21. Ayet
هٰذَا يَوْمُ الْفَصْلِ الَّذ۪ي كُنْتُمْ بِه۪ تُكَذِّبُونَ۟
Onlara, “İşte bu, yalanlamakta olduğunuz hüküm ve ayırım günüdür” denilir.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
هٰذَا يَوْمُ الْفَصْلِ الَّذ۪ي كُنْتُمْ بِه۪ تُكَذِّبُونَ۟
Onlara, “İşte bu, yalanlamakta olduğunuz hüküm ve ayırım günüdür” denilir.
İşte bugün, sizin yalanlayıp durduğunuz ayırt ediş günü.
«Yalanlamış olduğunuz ayrılık günüdür bu»
(Onlara:) “Bu, sizin yalanlamakta olduğunuz (iyiyi kötüden, haklıyı haksızdan, mazlumu zalimden, mü'mini kâfirden) ayırma günüdür.”
Ânlara: "İşte bu gün inkâr itdiğiniz fasl-ı da’vâ günidir" dinilecek.
İşte bu, yalanlamış olduğunuz hüküm günüdür.
Bu, sizin yalanlamış olduğunuz karar günüdür.
Bu işte o sizin yalan dediğiniz fasıl günü
(Onlara): "İşte bu, sizin yalanlamakta olduğunuz (iyi ve kötüyü) ayırt etme günüdür" denir.
İşte bu, yalanlamış olduğunuz hüküm günüdür.
"(Evet) Bu, sizin yalanladığınız (mü’mini kâfirden, haklıyı haksızdan) ayırma günüdür."
“Bu, yalanladığınız Fasıl Günü'dür.¹
uşbu hükm eylemek günidür ol kim olduñuz idi anı yalan dutarsız.
(Evet), bu, sizin tekzib eder olduğunuz ayırdetme günüdür.
(Melekler onlara der ki:) “(Evet) bu, kendisini yalanlamakta olduğunuz ayırma günü (aranızda hüküm verme günü)dür!”
(Onlara:) ‘’İşte bu, sizin yalanlamakta olduğunuz (iyiyi kötüden, suçzusu suçludan) ayırma günüdür” (denir.)
Bu gün yalanlamış olduğunuz, doğrularla yanlışların ayrılacağı gün. ,
"işte sizin yalan saydığınız yargı günü!"
Onlara «— İste bu, yalan saydığınız ayrılma günüdür [¹⁰]» denecek.
(Onlara) “İşte bu, sizin yalanlamakta olduğunuz (haklı haksızı) ayırım günü” (denir)⁸.
“Bu, sizin yalanlamakta olduğunuz (mümini kâfirden, haklıyı haksızdan) hüküm verip ayırma günüdür.”
Ve onlara şöyle denilecek: “İşte bugün sizin yalanlayıp durduğunuz, ayırt etme günüdür.”
Evet, bu, asılsız olduğunu savunduğunuz yargı günüdür.
“Evet; bugün, sizin vaktiyle yalanlayıp durduğunuz Yargı Günüdür!”
Bu, yalanlıyor olduğunuz Fasl (Ayırım) günü’dür.
Melekler bu sözü tamamlar: Bu, inkar edip durduğunuz eleme günüdür.
Onlara: "Bu yalanlamakta olduğunuz hüküm günüdür." denilir.
İşte bu, yalanlamış olduğunuz ayrılma günüdür. [*]
(O gün onlara): “İşte bu, sizin yalanlayıp durduğunuz (Müslüman’ı kâfirden) ayırt etme günüdür.” (denilir.)
[Ve onlara şöyle denilecek:] “Bu, yalanlamış olduğunuz [gündür, şaşmaz hakikat ile sahte ve yalan arasında ⁹ ] Ayrım Günüdür!”
Onlara, “Daha önce yalanlayıp hesaba katmadığınız ayırım günü işte bu!” diye seslenilecek. 56/41-42, 64/9
“Bu gün, yalanlamaya devam ettiğiniz, mükâfata nâil olanla cezaya müstehak olanların muhakeme ile hesapların görülüp kesin hükümlerin verileceği gündür.”
İşte bu, yalanlayıp durduğunuz (iyi ile kötünün) arasını ayırma günüdür:
İşte bu, sizin o yalan sandığınız ayırmak günüdür.
O zaman kâfirlere: "Bu, sizin yalanlamış olduğunuz (mümin ile kâfiri) ayırt etme günüdür." diye nida olunur.
Onlara, "İşte bu, yalanlamakta olduğunuz haklıyı, haksızı ayırma günüdür. " (denilir. )
İşte sizin yalanladığınız ayırt etme günü!
Bu gün ḥaḳḳı bāṭıldan ayırmaḳ günidür. Bu ol gündür ki siz anı yalanlar‐duñuz, diyeler.
Melekler de: “Evet, evet bu, sizin yalan saydığınız hüküm günüdür! ” derler.
Bu, yalanlamakta olduğunuz hüküm günüdür!
"Sizin dünyâda iken tekzîb iylediğiniz rûz-u cezâ budur" denilür.
“İşte bu, sizin yalan saydığınız yargı günüdür” denir.
"İşte bu yalanlamakta olduğunuz ayırma (hüküm) günüdür."
İşte yalanladığınız hüküm günü!
O yalanlayıp durduğunuz ayrım günüdür bu.
'Bu, sizin yalanladığınız (mü'mini kafirden, haklıyı haksızdan) ayırma günüdür.'
Bu, işte o sizin yalan dediğiniz (müminle kâfiri) ayırd etme günüdür.
“Sizin yalanladığınız, her şeyin birbirinden ayrıldığı gün, budur!” diyecekler.
“Bu, yalanlamakta olduğunuz hüküm günüdür.”