Sâffât Suresi 179. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

179. Ayet

وَاَبْصِرْ فَسَوْفَ يُبْصِرُونَ

(Bekle ve) gör. Onlar da yakında görecekler.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve bir bak, bir gözle, onlar da sonuçları neymiş, yakında görecekler.

Besim Atalay (1965)

178,179. Bir zamana değin onlardan yüz döndüresin, Bakasın ki, yakında onlar göreceklerdir

Cemal Külünkoğlu

(Onları) gözle! Yakında (başlarına nelerin geleceğini) görecekler.

Cemil Said (1924)

178,179. Yâ Muhammed! Bir zamân ânlardan uzak dur, bak ne felâketler göreceklerdir.

Diyanet Vakfı

Onların halini gör, onlar da göreceklerdir.

Edip Yüksel

Onları gözle; onlar da görecekler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Gör, yakında görecekler

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

(İnecek azabı) gözetle! Yakında onlar da göreceklerdir.

Emrah Demiryent

Onların başına gelecek olanı bekle. Onlar da (başlarına nelerin geleceğini) yakında göreceklerdir.

Abdullah-Ahmet Akgül

(Bundan böyle) Seyret (ve bekle ki, İlahi gazap ve tufanı) yakında göreceklerdir.

Erhan Aktaş

Onları gözle! Yakında onlar da görecekler.

Eski Anadolu Türkçesi

daħı baķ gör pes tįz göreler.

Hasan Basri Çantay

Gözetle (onları). Onlar da göreceklerdir.

Hayrat Neşriyat

Ve (başlarına gelecekleri) gör; nihâyet ileride (onlar da) görecekler!

İhsan Aktaş

178, 179. Ve (Resulüm! Yine) sen bir süreliğine onlara (o azgınlık edip inkârda ısrar edenlere) aldırma. Ve gözetleyiver onları, ileride onlar da (neler olacağını) göreceklerdir!

İlyas Yorulmaz

Gözetle, onlarda gözetleyecekler.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Onları gözle. Onlar da yakında göreceklerdir.

İsmail Hakkı İzmirli

Yakında onlar görürler.

İsmail Yakıt

Sen gözle/gözetle dur, yakında görecekler.

Kadri Çelik

Gözetleyiver onları, ilerde göreceklerdir.

Abdullah Parlıyan

Ve bekle de gör, onlar da şimdi görmediklerini görecekler.

Kuran Yolu

Ve hallerini gör; ileride kendileri de görecekler!

Mahmut Kısa

Ve onların başına gelecek azâbı gözetle, zaten onlar dakendilerini bekleyen acı âkıbeti yakında görecekler! Öyle ya:

Mahmut Özdemir

Gör; artık ilerde göreceklerdir.

Mehmet Çakır

Sabret. Nasıl olsa pek yakında görecekler.

Mehmet Çoban

Olacakları görmek için bekle! Onlar da olacakları görecekler!

Mehmet Okuyan

(Onları) gör (gözetle); onlar da ileride görecekler.

Mehmet Türk

Sen biraz gözetle. Onlar yakında (başlarına gelecekleri) görecekler.

Muhammed Esed

ve [onların ne olduklarını] gör; zamanla onlar [da şimdi görmediklerini] göreceklerdir.

Mustafa Çavdar

Bekle gör onların hallerini, onlar da görecekler kendi hallerini. 67/29, 6/158

Ahmet Tekin

Âkıbetlerinin nasıl olacağını onlara göster. Yakında kendileri de müşkil vaziyette kaldıklarını görecekler, akılları başlarına gelecek.

Mustafa İslamoğlu

ve sen (hallerini) gör, zamanı gelince onlar da (kendi perişan hallerini) görecekler.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve gör. Onlar da yakında göreceklerdir.

Orhan Kuntman

Onları gözetle (üzerlerine çökecek azabı bekle) Onlar da (o azabı) yakında görecekler

Osman Fırat

Ve (bekle de) gör, onlar da göreceklerdir.

Şaban Piriş

Ve gözle, onlar da gözleyecekler.

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı gör anlara olan ‘aẕābı geldükde. Anlar daḫı saña olan nuṣreti görecek‐lerdür.

Suat Yıldırım

Başlarına inecek azabı gözetle! Zaten kendileri de yakında gerçeği göreceklerdir.

Süleyman Ateş

Ve (bekle de) gör, onlar da göreceklerdir.

Süleyman Tevfik (1927)

Sana va'd olunan nusreti bekle. Onlar karîben göreceklerdir.

Süleymaniye Vakfı

Kes de neler yaptıklarını gör; yakında onlar da göreceklerdir.

Ahmet Varol

(Başlarına geleceği) gözetle. Nitekim onlar da yakında göreceklerdir.

Ümit Şimşek

Ve gözetleyedur. Onlar da yakında görecekler.

Yaşar Nuri Öztürk

Ve gör neler olacak. Onlar da görecekler.

Ali Bulaç

Ve seyret; (azabı) yakında göreceklerdir.

Ali Fikri Yavuz

Gör onları, yakında (azabı) göreceklerdir.

Bahaeddin Sağlam

Onları gözetle, başlarına neler geleceğini görecekler.

Bayraktar Bayraklı

Onların halini gözetle; onlar da gözetleyeceklerdir.