66. Ayet
فَاِنَّهُمْ لَاٰكِلُونَ مِنْهَا فَمَالِؤُ۫نَ مِنْهَا الْبُطُونَۜ
Cehennemlikler ondan yiyecekler ve onunla karınlarını dolduracaklardır.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
فَاِنَّهُمْ لَاٰكِلُونَ مِنْهَا فَمَالِؤُ۫نَ مِنْهَا الْبُطُونَۜ
Cehennemlikler ondan yiyecekler ve onunla karınlarını dolduracaklardır.
Derken onlar, onu yerler de karınları şişer.
O yemişten yiyerek karınların doldururlar!
Cehennemlikler ondan (zorla) yiyecekler ve karınlarını onunla dolduracaklar.
Ânlar bu ağaç meyvesinden ekl idecekler ve karınlarını doldıracaklar.
(Cehennemdekiler) ondan yerler ve karınlarını ondan doldururlar.
Onlar ondan yiyerek karınlarını doyuracaklar.
Her halde onlar ondan yiyeceklerdir. Yiyecekler de ondan karınlarını dolduracaklardır
Mutlaka onlar, ondan yiyecekler de karınlarını bundan dolduracaklardır.
(Cehennemlikler) ondan yiyecekler ve karınlarını onunla dolduracaklardır.
(İşte cehennemdekiler) Artık kesinlikle (ve mecburen) ondan yiyecekler, böylelikle karınlarını ondan dolduracaklar (ve acıdan kıvranıp duracaklar)dır.
Onlar, ondan yiyecekler ve karınlarını onunla dolduracaklardır.
pes bayıķ anlar yiyicilerdür andan daħı ŧoldurıcılardur andan ķarınlar.
İşte hakıykat onlar bundan yiyecekler, bu suretle karınlarını bundan dolduracaklar.
Bundan sonra şübhesiz ki onlar, elbette bundan yiyecek kimseler olup, artık karınları(nı) bununla dolduracak olanlardır.
Şüphesiz onlar (o zalimler), o (meyvesi çok acı, görünümü çirkin ve kokusu çok kötü) ağaçtan yer ve karınlarını onunla tıka basa doldururlar.
Cehennemde olanların o zakkumdan başka yiyecekleri yok ve yalnızca karınlarına onlardan dolduracaklar.
İşte onlar, ne de olsa, bu yemişlerden yiyecekler, karınlarını bu yemişlerle dolduracaklardır.
Onlar o ağaçtan zoraki [³] yiyip karınlarını dolduracaklar,
Muhakkak ki Onlar ondan yiyecekler ve onunla karınlarını doyuracaklardır.
Artık hiç tartışmasız onlar ondan yiyecekler, böylece karınlarını da onunla dolduracaklar.
Cehennemlikler, ondan yemeye ve karınlarını onunla şişirmeye mahkumdurlar.
Zalimler mutlaka onu yiyecekler, karınlarını onunla dolduracaklar.
Zâlimler, karınları şişinceye kadar ondan yemek zorunda bırakılacaklar.
Onlar, bundan elbette yemektedirler, Karınlar’ı doldurmaktadırlar.
Artık cehennemlikler, zıkkım yiyip karınlarını zıkkımla dolduracaklar.
İnkâr edenler ondan yiyerek karınlarını dolduracaklar.
(Cehennemdekiler) ondan yer ve karınlarını ondan doldururlar.
O (kâfirler) ondan mutlaka yiyecekler ve karınlarını da onunla dolduracaklardır.
ve [zalim]ler ondan yemeye ve karınlarını onunla doldurmaya mahkumdurlar.
İşte onlar, bu zakkumdan yiyecek ve karınlarını onunla dolduracaklar. 44/43...46, 56/51.56
Cehennemlikler, kesinlikle bunu yerler. Karınlarını bununla doldururlar.
ve onlar kesinlikle ondan yemeye ve karınlarını onunla tıka basa doldurmaya mecburdurlar;
Artık şüphe yok ki onlar, ondan elbette yiyicilerdir ve ondan karınlarını dolduruculardır.
Onlar muhakkak o ağaçtan yiyecekler, karınlarını onunla dolduracaklardır.
Onlar ondan yiyecekler ve karınlarını onunla dolduracaklardır.
İşte onlar, bundan yerler ve karınlarını onunla doldururlar.
Pes anlar andan yiyeler ve andan ḳarınların ṭolduralar.
İşte o zalimler bunları yer ve karınlarını tıka basa doldururlar.
Onlar ondan yiyecekler ve karınlarını onunla dolduracaklardır.
Kâfirler ondan yerler karınlarını doldırırlar.
Onlar çaresiz ondan yer; karınlarını onunla doldururlar.
Muhakkak ki onlar ondan yiyecekler ve karınları(nı) onunla dolduracaklardır.
Ondan mutlaka yiyecekler, hem de karınlarını tıka basa dolduracaklar.
Onlar ondan mutlaka yiyecekler ve karınlarını onunla dolduracaklar.
Artık gerçekten, ondan yiyecekler böylelikle karınlarını ondan dolduracaklar.
Muhakkak o kâfirler bundan yiyecekler de karınlarını bundan dolduracaklar.
Onlar gerçekten ondan yiyecekler, karınlarını ondan dolduracaklar.
Onlar kesinlikle ondan yiyip, karınlarını onunla dolduracaklar.