76. Ayet
فَلَا يَحْزُنْكَ قَوْلُهُمْۢ اِنَّا نَعْلَمُ مَا يُسِرُّونَ وَمَا يُعْلِنُونَ
(Ey Muhammed!) Artık onların sözü seni üzmesin. Çünkü biz, onların gizlediklerini de açığa vurduklarını da biliyoruz.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
فَلَا يَحْزُنْكَ قَوْلُهُمْۢ اِنَّا نَعْلَمُ مَا يُسِرُّونَ وَمَا يُعْلِنُونَ
(Ey Muhammed!) Artık onların sözü seni üzmesin. Çünkü biz, onların gizlediklerini de açığa vurduklarını da biliyoruz.
Mahzun etmesin seni onların sözleri; şüphe yok ki biz, gizlediklerini de biliriz, açığa vurduklarını da.
Onların sözleri, seni üzmeye, neyi ki gizlerler, neyi ki açıklarlar biliriz hepsini de
(Ey Resul!) Öyleyse onların sözü seni üzmesin! Çünkü biz, onların (içlerinde) gizlediklerini de açığa vurduklarını da biliyoruz.
Yâ Muhammed! Kâfirlerin kavilleri seni mahzûn itmesün. Biz ânların izhâr itdiklerini de, sakladıklarını da biliyoruz.
(Resûlüm!) O halde onların sözleri sakın seni üzmesin. Kuşkusuz biz, onların gizlemekte olduklarını da, açığa vurduklarını da biliyoruz.
Sözleri seni üzmesin. Gizledikleri ve açıkladıkları her şeyi çok iyi biliriz.
O halde onların lâkırdıları seni mahzûn etmesin, biz onların içlerini de biliriz dışlarını da
O halde onların sözleri seni üzmesin. Biz onların içlerini de biliriz, dışlarını da.
(Habibim!) O hâlde onların (inkâr ve hakaret) sözleri sakın seni üzmesin! Şüphesiz biz, onların (kalplerinde) gizlediklerini de (dilleriyle) açığa vurduklarını da (hakkıyla) bilmekteyiz.
(Ey Nebim!) Öyleyse artık onların sözleri Seni üzmesin (ümit ve metanetine sıkıntı vermesin). Gerçekten Biz, (o din istismarcısı ve tağuti odakların sığınmacısı olanların) sakladıklarını da, açığa vurduklarını da bilmekteyiz (ve yakında hesaplarını göreceğiz).
Artık onların¹ sözleri seni üzmesin. Biz, onların gizlediklerini de açığa vurduklarını da biliyoruz.
pes ķayġulu eylemesün seni sözi anlaruñ bayıķ biz bilürüz anı kim gizlerler daħı anı kim belürdürler.
O halde (habîbim) onların lâfı seni gamnâk etmesin. Şübhe yok ki biz onların neler gizlemekde olduklarını, neler açıklaya geldiklerini biliyoruz.
(Habîbim, yâ Muhammed!) Öyle ise onların sözü, seni üzmesin! Şübhesiz ki biz,(onlar) neyi gizlerler ve neyi açıklarlarsa biliriz.
(Resulüm!) O hâlde onların sözleri sakın seni üzmesin. Kuşkusuz biz onların gizlemekte olduklarını da, açığa vurduklarını da biliyoruz. *
Onların sözleri seni üzmesin. Biz onların içlerinde sakladıklarını da, açıkça söylediklerini de biliyoruz.
Öyleyse, sakın onların sözleri seni kaygılandırmasın. Çünkü Biz onların gizli tuttuklarını da biliriz, açığa vurduklarını da.
Artık onların sözleri seni üzmesin. Biz, onların ne gizlediklerini, meydana ne vurduklarını hep biliriz.
(Ey Peygamber!) Onların sözleri sakın seni üzmesin. Muhakkak ki Biz onların gizlediklerini de açığa vurduklarını da biliyoruz.
Öyleyse onların sözleri seni hüzne kaptırmasın. Gerçekten biz onların saklamakta olduklarını da açığa vurduklarını da biliyoruz.
Ey peygamber! O gerçekleri inkâr edenlerin, düzensiz ve asılsız konuştuklarından dolayı, üzüntüye kapılma, şüphesiz biz onların içlerini de biliriz, dışlarını da.
Onların sözleri seni üzmesin. Biz onların gizlediklerini de açığa vurduklarını da elbette biliyoruz.
O hâlde, ey Müslüman! Onların o incitici sözleri seni üzmesin!Hiç endişelenme, Biz onların gizledikleri ve açığa vurdukları her şeyi biliyoruz ve bu çirkin davranışlarının hesabını mutlaka soracağız!
Onların sözleri seni üzmesin! Ne gizliyorlar, ne açığa vuruyorlar, biz biliyoruz.
Resulüm! Onların sözü seni üzmesin, çünkü biz onların gizli kapaklı her şeylerini biliyoruz.
Sakın onların dediklerine üzülme, onların gizlediklerini açıkladıklarını biliriz. Hangi niyetle sana karşı çıktıklarını, hangi nedenle ayetlerimizi inkâr ettiklerini biliriz.
Sözleri seni üzmesin! [*] Gizlediklerini de açıkladıklarını da biliyoruz. [*]
Onların sözleri, seni hüzünlendirmesin. Gerçekten Biz onların sakladıklarını da açığa vurduklarını da biliyoruz.
Ama o [hakikati inkar eden]lerin sözlerinden üzüntüye kapılma: şüphe yok ki Biz onların gizlediklerini de, açığa vurduklarını da biliriz.
Sakın onların ileri geri konuşmaları seni üzmesin. Zira biz onların gizli saklı tuttuklarını da açığa vurduklarını da çok iyi biliyoruz. 6/33, 11/12, 18/6, 26/3
Rasulüm, onların sözleri seni üzmesin. Biz onların gizledikleri niyetlerini, halkı yanıltan fısıltılar yayarak yaptıkları faaliyetleri de, açıkça söylediklerini, alenen yaptıklarını da biliyoruz.
Artık onların sözleri seni üzmesin: unutma ki Biz onların gizlediklerini de biliriz, açıkladıklarını da.
İmdi onların lâkırdıları seni mahzun etmesin. Şüphe yok ki Biz, onların neleri gizlediklerini ve neleri ilan ettiklerini biliyoruz.
(Ey Muhammed) Onların sözleri sakın seni üzmesin. Şüphe yok ki biz onların gizlediklerini de, açığa vurduklarım da biliriz.
Onların sözü seni üzmesin. Biz onların gizlediklerini de açığa vurduklarını da biliyoruz.
Onların sözleri seni üzmesin. Biz onların gizlediklerini de açıkladıklarını da elbette biliyoruz.
Pes ḳayġulandurmasun seni yā Muḥammed, anlaruñ sözi. Biz bilürüz anla‐ruñ gizlü işlerini, āşikāre işlerini daḫı.
O halde ey Resulüm, üzülme sen onların laflarına, onların gizlediklerini de iyi biliriz, açıkladıklarını da, sen hiç tasalanma!
Onların sözü seni üzmesin. Biz onların gizlediklerini de açığa vurduklarını da biliyoruz.
Yâ Muhammed! Müşriklerin sözleri seni mahzûn itmesün. Biz onların gizlediklerini ve âşikâr itdiklerini biliriz.
Onların sözleri seni üzmesin; biz neyi gizlediklerini ve neyi açığa vurduklarını biliriz.
Artık onların sözleri seni üzmesin. Şüphesiz biz onların gizlediklerini de açığa vurduklarını da biliyoruz.
Onların sözü seni tasalandırmasın. Biz onların sakladıklarını da biliriz, açığa vurduklarını da.
Artık onların sözü seni üzmesin! Biz onların sır olarak tuttuklarını da açıkladıklarını da biliyoruz.
Öyleyse onların sözleri seni üzmesin. Elbette sakladıklarını da, açığa vurduklarını da biliyoruz.
O halde (Ey Rasûlüm), o kâfirlerin sözü, (tekzibi) seni mahzun etmesin. Biz, onların (içlerinde) gizlediklerini de, açığa vurduklarını da biliriz.
Onların sözleri (propagandaları) seni üzmesin. Biz neyi gizlediklerini ve neyi açıkladıklarını çok iyi biliyoruz.
O halde, onların sözleri sakın seni üzmesin. Şüphesiz biz, onların gizlemekte olduklarını da, açığa vurduklarını da biliyoruz.