Yâsin Suresi 50. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

50. Ayet

فَلَا يَسْتَط۪يعُونَ تَوْصِيَةً وَلَٓا اِلٰٓى اَهْلِهِمْ يَرْجِعُونَ۟

Artık ne birbirlerine tavsiyede bulunabilirler, ne de ailelerine dönebilirler.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Derken bir vasiyette bile bulunmaya imkan bulamazlar ve ailelerine bile dönemezler.

Besim Atalay (1965)

Ne bir vasiyet yapabilirler, ne de evlerine gidebilirlerdi

Cemal Külünkoğlu

Artık (o zaman) ne birbirlerine tavsiyede bulunabilecekler ne de ailelerine dönebilecekler!

Cemil Said (1924)

O vakit ne vasiyet itmeğe ne de ’âileleri nezdine ’avdet itmeğe vakit bulamazlar.

Diyanet Vakfı

İşte o anda onlar ne bir vasiyyette bulunabilirler, ne de ailelerine dönebilirler.

Edip Yüksel

Ne bir vasiyet bırakmaya vakit bulurlar ne de ailelerine dönebilirler.

Elmalılı Hamdi Yazır

O zaman bir tavsıyeye bile kadir olamazlar, ailelerine de dönecek değillerdir

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

O zaman bir vasiyette bile bulunamazlar. Ailelerine de dönemezler.

Emrah Demiryent

İşte o zaman ne vasiyet etmeye fırsat bulabilirler ne de ailelerine dönebilirler!

Abdullah-Ahmet Akgül

(O va’ad olunan intikam ve inkılap günü gelince) Artık ne bir vasiyette=tavsiyede bulunmaya güç yetirebileceklerdir, ne de ailelerine geri dönebileceklerdir.

Erhan Aktaş

Artık vasiyette bulunmaya da ailelerine dönmeye de güçleri yetmez.

Eski Anadolu Türkçesi

pes güçleri yitmeye vaśi(y)yet eylemeġe ne daħı ķavumlarındın yaña döneler.

Hasan Basri Çantay

(İşte o zaman) bunlar bir vasıyyetde bile bulunamazlar. (Hattâ o vakit) ailelerine dahi dönecek (halde) değildirler.

Hayrat Neşriyat

Artık (onların), ne bir tavsiyeye güçleri yeter, ne de âilelerine dönebilirler!

İhsan Aktaş

Artık (o zaman herkes öleceğinden) ne birbirlerine tavsiyede bulunabilirler ne de (evlerinde olmayanlar) ailelerine dönebilirler. (*)

İlyas Yorulmaz

Geride bıraktıkları için, ne bir vasiyet etmeye fırsat bulabildiler, nede ailelerine dönebildiler.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Artık ne diyeceklerini demiye, ne de çoluklarını çocuklarını görmiye güçleri yetmiyecektir.

İsmail Hakkı İzmirli

Artık ne vasiyet etmeye, ne ailelerine dönüp gelmeye güçleri yetmez.

İsmail Yakıt

İşte o anda onlar ne vasiyette bulunabilirler ne de ailelerine geri dönebilirler.

Kadri Çelik

Artık ne bir tavsiyede bulunmaya güç yetirebilirler, ne de ailelerine dönebilirler.

Abdullah Parlıyan

Bu iş o kadar ani olacaktır ki; ne hiçbir kişiye tavsiyede bulunmaya güçleri yeter, ne de ailelerine dönüp sığınabilirler.

Kuran Yolu

İşte o anda onlar ne bir vasiyette bulunabilecekler ne de ailelerine dönebilecekler.

Mahmut Kısa

İşte o zaman, ne geride kalanlara vasiyet etmeye fırsat bulabilirler, ne de o güvendikleri adamlarına ve ailelerine dönebilirler!

Mahmut Özdemir

Artık ne bir vasiyet edebilirler, ne ailelerine geri dönerler.

Mehmet Çakır

O gün insan, bırakın başkalarına ricayı minneti, en yakınlarına bile bakamayacak...

Mehmet Çoban

Bekledikleri azap başlarına gelse hiçbir şey yapamazlar. Ne bir vasiyette bulunabilirler ne de ailelerine dönebilirler. Hâlbuki düşünseler; Rabbin onlara, aranızdaki fakirleri, yoksulları, yetimleri, yolda kalmışları doyurun derken, onların ahiretteki konumlarını yükseltmek istiyor. Onlara mükâfatlar vermek istiyor. Onlar ise dünyaya dalıp gittiler. Bencillikleri yüzünden kayboldular.

Mehmet Okuyan

O durumda ne bir tavsiyede bulunabilir; ne de ailelerine dönebilirler.

Mehmet Türk

(İşte o zaman) artık ne bir vasiyette bulunabilirler, ne de evlerine dönebilirler.¹

Muhammed Esed

Ve [akibetleri öyle anî olacaktır ki] ne bir vasiyette bulunabilirler, ne de yakınlarına sığınabilirler.

Mustafa Çavdar

İşte o zaman onlar birbirlerine ne bir vasiyette bulunabilecekler ne de ailelerine geri dönebilecekler. 23/99, 39/58

Ahmet Tekin

İşte o anda, onlar bir vasiyette bile bulunamazlar. Ailelerine de dönemezler.

Mustafa İslamoğlu

her şey o kadar ânî olacak ki;[³⁹⁶⁰] ne vasiyet edebilecekler ne de yakınlarına dönebilecekler.

Ömer Nasuhi Bilmen

Artık ne bir vasiyet yapmaya muktedir olabilirler ve ne de ailelerine dönebilirler.

Orhan Kuntman

O zaman onlar ne bir vasiyette bulunabilirler, ne de ailelerine dönebilirler. (Çünkü, kıyamet kopmuştur.)

Osman Fırat

Artık ne bir tavsiyede bulunabilirler, ne de ailelerine dönebilirler.

Şaban Piriş

(O zaman) Ne bir vasiyet edebilirler ne de ailelerine geri dönebilirler

Satıraltı Meal (1534)

Pes güçleri yitişmeye vaṣiyyet eylemege ehllerine. Daḫı ḳaytabilmeyeler.

Suat Yıldırım

İşte o zaman. . . Ne vasiyette bulunabilir, ne de evlerine dönebilirler. . .

Süleyman Ateş

Artık ne bir tavsiye yapabilirler, ne de ailelerine dönebilirler.

Süleyman Tevfik (1927)

O derece bağteten olur ki vasiyete kâdir olamazlar ve ehillerine de 'avdet idemezler.

Süleymaniye Vakfı

Artık ne birine bir görev yükleyebilirler ne de ailelerine dönerler.

Ahmet Varol

Artık ne bir tavsiyede bulunmaya güç yetirebilirler ne de ailelerine dönebilirler.

Ümit Şimşek

O zaman ne bir vasiyet yapmaya fırsat bulurlar, ne de ailelerinin yanına dönebilirler.

Yaşar Nuri Öztürk

O zaman ne bir tavsiyede bulunmaya güçleri yetecek ne de ailelerine dönebilecekler.

Ali Bulaç

Artık ne bir tavsiyede bulunmağa güç yetirebilirler, ne ailelerine dönebilirler.

Ali Fikri Yavuz

O zaman bir vasiyyet (söz) bile yapamazlar, ailelerine de (çarşı ve sokaklardan) dönemezler.

Bahaeddin Sağlam

Öyle ki ne bir vasiyette bulunabilirler ne de evlerine dönebilirler.

Bayraktar Bayraklı

İşte o anda ne vasiyet edebilirler, ne de ailelerine dönebilirler.