Yâsin Suresi 78. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

78. Ayet

وَضَرَبَ لَنَا مَثَلًا وَنَسِيَ خَلْقَهُۜ قَالَ مَنْ يُحْيِ الْعِظَامَ وَهِيَ رَم۪يمٌ

Bir de kendi yaratılışını unutarak bize bir örnek getirdi. Dedi ki: “Çürümüşlerken kemikleri kim diriltecek?”

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve bize bir örnek getirmede ve yaratılışını da unutmada, çürüyüp dağılmış kemikleri kim diriltir demede.

Besim Atalay (1965)

Unutarak kendi yaratılışın: «Kim diriltir çürümüşken kemiği?» diye bize bir masal söylüyor

Cemal Külünkoğlu

Kendi yaratılışını unutarak ve “çürümüş kemikleri kim diriltecek?” diyerek bize örnek vermeye kalkışmıştır.

Cemil Said (1924)

Bize mesel îrâd idiyor, kendi hilkatini unutuyor bize "Bu çürümüş kemikleri kim diriltebilür?" diyor.

Diyanet Vakfı

Kendi yaratılışını unutarak bize karşı misal getirmeye kalkışıyor ve: «Şu çürümüş kemikleri kim diriltecek?» diyor.

Edip Yüksel

Ve yaradılışını unutarak bize örnekli bir soru yöneltti: "Çürüdükten sonra kemikleri kim diriltecek?"

Elmalılı Hamdi Yazır

Yaratılışını unutarak bize bir de mesel fırlattı: kim diriltir o kemikleri onlar çürümüşken? dedi

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Yaratılışını unutarak bize bir de mesel fırlattı: "Kim diriltecekmiş o çürümüş kemikleri?" dedi.

Emrah Demiryent

(O kâfir,) kendi yaratılışını unutarak, bize karşı misal getirmeye kalkışıyor ve “Şu çürümüş kemikleri kim diriltecek?” diyor.

Abdullah-Ahmet Akgül

(Üstelik) Kendi yaratılışını unutarak Bize misal vermeye kalkıştı ve "Şu çürümüş kemikleri kim diriltecekmiş?" diye (delil göstermeye yeltendi).

Erhan Aktaş

Nasıl yaratıldığını dikkate almayarak, bir de Bize örnek veriyor: “Kemiklerimiz çürüyüp gitmişken, kim onlara can verecek?” diyor.

Eski Anadolu Türkçesi

daħı urdı bize meŝel daħı unıttı yaradılışını eyitti “kim dirilde söñükleri anlar çürimiş iken?”

Hasan Basri Çantay

O, kendi yaratılışını unutarak bize bir misâl getirdi: «Bu çürümüş kemiklere kim can verecekmiş?» dedi.

Hayrat Neşriyat

Kendi yaratılışını unuttu da bize bir misâl getirdi: “Onlar çürümüş olduğu hâlde, şu kemikleri kim diriltecek?” dedi.

İhsan Aktaş

Bir de (o inkâra şartlanmış insan) kendi yaratılışını unutarak bize bir de misal getirdi: “Bu kemikleri kim diriltir, onlar çürüyüp dağılmışken?” dedi.

İlyas Yorulmaz

Yaratılışını unutarak, kalkmış birde bize “Toprağın içinde darma dağın olmuş kemik tozlarını kim yeniden diriltecek” diyerek misaller getirmeye çalışıyor.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

kendisinin nasıl yaratıldığını unutuyor da Bize şunu soruyor: "Bu çürümüş kemikleri kim bir daha diriltebilir?" diyor.

İsmail Hakkı İzmirli

Kendi yaratılışını unutarak bize misal getirmeye kalkıştı: «— Çürümüş kemikleri kim diriltebilir?» dedi [¹].

İsmail Yakıt

Kendi yaratılışını unutarak Biz’e bir misal vermeye kalktı.²⁴ “Bu un ufak olmuş [remîm] kemikleri kim diriltir?” dedi.

Kadri Çelik

Kendi yaratılışını unutarak bize bir örnek verdi de şöyle dedi: “Çürümüş bozulmuşken, bu kemikleri kim diriltecek?”

Abdullah Parlıyan

Kendi yaratılışını unutarak, güya bir örnek vermeye kalkışıyor ve diyor ki: “Şu çürümüş, toz ufak olmuş kemikleri bu hale geldikten sonra, kim diriltebilecek, olur mu böyle şey?”

Kuran Yolu

Kendi yaratılışını unutup bize örnek getirmeye kalkışıyor ve “Şu çürümüş kemiklere kim can verecekmiş?” diyor.

Mahmut Kısa

Kendi yaratılışını unutuyor da, aklı sıra Bize misal getirmeye kalkıyor: Her şeye kadir olan Yaratıcıyı, yaratılanlarla bir tutarak, “Şu çürüyüp dağılmış kemikleri kim diriltecekmiş?” diyor.

Mahmut Özdemir

Kendi yaratılışını unuttu; bize misâl verdi: “Çürümüş iken Kemikler’i kim diriltir?” dedi.

Mehmet Çakır

Şu işe bakın. Kendi yaratılışını unutup bize örnek veriyor. " Çürümüş kemikleri kim diriltecekmiş " diyor.

Mehmet Çoban

Bakar mısın? Kendi yaratılışını unutarak bize karşı misal getirmeye çalışıyor. Hiç düşünmeden, hiç akıl etmeden, hiç utanmadan, eline kemiği almış: "Şu çürümüş kemikleri kim diriltecek?" diyor.

Mehmet Okuyan

Kendi yaratılışını unutarak bize örnek vermeye kalkışmış ve “Çürümüş kemikleri kim diriltebilirmiş ki!” demişti. [*]

Mehmet Türk

Kendi yaratılışını unutup, “şu çürümüş kemikleri kim diriltecek?” ¹diyerek Bize bir de örnek vermeye kalkıyor.

Muhammed Esed

Ama o hem [Bizi tartışmakta ve] Bizim hakkımızda karşılaştırmalar yapmakta, ⁴⁶ hem de bizzat kendisinin nasıl yaratılmış olduğundan gafil bulunmaktadır! [Ve bunun şaşkınlığıyla da] “Kim, çürüyüp toz olmuş kemiklere hayat verebilir?” diye sormaktadır!

Mustafa Çavdar

Evet kendisinin nasıl yaratıldığını unutmuş, tutmuş bize bir de misal veriyor ve: – Bu un ufak olmuş kemikleri kim diriltecek? Diyor. 17/98, 2378...90

Ahmet Tekin

Kendi yaratılışını unutarak, aklı sıra bize karşı delil niteliğinde misaller getirmeye, ders vermeye kalkışıyor. “Şu çürümüş kemikleri kim diriltecek?” diyor.

Mustafa İslamoğlu

Bir yandan Bizim için benzerler düzüp koşarken, öte yandan kendisinin (bir damlacık sudan) yaratılışını unutarak şöyle dedi: “Çürüyüp toza toprağa karışmış kemiklere kim hayat verecek?”

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve kendi yaradılışını unuttu da Bize bir misâl iradına kalkıştı, dedi ki: «Kemikleri kim diriltebilir ki, onlar çürümüşlerdir?»

Orhan Kuntman

Kendi yaratılışını unutarak bize karşı misal getiriyor da, "Şu çürümüş kemiklere kim can verecekmiş?" diyor.

Osman Fırat

Ve kendi yaratılışını unutarak bize bir misal verdi: "Şu çürümüş kemikleri kim diriltecek?" dedi.

Şaban Piriş

Kendi yaratılışını unutup, bize örnek veriyor:-Bu çürümüş kemikleri kim diriltebilir? diyor.

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı bize meẟel urur, öz nefsini yaradılmaġı unuddurur. Eydür ki: Kimdirildür süñükleri çürüyecek‐iken.

Suat Yıldırım

Nasıl yaratıldığını unutarak, bir de misâl fırlattı Bize: “O çürümüş kemikleri kim diriltecek! ” diye.

Süleyman Ateş

Kendi yaratılışını unutarak bize bir mesel verdi: "Şu çürümüş kemikleri kim diriltecek?" dedi.

Süleyman Tevfik (1927)

Bizim içün mesel darb itdi. Ve kendi nasıl halk oldığını unutdı. "Toz hâline gelmiş olan kemikleri kim canlandırır?" didi.

Süleymaniye Vakfı

Nasıl yaratıldığını unutarak bize örnek gösterir de der ki; “çürük kemikleri kim diriltebilirmiş?”

Ahmet Varol

Kendi yaratılışını unutarak bize bir örnek verdi. Dedi ki: "Çürümüş dağılmış bir haldeyken bu kemikleri kim diriltecek?"

Ümit Şimşek

Kendi yaratılışını unuttu, Bize misal getirmeye kalktı: “Çürümüş kemikleri kim diriltecek?” diye,

Yaşar Nuri Öztürk

Kendi yaratılışını unutmuş da bize örnek veriyor. Ve bir de şöyle diyor: "Şu çürümüş kemiklere kim hayat verecek?"

Ali Bulaç

Kendi yaratılışını unutarak bize bir örnek verdi; dedi ki: 'Çürümüş-bozulmuşken, bu kemikleri kim diriltecekmiş?'

Ali Fikri Yavuz

(Nutfeden) yaratılışını unutarak bize bir de misal getirdi: “- Bu kemikleri kim diriltir, onlar çürüyüp dağılmışken?” dedi.

Bahaeddin Sağlam

Kendi yaradılışını unutmuşçasına bizim için misal biçti. “Kemikler çürümüşken kim onları canlandırabilir?” dedi.

Bayraktar Bayraklı

Kendi yaratılışını unutarak bize karşı misal getirmeye kalkışıyor ve “Şu çürümüş kemikleri kim diriltecek?” diyor.