Sâffât Suresi 91. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

91. Ayet

فَرَاغَ اِلٰٓى اٰلِهَتِهِمْ فَقَالَ اَلَا تَأْكُلُونَۚ

İbrahim, onların putlarının tarafına gizlice gitti ve şöyle dedi: “Yemez misiniz?”

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Derken o da onların mabutları olan putlara gidip demişti ki: Neye yemek yemiyorsunuz?

Besim Atalay (1965)

91,92. Gizlice, İbrahim putlara giderek: «Yiyip içmez misiniz? Niçin söylemezsiniz?»

Cemal Külünkoğlu

(Ve İbrahim) onların tanrılarına gizlice yönelip: “Yemek yemiyor musunuz?” diye sordu?

Cemil Said (1924)

91,92. Gizlice putların yanına gitdi: "Niçün yemiyorsunuz? Niçün lakırdı söylemiyorsunuz?" didi.

Diyanet Vakfı

91, 92. Yavaşça putlarının yanına vardı. (Oraya konmuş yemekleri görünce:) Yemiyor musunuz? Neden konuşmuyorsunuz? dedi.

Edip Yüksel

Sonra, tanrılarına yöneldi ve "Yemez misiniz?" dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Derken kurnazlıkla onların ilâhlarına vardı da buyursanız a, dedi, yemez misiniz?

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Derken bir kurnazlıkla onların ilâhlarına vardı da, "Buyursanıza, yemez misiniz?" dedi.

Emrah Demiryent

Bunun üzerine (İbrâhîm) gizlice onların (uydurma) ilâhlarının (putların) yanına gitti. (Putların önlerine bırakılan yiyecekleri görünce, “Önünüze konmuş bu yiyeceklerden) yemiyor musunuz?” dedi.

Abdullah-Ahmet Akgül

Derken gizlice onların (puthanesine girip sahte) ilahlarına sokularak: "Yemek yemiyor musunuz?" diye (takılmıştı).

Erhan Aktaş

Onların ilahlarına yanaşarak: “Yemez misiniz?” dedi.

Eski Anadolu Türkçesi

pes meyl eyledi Tañrılarındın yaña anlaruñ pes eyitti “nişe yimezsiz?” ya'nį ŧa'amı kim ŧapularına ķodılardı.

Hasan Basri Çantay

Bunun üzerine o da kurnazca onların düzme Tanrılarına varıb dedi ki: «Hani yemek yemiyorsunuz»?!

Hayrat Neşriyat

Sonra (o da bir bahâne ile) gizlice onların ilâhlarına varıp dedi ki: “(Önünüze konmuş bu yiyeceklerden) yemiyor musunuz?”

İhsan Aktaş

91 , 92, 93. Yavaşça (kimselerin bulunmadığı o anda) onların put ve sahte ilahlarına yaklaştı da, (önünüze kutsallaştırılmak üzere konulmuş bu türlü türlü güzelim yemeklerden) "neden yemiyorsunuz, yoksa konuşamıyor musunuz?" diyerek onların üzerlerine yürüyüp güçlü bir darbe indirdi.

İlyas Yorulmaz

Onların ilahlarına doğru yürüdü ve “Yemez misiniz?” dedi.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Sonra İbrahim kimseye görünmeden tanrıların yanına varıp dedi: "Niçin yiyip içmiyorsunuz?

İsmail Hakkı İzmirli

İbrahim gizlice onların mâbutları tarafına dönüp puthaneye girdi, şöyle dedi: Niye yemek yemiyorsunuz? [⁴]

İsmail Yakıt

(İbrahim yalnız kalınca) onların tanrılarının/putlarının yanına gitti ve onlara (sunulan yemekleri göstererek), “Yemez misiniz?” dedi.

Kadri Çelik

Bunun üzerine onların ilahlarına sokulup, “Yemek yemiyor musunuz?” dedi.

Abdullah Parlıyan

İbrahim de kimselerin bulunmadığı o günde, onların put ve sahte ilahlarına yaklaştı da, “Önünüze kutsallaştırılmak üzere konulmuş bu güzelim yemeklerden niçin yemiyorsunuz?

Kuran Yolu

İbrâhim gizlice tanrılarının yanına vardı; “Niçin bir şeyler yemiyorsunuz?” dedi;

Mahmut Kısa

O sırada İbrahim, plânını uygulamaya başladı. Mâbedin içine girerek, kavminin putlarına gizlice yaklaştı ve “Ne o!” diye seslendi, “Önünüze konan yiyecekleri yemiyor musunuz?”

Mahmut Özdemir

Onların ilahlarına doğru ayrılıp gitti:-“Yemez misiniz?” dedi.

Mehmet Çakır

90,91,92. Bunun üzerine ondan ürküp kaçtılar. // Sonra kalkıp putlara yöneldi ve: " Yemez misiniz! // Neyiniz var konuşsanıza! " dedi.

Mehmet Çoban

Heykellere yaklaşan İbrahim alaycı bir tavırla: "Yemez misiniz?"

Mehmet Okuyan

91,92. (İbrahim) yavaşça putlarının yanına varmış, (yemekleri görünce) “Yemiyor musunuz? Neden konuşmuyorsunuz?” demişti.

Mehmet Türk

91,92. Bunun üzerine (o,) onların ilâhlarının yanına gizlice varıp: “(Şu önünüzdekileri) yemiyor musunuz?¹ Neyiniz var? (Niye) konuşmuyorsunuz?” dedi.

Muhammed Esed

O da onların tanrılarına gizlice yaklaştı ve “Ne o! [Önünüze konulmuş nimetlerden] yemiyor musunuz?

Mustafa Çavdar

Ve İbrahim, onların putlaştırdığı ilahlarıyla baş başa kaldı onlara: -Buyursanıza niçin yemiyorsunuz? Dedi. 21/52...68

Ahmet Tekin

Bir kurnazlık yaparak gizlice putların yanına gitti. Önlerindeki yemeklere bakarak, alaylı bir ifadeyle: “Yemeyecek misiniz?” dedi.

Mustafa İslamoğlu

Derken o, onların putlarına usulca yaklaştı ve “Ne! Yoksa (önünüze konulanlardan) yemiyor musunuz?” dedi (ve ekledi):

Ömer Nasuhi Bilmen

Artık onların putlarına gitti de (istihzâ tarikiyle) dedi ki: «Yemek yemez misiniz?»

Orhan Kuntman

İbrahim de, onların uydurma ilahlarına yaklaşıp (alay ederek) "Hani yemek yemiyor musunuz?”

Osman Fırat

İbrahim, onların ilahlarının/ putlarının etrafı boşalınca (putlara) şöyle dedi: "Yemez misiniz?

Şaban Piriş

İbrahim, onların ilahlarıyla baş başa kaldı.-Yemez misiniz? dedi.

Satıraltı Meal (1534)

Pes meyl itdi anlaruñ ma‘būdlarından yaña. Eyitdi: Niçün yimek yimezsiz?

Suat Yıldırım

91, 92. O da çaktırmadan putların yanına sokuldu. Onlara takdim edilmiş öylece duran yemekleri görünce: “Buyursanıza, neden yemiyorsunuz? ” Neyiniz var, neden konuşmuyorsunuz? ” dedi.

Süleyman Ateş

O da gizlice onların tanrılarına sokuldu: "Yemez misiniz?" dedi.

Süleyman Tevfik (1927)

(Sonra İbrâhîm) Putların yanına gizlice girerek: "Ne içün yemek yimiyorsunuz?"

Süleymaniye Vakfı

Sonra gizlice ilahlarına yönelmiş ve şöyle demişti: “Siz bir şey yemez misiniz?”

Ahmet Varol

O da gizlice onların ilâhlarının yanına sokulup: "Hani yemiyor musunuz?" dedi.

Ümit Şimşek

İbrahim ise onların tanrılarına vardı ve “Yesenize,” dedi.

Yaşar Nuri Öztürk

O da onların ilahlarının yanına sokulup dedi: "Bir şey yemez misiniz?"

Ali Bulaç

Bunun üzerine onların ilahlarına sokulup: “Yemek yemiyor musunuz?” dedi.

Ali Fikri Yavuz

Bunun üzerine gizlice onların ilâhlarına (putlarına) varıb dedi ki: “- (Şu yanınızda bulunan yemekleri) yemez misiniz?”

Bahaeddin Sağlam

Bunun üzerine gizlice onların ilahlarına vardı. “Hiç yer misiniz?” dedi.

Bayraktar Bayraklı

O da tanrılarına yöneldi, “Yemez misiniz?” dedi.