120. Ayet
سَلَامٌ عَلٰى مُوسٰى وَهٰرُونَ
Mûsâ’ya ve Hârûn’a selâm olsun.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
سَلَامٌ عَلٰى مُوسٰى وَهٰرُونَ
Mûsâ’ya ve Hârûn’a selâm olsun.
Esenlik Musa'ya ve Harun'a.
Selâm ola Musa ile Haruna
“Musa'ya ve Harun'a selâm olsun!”
119,120. Ândan sonra gelenlere Mûsâ ve Hârûn içün selâm bırakdık.
119, 120. Sonra gelenler içinde, Musa ve Harun'a selam olsun, diye (iyi bir nam) bıraktık.
Musa'ya ve Harun'a selam (barış) olsun.
Selâm Musâ ile Haruna
Selam olsun, Musa ile Harun'a.
Mûsâ’ya ve Hârûn’a selâm olsun.
Musa’ya ve Harun’a selam olsun (ki onlar süper güce, Firavun ve çevresine kafa tutmuşlardı).
Mûsâ ve Hârûn'a selam olsun.
selāmdur mūsā üzere daħı hārūn’a!
Musâya da, Hârûna da (bizden) selâm.
Mûsâ ve Hârun'a selâm olsun!
119 , 120. Sonraki nesiller içinde ikisine de iyi bir nam bıraktık. Selam Musa ve Harun üzerinedir.
Musa ve Harun’a selamlar olsun.
Musa’ya da Harun’a da esenlik!
«— Musa ve Harun/a selâm olsun».
Musa’ya da Harun’a da selâm olsun!
Musa'ya ve Harun'a selam olsun.
Musa'ya ve Harun'a da selam olsun.
119-120. Ve onların hakkında, “Mûsâ ve Hârûn’a selâm olsun!” ifadesini sonradan gelen nesiller arasında devam ettirdik.
O hâlde, selâm olsun Mûsâ’ya ve Hârûn’a!
“Âlemler içinde Musa’ya ve Harun’a selâm olsun!”.
Mûsay’a ve Harûn’a selâm olsun!
Onlardan sonra gelenler: "Musa’ya ve Harun’a Rabbinin katında barış, huzur, esenlik olsun!" diyecekler.
Musa ve Harun’a selam olsun!
119, 120. Sonra gelen (nesil)ler arasında o ikisine, “Mûsa ve Hârûn’a selâm olsun!” diye (şerefli bir övgü) bıraktık.
“Musa’ya ve Harun’a selâm olsun!”
119-120. Biz onların ikisini de sonraki nesiller arasında “selam olsun Musa ve Harun’a” diye anılmasını sağladık. 27/59, 37/182
Mûsâ'ya ve Hârûn'a da selâm olsun, selâmette olsunlar, selâmete erenlerdendir.
Selam olsun Musa ve Harun’a!
Mûsa ve Harun üzerine (bizden) selâm olsun.
Musa ve Harun'a selam olsun!
Mûsâ’ya ve Hârûn’a selâm olsun.
119,120. -Daha sonrakiler arasında onlar için:- Musa ve Harun'a selam! mirası bıraktık.
Selām olsun Mūsā üstine, Hārūn üstine daḫı.
“Selam olsun Mûsâ ile Harun'a”
(Hep): "Musa'ya ve Harun'a selam olsun!" (diyeceklerdi).
Mûsâ ve Hârûn'a selâm olsun.
Musa’ya da Harun’a da selam olsun.
Musa'ya ve Harun'a selâm olsun.
Musa ve Harun'a selâm olsun.
Selam olsun Mûsa'ya ve Hârun'a!
Musa'ya ve Harun'a selam olsun.
Bizden Mûsa'ya ve Harûn'a saadet ve selâmet olsun...
“Musa ve Harun’a selam olsun!” (denilir.)
Mûsâ ve Hârûn'a selâm olsun.