Sâffât Suresi 38. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

38. Ayet

اِنَّكُمْ لَذَٓائِقُوا الْعَذَابِ الْاَل۪يمِۚ

Şüphesiz siz mutlaka elem dolu azabı tadacaksınız.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Hiç şüphe yok ki o elemli azabı tadacaksınız elbet.

Besim Atalay (1965)

Evet sizler acı azabı tadarsınız

Cemal Külünkoğlu

Şimdi siz bu elem dolu azabı çekeceksiniz.

Cemil Said (1924)

Şübhesiz ’azâb-ı elîmi tadacaksınız.

Diyanet Vakfı

Kuşkusuz siz acı azabı tadacaksınız.

Edip Yüksel

Siz elbette acı azabı tadacaksınız.

Elmalılı Hamdi Yazır

Elbette siz o elîm azâbı tadacaksınız

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Elbette siz o acı azabı tadacaksınız.

Emrah Demiryent

(Ey müşrikler!) Hiç şüphe yok ki siz, o elemli azabı tadacaksınız.

Abdullah-Ahmet Akgül

Şüphesiz siz, (şimdi müstahak olduğunuz) acı azabı tadıcılarsınız.

Erhan Aktaş

Siz, kesinlikle elim azabı tadacak olanlarsınız.

Eski Anadolu Türkçesi

bayıķ siz dadıcılarsız 'aźābı aġrıdıcı.

Hasan Basri Çantay

Elbette siz o acıklı azâbı tadıcısınız.

Hayrat Neşriyat

Muhakkak ki siz, o elemli azâbı gerçekten tadıcılarsınız.

İhsan Aktaş

38 , 39. Şüphesiz (bugün) siz (dünyada yaptığınız zulüm ve kötülükler yüzünden müstahak olduğunuz) acı azabı tadacaksınız. Aslında siz sadece yaptıklarınızın karşılığını göreceksiniz.

İlyas Yorulmaz

Elbetteki sizde can yakıcı bir azabı tadacaksınız.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Gerçekten siz o acıklı azabı tadacaksınız.

İsmail Hakkı İzmirli

Siz elbette acıklı bir azap tadacaksınız.

İsmail Yakıt

Muhakkak ki siz can yakıcı azabı tadacaksınız.

Kadri Çelik

Hiç tartışmasız, siz, acıklı azabı tadıcılarsınız.

Abdullah Parlıyan

Bakın, siz öteki dünyada acıklı azabı tadacaksınız.

Kuran Yolu

Ama siz, o acı azabı tadacaksınız!

Mahmut Kısa

İşte bu yüzden, siz ey zâlimler! Bugün, hak ettiğiniz can yakıcı azâbı tadacaksınız!

Mahmut Özdemir

Siz, elbette Acıveren Azab’ı tatmaktasınız.

Mehmet Çakır

Artık inleten acıları tadacak ve

Mehmet Çoban

Şüphesiz siz elim bir azabı tadacaksınız.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki siz elem verici azabı tadacaksınız.

Mehmet Türk

(Ey kâfirler!) Siz ise (âhirette) acıklı azabı tadıcılarsınız.

Muhammed Esed

Bakın siz, [öteki dünyada] acıklı azabı tadacaksınız,

Mustafa Çavdar

Şimdi siz bu acı veren azabı çekeceksiniz. 7/53, 35/37

Ahmet Tekin

Elbette siz can yakıp inleten müthiş azâbı tadacaksınız.

Mustafa İslamoğlu

Şu kesin ki siz, elem verici bir azabı hak ettiniz;

Ömer Nasuhi Bilmen

Şüphe yok ki, siz elbette o pek acıkllı azabı tadıcılarsınız.

Orhan Kuntman

Kuşkusuz siz de, o çetin azabı tadacaksınız.

Osman Fırat

Muhakkak ki siz elem dolu azabı tadacaksınız.

Şaban Piriş

Siz ise, o acı veren azabı tadacaksınız.

Satıraltı Meal (1534)

Taḥḳīḳ siz dadacaḳsız yürekler acıdıcı ‘aẕābı.

Suat Yıldırım

38, 39. Siz yarın âhirette elbette o acı azabı tadacaksınız. Ama aslında siz sadece yaptıklarınızın karşılığını göreceksiniz (yoksa size bundan fazla bir azap verilmeyecek).

Süleyman Ateş

Siz acı azabı tadacaksınız!

Süleyman Tevfik (1927)

Siz her halde elemli 'azâbı tadacaksınız.

Süleymaniye Vakfı

Siz, o acıklı azabı elbette tadacaksınız.

Ahmet Varol

Şüphesiz siz acıklı azabı tadacaksınız.

Ümit Şimşek

O acı azabı mutlaka tadacaksınız.

Yaşar Nuri Öztürk

Yemin olsun, siz o acıklı azabı mutlaka tadacaksınız!

Ali Bulaç

Şüphesiz, siz, acı azabı tadıcılarsınız.'

Ali Fikri Yavuz

Elbette siz (ey Mekke halkı, tekzib etmekle) o acıklı azabı tadacaksınız.

Bahaeddin Sağlam

İşte hiç şüphesiz, siz elim bir azabı tadacaksınız.

Bayraktar Bayraklı

Şüphesiz siz acı azabı tadacaksınız.