızdan seçip ayırdıklarımız Muhammed ümmetine miras olarak Kitap verdik, onların içinde öz nefsine zulmeder, orta gider, Allah/ın izniyle hayır işlerde ileri gider [¹] adamlar vardır. İşte büyük bir inayet budur.

İsmail Yakıt

Sonra Biz bu kitabı/ilahi vahyi kullarımız arasından seçtiğimiz kimselere miras/emanet bıraktık.¹⁸ Onlar içinde kimi kendisine zulmetmekte, kimi orta yolu tutmakta, kimi de Allah’ın izniyle hayır işlerinde/emanete sahip çıkmada önde giderler. İşte bu, çok büyük bir lütuftur.

Kadri Çelik

Sonra kitabı kullarımızdan seçtiklerimize miras kıldık. Artık onlardan kimi kendi nefsine zulmeder, kimi orta yoldadır, kimi de Allah'ın izniyle hayırlarda yarışıp öne geçer. İşte bu, büyük lütfün ta kendisidir.

Abdullah Parlıyan

Sonra kitabı, kullarımızdan seçtiklerimize miras bıraktık, derken onlardan, yaratılış gayesi dışında yaşayan da var ve onlardan orta yolda hareket eden de var ve onlardan Allah'ın izniyle hayırlarda herkesten ileri giden de var, bu ise en büyük fazilettir.

Kuran Yolu

Sonra biz kullarımızdan seçtiklerimizi o kitaba mirasçı kıldık. Onlardan kimi kendine kötülük eder, kimi orta bir durumdadır, kimi de Allah’ın izniyle hayır işlerinde yarışır; işte büyük lütuf budur.

Mahmut Kısa

İnsanlık tarihi boyunca, her devirde Kitap ve elçi göndererek insanlığa yol gösterdik. İşte şimdi de son kutsal Kitabı, kullarımız arasındanbu göreve lâyık görüp seçtiğimiz kimselere emânet ettik. Fakat onlardan kimileri Allah’ın kendilerine verdiği kulluk imkanlarını yeterince kullanamayan, kendilerine zulmeden, yazık eden günahkar Müslümanlar; kimileri bunlardan daha iyi durumda, Müslümanca dengeli bir hayatı yaşamaya çalışanlar; kimileri de Allah’ın izniyle hayır ve iyiliklerde en önde giden gayretli Müslümanlardır. İşte en büyük lütuf, bu sonuncusudur.

Mahmut Özdemir

Sonra kullarımızdan süzerek seçtiğimiz kimseleri Kitab’a mirasçı yaptık. Onlardan bir kısmı kendi nefsine zulmetmektedir; bir kısmı orta yolu izlemektedir. Onların bir kısmı da Allah’ın izniyle Hayırlar’da yarışmaktadır. İşte Büyük Lütuf budur.

Mehmet Çakır

Resulüm! senden sonra biz bu Kitabı seçkin kullarımıza emanet edeceğiz. Artık bunlar arasında kendi kişiliğine saygısı olmayanlar da olacaktır, ılımlılar da. Allah'ın müsaade ettiği alanlarda iyilik yarışına girenler de olacaktır. Hasılı Kuran’ın nesilden nesile devri olayı o toplum için büyük bir onurdur.

Mehmet Çoban

Kitabı seçtiğimiz insanlara miras bırakırız. İnsanlardan bazıları kitaba varis olduğunu iddia ederlerse bilsinler ki, iddiaları boştur. Geçmişte kitaba varis kıldığımız insanlardan kimileri kitabımızı arzu ve heveslerine uydurmuşlardır. Kimileri orta yolu tutarak iyi, güzel, hayırlı işlere önder olmuşlardır.

Mehmet Okuyan

Sonra Kitabı kullarımızdan seçtiklerimize miras kıldık. [*] Kimi kendisine haksızlık eder; [*] kimi ortadadır; kimi de Allah’ın izniyle hayırlarda öndedir. Asıl büyük lütuf işte budur.

Mehmet Türk

Sonra bu Kitabı kullarımızdan seçtiklerimize¹ miras olarak bıraktık. Artık onlardan kimisi (onu yaşamayarak) kendi nefsine zulmeder, kimisi orta yoldadır,² kimisi de Allah’ın izniyle hayırlarda öne geçmek için yarışır.³ İşte en büyük üstünlük, budur.

Muhammed Esed

Biz, bu ilahî vahyi kullarımızdan seçtiklerimize miras olarak bahşettik: onlardan bazısı kendilerine zulmeder; bazısı [doğru ile eğri arasında] ara yolu tercih eder, ²² bir kısmı da Allah’ın izniyle iyilikte başı çekenlerden olur: bu [ise] en büyük fazilettir!

Mustafa Çavdar

Ardından bu ilahi kelamı, kullarımızdan seçtiğimiz kimselere miras bıraktık. Onlardan bazıları bu mirasın hakkını vermeyerek kendine yazık edip zalim oldu. Bazıları orta bir yol izler. Bazıları da Allah’ın izniyle bu emanetin hakkını vermede en önde gider. İşte en büyük fazilet budur. 2/159-160, 3/187, 9/124, 56/10

Ahmet Tekin

Sonra kitabı, Kur'ân'ı kullarımız arasından seçtiklerimize, Muhammed ümmetine, âlimlerine, imamlarına, mürşitlerine, miras olarak devrettik. Kullarımız arasında, helâlleri terkederek, bir kısım meşrû haklarını kullanmayarak, nefislerine zulmedenler var. Onların içinde, orta yolu, maksada ulaştıran hak yolu tutan, sâlih amellerin yanında ara sıra günah işleyenler var. Yine onların arasında, Allah'ın planı, iradesi dahilinde dünya ve âhiret için en hayırlı olanda, Kur'ân öğretiminde, Kur'ân ilkeleriyle yaşamada, uygulamada, Allah'ın emirlerini yerine getirmede öne geçenler var. İşte böyle bir sorumluluğa sahiplenmek büyük bir lütfudur.

Mustafa İslamoğlu

Derken, bu ilâhî kelâmı (tebliğ işine) kullarımızdan seçtiklerimizi vâris kıldık:[³⁹¹³] fakat onların içerisinden kimisi kendisine zulmeder, kimisi orta ve dengeli bir yol tutar, kimisi de Allah’ın izniyle her iyi şeyde öncülük eder: bu, işte bu sonuncusudur büyük erdem![³⁹¹⁴]

Ömer Nasuhi Bilmen

Sonra o kitabı kullarımızdan seçip ayırtettiklerimize miras kıldık. İmdi onlardan nefsine zulmeden vardır ve onlardan mutedil olan vardır ve onlardan izn-i ilâhî ile hayırlarda ileri geçen vardır. İşte bu, en büyük bir keremdir.

Orhan Kuntman

Sonra biz o Kitab'ı kullarımızdan beğenip seçtiklerimize miras bıraktık. İşte onlardan kimi, (Kur’an ile amel etmek hususundaki kusurundan dolayı) kendisine yazık edenlerdir. Onların bir kısmı mu’tedildir. (Vakitlerinin çoğunda Kuran ile amel edenlerdir) bir kısmı da Allah'ın izniyle, hayır ve hasenatta ileri geçenlerdir. (Kur’an ile amel edip, başkasına da öğretmeyi ve onu da aynı yola sevk edenlerdir) İşte en büyük fazilet budur.

Osman Fırat

Sonra kitabı kullarımız arasından seçtiklerimize mirâs verdik. Onlardan kimi nefsine zulmedendir, kimi orta gidendir, kimi de Allâh’ın izniyle hayırlarda öne geçendir. İşte büyük lütuf budur.

Şaban Piriş

Sonra bu kitaba, kullarımızdan seçtiğimizi mirasçı kılarız. Onlardan kendine zulmeden de olur, onu tasdik eden de. Onların arasında Allah'ın izniyle hayırlarda yarışanlar vardır. En büyük fazilet budur.

Satıraltı Meal (1534)

Andan mīrāẟ itdürdük kitābı ol kişilere ki iḫtiyār itdük ḳullarumuzdan.Anlaruñ niçesi ẓālimdür öz nefsine ve niçesi orta ‘amel eyler ve niçesi ilerüiletüpdür ḫayrlarını Tañrı Ta‘ālā buyruġı‐y‐la. Oldur ulu fażl ve kerem.

Suat Yıldırım

Sonra Biz, kitabı seçtiğimiz kullarımıza miras verdik. Kullarımızdan kimi nefsine zulmeder. Kimi mûtedildir, orta yolu tutar. Kimi de Allah'ın izniyle hayırlarda öne geçer. İşte büyük lütuf budur.

Süleyman Ateş

Sonra Kitabı kullarımız arasından seçtiklerimize miras verdik. Onlardan kimi nefsine zulmedendir, kimi orta gidendir, kimi de Allah'ın izniyle hayırlarda öne geçendir. İşte büyük lutuf budur.

Süleyman Tevfik (1927)

Sonra kullarımızdan intihâb idüb ayırdıklarımıza Kur'ân'ı mîrâs virdik. O kullarımızdan nefsine zâlim olanlar, ihyânen ve arasıra kusur idenler ve Allâh'ın izniyle hayırlarda tekaddüm iyleyenler vardır. Bu büyük bir fazl ve kerem Allâh'ındır.

Süleymaniye Vakfı

Sonra kullarımızdan seçtiğimiz kimseleri Allah'ın izniyle bu Kitaba mirasçı yaparız. Onlardan kimi kendine kötülük yapar, kimi orta yolda gider, kimi de iyilikler konusunda en önde olur. İşte büyük üstünlük en önde olmaktır.

Ahmet Varol

Sonra Kitab'ı kullarımızdan seçtiklerimize miras kıldık. Onlardan kimi nefsine haksızlık eder, kimi orta yoldadır, kimi de Allah'ın izniyle hayırlarda öne geçer. İşte büyük lütuf budur.

Ümit Şimşek

Sonra kitaba kullarımızdan seçtiklerimizi vâris kıldık. Onlardan kimi vardır, nefsine zulmeder. Kimi vardır, orta yolu tutar. Kimi de vardır, Allah'ın izniyle hayırda öne geçer. Bu ise pek büyük bir lütuftur.(4)

Yaşar Nuri Öztürk

Sonra, kullarımız arasından seçtiklerimizi Kitap'a mirasçı kıldık. İçlerinden öz nefsine zulmeden var. Orta yolda gideni var. Allah'ın izniyle hayırlarda öne geçeni var. İşte bu, büyük lütfun ta kendisidir.

Ali Bulaç

Sonra Kitabı kullarımızdan seçtiklerimize miras kıldık. Artık onlardan kimi kendi nefsine zulmeder, kimi orta bir yoldadır, kimi de Allah'ın izniyle hayırlarda yarışır öne geçer. İşte bu, büyük fazlın kendisidir.

Ali Fikri Yavuz

Sonra biz Kur'an'ı, kullarımızdan (diğer ümmetler üzerine) seçtiklerimize, (Hz. Muhammed aleyhissâlatü vesselâm'ın ümmetine) miras kılmağa hüküm verdik. Onlardan da kimi, (Kur'an'la amelde kusur etmekle) nefislerine zulüm edicidir, kimi kötülük ve iyiliği müsavi gidendir, kimi de Allah'ın izniyle hayırlarda ileri geçendir. İşte bu (Kur'an'a varis olmak), büyük ihsandır.

Bahaeddin Sağlam

Sonra o Kitabı, kullarımızdan seçtiklerimize miras bıraktık. Onlardan kimi nefsine zulmeder, kimi de ortadadır, kimisi de Allah’ın izniyle iyilikler hedefine varandır. İşte en büyük üstünlük budur:

Bayraktar Bayraklı

Sonra bu kitabı kullarımızdan seçtiklerimize miras bıraktık. Onlardan bazısı kendilerine haksızlık ettiler. Bazıları orta yolu tuttular. Kimileri de hayır işlerinde Allah'ın izniyle öne geçtiler. İşte bu en büyük fazilettir.