13. Ayet
وَاِذَا ذُكِّرُوا لَا يَذْكُرُونَۖ
Kendilerine öğüt verildiği zaman öğüt almıyorlar.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
وَاِذَا ذُكِّرُوا لَا يَذْكُرُونَۖ
Kendilerine öğüt verildiği zaman öğüt almıyorlar.
Ve öğüt verilince Kur'an'la öğüt almazlar.
Öğüt verilse bile, onlar öğüt almazlar
Kendilerine öğüt verildiği zaman öğüt almazlar.
Ânlara va’az idilse hiç mütenebbih olmazlar.
Kendilerine öğüt verildiği vakit öğüt almazlar.
Kendilerine hatırlatıldığında öğüt almıyorlar.
Ihtar edildiklerinde de düşünmüyorlar
Kendilerine hatırlatıldığında da düşünmüyorlar.
Kendilerine öğüt verildiği zaman öğüt almazlar.
(Cahil ve gafil kimselerin huyudur:) Kendilerine zikir-nasihat verildiğinde, öğüt almıyorlar.
Kendilerine öğüt verildiği zaman, öğüdü dikkate almıyorlar.
daħı ķaçan kim ögütleneler añmazlar.
Kendilerine (Kur'an ile) va'z edilince düşünüb de öğüt kabul etmezler,
Kendilerine nasîhat edildiği zaman da, ibret almıyorlar.
Ve (Kur’an ile) uyarıldıklarında, düşünüp öğüt almazlar.
Onlara gerçekler hatırlatıldığın da, düşünmüyorlar.
Kendilerine öğüt verilince de öğüt almıyorlar.
Onların âdeti budur ki kendilerine bir nasihat verilse ibret almazlar,
Onlar öğüt verildiğinde öğüt almazlar.
Kendilerine hatırlatıldığında, hatırlayıp kendilerine gelmiyorlar.
Kendilerine öğüt verildiğinde, düşünüp öğüt almazlar.
Kendilerine öğüt verildiğinde gerekli öğüdü almıyorlar.
Ve Kur’an ile uyarıldıklarında, öğüt almaya yanaşmazlar.
Öğüt verildiği zaman öğüt almıyorlar.
12,13. Olamaz! sen hayrette; onlar işin dalgasında: // nasihat ediliyor, aldıran yok.
Akıllarını kullanmayanlar, gerçekler üzerine öğüt verildiğini anlamazlar. Hâlbuki onlar için en büyük yaratılış gerçeği kendileri değil mi?
Kendilerine (gerçekler) hatırlatıldığı zaman (gerçeği) hatırlamazlar.
Ve uyarıldıklarında da hiç düşünmüyorlar.
ve [hakikat] kendilerine hatırlatıldığında onu kavramaya yanaşmazlar;
Kendilerine öğüt verildiğinde de o bilgiyle ilgilenmiyorlar. 6/70, 50/45, 51/55
Onlara tebliğ edildiği, öğüt verildiği zaman, öğüt de almazlar.
hatırlatıldığı zaman da öğüt almazlar;
Ve onlara nasihat verildiği zaman, düşünüp nasihat kabul etmezler.
Kendilerine (ahirette dirilme, hesap ve azap var diye ne kadar) öğüt verilse, öğüt almazlar.
Kendilerine öğüt verilse öğüt almıyorlar.
Onlara öğüt verildiği zaman öğüt almıyorlar.
Ve ḳaçan ögüt virilseler, ögütlenmezler.
Kendilerine nasihat edildiğinde uyarmaları dikkate almazlar.
Kendilerine öğüt verilse öğüt almıyorlar.
Onlara bir şeyle va'az olunsa mütenebbih olmazlar.
Doğru bilgiye vurgu yapıldığında o bilgiyle ilgilenmiyorlar.
Kendilerine öğüt verildiğinde öğüt almazlar.
Öğüt verildiğinde düşünüp ibret almıyorlar.
Düşünüp taşınmaya çağrıldıklarında düşünmüyorlar.
Kendilerine öğüt verildiğinde, öğüt almıyorlar.
Onlara Kur'an'la öğüd verildiği zaman da, düşünüp nasihat kabul etmiyorlar.
Uyarıldıkları zaman da öğüt almıyorlar.
Kendilerine öğüt verilse, öğüt almıyorlar.