Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve bütün kuvvetleriyle adamakıllı ant içtiler Allah adına, onlara bir korkutucu gelirse ümmetler arasında doğru yolu bulan en mükemmel bir ümmet olacağız diye; fakat onlara korkutucu gelince de bu, ancak onların uzaklaşmalarını sağladı.
Besim Atalay (1965)
Onlar katı ant içtiler, kendilerine kocunduran bir peygamber gelirse, herhangi bir ümmetten daha da çok, doğru yolu tutalar
Cemal Külünkoğlu
Onlar, eğer kendilerine bir uyarıcı (nebi) gelirse, bütün topluluklardan daha çok doğru yol üzere olacaklarına dair en güçlü şekilde Allah'a yemin etmişlerdi. Ne var ki, bekledikleri uyarıcı gelince, bu, onların (Hak Din'e karşı) sadece nefretlerini arttırdı.
Cemil Said (1924)
Eğer içlerine bir peygamber gelir ise arz üzerinde hiç bir ümmetin yapmadığı vecihle tarîk-i hidâyete sülûk ideceklerine Allâh nâmına yemîn itdiler lâkin peygamber geldiği vakit bir kat daha uzaklaşdılar.
Diyanet Vakfı
Kendilerine bir uyarıcı (peygamber) gelirse, herhangi bir milletten daha çok doğru yolda olacaklarına dair bütün güçleriyle Allah'a yemin etmişlerdi. Fakat onlara uyarıcı (Muhammed) gelince, bu, onların haktan uzaklaşmalarından başka bir şeyi arttırmadı.
Edip Yüksel
Kendilerine bir uyarıcı gitse tüm topluluklardan daha doğru yolda olacaklarına dair var güçleriyle ALLAH'a yemin ettiler. Kendilerine bir elçi gittiğinde, bu durum, onların ancak nefretini artırdı
Elmalılı Hamdi Yazır
Yeminlerinin en kuvvetlisiyle Allaha kasem de etmişlerdi ki: billâhi kendilerine inzar edici bir Peygamber gelse her halde ilerideki ümmetlerin en birincisinden daha kabiliyyetli olacaklar, daha iyi yola geleceklerdi, fakat kendilerine inzar edici bir Peygamber geldiği vakıt onlara sırf bir ürküntü artırdı
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
Olanca güçleriyle Allah'a yemin etmişlerdi ki, kendilerine uyarıcı bir peygamber gelirse, mutlaka ilerideki ümmetlerin herhagi birinden daha doğru yolda olacaklardı. Fakat kendilerine uyarıcı bir peygamber geldiği zaman bu, onların sırf ürküntüleriniartırdı.
Emrah Demiryent
(Müşrikler) kendilerine bir uyarıcı (peygamber) gelirse, herhangi bir milletten daha çok doğru yolda olacaklarına dair bütün güçleriyle Allah’a yemin etmişlerdi. Fakat onlara (tarafımızdan) uyarıcı (bir peygamber) gelince, bu, onların haktan uzaklaşmalarından başka bir şeyi arttırmadı.
Abdullah-Ahmet Akgül
(Kitap ehli olan dini cemaatlerle, biz de Allah’a inanıyoruz diyen putçu müşrikler) En güçlü yeminleriyle Allah’a kasem ettiler, şayet kendilerine bir nezir (uyarıcı ve Hakka çağırıcı) gelirse, herhangi bir ümmetten (ve kesimlerden) daha fazla (ve sadakatle Hakka ve) hidayete tâbi olacaklarına (ve O Elçiye sahip çıkacaklarına dair söz verdiler). Ancak, (o ısrarla istedikleri ve bekledikleri kurtarıcı ve) uyarıcı Zat kendilerine gelince (bu durum) onların nefretlerini artırmaktan (ve Hakk’tan uzaklaşmalarından) başka işe yaramamıştı.
Erhan Aktaş
Eğer kendilerine bir uyarıcı gelirse, diğer toplumlardan kesinlikle daha doğru yolda olacaklarına dair var güçleriyle Allah'a yeminler etmişlerdi. Fakat onlara uyarıcı geldiğinde bu onların yalnızca nefretlerini artırdı.
Eski Anadolu Türkçesi
daħı and içdiler Tañrı’ya ķatıraġın andlarınuñ eger gelürse anlara ħaber virici ya'nį peyġamber olalar anlar ŧoġru yol dutıcıraķ ümmetlerüñ birisinden ya'nį yāhūd daħı naśrānį. pes ol vaķt kim geldi anlara ħaber virici arturmadı anlara illā ürkmek.
Hasan Basri Çantay
Onlar, kendilerine azâb ile korkutucu (bir peygamber) gelirse her halde (diğer) ümmetlerden herhangi birinden daha ziyâde doğru yolu tutacaklarını yeminlerinin bütün hızıyle Allaha andetmişlerdi. Fakat onlara azâb ile korkutan (bir peygamber) gelince bu, onların (hakdan) uzaklaşmalarından başka bir şey attırmadı.
Hayrat Neşriyat
Ve (o müşrikler) eğer kendilerine gerçekten bir korkutucu (peygamber) gelirse, o ümmetlerin her birinden, elbette daha doğru yolda olacaklarına dâir bütün güçleriyle Allah'a yemîn ettiler. Fakat kendilerine bir korkutucu gelince, (bu) onlara nefretten başka bir şey arttırmadı.
İhsan Aktaş
42 - 43. Hâlbuki (o inkâr edenler) eğer kendilerine bir uyarıcı (peygamber) gelecek olursa, toplumların içinde en doğru yolda giden biri olacaklarına dair tüm güçleriyle Allah’a yemin etmişlerdi. Fakat kendilerine uyarıcının gelmesi, yeryüzünde büyüklük taslamak ve kötü düzen kurmak ile uğraştıklarından sadece nefretlerini arttırdı. Oysa kötülük planları, ancak onu kuranların ayağına dolanır. Yoksa (benzeri planlar içinde olan ve neticede Allah’ın helâk ettiği) önceki (azgın ve zalim) topluluklar neyle karşılaşmışlarsa, onlar da aynı sonucu mu bekliyorlar? Allah’ın sünnetinde (toplumların hayatı için koyduğu kaideler, kanunlar, kurallar bütününde ve onların kötü davranışlarına mukabele tarzında) hiçbir değişiklik bulamazsın. Ve Allah’ın sünnetinde hiçbir başkalaşma da bulamazsın. *
İlyas Yorulmaz
Bütün güçleriyle Allah’a yemin ederek “Eğer bize bir uyarıcı gelirse, diğer iman eden topluluklardan daha doğru yolda oluruz” diyorlar. Hâlbuki uyarıcılar onlara geldiği zaman, yalnızca onların nefretleri artıyordu.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Kendilerine bir uyarıcı gelecek olursa her topluluktan daha çok doğru yolu tutacaklarına bütün varlıklarıyla and içmişlerdi. Ancak uyarıcı gelince, bu, onların ürküntülerini daha çok artırmış oldu, o kadar.
İsmail Hakkı İzmirli
Müşrikler kendilerine Allah azabıyle korkutur bir peygamber gelecek olsa herhangi bir ümmetten ziyade [¹] hidayet bulacaklarına dair olanca yeminleriyle yemin etmişlerdi. Vaktaki onlara öyle bir peygamber geldi. Peygamberin gelmesi onların haktan uzak düşmelerinden, nefretlerinden başka bir şey artırmadı.
İsmail Yakıt
Onlar, eğer kendilerine bir uyarıcı geldiği takdirde, ümmetlerden her birinden daha çok doğru yol üzerinde olacaklarına dair var güçleriyle Allah’a yemin etmişlerdi. Fakat onlara bir uyarıcı gelince de bu onların nefretlerinden başka bir şeyi artırmadı.²¹
Kadri Çelik
Kendilerine bir uyarıcı (peygamber) gelirse, herhangi bir milletten daha çok doğru yolda olacaklarına dair bütün güçleriyle Allah'a yemin etmişlerdi. Fakat onlara uyarıcı (Muhammed) gelince, bu, onların haktan uzaklaşmalarından başka bir şeyi arttırmadı.
Abdullah Parlıyan
Ve tüm kuvvetleriyle adamakıllı yemin ettiler. Eğer kendilerine, uyarıcı bir peygamber gelecek olursa; “Ümmetler arasında, doğru yolu bulan en mükemmel bir ümmet olacağız” diye. Uyarıcı peygamber onlara gelince de, bu onların haktan uzaklaşmalarından başka bir şeyi artırmadı.
Kuran Yolu
Onlar kendilerine bir uyarıcı gelirse herhangi bir ümmetten daha fazla doğru yolu tutacaklarına dair var güçleriyle Allah adına yemin etmişlerdi. Ama onlara uyarıcı gelince bu sadece (haktan) uzaklaşmalarını arttırdı.
Mahmut Kısa
Kur’an’ı reddeden bu kâfirler, daha önce, “Yahudi ve Hıristiyanlara gönderildiği gibi bize de bir uyarıcı gelmiş olsaydı, kesinlikle doğru yolu bulan en iyi toplum biz olurduk!” diye var güçleriyle Allah’a yemin ediyorlardı. Fakat onlara Allah tarafından uyarıcı bir Peygamber gelince bu, onların sadece hak ve hakîkatten iyice uzaklaşmalarına sebep oldu.
Mahmut Özdemir
“Eğer kendilerine bir uyarıcı gelseydi, Ümmetler’in her birinden daha çok hidayette olurlardı!” diye tüm güçleriyle Allah’a yemin ettiler. Kendilerine bir uyarıcı geldiğinde onlara ancak nefretleri / kaçışları artırdı.
Mehmet Çakır
Vaktiyle yemin billah etmişler ve: " Bir uyarıcı gelirse milletler arası en öncül millet olacağız " demişlerdi. Ama uyarıcının gelmesi, sadece nefretlerini arttırdı.
Mehmet Çoban
Allah’a bütün güçleriyle: "Bize bir uyarıcı gelseydi biz her milletten daha doğru yolda olurduk!" diye yemin ettiler. Ancak onlara uyarıcı gelince işlerine gelmedi. Onun için sadece nefretlerini artırdılar.
Mehmet Okuyan
42,43. Kendilerine bir uyarıcı gelmesi hâlinde, herhangi bir topluluktan daha doğru yolda olacaklarına dair [*] bütün güçleriyle Allah’a yemin etmişlerdi. Fakat onlara uyarıcı gelince bu, onların sadece gerçek(ler)den uzaklaşmalarını yani yeryüzünde kibirlenmelerini ve kötülük tuzağını (kurmalarını) artırdı. Oysa kötü tuzak, sadece sahibinin başına geçer. [*] Onlar öncekilere (uygulanan) kanunundan başka ne bekliyorlar ki! Allah’ın kanununda asla bir değişiklik bulamazsın! Allah’ın kanununda asla bir sapma bulamazsın. [*]
Mehmet Türk
(Mekkeli müşrikler bundan önce) eğer kendilerine bir Peygamber gelirse, önceki ümmetlerden daha çok hak yolda olacaklarına dâir Allah’a yemin üstüne yemin etmişlerdi ama kendilerine uyarıcı (olarak Muhammed) gelince bu onların sadece haktan uzaklaşmalarını arttırdı.¹
Muhammed Esed
Onlar, [hakikate her fırsatta muhalefet edenler,] eğer kendilerine bir uyarıcı gelirse, o’nun rehberliğine, [kendilerine gönderilen uyarıcıya tâbi olan eski] toplumlardan daha çok bağlanacaklarına bütün güçleriyle yemin ederler: ³² İşte şimdi onlara bir uyarıcı geldi, ama [o’nun çağrısı] onların sadece muhalefetlerini artırdı,
Mustafa Çavdar
Oysa onlar kendilerine bir uyarıcı geldiği takdirde O’nun rehberliğine tüm toplumlardan daha fazla uyacaklarına dair var güçleriyle Allah’a yemin ediyorlardı. İşte şimdi kendilerine bir uyarıcı geldi fakat bu Kuran onların sadece nefretlerini artırdı. 6/156-157, 26/123...177, 67/6...12
Ahmet Tekin
Onlar, peşpeşe Allah'a büyük yeminler ettiler: Kendilerine sorumluluk, hesap ve cezayı hatırlatan bir uyarıcı bir peygamber gelirse eğer, diğer ümmetlerin her birinden daha doğru yolda olacaklardı. Kendilerine bir uyarıcı, bir peygamber, Muhammed geldiği zaman bu onların sadece nefretlerini artırdı.
Mustafa İslamoğlu
Bir de o (inkârcı)lar, kendilerine bir uyarıcı geldiği takdirde, doğru yolu bulmakta tüm toplumların önünde yer alacaklarına dair Allah adına var güçleriyle yemin ettiler; fakat onlara bir uyarıcı geldiğinde ise, bu onların sadece tepkilerini artırdı;
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve Allah'a en kuvvetli yeminleriyle yemin ettiler ki, eğer onlara bir korkutucu (peygamber) gelecek olursa elbette ki, kendileri herhangi bir ümmetten daha ziyâde hidâyete ermiş olacaklardır. Vaktâ ki, kendilerine bir korkutucu geldi, onlara nefretten başka bir şey arttırmış olmadı.
Orhan Kuntman
Onlar, kendilerine bir uyarıcı gelecek olursa, diğer herhangi bir ümmetten daha çok doğru yolda olacaklarına, bütün güçleriyle Allah’a yemin etmişlerdi. Fakat kendilerine bir uyarıcı (Muhammed s.a.s.) geldiğinde, bu; onların haktan uzaklaşmalarından başka bir şeyi artırmadı.
Osman Fırat
Ve eğer kendilerine bir uyarıcı gelirse, ümmetlerden herhangi birinden daha çok doğru yol üzere olacaklarına dair en güçlü şekilde Allah’a yemin etmişlerdi. Fakat onlara bir uyarıcı gelince, bu ancak onların nefretlerini artırdı.
Şaban Piriş
Eğer kendilerine bir uyarıcı gelecek olursa, ümmetlerin içinde en doğru yolda giden biri olacaklarına dair tüm güçleriyle Allah'a yemin etmişlerdi. Onlara bir uyarıcı gelince, nefretle uzaklaşmaktan başka birşey yapmadılar.
Satıraltı Meal (1534)
Daḫı and içdiler Allāh adı‐y‐la güçleri yitdükçe and içmege. Eger anlara birnebī gelse hidāyet üstine olalar ümmetlerüñ niçesinden. Pes ḳaçan ki geldi öz‐lerine peyġamber anlar arturmadı, illā ḳaçmaḳ.
Suat Yıldırım
Kendilerini uyaracak bir peygamber geldiği takdirde, milletler içinde, hidâyette en ileri derecede yer alacaklarına dair var güçleri ile yemin ettiler. Ama kendilerine bir peygamber gelip uyarınca bu, onların sadece nefretlerini artırdı. [6, 156]
Süleyman Ateş
Andolsun eğer kendilerine bir uyarıcı (peygamber) gelirse, her milletten daha çok doğru yolda olacaklar diye, yeminlerinin bütün gücüyle Allah'a yemin ettiler. Fakat kendilerine uyarıcı gelince, onlara Hak'tan uzaklaşmaktan başka bir katkı sağlamadı.
Süleyman Tevfik (1927)
Eğer onlara bir rasûl gelse ümem-i mevcûdenin en ziyâde hidâyete vâsıl olanları olacaklarına Allâh üzerine kuvvetli yemînler iderler. Vaktâ ki onlara nezîr olarak rasûl geldi, bu ancak onların nefret ve kaçmalarını artdırdı.
Süleymaniye Vakfı
Kendilerine uyarıcı gelirse, toplulukların her birinden daha doğru yolda olacaklarına dair bütün güçleriyle yemin ettiler. Kendilerine uyarıcı gelince de sadece nefretleri arttı.
Ahmet Varol
Kendilerine bir uyarıcının gelmesi durumunda ümmetlerden herhangi birinden daha doğru yolda olacakları konusunda bütün güçleriyle Allah'a yemin ettiler. Ancak kendilerine uyarıcı gelince sadece onların haktan uzaklaşmalarını artırdı.
Ümit Şimşek
Kendilerine bir uyarıcı geldiği takdirde, başka hiçbir ümmetin erişemeyeceği kadar doğru yolda olacaklarına dair var güçleriyle Allah'a yemin etmişlerdi. Kendilerine uyarıcı geldiğinde ise, bu onları haktan daha da uzaklaştırdı.
Yaşar Nuri Öztürk
Yeminlerinin tüm gücüyle Allah'a ant içmişlerdi ki, eğer kendilerine bir uyarıcı gelirse, ümmetlerin herhangi birinden çok daha doğru bir gidiş üzere olacaklar. Fakat uyarıcı onlara gelince, bu onlara nefretle kaçıştan başka bir katkı sağlamadı.
Ali Bulaç
Yeminlerinin olanca güçleriyle, kendilerine bir uyarıcı-korkutucu gelecek olsa, ümmetlerinin herhangi birinden mutlaka daha doğru olacaklarına dair, Allah'a and içtiler. Ancak onlara bir uyarıcı-korkutucu geldiğinde (bu,) nefretlerinden başkasını artırmadı.
Ali Fikri Yavuz
(Mekke kâfirleri, Hz. Peygamber gelmeden önce) yeminlerinin en kuvvetlisi ile Allah'a yemin etmişlerdi ki, kendilerine azab ile korkutan bir peygamber gelirse, muhakkak (yahudi ve hristiyan) milletlerinin herhangi birinden daha çabuk doğru yolu bulacaklar. Fakat, kendilerine azap ile korkutan bir peygamber (Hz. Muhammed Aleyhisselâtü vesselâm) geldiği zaman, onlara, ancak hakdan uzaklaşmayı artırdı.
Bahaeddin Sağlam
Ve bütün var güçleriyle; eğer kendilerine bir peygamber gelse, herhangi bir milletten daha dindar olacaklarına yemin ettiler. Peygamber onlara geldiğinde ise, onlara nefretlerini arttırmaktan başka bir katkısı olmadı:
Bayraktar Bayraklı
Eğer kendilerine bir uyarıcı gelirse bütün toplumların en doğruları olacaklarına dair bütün güçleriyle Allah'a yemin ettiler. Ancak kendilerine bir uyarıcı gelince, bu, onların sadece haktan kaçmalarını arttırdı.