Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Demişlerdi ki: Gerçekten de sizin yüzünüzden uğursuzluğa uğramadayız, andolsun ki bu işten vazgeçmezseniz elbette taşlarız sizi ve elbette bizden, elemli bir azaba uğrarsınız.
Besim Atalay (1965)
Onlar dediler ki: «Uğursuzluk getirdiniz bizlere, eğer vazgeçmezseniz, sizi taşa tutarız, bizden ağır ceza görürsünüz»
Cemal Külünkoğlu
(Bunun üzerine şehirliler) dediler ki: “Doğrusu biz sizin yüzünüzden uğursuzluğa uğradık. Eğer bu işe bir son vermezseniz, sizi öldüresiye taşa tutar ve sizi keyfimizce şiddetli bir biçimde cezalandırırız.”
Cemil Said (1924)
"Biz sizin içün kuşların tayerânından teşe’’üm iyledik. Eğer davanıza hitâm virmez iseniz sizi taşa tutar ve sizi ’azâb-ı elîme dûçâr ideriz" cevâbını aldılar.
Diyanet Vakfı
(Bunun üzerine onlar:) Doğrusu siz bize uğursuz geldiniz. Eğer bu işten vazgeçmezseniz, andolsun sizi taşlarız. Ve bizden size mutlaka fena bir kötülük dokunur, dediler.
Edip Yüksel
Dediler ki, "Sizin yüzünüzden uğursuzluğa uğradık. Eğer son vermezseniz sizi taşlarız ve bizden size acı bir ceza dokunacaktır."
Elmalılı Hamdi Yazır
Doğrusu dediler: biz sizinle teşe'üm ettik, yemin ederiz ki vaz geçmezseniz sizi hiç tınmadan recmederiz ve her halde size bizden pek acıklı bir azâb dokunur
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
Onlar dediler ki: "Herhalde biz sizin yüzünüzden uğursuzluğa uğradık. Eğer bu işten vazgeçmezseniz, andolsun ki, sizi hiç tınmadan taşlarız ve mutlaka bizden size pek acıklı bir azab dokunur."
Emrah Demiryent
(Onlar, elçilere) dediler ki: “Doğrusu biz, sizin yüzünüzden uğursuzluğa uğradık (zira siz, beldemize geldikten sonra yağmur yağmaz oldu). Eğer (bu söylediklerinize) bir son vermeyecek olursanız, sizi taşa tutacağız ve mutlaka bizden yana size acı bir azap dokunacaktır.”
Abdullah-Ahmet Akgül
(İnkârcılar) Dediler ki: "Herhalde biz, sizlerden dolayı uğursuzluğa (ve huzursuzluğa) uğradık. Eğer (bu söylediklerinize ve yeni dine davetinize) bir son vermeyecek olursanız, andolsun sizi taşa tutacağız ve mutlaka bizden yana size acı bir azap dokunacaktır (bakın peşinen sizi uyarıvermekteyiz)."
Erhan Aktaş
“Siz bize kesinlikle uğursuzluk getirdiniz. Eğer vazgeçmezseniz, kesinlikle sizi taşlarız. Ve bizden size çok acıklı bir azap dokunur.” dediler.
Eski Anadolu Türkçesi
eyittiler “bayıķ biz şonı duttuķ sizi. eger yıġlınmazsañuz ŧaş-ıla depeleyevüz sizi daħı duta sizi bizden 'aźāb aġrıdıcı.”
Hasan Basri Çantay
Dediler: «Doğrusu biz sizin yüzünüzden uğursuzlandık. Eğer vaz geçmezseniz, andolsun, sizi mutlak taşlarız. Bizden size muhakkak acıklı bir işkence de dokunur».
Hayrat Neşriyat
(Şehir halkı:) “Doğrusu biz, sizin yüzünüzden uğursuzluğa uğradık. Yemîn olsun ki, eğer (bu söylediklerinizden) vazgeçmezseniz sizi mutlaka taşla(yarak öldürü)rüz ve bizden size gerçekten elemli bir azab dokunur” dediler.
İhsan Aktaş
(Bunun üzerine) dediler ki: “Biz, sizin yüzünüzden uğursuzluğa uğradık, eğer (bu davadan) vazgeçmezseniz sizi (buradan) kovarız ve bizden size acı bir azap dokunur.”
İlyas Yorulmaz
Kasaba halkı “Biz sizin gelmenizle beraber uğursuzluğa uğradık. Eğer uyarılardan vazgeçmez iseniz, sizi kesinlikle taşlayacağız veya bizden size can yakıcı bir azap dokunacak” dediler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Dediler: "Doğrusu, biz sizin yüzünüzden uğursuzluğa uğradık. Eğer siz bu işten vazgeçmiyecek olursanız sizi taşa tutarız, sizi acıklı bir azaba da uğratırız."
İsmail Hakkı İzmirli
Kasabalılar «— Siz bize uğursuz geldiniz. Eğer bundan vazgeçmezseniz sizi taşlayacağız. Tarafımızdan size acıklı bir azap dokunacak» dediler.
İsmail Yakıt
Onlar da dediler ki: “Biz sizin yüzünüzden uğursuzluğa uğradık. Andolsun ki, eğer (görevinizden) vazgeçmezseniz sizi mutlaka taşa tutarız ve bizden can yakıcı bir azaba/işkenceye maruz kalırsınız.”
Kadri Çelik
Onlar dediler ki: “Herhalde biz, sizlerden dolayı uğursuzluğa uğradık. Eğer (bu söylediklerinize) bir son vermeyecek olursanız, mutlaka sizi taşa tutacağız ve bizden yana size acıklı bir azap dokunacaktır.”
Abdullah Parlıyan
Toplumun cevabı: “Doğrusu sizin yüzünüzden başımıza uğursuzluk çöktü. Eğer bu işinize bir son vermez ve elçiliğinizden vazgeçmezseniz, sizi taşa tutacağız ve mutlaka bizden yana size, acıklı bir azap dokunacaktır.”
Kuran Yolu
(İnkârcılar) şu karşılığı verdiler: “Doğrusu sizin yüzünüzden üzerimize uğursuzluk geldi. Eğer vazgeçmezseniz, biliniz ki sizi taşlayacağız ve tarafımızdan size acı veren bir işkence yapılacaktır.”
Mahmut Kısa
Gerçekten de o zalimler, isyanlarından dolayı birtakım belalara, felâketlere maruz kaldılar. Bunun üzerine, iyice küstahlaşarak, “Yeter artık!”dediler, “Doğrusu biz, sizin yüzünden uğursuzluğa uğradık! Ortaya attığınız iddialarla, insanları birbirine düşürüp fitne çıkardınız. Yoksulları, köleleri, zayıfları, efendilerine karşı kışkırtarak anarşi çıkardınız. Ayrıca, ilahlarımız aleyhinde ileri geri konuştuğunuz için başımıza musîbetler, felâketler yağmaya başladı. Eğer bu işe bir son vermezseniz, her işimizde Allah’ın hayata karışıp durduğunu hatırlatmaya devam ederseniz, gözünüzün yaşına bakmadan sizi ölümüne taşa tutacağız ve hem sizi, hem de size inanacak olan herkesi en korkunç işkencelere mahkûm edeceğiz! Ya bunu böylece kabul eder, bizi sever, bizimle birlikte bizim gibi aynı hayatı yaşarsınız, ya da çeker gider, ülkemizi terk edersiniz!”
Mahmut Özdemir
Dediler ki: -“Biz, sizin yüzünüzden uğursuzluğa uğradık. Son vermediyseniz, elbette sizi taşlarız. Bizden size, acıveren bir azap dokunur”.
Mehmet Çakır
Halk: " Zaten bize uğursuzluk getirdiniz. Eğer bu işe bir son vermezseniz, ya sizi taşa tutup gebertecek ya da fena halde canınızı yakacağız. "
Mehmet Çoban
Bunun üzerine onlar dediler ki: "Doğrusu siz bize uğursuzluk getirdiniz. Eğer bu işten vazgeçmezseniz sizi taşlarız. Bizden size mutlaka kötülük dokunur."
Mehmet Okuyan
(Şehir halkı) “Sizin yüzünüzden uğursuzluğa uğradık. (Tebliğden) vazgeçmezseniz, şüphesiz ki sizi kovacağız; elbette bizden size elem verici bir azap dokunacak!” demişti.
Mehmet Türk
Onlar: “Doğrusu biz, sizin yüzünüzden uğursuzluğa uğradık.¹ Eğer (bu söylediklerinize) bir son vermezseniz, sizi kesinlikle taşlayarak öldüreceğiz ve mutlaka bizden size, çok acıklı bir işkence de gelecektir.” dediler.
Muhammed Esed
[Ötekiler,] “Doğrusu,” dediler, “bize uğursuzluk getirdiniz! ¹² Eğer bundan vazgeçmezseniz sizi mutlaka taşlayacak ve başınıza bir bela saracağız!”
Mustafa Çavdar
Şehir halkı: – Siz bize uğursuzluk getirdiniz. Eğer bu işe bir son vermezseniz, sizi öldüresiye taşlarız böylece sizi çok kötü bir şekilde cezalandırırız. 7/131, 27/47
Ahmet Tekin
Onlar: “- Kesinlikle biz sizin yüzünüzden uğursuzluğa uğradık, kıtlığa maruz kaldık. Eğer aklınızı kullanarak bu işten vazgeçmezseniz, andolsun sizi taşlayarak öldürürüz. Bizden size, can yakıcı müthiş bir kötülük dokunur.” dediler.
Mustafa İslamoğlu
(Şehir halkı) dediler ki: “Şüphesiz bize uğursuzluk getirdiniz. Eğer buna bir son vermezseniz, sizi öldüresiye taşa tutacağız; ve bizden size, canınızı yakacak bir kötülük illa ki dokunacak.”[³⁹³⁷]
Ömer Nasuhi Bilmen
(O münkirler de) Dediler ki: «Biz sizinle teşe'ümde bulunduk. Andolsun ki, eğer vazgeçmez iseniz elbette sizi taşlayacağız. Ve elbette ki, bizim tarafımızdan size pek acıklı bir azap dokunacaktır.»
Orhan Kuntman
Onlar ise: "Doğrusu biz sizin yüzünüzden uğursuzluğa uğradık, (halkı kışkırtmaktan) vazgeçmezseniz andolsun ki sizi taşlarız ve bizden size daha başka işkence de dokunur" diye cevap verdiler.
Osman Fırat
Dediler ki: "Şüphesiz biz sizin yüzünüzden uğursuzluğa uğradık. Eğer vazgeçmezseniz, sizi mutlaka taşlarız ve bizim tarafımızdan size elem dolu bir azap dokunur. "
Şaban Piriş
Onlar dediler ki:-Sizin yüzünüzden bize uğursuzluk geldi. Eğer bu işe bir son vermezseniz, sizi taşa tutarız ve bizden acı bir azap dokunur size.
Satıraltı Meal (1534)
Eyitdiler: Biz sizi şūm dutduḳ. Eger ḳayıtmasañuz bu da‘vādan siziṭaşlaruz. Daḫı size bizden ulu ‘aẕāb irişür, didiler.
Suat Yıldırım
Ahâli dedi ki: “Uğursuzsunuz siz, şayet vazgeçmezseniz, sizi taşlarız, acı mı acı bir azap size dokundururuz. ”
Süleyman Ateş
(Kentliler) Dediler ki: "Doğrusu biz sizin yüzünüzden uğursuzluğa uğradık. Eğer bu işten vazgeçmezseniz sizi mutlaka taşlarız ve bizden size acı bir azab dokunur."
Süleyman Tevfik (1927)
Ehl-i karye: "Biz sizinle teşe'üm ideriz (sizi uğursuz 'add ideriz.) eğer bu sözlerinize nihâyet virmez iseniz sizi taşa tutar ve size bizden elemli 'azâb isâbet ider" didiler.
Süleymaniye Vakfı
Halk dedi ki; “Sizin yüzünüzden biz, paramparça olduk[8]. Eğer vazgeçmezseniz sizi taşa tutar, fena halde canınızı yakarız[*].”
Ahmet Varol
Dediler ki: "Doğrusu biz sizin yüzünüzden uğursuzluğa uğradık. Eğer (yaptığınıza) son vermezseniz andolsun sizi taşlayacağız ve bizden size acıklı bir azap dokunacaktır."
Ümit Şimşek
Onlar “Biz sizin yüzünüzden uğursuzluğa uğradık,” dediler.(7) “Vazgeçmeyecek olursanız sizi taşlarız; bizden size acı bir azap dokunur.”
Yaşar Nuri Öztürk
Dediler: "Sizin yüzünüzden uğursuzlukla karşılaştık/biz sizi uğursuzluk sebebi saymaktayız. Eğer bu işe son vermezseniz, sizi mutlaka taşlayacağız. Ve bizden size acıklı bir azap kesinlikle dokunacaktır."
Ali Bulaç
Dediler ki: 'Herhalde biz, sizlerden dolayı uğursuzluğa uğradık. Eğer (bu söylediklerinize) bir son vermeyecek olursanız, andolsun, sizi taşa tutacağız ve mutlaka bizden yana size acı bir azab dokunacaktır.'
Ali Fikri Yavuz
(Onlar, elçilere) dediler ki: “- Doğrusu biz, sizinle uğursuzlandık. Eğer (bu sözünüzden) vaz geçmezseniz, muhakkak sizi taşla öldürürüz; ve her halde size bizden çok acıklı bir azap dokunur.”
Bahaeddin Sağlam
“Biz sizi uğursuz buluyoruz. Eğer bu işe son vermezseniz, sizi alt ederek uzaklaştırırız ve bizden size işkenceli bir azap dokunur.” Elçiler:
Bayraktar Bayraklı
Ülke halkı şöyle dedi: “Sizin yüzünüzden uğursuzlukla karşılaştık, biz sizi uğursuzluk sebebi saymaktayız. Eğer bu işe son vermezseniz, sizi mutlaka taşlayacağız. Bizden size acıklı bir azap kesinlikle dokunacaktır.”