51. Ayet
قَالَ قَٓائِلٌ مِنْهُمْ اِنّ۪ي كَانَ ل۪ي قَر۪ينٌۙ
İçlerinden biri der ki: “Benim bir arkadaşım vardı.”
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
قَالَ قَٓائِلٌ مِنْهُمْ اِنّ۪ي كَانَ ل۪ي قَر۪ينٌۙ
İçlerinden biri der ki: “Benim bir arkadaşım vardı.”
Birisi söze gelir de der ki: Bir arkadaşım vardı.
Onlardan biri der ki: «Benim bir yoldaşım vardı
İçlerinden biri: “Benim bir arkadaşım vardı.” diyecek.
51,52,53,54. İçlerinden biri: "Benim dünyâda bir dostum var idi. Bana "Tekrâr dirilmeği hakîkat mı zan idiyorsın? Ölüb de kemik ve toprak oldukdan sonra tekrâr muhâkeme olunmaklığımız mümkün midir? dir idi." diyecek. Ve sonra "Bakar mısınız" diyu ’ilâve idecek.
İçlerinden biri: «Benim, bir arkadaşım vardı» der.
İçlerinden biri der ki, "Benim bir arkadaşım vardı."
İçlerinden bir söyliyen «benim der: bir karînim vardı
İçlerinden bir sözcü der ki: "Gerçekten benim bir arkadaşım vardı."
51-52-53. İçlerinden biri şöyle der: “(Dünyada iken) benim bir arkadaşım vardı. Bana, ‘Sen de mi ölüp toprak ve kemik (yığını) olduğumuz zaman, (tekrar) diriltilerek ceza göreceğimizi tasdik edenlerdensin’ derdi (de, âhireti inkâr ederdi).”
İçlerinden söz alan biri konuşup (şunları anlatacaktır): "Benim (dünyada iken) bir yakınım (tanıdığım) vardı."
İçlerinden biri dedi ki: “Benim yakın bir arkadaşım vardı.”
51-52. eyitti eyidici anlardan “bayıķ ben oldı-y-ıdı benüm iş eydüridi ay bayıķ sen inanıcılardan mısın?
İçlerinden bir sözcü der ki : «Hakıykat, benim (dünyâda) bir arkadaşım vardı.
İçlerinden konuşan biri şöyle der: “Doğrusu benim (dünyada) bir yakınım vardı.”
50 , 51. Böyleyken, kimi kimine yönelmiş olarak, (dünyadaki geçmiş hayatları hakkında) birbirine bir şeyler sorarlar (sohbet ederler). Onlardan söz alan biri konuşup (şöyle der): "Benim (dünyada iken ahireti inkâr eden) bir arkadaşım vardı."
Onlardan birisi “Benim çok yakın bir arkadaşım vardı.”
İçlerinden söze başlıyan biri der: "Benim dünyada yakın bir arkadaşım vardı,
Onlardan biri der ki benim dünyada bir yoldaşım vardı.
Onlardan biri, “Muhakkak benim bir yakınım vardı.”
Onlardan bir sözcü der ki: “Benim (dünyada) bir yakınım vardı.”
İçlerinden biri şöyle diyecek: “Benim dünyada bir arkadaşım vardı…
İçlerinden biri şöyle der: “Benim bir arkadaşım vardı;
İçlerinden biri, “Ey cennet yoldaşlarım!” diyecek, “Benim dünyadaykenbir tanıdığım vardı.”
Onlardan söyleyen biri dedi ki: -“Benim yakın bir arkadaşım vardı”.
Bunlardan biri: " Yahu benim bir yakınım vardı. " diye söze başlar.
"Benim bir arkadaşım vardı."
İçlerinden bir (mümin) şöyle diyecek: “Benim yakın (bir arkadaş)ım vardı.
İçlerinden birisi: “Benim (dünyada) bir arkadaşım vardı.” diyecek.
İçlerinden biri şöyle diyecek: “Bakın, benim [yeryüzünde] bir arkadaşım vardı,
İçlerinden biri: – Bir zamanlar benim bir yakın arkadaşım vardı, der. 18/32...45
İçlerinden biri: “Benim bir arkadaşım vardı” der.
İçlerinden biri diyecek ki: “Bir zamanlar benim bir arkadaşım vardı;
Onlardan birisi der ki: «Benim (dünyada iken) muhakkak bir arkadaşım var idi.»
İçlerinden biri: "Benim bir arkadaşım vardı.”
içlerinden biri dedi ki: "Benim yakınımda biri vardı. "
Onlardan biri: -Benim bir yakın arkadaşım vardı, der.
Birisi anlaruñ eyide ki: Benüm bir dostum var‐ıdı dünyāda, diye.
51, 52, 53. Derken biri der ki: “Sahi, benim de yakın bir arkadaşım vardı. Yanıma gelir, iğneli iğneli “Sen de mi, derdi, bu masala inananlar arasında yer alıyorsun? Yani biz ölüp çürümüş kemik, toz toprak haline geldikten sonra, biz mi dirilip hesap vereceğiz, buna da inanılır mı? ”
Onlardan bir sözcü: "Benim, dedi, bir arkadaşım vardı."
Onlardan biri: "Dünyâda iken bir refîkim vardı."
Biri; “Benim bir yakın arkadaşım vardı,” der;
İçlerinden biri der ki: "Benim bir yakınım vardı.
Sohbete katılanlardan biri der ki: “Benim bir arkadaşım vardı.
İçlerinden bir sözcü şöyle der: "Benim yakın bir arkadaşım vardı."
Bir sözcü der ki: 'Benim bir yakınım vardı.'
İçlerinden bir sözcü şöyle der: “- Gerçekten benim (dünyada) bir arkadaşım vardı.
Onlardan biri dedi: “Benim bir arkadaşım vardı.
İçlerinden biri, “Benim, bir arkadaşım vardı” der.