Sâffât Suresi 114. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

114. Ayet

وَلَقَدْ مَنَنَّا عَلٰى مُوسٰى وَهٰرُونَۚ

Andolsun, biz Mûsâ’ya ve Hârûn’a da lütufta bulunduk.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve andolsun ki biz, Musa'ya ve Harun'a nimetler verdik.

Besim Atalay (1965)

Musa ile, Harun'a nimet verdik biz

Cemal Külünkoğlu

Andolsun biz Musa'ya da Harun'a da ihsanda bulunduk.

Cemil Said (1924)

Mûsâ ve Hârûn’ı lütfumuza gark iyledik.

Diyanet Vakfı

Andolsun biz Musa'ya da Harun'a da nimetler verdik.

Edip Yüksel

Biz Musa'ya ve Harun'a iyilikte bulunmuştuk.

Elmalılı Hamdi Yazır

Celâlim hakkı için Musâ ile Harûnu da minnetdâr eyledik

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Andolsun ki biz Musa ile Harun'a da nimetler verdik.

Emrah Demiryent

Kasem olsun ki, biz Mûsâ’ya ve Hârûn’a da lütufta bulunduk.

Abdullah-Ahmet Akgül

Andolsun, Biz Musa’ya ve Harun’a da lütufta bulunmuş (Bize minnettar olacak şekilde sahip çıkmıştık).

Erhan Aktaş

Ant olsun ki Mûsâ ve Hârûn'a nimetler verdik.

Eski Anadolu Türkçesi

daħı bayıķ minnet eyledük mūsā üzere daħı hārūn’a.

Hasan Basri Çantay

Andolsun biz Muusâya da, Hâruuna da nimetler verdik.

Hayrat Neşriyat

Celâlim hakkı için, Mûsâ ve Hârûn'a da ihsanda bulunduk!

İhsan Aktaş

Ve muhakkak ki biz Musa’ya ve Harun’a da lütufta bulunduk:

İlyas Yorulmaz

Biz Musa ve Harun’a da iyilikler yaptık.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Gerçekten Biz Musa’ya da, Harun’a da bir çok iyiliklerde bulunduk.

İsmail Hakkı İzmirli

* Biz Musa ve Harun/a bol nimet verdik.

İsmail Yakıt

Andolsun Biz, Musa ve Harun’a da nimetler verdik.

Kadri Çelik

Şüphesiz biz Musa'ya ve Harun'a lütufta bulunduk.

Abdullah Parlıyan

Ve andolsun ki, biz Musa'ya ve Harun'a bol bol nimetler verdik.

Kuran Yolu

Mûsâ ve Hârûn’a da lütuflarda bulunmuştuk.

Mahmut Kısa

Gerçek şu ki, Biz vaktiyle Mûsâ’ya ve Hârûn’a da büyük bir lütufta bulunmuştuk.

Mahmut Özdemir

And olsun ki Musa’ya ve Harun’a da karşılıksız nimet verdik!

Mehmet Çakır

Mûsa ve Harûn’a da iyiliklerimiz olmuştur.

Mehmet Çoban

Şüphesiz Musa’ya ve Harun’a da lütuflarda bulunduk!

Mehmet Okuyan

Yemin olsun ki biz Musa’ya ve Harun’a nimetler vermiştik.

Mehmet Türk

Yemin olsun Biz Mûsa ve Hârûn’a da lütufta bulunduk.

Muhammed Esed

BİZ, Musaya ve Harun’a da lütufta bulunduk; ⁴⁶

Mustafa Çavdar

Biz Musa ve Harun’a da nübüvvet vererek ikramda bulunmuştuk. 6/84.90

Ahmet Tekin

Andolsun, biz Mûsâ'ya ve Hârûn'a da ihsanlarda bulunduk, nimetler verdik.

Mustafa İslamoğlu

DOĞRUSU Biz Musa’ya ve Harun’a da lütufta bulunmuştuk:

Ömer Nasuhi Bilmen

Andolsun ki, Mûsa ve Harun üzerine de ihsanda bulunduk.

Orhan Kuntman

And olsun ki biz Musa'ya da, Harun'a da nimetler verdik.

Osman Fırat

Ve biz, Musa’ya ve Harun’a da lütufta bulunduk..

Şaban Piriş

Musa ve Harun'a da lütuflarda bulunmuştuk.

Satıraltı Meal (1534)

Taḥḳīḳ minnet eyledük Mūsā‐y‐ıla Hārūn üstine.

Suat Yıldırım

Biz Mûsa ile Harun'a da nübüvvet vererek ihsanda bulunduk. [21, 48]

Süleyman Ateş

Andolsun Musa'ya ve Harun'a da lutuflarda bulunduk.

Süleyman Tevfik (1927)

Mûsâ ve Hârûn'a ihsân iyledik.

Süleymaniye Vakfı

Musa’ya ve Harun’a da iyiliklerde bulunmuştuk.

Ahmet Varol

Andolsun ki, biz Musa'ya ve Harun'a da lütufta bulunduk.

Ümit Şimşek

Biz Musa ile Harun'a da lütufta bulunduk.

Yaşar Nuri Öztürk

Yemin olsun, biz Mûsa ve Hârun'a da lütufta bulunduk.

Ali Bulaç

Andolsun, biz Musa'ya ve Harun'a lütufta bulunduk.

Ali Fikri Yavuz

Gerçekten biz, Mûsa ile Harûn'u da (peygamberlikle) nimetlendirdik.

Bahaeddin Sağlam

Andolsun! Biz Musa ve Harun’a da iyilik ettik.

Bayraktar Bayraklı

Andolsun, biz Mûsâ ve Hârûn'a da lütufta bulunduk.[470]