Sâffât Suresi 105. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

105. Ayet

قَدْ صَدَّقْتَ الرُّءْيَاۚ اِنَّا كَذٰلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِن۪ينَ

“Gördüğün rüyanın hükmünü yerine getirdin. Şüphesiz biz iyilik yapanları böyle mükâfatlandırırız.”

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Rüyanı gerçekleştirdik. Şüphe yok ki biz, böyle mükafatlandırırız iyilik edenleri.

Besim Atalay (1965)

Düşün gerçek çıkmıştır, iyileri bizler böylece ödülleriz

Cemal Külünkoğlu

104-105. O sırada Biz de ona şöyle seslendik: “Ey İbrahim! Sen şimdi rüyanda (sana vahyettiğimiz buyruklara) bağlı kaldın! (Biz de bunun karşılığında, sana evladını bağışladık ve ikinizi de yüce bir makama yükselttik!) İşte Biz, güzel davrananları böyle ödüllendiririz!”

Cemil Said (1924)

105,106. "Sen ru’yâya inandın biz muhsinlere böyle mükâfât ideriz." didik. Âşikâr bir tecrübe idi.

Diyanet Vakfı

103, 104, 105, 106. Her ikisi de teslim olup, onu alnı üzerine yatırınca: Ey İbrahim! Rüyayı gerçekleştirdin. Biz iyileri böyle mükâfatlandırırız. Bu, gerçekten, çok açık bir imtihandır, diye seslendik.

Edip Yüksel

"Sen rüyanı uyguladın." İyileri böyle ödüllendiririz.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ru'yayı gerçek tasdık eyledin, biz böyle mükâfat ederiz işte muhsinlere

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

"Rüyana gerçekten sadakat gösterdin, şüphesiz ki, biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız."

Emrah Demiryent

103-104-105. Böylece her ikisi de (şeksiz şüphesiz bir halde Allah’ın emrine) teslimiyet gösterdiler, (babası, İsmâil’i, Allah için kurban etmek üzere) alnının bir tarafı (yere gelecek şekilde/şakağı) üzerine yatırınca ona şöyle buyurduk: “Ey İbrâhîm! Gördüğün rüyanın hükmünü (rüyada sana vahyettiğimiz emrimizi) yerine getirdin.” Şüphesiz biz, muhsin kullarımızı böyle mükâfatlandırırız.

Abdullah-Ahmet Akgül

"Gerçekten sen, rüyana sadakat gösterdin (Allah’a va’adini yerine getirdin). Şüphesiz Biz, ihsanda bulunanları böyle ödüllendiririz" dedik.

Erhan Aktaş

Sen kesinlikle o rüyayı doğruladın. Biz, Muhsinlere¹ işte böyle karşılık veririz.

Eski Anadolu Türkçesi

104-105. daħı ķıġırduķ aña “iy ibrāhįm! bayıķ ŧoġru eyledüñ düşi. bayıķ biz ancılayın yanud virevüz eyü işlülere.”

Hasan Basri Çantay

104,105. Biz ona: «Yâ Ibrâhîm, rü'yâna sadâkat gösterdin. Şübhesiz ki biz iyi hareket edenleri böyle mükâfatlandırırız» diye nida etdik.

Hayrat Neşriyat

103,104,105,106. Böylece (ikisi de) teslîm olup (İbrâhîm) onu alnının bir tarafı (yere gelecek şekilde, yanı) üzerine yere yatırınca, artık ona: “Ey İbrâhîm! Hakikaten rüyâya sadâkat gösterdin! İşte biz iyilik edenleri böyle mükâfâtlandırırız. Şübhesiz ki bu, gerçekten apaçık bir imtihandır!” diye seslendik.

İhsan Aktaş

103 ,104, 105. Ne zaman ki ikisi de (rüyanın yorumuna) teslim olup (babası) onu (oğlunu) alnı üzerine yatırınca biz de «Ey İbrahim! Kesinlikle sen rüyayı gerçekleştirdin (bize karşı samimiyet, bağlılık ve fedakârlığını bilfiil ortaya koydun); muhakkak ki biz daima iyilik edenleri böylece ödüllendiririz» diye seslendik. *

İlyas Yorulmaz

Sen gördüğün rüyayı doğruladın. Bizde iyi ve güzel davrananları böyle mükafaatlandırırız.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Sen düşün gerektirdiği işi yaptın. Biz iyilik edenlerin karşılığını işte böyle veririz.

İsmail Hakkı İzmirli

Rüyanın iktiza ettiği şeyi hakkıyle yaptın, biz iyi iş edenlere böyle mükâfat veririz.

İsmail Yakıt

“Rüyana sadık kaldın. Muhakkak ki Biz iyileri [muhsinîn] işte böyle mükâfatlandırırız.” (dedik).

Kadri Çelik

“Gerçekten sen, rüyayı doğruladın. Hiç şüphesiz biz, ihsanda bulunanları böyle ödüllendiririz.”

Abdullah Parlıyan

Sen şimdiden o rüyanın amacını, yerine getirmiş oldun. İşte iyilik yapanları biz böyle ödüllendiririz.

Kuran Yolu

“Tamam, rüyanı gerçekleştirmiş oldun.” İşte iyileri biz böyle ödüllendiririz.

Mahmut Kısa

“Rüyanda sana vahyettiğimiz buyruklara bağlı kaldın! Biz de bunun karşılığında, sana evladını bağışladık ve ikinizi de en yüce makâma yükselttik! İşte Biz, güzel davrananları böyle ödüllendiririz!”

Mahmut Özdemir

“Gerçekten Rüya’yı doğruladın / sadık rüya saydın”. Biz, Muhsinler’i / İyilik-Güzellik Edenler’i böyle ödüllendiririz.

Mehmet Çakır

Rüyanın gereğini yaptın. Bizim iyilere ikramımız böyledir. "

Mehmet Çoban

"Rüyayı doğruladın! Sözünü yerine getirmek için azmettin! Rabbin sözünü tutanları koruma altına alır! Onların verdiği sözleri bağışlar! Sana da çocuğunu bağışladık! İşte biz güzel davrananları böyle mükâfatlandırırız."

Mehmet Okuyan

104,105. Biz ona “Ey İbrahim! Elbette rüyayı gerçekleştirdin. [*] Şüphesiz ki biz, güzel davrananları böyle ödüllendiririz.” diye seslenmiştik.

Mehmet Türk

104,105. Biz, ona: “Ey İbrahim! Gerçekten sen, rüyayı doğru anladın (ve uyguladın.) Şüphesiz Biz iyilik yapanları, böyle ödüllendiririz.” diye seslendik.

Muhammed Esed

sen şimdiden o rüya[nın amacı]nı yerine getirmiş oldun!” ⁴¹ İşte iyilik yapanları Biz böyle ödüllendiririz:

Mustafa Çavdar

– Sen rüyanın gereğini yerine getirdin. İşte biz teslimiyet gösterenleri böyle ödüllendiririz. 2/177

Ahmet Tekin

“Rüyana gerçekten sadakat gösterdin. İşte biz, iyiliği, iyi niyetleri, dinin, ahlâkın ve kamu vicdanının emirlerini, devamlı davranışlarına, ilişkilerine, görevlerine, hayatlarına yansıtan, samimiyetle ibadet eden, aktif olarak iyiliğe, iyi uygulamaya, iyileştirmeye örnek olan, işlerinde mükemmellik, dürüstlük ve başarı için dikkat harcayan, hayırlı icraatlar, kalıcı hizmetler yapan müslüman önderleri, inanmışları daha önce seni mükâfatlandırdığımız gibi mükâfatlandırırız.”

Mustafa İslamoğlu

“Sen rüyayı tasdik ettin!”[⁴⁰²³] Ne var ki Biz, iyilik yapanları işte böyle ödüllendiririz.

Ömer Nasuhi Bilmen

«Sen muhakkak rüyâyı tasdik ettin. Biz böylece muhakkak muhsinleri mükâfaatlandırırız.»

Orhan Kuntman

“Sen rüyana sadakat gösterdin, biz elbette böyle sâdık ve iyi davranan kullarımızı mükâfatlandırırız" diye nida ettik.

Osman Fırat

Sen rüyâyı doğruladın, güzel davrananları biz de şöyle mükâfâtlandırırız!

Şaban Piriş

Sen rüyanı gerçekleştirdin. Biz, iyileri böyle mükafatlandırırız.

Satıraltı Meal (1534)

Düşüñ girçekdür, biz anuñ gibi müzd virür‐biz muḥsinlere.

Suat Yıldırım

103, 104, 105. Her ikisi de Allah'ın emrine teslim olup, İbrâhim oğlunu şakağı üzere yere yatırıp, Biz de ona: “İbrâhim! Rüyanın gereğini yerine getirdin (onu kurban etmekten seni muaf tuttuk)” deyince (onları büyük bir sevinç kapladı). Biz iyileri işte böyle ödüllendiririz!

Süleyman Ateş

Sen rüyayı doğruladın, işte biz, güzel davrananları böyle mükafatlandırırız!

Süleyman Tevfik (1927)

104,105. O vakit biz: "Yâ İbrâhîm! Ru'yânı tasdîk itdin. Biz muhsinlere böyle mükâfât ideriz."

Süleymaniye Vakfı

“Rüyanın gereğini yaptın. Biz güzel davrananları işte böyle ödüllendiririz.

Ahmet Varol

Sen gerçekten rüyayı doğruladın. İşte biz iyilik edenleri böyle mükâfatlandırırız."

Ümit Şimşek

“Sen rüyana sadakat gösterdin. İşte Biz iyi kulluk edenleri böyle ödüllendiririz.”

Yaşar Nuri Öztürk

"Sen rüyayı gerçekleştirdin. İşte biz, güzel düşünüp güzel davrananları böyle ödüllendiririz."

Ali Bulaç

“Gerçekten sen, rüyayı doğruladın. Şüphesiz biz, ihsanda bulunanları böyle ödüllendiririz.”

Ali Fikri Yavuz

Gerçekten rüyana sadakat gösterdin. Şüphe yok ki biz, güzel amel işliyenleri işte böyle mükafatlandırırız.”

Bahaeddin Sağlam

104, 105. Biz: Ey İbrahim! Sen gerçekten rüyanı doğru çıkardın. (Artık onu kesme!) diye ona seslendik. İşte Biz, iyilik yapanları böyle mükâfatlandırırız.

Bayraktar Bayraklı

104,105. Biz ona şöyle seslendik: “Ey İbrâhim! Sen kesinlikle rüyanı doğruladın. İşte biz, iyileri böyle ödüllendiririz.”