10. Ayet
اِلَّا مَنْ خَطِفَ الْخَطْفَةَ فَاَتْبَعَهُ شِهَابٌ ثَاقِبٌ
Ancak onlardan söz kapan olur. Onu da delip geçen bir alev izler (ve yok eder).
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
اِلَّا مَنْ خَطِفَ الْخَطْفَةَ فَاَتْبَعَهُ شِهَابٌ ثَاقِبٌ
Ancak onlardan söz kapan olur. Onu da delip geçen bir alev izler (ve yok eder).
Ancak hırsızlama bir söz duyan olursa hemen onun ardından da aydınlatıcı ve delip geçen bir ateştir atılır, onu yakar.
Çalıp alan bulunursa, hemen düşen yıldızlar da onu kovalar
Eğer (meleklerin konuşmalarından) bir söz kapan olursa, onu da delip geçen bir alev izler (ve yok eder).
Gizlice bir kaç söz kapmak içün yaklaşmak isteyene bir şihâb isâbet ider.
Ancak (meleklerin konuşmalarından) bir söz kapan olursa, onu da delip geçen bir parlak ışık takip eder.
Bir söz kapan olursa, onu, delici bir ışın izler.
Ancak bir çalıp çarpan, onun da peşine bir şihabı sâkıb takılır
Ancak kulak hırsızlığı yapanlar olur. Onu da yakıcı bir alev takip eder.
Ancak (meleklerin konuşmalarından) bir söz kapan olursa, (hemen) onu delici (ve yakıcı) bir ateş izler (o şeytana yetişir ve onu yakarak yok eder).
Ancak (yüce makamlarda konuşulan sözün ve kader bölüşümünün bir kısmını hırsızlama) çalıp-kapan olursa, artık onu da delip geçen ’yakıcı bir alev’ izleyip (uzaklaştırmaktadır).
Ancak oradan bir söz kapan olursa, kayıp giden parlak bir alev ona yetişir ve onu yakar.
illā ol kim ķapdı bir ķapmaķ ya'nį firişteler sözinden pes ardınca oldı anuñ ılduz rūşan.
Meğer ki (içlerinden) bir çalıb çarpan (ı) olsun. Fakat onu da delib geçen bir alev ta'kıyb etmişdir.
Ancak bir söz kapan olursa, onu da delici, alevli bir yıldız ta'kib eder.(2)
Ancak (daha önce) içlerinden her kim bir söz kırıntısı kapmaya kalkışmışsa, derhal (yakıcı ve) delici (gözle görülmeyen manevi) bir ışın onun peşine düşüp kovalamıştır. (*)
Ancak kim bir bilgi aldığını iddia ederse, parlak bir alev onun peşindedir.
Hele bu şeytanlardan biri bir söz kapacak olsun, hemen ardından parlak bir alev yetişir de onu yakıverir.
Meğer ki biri bir kere söz kapabilsin [⁶], hemen pek parlak bir ateş şûlesi onun peşinden yetişip onu yakar [⁷].
Ancak onlardan söz kapan olursa, yakıcı/delici [sâkıb] parlak bir kıvılcım [şihâb] onu takip eder.⁴
Ancak (meleklerin konuşmalarından) bir söz kapan olursa, onu da delip geçen bir parlak ışık takip eder.
Ancak meleklerin konuşmalarından hırsızlama bir söz kapan olursa, hemen onun ardından da delici ve yakıcı bir ateş, ona peşinden yetişir ve onu yakar.
Ancak, (o yüce topluluktan) bir bilgi kırıntısı kapan olursa onu da delip geçen bir ışık topu kovalar.
Demek ki cinler, göklerde diledikleri gibi gezemez, fizik âlemin sınırlarını aşarak gelecek hakkındaki bilgilere ulaşamazlar. Ancak melekler arasında geçen konuşmalardan bir kırıntı kapan olursa, onun da peşine derhal yakıcı bir alev olarak bir yıldız takılır ve onu yakıp küle çevirir. Şu hâlde: Geleceği bildiğini iddia eden kahinler, medyumlar, falcılar kesinlikle yalan söylüyorlar. Bu Kur’an, hiçbir cin veya şeytanın müdâhalesine maruz kalmadan, orijinal şekliyle insanlığa ulaştırılmıştır.
Kapılan’ı kapan kimse hariç! Delip geçen bir alev onu takip eder.
Ama yine de şeytan bilgi aşıracak olursa delici bir ışın peşine takılıp onun işini bitirir...
Meleklerin konuşmalarından bir söz kapmaya kalkan olursa onu delici bir alev takip ederek yok eder.
Ancak (meleklerin konuşmalarından) bir söz çalmaya kalkışan olursa, onu hemen delip geçen parlak bir ışık takip eder. [*]
Ancak söz hırsızlığı yapan olursa, onu da parlak bir ateş izler. ¹
ama eğer birisi ⁵ [bu bilgiden] bir kırıntı koparmayı başarırsa, [bundan dolayı] yakıcı bir alevin pençesine düşsün. ⁶
Ancak, onlardan biri oradan bir bilgi kırıntısı kapacak olursa yakıcı bir alev topu yetişip onu hemen yok eder. 26/210...212
Ancak bilgi sızdıranlar, uzaya kulak verip bilgi hırsızlığı yapanlar var. Bu sebeple hiç fırsat vermeden, göğü yere doğru yırtarak akan kor halindeki alev yalımları onların peşlerini takip eder, işlerini bitirir.
ancak bir (bilgi) kırıntısı kapanlar olursa, onlar da delik deşik eden bir ateş korunun pençesine düşsünler.[³⁹⁹¹]
Ancak bir çalıp çarpan müstesna. Ona da hemen bir parça ateş parçası ulaşıverir.
Ancak kulak hırsızlığı yapan olabilir, onu da, delip geçen bir alev takip eder! (Ve yakalar)
Ancak bir söz kapan olursa, onu da delici bir şihâb (ışın) izler.
Ancak, tek bir söz kapan olursa, hemen onu delip geçen bir alev takip eder.
İllā ol kimse ki bir kelime ḳapa anlardan, pes ardınca atılur bir ḳatı odluılduz.
Ne var ki içlerinden birisi bir söz kırıntısı kapmayı başarırsa, derhal yakıcı ve delici bir ışın onu kovalar. [15, 8-12]
Yalnız (yüce topluluktan) bir söz kapan olursa, onu da delici bir şihab (ışın)izler.
Ancak şeytânlardan ba'zıları semâya yaklaşarak bir söz çalar ki onı da derhâl parlak bir şihâb ta'kîb ider.
Onlardan kim bilgi hırsızlığı yaparsa, delici bir ateş parçası hemen onun peşine düşer.
Ancak bir (söz) çalıp kapan olursa onu da parlak bir ateş izler.
Ancak kulak hırsızlığıyla birşey kapan olursa, onu da delip geçen bir alev izler.(6)
Yüce konseyden bir söz çalıp çarpan olabilirse de onun peşine hemen delici, alevli bir yıldız takılır.
Ancak (sözü hırsızlama) çalıp-kapan olursa, artık onu da delip geçen 'yakıcı bir alev' izler (ve yok eder).
Ancak (o şeytanlar içinden, meleklerin sözünü) bir çalıb kapan olur. Onu da yakan parlak bir yıldız tâkib eder.
Meğer o meclisten bir söz kapan olursa, peşini delici bir alev takip eder.
Yüce konseyden/topluluktan bir söz kapan olursa, onu da delice bir alev izler.