7. Ayet
لَقَدْ حَقَّ الْقَوْلُ عَلٰٓى اَكْثَرِهِمْ فَهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ
Andolsun, onların çoğu üzerine o söz (azap) hak olmuştur. Artık onlar iman etmezler.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
لَقَدْ حَقَّ الْقَوْلُ عَلٰٓى اَكْثَرِهِمْ فَهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ
Andolsun, onların çoğu üzerine o söz (azap) hak olmuştur. Artık onlar iman etmezler.
Andolsun ki onların çoğu hakkında şu söz gerçekleşmiştir: Onlardır inanmayanlar.
Söz hak oldu onların pek çoklarına; imdi onlar inanmazlar
Andolsun ki, onların çoğu üzerine (inkârda diretmeleri ve isyana devam etmeleri yüzünden) o söz (azap emri) hak olmuştur. Artık onlar (uyarsan da uyarmasan da) iman etmezler.
İçlerinden ekserîsi içün hükmümüz virilmişdir ânlar îmân itmeyeceklerdir.
Andolsun ki onların çoğu cezayı hak etmişlerdir. Çünkü onlar iman etmiyorlar.
Çoklarının inanmıyacağına dair söz gerçekleşmiştir.
Celâlim hakkı için daha çoklarına karşı söz hakkolmuştur da onlar iymana gelmezler
Andolsun ki onların çoğunun üzerine azab sözü hak olmuştur. Onlar imana gelmezler.
Kasem olsun ki, onların (cinlerin ve insanların) çoğuna, o (azap) söz (ümüz) hak oldu, artık onlar îmân etmezler.
Şurası muhakkak ki (inkârcıların ve münafıkların), onların çoğu üzerine o (İlahi) söz (dünyada gazap, ahirette azap) Hakk olmuştur; (çünkü) artık inanmıyorlar (ve inanmayacaklardır).
Ant olsun ki, onların çoğu üzerine söz¹ hakk oldu. Artık onlar inanmazlar.
bayıķ vācib oldı söz ya'nį 'aźāb hükmi eyregine anlaruñ pes anlar įmān getürmezler.
Andolsun ki bunların çoğunun üzerine o söz hak olmuşdur. Artık bunlar îman etmezler.
Celâlim hakkı için, onların çoğunun üzerine (azab husûsundaki) söz hak olmuştur; artık onlar (küfürlerindeki inadları sebebiyle) îmân etmezler.
Gerçekten onların çoğuna o söz (cinlerden ve insanlardan inkâra şartlanmış olup sapkınlığı tercih edenlerle cehennemi dolduracağım, azap sözü) hak olmuştur; artık onlar (inkâra şartlanmış olup sapkınlığı tercih edenler) inanmazlar. *
Elbette ki onlardan pek çoğunun üzerine (vaat edilen hesap günü) gerçekleşecek. Zaten onlar bu uyarılara kesinlikle inanmayacaklar.
Doğrusu, onların bir çoğu azabı hak etmişlerdir. Çünkü onlar inanmamışlardır.
* Onların pek çoğuna azap sözü sabit olmuştur. Artık onlar inanmazlar.
Andolsun onların üzerine (verilen) söz hak olmuştur. Zira onların pek çoğu inanmamaktadır.
Şüphesiz onların çoğu üzerine o söz (azap) hak olmuştur; artık onlar inanmazlar.
Bu, Allah peygamber tanımazların pek çoğuna karşı Allah'ın gazap sözü mutlaka gerçekleşecektir. Çünkü onlar iman etmezler.
Andolsun ki onların çoğu hakkında o söz (azap) gerçekleşecektir; çünkü onlar iman etmeyecekler.
Gerçek şu ki, zalimlere vaad edilen ilâhî azap, onların çoğu için artık kaçınılmaz olmuştur; çünkü onlar, hakikati pekâlâ bildikleri hâlde, imana gelmezler. Şöyle ki:
And olsun Söz onların çoğunun aleyhine gerçekleşti; artık inanmazlar!
Onların çoğu hakkında kesin yargı kararı vardır. Bu yüzden inanmayacaklardır.
Şüphesiz ki onların çoğu ayetlerimize karşı geldikleri için cezayı hak ettiler. Çünkü onlar iman etmiyorlar.
Şüphesiz ki onların çoğuna (gafletlerine karşılık) azap vaadi gerçekleşmiştir. [*](Onlar) iman etmezler.
Yemin olsun onların çoğu hakkındaki “artık onlar inanmayacaklar”¹ sözü doğru çıkmıştır.²
Onların çoğuna karşı [Allah’ın gazap] sözü mutlaka gerçekleşecektir: ⁵ çünkü onlar iman etmezler.
And olsun ki onların çoğu hakkında iman etmemelerinden dolayı verilmiş olan azap sözü gerçekleşmiştir. 12/103, 13/1, 28/56
Andolsun ki, hür iradeye, özgürce seçme hakkına sahipken, sana ve Kur'ân'a itibar etmedikleri için Allah'ın hükmü, ceza kararı, o gaflet içinde olanların çoğunun üzerinde, doğruluğu tartışılmayan haklı, gerekçeli, âdil bir hükümdür. Onlar iman etmeyecekler.
Doğrusu, onlardan birçoğu hakkındaki söz tahakkuk etmiştir: artık iman etmezler.[³⁹³⁰]
Andolsun ki, onların birçokları üzerine o söz (o azap emri) hak olmuştur. Artık onlar imân etmezler.
Andolsun ki, (senin hak davetini kabul etmeyip, şirk ve küfürde direndikleri için) onların birçoğunun üzerine o söz hak olmuştur. (*) Artık onlar iman etmezler. (**)
Onların çoğuna karşı (Allah’ın gazap) sözü hak oldu; çünkü onlar iman etmediler/etmezler.
Çoğu için buyruk gerçekleşmiştir, onlar iman etmezler.
Ve vācib oldı ‘aẕāb gelmesi anlaruñ çoġına. Pes anlar īmān getürmezler.
Onların çoğunun hakkında ilahî hüküm hak olarak kesinleşti. Artık imân etmezler onlar. . .
Andolsun onların çoğuna o söz (cinlerden ve insanlardan bir kısmını cehenneme dolduracağım, sözü) hak oldu; artık onlar inanmazlar.
Onların ekserîsi üzerine hükm-ü 'azâb hak oldı. Onlar îmân itmezler.
Onlardan çoğu, bunun gerçek anlamda Allah’ın sözü olduğunu anladıkları halde inanmıyorlar[*].
Andolsun ki onların çoğu üzerinde söz hak olmuştur. Onlar artık iman etmezler.
Onların çoğu için Allah'ın sözü bir hak olmuştur; artık iman etmezler.(2)
Yemin olsun ki, onların çoğuna söz hak olmuştur, artık onlar iman etmezler.
Andolsun, onların çoğu üzerine o söz hak olmuştur; artık inanmazlar.
Doğrusu çoğunun üzerine azap gerçekleşmiştir. (Çünkü imanı istemiyecekleri, Allah tarafından biliniyor) artık onlar iman etmezler.
Andolsun! Onların çoğunun kader mürekkebi kurumuştur. Onlar asla iman etmezler.
Andolsun ki, onların çoğu gafletlerinin cezasını hak etmişlerdir. Çünkü onlar iman etmiyorlar.