32. Ayet
وَاِنْ كُلٌّ لَمَّا جَم۪يعٌ لَدَيْنَا مُحْضَرُونَ۟
Onların hepsi de mutlaka toplanıp (hesap için) huzurumuza çıkarılacaklardır.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
وَاِنْ كُلٌّ لَمَّا جَم۪يعٌ لَدَيْنَا مُحْضَرُونَ۟
Onların hepsi de mutlaka toplanıp (hesap için) huzurumuza çıkarılacaklardır.
Ve şüphesiz hepsi de tapımıza getirilmiştir onların.
Hepsi de onların katımızda derilirler
Onların hepsi de mutlaka toplanıp (hesap için) huzurumuza çıkarılacaktır.
31,32. Ânlardan evvel ne kadar insânı mahv iylediğimizi görmüyorlar mı? Ânlar dünyâya rücû’ itmeyecekler hepsi bil-ictimâ’ huzûrumuza çıkacaklar.
Elbette onların hepsi (kıyamet gününde) karşımızda hazır bulunacaklar.
Hepsi toplanıp huzurumuza getirileceklerdir.
Ancak hepsi toplanıp bizim katımıza ihzar edilmişlerdir
Onların hepsi toplanıp, sadece bizim huzurumuza getirilmişlerdir.
Onların hepsi, mutlaka toplanıp (hesap için manevi) huzurumuza çıkarılacaklardır.
Ve eğer (keşke bilselerdi ki) onların hepsi, (kıyamet günü) toplanıp huzurumuza getirilecekler (ve hesaba çekilip karşılığını görecekler)dir.
Onların hepsi de toplanıp kesinlikle karşımızda hazır bulundurulacaklardır.
daħı degül dükeli illā dirilü bizüm ķatumuzda ḥāżır olınmışlar.
(Onların) hepsi de, muhakkak, toptan bizim karşımıza ihzaaren getirilmişlerdir (getirileceklerdir).
(Onlar, mahşer günü) hep birlikte ancak huzûrumuzda hazır bulundurulan kimseler olarak, toplanacak olanlardır.
Ve elbette onların hepsi (kıyamet gününde hesap vermek üzere) karşımızda hazır bulunacaklar.
Onların hepsi (hesap günü) bizim yanımızda hazır bir vaziyette toplanacaklardır.
Hepsi de, besbelli ki, bir gün derlenip karşımıza getirileceklerdir.
Hiçbir kimse yoktur ki kıyamette bizim yanımızda hazır olmasın.
Onların hepsi mutlaka huzurumuzda olacaklardır.
Ancak onların hepsi, toplanmış olarak huzurumuza getirilmişlerdir.
Ancak onların hepsi, toplanmış olarak huzurumuza getirilmişlerdir.
Elbette onların hepsi toplanıp huzurumuza getirilecek.
Ve eninde sonunda, hep birlikte huzurumuza çıkarılacaklarını düşünmüyorlar mı? Bunun için delil mi istiyorlar? Öyleyse gözlerini açıp etraflarına dikkatlice bir baksınlar.
Hepsi katımızda toplanmış (huzurda) hazır tutulmuşlardır.
Ama bir gün gelecek, hepsi karşımıza tutuklu ihzarlı getirilecekler...
Elbette onların hepsi hesap günü karşımızda hazır bulunacaklar.
Elbette onların hepsi, tamamı (huzurumuzda) hazır kılınmışlardır. [*]
Çünkü onların hepsi (canları istese de istemese de) huzurumuza toplanıp (âhirette hesaba çekilmek üzere) getirilmişlerdir.¹
Ve [sonunda] hep birlikte huzurumuzda toplanacaklarını?
Ve onların hepsi toplanıp hesap vermek üzere huzurumuza getirilecekler. 18/49, 50/19...35
Onların hepsi, sadece bizim huzurumuza ihzarlı getirilecek olan topluluklardır.
ama elbet hepsi Bizim huzurumuzda toplanacaklar.
Ve hepsi de Bizim indimizde (muhasebe için) mecmuan huzura getirilmişlerdir.
Elbette onların hepsi -kıyamet gününde- toplanıp huzurumuza getirileceklerdir. (Onlar kıyamette tekrar diriltileceklerine iman etmiyorlar, yaratma kudretimizin sonsuz olduğundan kuşku içindedirler, oysa)
Şayet Tüm bunlar toplandığı zaman huzûrumuza hazır bulundurulacaklaını.
Ve hepsi toplanıp huzurumuza çıkarılacaklardır.
Ve anlaruñ barçası bizüm ḥażretümüzde ḥāżırlardur.
Hiç kimse hariç kalmamak üzere, hepsi huzurumuza toplanacaklar!
Ancak hepsi toplandığı zaman huzurumuza getirileceklerdir.
Nâsın kâffesi yevm-i kıyâmetde huzûra getirilürler.
Ama nasıl olsa bir gün hepsi huzurumuza çıkarılacaktır.
Ancak onların hepsi muhakkak toplu olarak huzurumuza getirilirler.
Sonunda onların hepsi huzurumuzda toplanacaktır.
Ancak herkes toplandığında, onlar da huzurumuzda hazır bulundurulacaklar.
Ancak onların hepsi, toplanmış olarak huzurumuza getirilmişlerdir.
(Ümmetlerin) hepsi muhakkak toplanıp huzurumuza getirileceklerdir.
Hâlbuki hepsi de, her şeyleri ile yanımızda hazır ve mahfuzdurlar. (Yokluk ve kaybolmak yoktur. Hıfz ve muhafaza, zerrelerden insanlara kadar, yerden yıldızlara kadar her şeyi kuşatmıştır.)
Ancak, onların hepsi huzurumuzda hazır bulundurulacaklardır.