8. Ayet
لَا يَسَّمَّعُونَ اِلَى الْمَلَاِ الْاَعْلٰى وَيُقْذَفُونَ مِنْ كُلِّ جَانِبٍۗ
8,9. Onlar, yüce topluluğu (ileri gelen melekler topluluğunu) dinleyemezler. Kovulmaları için her taraftan taşa tutulurlar. Onlar için sürekli bir azap da vardır.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
لَا يَسَّمَّعُونَ اِلَى الْمَلَاِ الْاَعْلٰى وَيُقْذَفُونَ مِنْ كُلِّ جَانِبٍۗ
8,9. Onlar, yüce topluluğu (ileri gelen melekler topluluğunu) dinleyemezler. Kovulmaları için her taraftan taşa tutulurlar. Onlar için sürekli bir azap da vardır.
En yüce melekler topluluğunun sözlerini duyamazlar ve her yandan sürülüp kovulurlar.
Dinliyemez onlar yüce varlığı, her yandan da horlukla kovulurlar
Onlar, Mele-i Ala'yı (yüce konseyi/ileri gelen melekler topluluğunu) dinleyemezler. (Dinlemeye kalksalar) her taraftan taşlanarak uzaklaştırılırlar.
8,9. Tâ ki şeytânlar meclis-i ’âlîde söylenen sözleri işidemesünler, her tarafdan matrûd ve dâimî bir ’azâba dûçâr olsunlar.
Onlar, artık mele-i a'lâ'ya (yüce topluluğa) kulak veremezler. Her taraftan taşlanırlar.
Yüce topluluğu dinleyemezler; her yandan atılırlar.
Onlar melei a'lâyı dinleyemezler, tard için her taraftan sıkıya tutulurlar
Onlar yüksek (melekler) topluluğunu dinleyemezler. Her taraftan kovulup atılırlar.
8-9. (O şeytanlar, artık) mele-i a‘lâyı (semâdaki meleklerin, Allah tarafından kendilerine bildirilmiş olan, gaybla ilgili bazı bilgileri içeren konuşmalarını) dinleyemezler. (Eğer dinlemeye kalkışırlarsa) her taraftan taşlanarak kovulurlar ve onlar için (âhirette de) ebedî bir azap vardır.
Ki onlar (şeytanlar, artık) Mele’i A’lâ’ya (en yüce makamdakilerin görev taksim toplantısına) kulak verip dinleyemezler, her yandan (fırlatılan ateş toplarıyla) sürülüp atılmaktadırlar;
Mele-i A'lâ'ya¹ kulak verip dinleyemezler; her taraftan kovulurlar.
[238a] ķulaķ dutmazlar işidü firiştelerdin yaña.
8,9. Ki onlar «Mele'-i a'lâ» ya kulak verib dinleyemezler, her yandan koğularak atılırlar. Onlar için (âhiretde de) ardı arası kesilmez bir azâb vardır.
8,9. (O şeytanlar, artık) mele-i a'lâyı (semâdaki melekleri) dinleyemezler ve her taraftan kovularak (alevli yıldızlarla) taşlanırlar ve onlar için devamlı bir azab vardır.
8 , 9. Onlar (o şeytanlar gelecekten haber veremez, gaybla ilgili bilgiler çalmak üzere semaya yükselip) seçkin (melekler) topluluğu (nun kendi aralarındaki konuşmaları) dinleyemezler; (buna teşebbüs ettikleri takdirde,) her yandan sürülüp kovulurlar! Ve onlara (ahirette de) ayrı bir azap vardır.
(Allah’a ait) O yüce makamdan hiçbir şey dinleyip haber alamazlar.
Şeytanlar yüksek melekler topluluğunu dinliyemezler. Çünkü her yandan yıldızlarla sıkıştırılıp kovulurlar.
8, 9. Onlar, meclis-i âliye [⁴] kulak veremezler. Horlukla kovulmak üzere, her bir taraftan mermiye uğrarlar [⁵].
Böylece onlar yüce topluluğu [mele’u’l-a’lâ] dinleyemezler.² Her taraftan atılırlar.³
Onlar, artık yüce topluluğa kulak veremezler. Her taraftan taşlanırlar.
Ki o şeytanlar yüce melekler topluluğunda konuşulan şeylere kulak verip dinleyemezler ve herbir taraftan taşlanarak kovulurlar.
8-9. Onlar artık o yüce topluluğu dinleyemezler, (bölgeden) uzaklaştırmak için üzerlerine her yönden atış yapılır; ayrıca onlar (âhirette de) bitmez bir azaba ¬çarptırılacaklardır.
İşte bunun içindir ki, şeytanlar gelecekten haber veremez, gaybla ilgili bilgiler çalmak üzere semaya yükselip seçkin melekler topluluğunun kendi aralarındaki konuşmaları dinleyemezler; buna teşebbüs ettikleri takdirde, her yandan sürülüp kovulurlar!
Mele’ül- A’lâ’yı / En Yüksek Kurul’u dinleyemezler. Her yandan püskürtülürler;
Artık, yüce meclisi dinleyemezler. Her taraftan çapraz ateşine tutulup
Onlar, yüce melekleri dinleyemezler. Her yandan taşlanırlar.
8,9. Onlar yüce topluluğa [*] kulak veremezler. Kovularak her taraftan atılırlar. [*] Onlar için [ebedî] bir azap vardır.
8,9. O (şeytanlar) yüce (melekler) topluluğunu dinleyemezler¹ ve onlar, her yönden kovularak uzaklaştırılırlar. Bir de onlar için bitmeyen azap vardır.
[ki] onlar, [o bilinmeyeni bilmek isteyenler,] yüce sakinler topluluğuna ⁴ kulak veremesinler ve her taraftan kovulup sürülsünler,
Onlar, meleklerin yüce meclisine kulak verip dinleyemezler ve yaklaşmak istediklerinde her yandan kovulurlar. 21/32
Onlar yüce melekler meclisini dinleyemezler. Her taraftan kovulup atılırlar.
ki yüce katın sakinlerini[³⁹⁸⁹] dinleme (girişiminde) bulunamasınlar ve her yandan yüzgeri edilsinler;
Onlar en yüksek bir cemaati (sözlerine kulak vererek) dinleyemezler ve her taraftan kovulup atılırlar.
8,9. Onlar artık, yüce melekler topluluğunu, kulak verip dinleyemezler. Her yönden taşlanırlar, kovulup atılırlar, onlar için ahirette de, sürekli azap vardır.
(Şeytanlar) Melei A’lâ dinleyemezler çünkü her taraftan üzerlerine atışlar yapılır
Onlar, yüce alemi işitemezler, her yandan kovulurlar.
İşitmezler yüce ‘ālemler feriştehlerinüñ tesbīḥini, daḫı atılurlar od‐ıla heryañadan sürülmeg‐içün.
Onlar Mele-i Âla'ya yükselip dinleyemezler ve her taraftan bombardımana tutulurlar.
O (şeyta)nlar mele-i A'layı (yüce melekler topluluğunu) dinleyemezler; her yandan kendilerine (ışınlar) atılır.
8,9. O şeytânlar mele-i a'lâ (meleklerin) kelâmını işitmezler. Tardları ve semâdan uzaklaşdırılmaları içün her tarafdan şihâblar atılur. Onlara şiddetli ve dâimî 'azâb vardır.
Onlar Mele-i A’lâ’yı (büyük meleklerin toplantısını) dinleyemez; her taraftan taşlanırlar.
Onlar yüce topluluğu (mele-i a'layı) dinleyemezler ve her yandan atılırlar.
Onlar yüce âlemleri dinleyemezler; çünkü taşlanırlar.
Onlar ne kadar çırpınsalar da o yüce konseyi dinleyemezler. Ve her taraftan atışa tutulurlar;
Ki onlar, Mele'i A'la'ya kulak verip dinleyemezler, her yandan kovulup atılırlar;
O şeytanlar, melekler topluluğunun kelâmını dinleyemezler, her taraftan koğulup atılırlar.
Onlar, (semavi) yüce meclise kulak dayatamazlar. Ve her taraftan ateşe maruz kalırlar.
Onlar ne kadar çırpınsalar da o yüce konseyi dinleyemezler ve her taraftan atışa tutulurlar.