42. Ayet
فَوَاكِهُۚ وَهُمْ مُكْرَمُونَۙ
41,42. İşte onlar için belli bir rızık, meyveler vardır. Onlar ikram gören kimselerdir.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
فَوَاكِهُۚ وَهُمْ مُكْرَمُونَۙ
41,42. İşte onlar için belli bir rızık, meyveler vardır. Onlar ikram gören kimselerdir.
Yemişler ve onlar, büyük derecelere nail olanlardır.
42,43,44. Meyvalar var, nimetli cennetlerde; karşılıklı sedirlerde ağırlanırlar
42-43-44. Onlar nimetlerle dolu cennetlerde, birbirlerine karşı tahtlar üzerinde (otururlarken) kendilerine sürekli ikramda bulunulur.
42,43,44. Cennet-i na’îmde ’izzet ve ikrâma mazhar olacaklar karşulıklı tahtlarda oturacaklardır.
41, 42, 43, 44. Bunlar için bilinen bir rızık, türlü meyveler vardır. Naîm cennetlerinde karşılıklı koltuklar üzerine kurulmuş oldukları halde kendilerine ikram edilir.
Meyvelerle ağırlanacaklardır.
Meyveler, ve onlar hep ikram olunurlar
42,43. Meyveler (vardır), Naîm cennetlerinde onlara hep ikram edilir.
41-42-43-44. İşte onlar için bilinen bir rızık vardır. (Ebedî kalacakları) Naîm cennetlerinde, karşılıklı tahtlar üzerine kurulmuş oldukları hâlde, kendilerine (türlü türlü cennet) meyveler (i) ikram edilir.
(Halis ve salih mü’minlere cennette) Çeşitli meyveler (sunulacaktır). Onlar (sürekli) ikram görenlerden (olacaklardır.)
Onlara meyveler ikram edilecek.
42-43. yimişler. daħı anlar aġırlanmışlardur rāḥat uçmaķlarında.
Türlü meyveler. Onlar (izzet ve) ikram edilmiş kimselerdir,
41,42. İşte onlar var ya, kendileri için ma'lûm bir rızık, türlü meyveler vardır. Ve onlar, ikrâm olunacak kimselerdir.
41, 42, 43, 44: İşte onlar (Allah’a gönülden bağlanmış ve insanlara samimi ve iyi davranmış olanlar) için belirlenmiş bir rızık, türlü meyveler vardır. Onlar nimetlerle dolu cennetlerde birbirlerine karşı tahtlar üzerinde (otururlarken) kendilerine sürekli ikramda bulunulur.
İkram olunmuş meyvelerinden.
Türlü türlü yemişler! Onlar ağırlanacaklardır.
Türlü türlü meyveler vardır.
Meyveler (vardır). Onlar ikram gören kimselerdir.
Çeşitli meyveler. Onlar ikram edilenlerdir.
Her türlü meyveler… Onlar orada ağırlanıp dururlar.
Türlü meyveler… Onlara nice ikramlarda bulunulacaktır;
Çeşit çeşit meyveler ve daha neler, neler... Böylece onlar, orada saygıdeğer bir misafir olarak ağırlanacaklar.
Meyveler; onlara bolca ikram edilmiştir.
42,43. Kendilerine meyveler ikram edilecek // Hem de Na'îm bahçelerinde.
Çeşitli meyveler ikram edilir.
42,43,44. Nimet cennetlerinde tahtlar üzerinde karşılıklı (otururlarken onlara) meyveler ikram edilmiş olacaktır.
41,42,43,44. İşte onlara (âhirette) bilinen bir rızık ve meyveler vardır ve onlar nîmetlerle donatılmış cennetlerde karşılıklı tahtlar üzerinde, ikram görürler.
[yeryüzündeki hayatlarının] ürünü olarak; ve onlar ağırlanacaklardır
Kendilerine çeşit çeşit meyveler ikram olunacaktır. 43/67...73
Meyvalar toplanacak. Kendilerine ikram edilecek.
lezzet kaynağı her tür ürün…[⁴⁰⁰¹] Zira onlar (tarifsiz bir) ikrama mazhar olacaklar;
(Her nevi) Meyveler (vardır) ve onlar ikrâm olunmuşlardır.
Her tür meyveler, onlara ikram edilen nimetler arasındadır.
(Türlü türlü) Meyvalar. Ve onlar ikram olunanlardır
Meyveler ve onlar ikrama layık olanlardır.
dürlü dürlü yemişler. Daḫı anlar kerāmete yitişürler.
41, 42. Onların, tarife hacet olmayan, her yönden mükemmel bir nasipleri vardır, onlara meyveler vardır. Ve onlar hep izzet ve ikramla ağırlanırlar.
(Türlü türlü) Meyvalar.Ve onlar ağırlanırlar.
41,42. Onlara dürlü meyvelerden mu'ayyen rızık vardır. İkrâm olunurlar.
Her türden meyveler onlar içindir. Onlar ağırlanırlar.
(Türlü) meyveler. Onlar ikram görenlerdir.
Ve meyveler vardır. Sürekli ikramlara erişirler.
Çeşit çeşit meyveler vardır. İkramla karşılanan kişilerdir onlar.
Çeşitli-meyveler. Onlar ikram görenlerdir.
Türlü meyvalar... Onlar hep ikram olunurlar;
42, 43, 44. Her nevi meyveler… Ve onlar, nimetler Cennetlerinde, karşılıklı koltuklar üstünde ikrama mazhar olacaklardır.
42,43,44. Türlü meyveler vardır. Onlar nimet cennetlerinde karşılıklı koltuklarda ağırlanacaklardır.